SON DAKİKA

DOĞRU ZAMANDA, DOĞRU DURUŞ SERGİLEMEK!

Bu haber 16 Ekim 2012 - 23:43 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

YILDIRAY CİCEK
4 Kasım 2012 tarihinde gerçekleşecek MHP kongresi yaklaştıkça adına “Değişimciler” denilen ekibin fitnesi, iftirası artarak devam ediyor. 3-5 delege kazanabilmek için her yola başvuruyorlar. Hiçbir konuda ahlak, ölçü ve Allah korkusu taşımadan saldırıyorlar. MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye “İşgalci Kargalar” benzetmesiyle yola çıktılar, o yolda aynen ilerliyorlar. Adap yok, edep yok… “Şu kadar İl Başkanı ve delege bizi destekliyor” yalanı tutmayınca, bu sefer MHP’ye zarar vermek için tezgâhlanan kaset olayını ısıtarak saldırmaya başladılar. Kaset ismiyle anılan kişilere MHP Genel Merkezi’nde oda verildiğini söyleyecek kadar alçaldılar. “İspat edemeyen alçaktır, şerefsizdir” dedik ama hala ispat edemediler. Kasetçi olarak anılan kişiler şu an kendi kabuğunda hayatlarını sürdürürken, kasetçilerin ekibi diye aylardır “Değişim” taraftarlarının saldırdığı kişiler de “Değişim” safına geçerek, bu fitnecilerin tezini çürütmüş oldu. Hırs bir kere aklı bürüyünce ve fitne-fesat-iftira silahları olunca böyle çuvallıyorlar işte.

Bu değişimciler şimdi de MHP Genel Başkan Başdanışmanı görevine getirilen Sayın Şefkat Çetin’e saldırmaya başladılar. 2009 Yerel seçimlerinde “MHP’ye oy vermeyin, Devlet Bahçeli’nin işgalini bitirelim” şeklinde ilan yayınlama sicili olan gazete ve aynı merkezin birbirine bağlı internet siteleri Şefkat Çetin üzerinden MHP’ye saldırıyorlar.

MHP Lideri Devlet Bahçeli yanında kim dimdik duruyorsa, “Yeni MHP” projelerine karşı kim mücadele ediyorsa o kişi saldırı altındadır. Fitneyi, iftirayı silah edinmişler kurşunlarını o kişi üzerine doğrultuyor.

Sayın Şefkat Çetin “Ülkücüler de, Ülkücülerin gözbebeği partileri Milliyetçi Hareket Partisi de satılık değildir.” anlayışı ile bu mücadele de kendi iradesiyle yerini almıştır. Şefkat Çetin, 3 Kasım 2002 tarihinden itibaren süren suskunluğunu bozarak, MHP üzerinde oynanmak istenen oyunlara karşı mücadele etmek adına siyasette tekrar aktif göreve başlamıştır. Şefkat Çetin’in Ülkücülüğünü sorgulama konusunda malzemesi olmayanlar, “niçin 10 yıl sustun da, şimdi geldin?” gibi saçma sorularla saldırı başlatmışlardır. Bu saldırıları yapanlar “Değişimci” diye türeyen kişilerdir. Destekledikleri adaya 3-5 oy fazla kazandırabilmek için Şefkat Çetin ve benzerlerinin duruşunu lekelemeye çalışıyorlar.

Düşünün 3 Kasım 2002 seçimlerinde MHP %1.5 oy alsa baraj altında kalmayacaktı ve bugün Türkiye’nin kaderi olumlu yönde değişecekti. MHP’nin baraj altında kalmasının en büyük nedeni olan kişi şu an MHP Genel Başkanlığına aday ama bu adayın etrafındakiler Şefkat Çetin’e 3 Kasım 2002’nin hesabını sormaya kalkıyorlar. Sanırsın ki, yolsuzluktan yargılanan Şefkat Çetin !

MHP’de “Değişim” gerçekleştirmek ve “Kurultaydan sonra Yeni MHP’yi yaratacağız” diyen kişi, 2009 yılında düzenlediği basın toplantısında utanmadan, sıkılmadan MHP’yi 3 Kasım 2002 seçimlerinde başarısız olarak gösteriyor ve bu başarısızlıkta kendi payını unutuyordu. Ama bu payı unutmayan bir basın muhabiri kendisine “MHP’yi 3 Kasım 2002 seçimlerinde başarısız olarak gösterdiniz ama yargılandığınız (şimdi aklansanız da) yolsuzluk davasından dolayı, bu başarısızlıkta etkiniz olduğunu düşünmüyor musunuz?” diye bir soru yöneltmiş, bu “Değişimcilerin” önde gideni soruyu cevaplamaktan kaçınarak “Şimdi yeri değil, başka bir ortamda tartışalım” diyerek geçiştirmiştir. Kendi kendini ele verme sanırım böyle bir şey oluyor.

Şefkat Çetin’le onu kıyaslamaya kalkmak bile Şefkat Çetin’e saygısızlık olacağı kanısındayım.

Şefkat Çetin’i düşünün 3 Kasım 2002 tarihinden itibaren adabını, edebini koruyarak susmuş, bir gün olsun MHP ve Lideri Devlet Bahçeli hakkında olumsuz bir şey konuşmamış, MHP aleyhinde olacak hiçbir oluşuma girmemiş ama aynada kendine bakmayanlar ona şimdi “Niçin Devlet Bahçeli’nin yanında mücadele ediyorsun?” diye saldırıyorlar.

3 Kasım 2002’de MHP’nin barajı aşamasında yargılandıkları yolsuzluk dosyalarından dolayı baş sorumlu olanlar, 2009 yılında yerel seçimlere aylar kala MHP’yi mahkemeye vererek enerjisini ve zamanını tükettirenler, onunla yetinmeyip MHP’nin başına Kayyum atattırmaya çalışanlar, beraber yol yürüdüğü gazeteyle “MHP’ye oy vermeyin” ilanları eşliğinde kampanya başlatan ve “MHP’ye oy vereni Allah kabul etmez” diyen Melih Gökçek’e oy isteyen, onun lehine çalışma yapanlar bugün MHP’nin başına Genel Başkan olmaya çalışıyor ama bu duruma karşı mücadele edeceğini söyleyen MHP Genel Başkanı Başdanışmanı Şefkat Çetin’e ve bizlere karşı ahlaksızca saldırılar yürütüyorlar.

Gel de bu sicil sahibi ile Şefkat Çetin’in Ülkücülük anlayışını kıyaslayın, tartın?

MHP Genel Başkanı Başdanışmanı Şefkat Çetin 10 yıldır bir makama talip olmadan, sessiz –sedasız Ülkücü terbiye içinde köşesinde otururken, MHP’yi ele geçirebilmek için MHP’ye zarar verecek her yolu deneyenler şimdi onu taşlıyorsa Şefkat Çetin doğru zamanda, doğru bir duruş sergilemiş demektir. Şefkat Çetin, merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş zamanında da bu doğru duruşu sergilemiş kişiydi.

Geçmişte çıkarılan Milliyetçi Çizgi Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni görevinde bulunan Sayın Şefkat Çetin’e ait 44’üncü sayısında yeralan “Lider ve Kadrosu” başlıklı yazı bu doğru duruşun ispatıdır:

“Türk milliyetçilerinin lideri Türkeş’tir.

Liderimizin kadrosu Ülkücülerdir.

Türk milliyetçilerinin siyasi organizyonu MHP’dir.

Bu gerçeğin bilinmesine rağmen, son günlerde çevremizde, ortalığı toza dumana katmaya, kafaları ve gönülleri bulandırmaya çalışan sorumsuz, seviyesiz ve haysiyetsiz bazı tipler türemeye başladı… Bu tipler, şöyle veya böyle elde ettikleri bir takım sıfatların gerisine gizlenerek, şerefsizlik gösterisinde bulunuyorlar. Böylesi gösterileri sergiledikleri sahneler, çoğu zaman emperyalistlerin sesi ve sözcüsü yayın organları oluyor.
Türk milliyetçilerinin değer yargılarını bilen ve bu değer yargılarını tahrip etmeden Ülkücü direnci kıramayacağını görenler, her dönemde bu değerleri, kendilerine ilk saldırı hedefi seçmişlerdir.
Lider arayışları fitnesi, mevcut liderin tartışmaya açılması için ortaya atılan, şerefsiz ve avrat kılıklı özel çıkar düşkünü tiplerin bilinen oyunlarıdır. Hedef; mevcut liderimizin öz kadrosu olan, kendi yetiştirdiği, edep ve erkan öğrettiği Ülkücüleri ile birlikte oluşturduğu gücün, dağıtılmasıdır.
Yılların emeği ve birikimi ile, Türk milletinin genel kabulünü kazanan lideri, fikri ve teşkilatı tartışmaya açma girişimlerinin organizatörleri kim olursa olsun ve bu şerefsiz oyunu hangi kostümle sahnelerseler sahnelesinler, Ülkücü kadronun teşkilat bilgisinin keskinleştirdiği gözünden kaçamayacaklardır.
Emperyalistlerin satılık kalemleri habire yalan haber üretip bir şeyler yazıyor. Yazdıklarına malzemeyi konuyla ilgili özel hesaplarla hareket eden ve bu haberlerden medet uman kimi densizlerden alıyorlar. Behey kuş kafalılar, siz bilmezmisiniz ki; emperyalizmin sesi ve sözü yayın organı, davamıza, liderimize ve teşkilatımıza zarar verdiği için senin verdiğin malzemeyle yemek yapar ve bizim insanlarımıza yedirmeye çalışır.
Ülkücü kadrolar fitneyi üreteni, fitneyi pazarlayanı ve alma hatasına düşünleri çok iyi biliyor ve gereğini de zamanlama hatası yapmadan yerine getirecektir”

Dün Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e yapılan bu saldırılarla, bugün MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yapılan saldırılar arasında bir fark yoktur. Şefkat Çetin’e ait bu yazıyı alın, günümüz içinde güncelleştirilmiş şekilde kullanın…

Dışarıda kalıp makam sahibi olmayınca MHP’nin başına Kayyum isteyecek kadar pervasızlaşan ve affedilip tekrar MHP’ye davet edildiğinde “Ne Genel Başkanlıkta gözüm var, ne makamda, ne mevkide; ülkeme ve ülkemin garantisi gördüğüm partime faydam dokunsun yeter!” röportajlarıyla partide yer kapan “Değişimcilerin” MHP’de varlıkları sadece koltuk kapana kadardır.

1.5 yıl mecliste sadece milletvekilliği sıfatı taşıyıp yatanların, hiçbir çalışmada bulunmayanların MHP’yi tembel parti olarak suçlayıp “Değişim” istemesi de, MHP’nin bu kongresinde yaşadığı kara mizah olsa gerek…

MHP’yi namus olarak gören birisi “MHP’ye oy vermeyin” diyenlerle hareket eder ve seçimlere aylar kala MHP’nin başına kayyum atatmaya çalışır mı? Böyle bir zihniyete MHP teslim edilir mi?

Onlar, Devlet Bahçeli’nin yanında kim mücadele etse ona saldırıyorlar; Sayın Bahçeli’yi yalnız bırakmaya çabalıyorlar. Ülkücüler onu yalnız bırakmadıkça, ülkücüler partisine sahip çıktıkça kahroluyorlar; edeplerini daha da bozuyorlar.

Böyle bir zihniyetin saldırdığı herkesin gerçek MHP’liliği aslında tescillenmektedir.

Ne mutlu doğru zamanda, doğru duruş sergileyenlere…

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.