Asikurtlar©

Doğu Perinçek Çocuğu Ve Meral Akşener Paylaşması

Doğu Perinçek Çocuğu Ve Meral Akşener Paylaşması
21 Ocak 2017 - 12:00 'de eklendi ve 5576 kez görüntülendi.

Bugüne kadar yazdığı bir tane haberi doğru olmayan, dedikodu, iftira ve yalanla köşesini dolduran Sabahattin Önkibar isminde müptezel var. Hangi gazetede yazdıysa bu özelliğini hiç yitirmedi. Bir yazdığı diğer yazdığına uymaz. Bir yazısında karaladığını, başka bir yazısında aklamaya çalışır.
Mesela geçtiğimiz aylarda köşesinde “Doğruya doğru Melih Gökçek’le AKP’ye kapağı atalı beri yani 10 küsur senedir bir kere bile ne görüştük ne de telefonda konuştuk ki bu zerre umurumda değil. ” derken, Yeniçağ gazetesi Ankara temsilcisi iken “umurumda değil” dediği Melih Gökçek için de 8 yıl önce 2009 yerel seçimlerde şunları yazmıştı:
*Malum güruh suyu kullanarak mal bulmuş mağribi misali Melih Gökçek’e saldırıyor. Fotoğraf abartısız intikamı çağrıştırıyor. Gerekçe de aslında su değil, Melih Bey’in milliyetçi-muhafazakâr çizgisi ve o çizginin Başkent’in yerel yönetimindeki kesin hükümranlığıdır.
* Ankara’da sadece AKP’yi değil, bütün sağı temsil ediyor. Ve en önemlisi Gökçek, AKP’nin milliyetçi kanadını tutuyor.
*18 yıllık Ankara gözlemime göre, Melih Gökçek, yaptıkları hizmetlerle tarihe adını yazdıracak bir başkan hüviyetindedir… Gerisi laf-ı güzaftır…
*Sevin veya sevmeyin Melih Bey Ankara’da gerçek bir fenomendir ve azımsanmayacak ölçüde şahsi oyu vardır.
***
Mesela Mansur Yavaş için bir gün “tesadüfen oraya geldi, aldığı oyu taşıyamadı sahneden çekildi, AKP’nin ihanetlerini destekledi, menfaatleri için konuşuyor ya da susuyor, delikanlı değil” yazabiliyor, sonra aynı müptezel yazdıklarını unutuyor “Mansur Yavaş’ın CHP’den Ankara adayı olma ihtimalinin ağırlık kazanması. Hem AKP hem MHP bu gelişme üzerine öylesine paniklediler ki birden Mansur karşıtlığı noktasında kardeş oldular.” Diyerek başka bir yazı kaleme alıyor.
Bu da gösteriyor ki bu müptezelin yazılarını ya iki ayrı kişi yazıyor ya da bu müptezel bunları şuurunu kaybedecek bir şeyler içtikten sonra kendi yazıyor.
Geçtiğimiz günlerde yine böyle bir kafada iken yazı yazdığını ispatladı.
Her gün fitne, fesat, yalan saçtığı köşesinden geçtiğimiz gün şunları yazdı:
“Mesela Akşener’in FETÖ’nün TSK İmamı Adil Öksöz ile gizli buluşmasını gösteren bir fotoğrafın servis edileceği fısıltısı var ki bunu yapmak için montaj bile kafi gelebilir…
Keza benzer konuda başka görüntülerden söz ediliyor.
Kısaca duyumlarıma göre Meral Akşener’i imha bağlamında siyasi mühendislik ve komplo hazırlığı var.”
***
Bu yazı üstüne Sabahattin Önkibar’ı telefonla arayacak kadar düşen Meral Akşener, bu müptezele “- Sabahattin bey en iyi okurunuz benim.” yağlaması yaptıktan sonra başlamış masal anlatmaya…
Tam da körler sağırlar birbirini ağırlar hali…
Meral Akşener “Bahçeli her yerde, Adil Öksüz’ün beni eşi ile beraber ziyaret ettiğini söylüyor!” demiş ve devamında “- Kesin bilgi olarak söylüyorum. Devlet Bahçeli ‘Verin Meral Akşener’i, alın Başkanlığı’ diyerek pazarlık yapmış!” diyerek çukura düştükçe düşmüş…
FETÖ’nün bir zamanlar emniyet imamı olan Kemalettin Özdemir konusunu çok net biliyorum!
Fakat Adil Öksüz olayını ilk defa duyuyorum.
Yalan noktasında birbirini mıknatıs gibi çekenlerin diyalogu bu olsa gerek… Ağlar mısın, güler misin?
Meral Akşener kendini ne sanıyorsa ‘Verin Meral Akşener’i, alın Başkanlığı’ denmiş… Peh pehhh…
Meral Akşener, MHP kongresinde tedbir kararını kaldıran ve direkt Fethullah Gülen’in talimatıyla hareket ettiği ortaya çıkan Burhan Yaz’ı FETÖ’cülükten yattığı hapishanede ziyaret ettin mi?
Yargıtay’ın 5-0 MHP kongre kararını veren kimi FETÖ’den ihraç edilmiş kimi FETÖ üyesi olmaktan hapishane de olan üyelerini ziyaret ettin mi?
MHP Genel Merkezi lehine karar veren hâkimleri “O Ülkücü- MHP’li” diye HSYK’ya şikâyet edip, FETÖ’cü hakim ve savcılarla iş tutup utanmadan bir de hala “yargı müdahale etti” diyorlar?
Siz FETÖ’cülere ne verdin de topyekün önünü açmak için seferber olmuşlardı?
“Meral Akşener’i koruyun. Ona sahip çıkın” diyen Fethullah Gülen’e ne gibi vaatte bulundun ki FETÖ’nün medyası, yargısı, emniyeti, sermayesi, sivil toplum kuruluşları, dershaneleri seferberlik halinde size destek oldular?
Bak bugün öve öve bitiremediğin Sebahattin Önkibar denen bu müptezel 24 Eylül 2015 tarihinde senin Fethullah Gülen’le görüşüp siyasi projesinde yer aldığını şöyle yazmıştı:

AKŞENER, AYDIN DOĞAN VE BOYDAK!

“Birinci ağızdan dinlediklerimin özeti:
Merkez sağda yeni bir parti için önce Fethullah Gülen, hemen akabinde TÜSİAD harekete geçmiş.
Liderlik teklifi için Abdullah Gül’e hemşerisi ve dostu Memduh Boydak’ı göndermiş.
Boydak, hem TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi, hem de Fethullah Gülen Cemaatine çok yakın bir isim…

İNAN KIRAÇ İLE AYDIN DOĞAN

Gül, biraz AKP’li belediyelere satışlar yaparak son dönem büyük zengin olan kardeşi Macit’in üstüne gidilir endişesi, biraz da riski hiç sevmemesinden ötürü her zamanki gibi “Varım ama bekleyelim” demiş!
Fethullah Gülen ve TÜSİAD aynı süreçte Meral Akşener’le de temasa geçmiş.
TÜSİAD, Akşener’e yakın dostu İnan Kıraç’ı göndermiş!
İnan Kıraç’ın çok yakını olan Aydın Doğan da bu projenin merkezindeymiş!
Peşi sıra Cemaat, Meral Hanımı Hocaefendiyle telefonla konuşturmuş!
Hocaefendi Akşener’e, “Ya Bahçeli’ye bayrak açıp MHP’nin başına geç ya da yeni bir parti kur, bütün imkanlarımızla yanınızdayız” demiş.
Akşener, TÜSİAD ve Cemaatten gelen bu teklife hayır dememiş!
Derken bütün bu gizli görüşmeler devlet tarafından öğrenilip sızdırılmış.”
***
Bu yazıyı yazdığı halde Meral Akşener onu arayınca bir de pişkince “- Meral hanım dahası var, size Fetullahçı diyorlar?” diye soru soruyor.

Sabahattin Önkibar denen müptezel bu yazıyı 2015 yılında yazdığında niye şimdi ki gibi arayıp “Ne Fethullah Gülen’i, ne İnan Kıraç’ı, ne Aydın Doğan’ı, ne TÜSİAD’ı?” diyememiştin Meral Akşener?
(Bu arada 15 Temmuz darbe girişimi öncesi Meral Akşener’i gece-gündüz sürekli yayın organlarına çıkaran Aydın Doğan gerçeği de ortadadır)
Adil Öksüz olayını Sabahattin Önkibar, yazdıktan sonra gündeme taşımanız ya yalan üzerinden beraber propaganda yaptığınızı ya da bu konuda bir korkunuzun olduğunu ve böylelikle ön aldığınızı hissettiriyor.
Adil Öksüz olayı nedir bilmiyorum da MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin neleri bildiğini bilseniz zaten bu derecede ölçüyü kaçırmaz, siyaseti evde televizyondan takip ederdiniz!
Meral Akşener ile bu müptezel arasında bir de yazıya yansıyan şu diyalog geçmiş…
Akşener: Bu vesile ile bir şey daha söylemek istiyorum.
Önkibar: Buyurun Meral Hanım.
Akşener- Sosyal medyada gördüm, “Bahçeli ve ülkücüler hakkında her şey” isimli kitap çalışmanız bu hafta sonu çıkıyormuş… Eminim çok iyi kitap olacak çünkü 1980 öncesini beraber yaşadık… Sizinle Beyazıt’tan mücadele günlerinden tanışıyoruz ve hareketin dünü ile bugününü en iyi bilenlerdensiniz!
Önkibar- Sağolun… Kitap çıksın, oradaki bazı konuları sizinle de tartışacağım.
Akşener- Hay hay!
***
AKP’ye geçtiği günlerde “Ülkücü değilim, demokratım” diyen Meral Akşener, Sabahattin Önkibar gibi bir müptezeli nerdeyse ülkü devi yapacak. Yazıklar olsun… Hareketin dününü, bugününü çok iyi biliyorlarmış… Bak sen…
Birinin gezmediği parti kalmamış, birinin ise tetikçiliğini yapmadığı genel başkan kalmamış… Birbirlerine ülkü devi rolü oynuyorlar.
1980 öncesi hedef gösterdiği Ülkücüler bir bir şehit edilen Doğu Perinçek’in partisine oy veren birinin b.k çukurunda ürettiği kitabını övmek, onun reklamını yapmak nasıl bir karakter, nasıl bir zihniyet anlamak mümkün değildir.
Bu müptezelin kitaplarını öven, reklamını yapan Meral Akşener, onun kitabındaki Başbuğumuz Alparslan Türkeş hakkındaki şu sözlerinin altına da imzasını atmış demektir.
– “Türkeş’in ABD serüveni sorgulanmaya muhtaçtır.”
***

– “Türkeş katıksız bir ihtilalciydi ve pragmatikti. Diyeceksiniz ki, madem Türkeş komitacı yani ihtilalci o zaman sonra neden demokrasiyi tercih edip partilere girdi ve siyaset yaptı? Başka yolu kalmadığı için.”
***

– “Alparslan Türkeş pragmatistti ve uluslararası güç dengesini biliyordu. Dolayısıyla onun kendini ve gençliği kullandırması iktidara ulaşma adınaydı. Kuşkusuz bu yapılan asla doğru değildi. Hele hele ülkücü gençler hiçbir şeyin farkında değildi.”
***

– “Türk milliyetçiliğini cephe ideolojisi yapması iyi olmamış ve esası vatanseverlik ile bağımsızlıkçılık olan milliyetçiliğin faşizm gibi algılanmasına katkı sunarak aslında onu bir bakıma hedefe oturtmuştur.”
***

– “Parayla ilişkisi iyiydi yani pek severdi.”
***

– “Gelelim hükme!
Türkeş dava adamı mıydı?
Dürüst olmam gerekirse gözü kapalı olarak öyleydi diyemem.
İnancı, ahlakı ve fikirleri vardı ama uğruna canını verecek bir davası olduğuna inanmam!
Fikri Türkiye’deki pek çok politikacı gibi konjonktüre göre değişti ya da şekillendi.”
***

– “Alparslan Türkeş de o liderler misali değişen zamana göre ayrı bir kalıba giriyordu. Bir dönem Turancı, komitacı ve ihtilalci, bir dönem Türkçü, bir dönem Türk/İslam sentezcisi, bir dönem darbe karşıtı demokrat ve bir dönem çoğulcu ve de Atatürkçüydü. Sahici olan hangisiydi? Hepsi ya da hiçbiri… Dedik ya iklime ve şartlara göre şekillendi. MHP’yi dükkânı gibi görürdü. Ülkücüleri de önce kendisinin sonra da ülkenin fedaileri. Derinliği yani entelektüel tarafı yoktu. Derviş hiç değildi. Hep asker ve komitacılık tarafı ağır bastı. Hesapları sürekli kendi şahsi eksenindeydi.”
***

– “Benden sonra MHP ne olur ya da ülke nereye gider gibi açıktan görülebilen bir tasası yoktu. Değil lider adaylarını yetiştirmek, yeni ve iddialı bir kadro kurmak gibi arayışlara hiç girmedi. Milliyetçilik ideolojisini metotlaştıramadı. Milliyetçi bir burjuva ve aydın sınıfını yaratamadı. Mütedeyyin çevrelere güven veremedi.”
***

– “Yaşlanan Türkeş Türk milliyetçiliğini zenginleştirip metotlaştırmadı ve vizyonlu kadroları yetiştiremedi.”
***

– “Daha da önemlisi gençliği motive edecek yeni rüzgâr yaratamadı ve MHP milliyetçiliği 90’lı yıllarda tamamen maziyle avunan bir kimliğine büründü. 90’lı yılların MHP’si büyük davaların hareketi değil de Türkeş beyin şeref madalyası kimlikli mütevazı bir dükkânı hüviyetindeydi.”
***
Bu alçak cümlelerin sahibini ülkü devi yapacağınıza, dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Mehmet Bülent Karataş’ı arayıp sorun bakalım, 20 yıl önce bu müptezelle hangi konudan dolayı neler yaşamış?
Hareketin dününde yoksunuz ama dününü-bugününü Ülkücü Hareketle hiç bağı olmayan müptezel Önkibar’la beraber biliyorsunuz nasıl oluyorsa?.
Meral Akşener, 1 Kasım sonrası çok basitleşmeye başlamıştınız da bu derecede düşünce pespayeliği içinde olacağınızı hiç düşünememiştik!
MHP Lideri Devlet Bahçeli size kaset üzerinden iftira attıklarında televizyon ekranlarından milyonlara “Türk milleti bu tür davranışları, iftiraları, yalanları sevmemektedir ve bunları alçakça bulmaktadır. Meral Akşener Hanımefendi MHP’nin milletvekilidir ve TBMM’nin meclis vekilidir. Böyle bir durum karşısında sabırlı olmasını, soğukkanlı olmasını her yönlü değerlendirmelere karşı biraz da kapalı kalmasını tavsiye ettim. Tekrar Türkiye’de namusa dayalı kan davalarını yaygınlaştırmaya kalkmak kimseye fayda getirmez. Bu milletin bazen böyle özellikleri de vardır. Herkes ayağını denk alsın. Kimseye nasıl iftira edeceklerse onu iyi hesap kitap etsinler. Bu iftiraların bir gün kendisinden hesabının sorulacağını mutlaka da unutmasınlar. 1 yıl olur, 5 yıl olur, 30 yıl olur, 40 yıl olur ama 40 yıl da olsa bunun hesabı mutlaka sorulur.” diye seslenmiş ve iftira atanlara tepki göstermişti.
Ama siz “Devlet Bahçeli’nin kaseti var” diyen bir şerefsizliğin, haysiyetsizliğin, alçaklığın reklamını da “Eminim çok iyi kitap olacak” şeklinde yapıyorsunuz… Ne diyelim senin peşinden gidene Allah akıl, fikir, karakter versin…
Sebahattin Önkibar gibi bir müptezelle paslaşmaya kadar işi düşürdüysen zaten nasıl tükendiğini sergiliyorsun…

YİLDİRAY ÇİÇEK

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER