Asikurtlar©

DOĞRU SÖYLEYENİ DOKUZ KÖYDEN KOVARLAR

DOĞRU SÖYLEYENİ DOKUZ KÖYDEN KOVARLAR
04 Kasım 2015 - 12:35 'de eklendi ve 4729 kez görüntülendi.

Ne güzel söylemiş Atalarımız, ‘Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar’ diye…
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli seçimlerinden birini daha geride bıraktık. 13 yıldır tek başına iktidar olan AK Parti, tıpkı kendi sloganlarında olduğu gibi tekrar, ‘Tek Başına, İş Başına’ geldi.

Başta iktidar partisi olmak üzere, yine yeniden herkes, hep bir ağızdan, muhalefeti suçlamaya, yerden yere vurmaya, istifaya davet etmeye, linç etmeye devam ediyor…
Sanki; bu ülkede 13 yıldır devleti muhalefet yönetiyor, kararları muhalefet alıyor, terörü muhalefet hortlatıyor, ekonomiyi muhalefet çökertiyor, suçsuz günahsız gencecik insanları muhalefet öldürtüyor, Ana kuzusu Mehmetçikler muhalefet yüzünden daha hayatının baharında Şehit oluyor, adına çözüm süreci dedikleri kimsenin ne olduğunu hala anlayamadığı şeyi bir başlatıp, bir bitiren muhalefetmiş gibi…

Sanki; Sınırlarımızı ardına kadar açıp isteyenin elini kolunu sallayarak girmesine izin veren muhalefet partileriydi, Suriye’deki iç savaşı muhalefet çıkardı, 3 milyon sığınmacı ülkemize muhalefet yüzünden geldi, PKK ve IŞİD terör örgütleri muhalefete tepki olsun diye ülkemizde eylemlere başladı, memleketin her yeri muhalefet yüzünden mayın tarlasına döndü, Suruç’ta gencecik çocuklar muhalefet yüzünden bombalanarak parçalanarak katledildi, memleketin başkentinin göbeğinde masum insanlar muhalefet yüzünden feci şekilde can verdi…
Sanki; Dolar muhalefetin muhalefet yapamamasından dolayı fırladı, ekonomimiz, ithalat, ihracat, üretim, turizm hepsi bu muhalefetin beceriksizliğinden durdu, işsizlik, pahalılık, ev kiralarının yükselmesi, hükümetin kurulamaması, kaos ortamı, terör, belirsizlik, hep etkisiz muhalefet yüzünden oldu…
Sanki; memlekette hırsızlık, yolsuzluk, yoksulluk, arsızlık, ahlaksızlık, düzenbazlık, hukuksuzluk, adına ne varsa muhalefet yapmış, insanlarımızı kutuplaştırarak, ayrıştırarak birbirine düşman yapan bu muhalefet, halkı hep kandırmış, aldatmış ve o güzel ülkemizi bu hale getirmiş…
Allah aşkına, 13 yıldır bu devleti kim yönetiyor, bu memlekete kim hükmediyor, Yasama, Yürütme, Yargı, MİT, ordu, asker, Vali, Kaymakam, bürokrasi, daire müdürleri, Belediye Başkanları kimin emrinde?..

Muhalefet partileri, eşit ve adil olmayan, baskı, zulüm ve haksızlıkların her türlüsünün yaşandığı, insanların korkudan sindirildiği, özgürlük kavramının yok edildiği, insanların kaos ortamı, savaş ve istikrarsızlıkla açıktan tehdit edildiği, medya ve basının susturulduğu, televizyonların yer vermediği bir ortamda, maddi imkansızlıklar içerisinde yürüttükleri seçim kampanyaları boyunca ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Halka anlatacakları, söyleyebilecekleri ne varsa söylediler, milleti yukarıda sıraladığım bütün hususlarda uyardılar, yol gösterdiler, gırtlakları yırtılıncaya kadar haykırdılar…

Demem o ki;
Cumhuriyetin kurucu partisi CHP, daha nasıl değişmelidir ki, hala ‘CHP değişmeli’ diyorlar anlamış değilim. Son 5 yıldır CHP’deki değişimleri, yenilikleri, söylemleri bir gözden geçirin bakalım. Kurucu lideri Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk çizgisinden bile uzaklaşmaya başlayan, sol yerine sağ fikir ve söylemlere dönen, sosyal demokrat politikaları ve sol tabanı bir kenara bırakıp, muhafazakâr tabana oynayan CHP daha ne kadar değişebilir ki… Kemal Kılıçdaroğlu’nu istifaya davet edenler size soruyorum, kim gelirse sizce bu milletten oy alabilir?
Bence, MHP’de her şeye ‘Hayır’ diyen bir lider sorunu da yoktur. MHP lideri Bahçeli’yi acımasızca linç etmeye çalışanlar, bana göre hemen istifa edip AK Parti’ye geçmelidir. Tıpkı, bel altı çalışarak seçim öncesini bekleyip baba ocağını arkadan hançerleyip kaçan Tuğrul Türkeş gibi… Bahçeli’ye istifa et diyenler, Bahçeli’nin nelere niçin ‘hayır’ dediğini iyi okumalılar.
Sonuç olarak, bu millet artık haklının değil, güçlünün yanındadır. Millet ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki o gizemli sevgi bağı, aşk ve bağlılık olduğu sürece, muhalefet partilerinin yapabileceği hiçbir şey yoktur. Yani, bu ülkede muhalefet sorunu, lider sorunu diye bir şey yoktur aslında… Kılıçdaroğlu ve Bahçeli istifa etse, yerlerine mezarlarından kalkıp Ecevit ve Türkeş gelse de sonuç değişmez. Onun için yapılacak tek şey var, milletin seçimine saygı duymak ve tükürdüğünü yalamadan, yılmadan, çalışmaya devam etmek.
Son söz olarak, Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli doğruları söyledikleri için, bu milletin nazarında her zaman kovulmaya mahkumdurlar. Çünkü doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Çünkü, hiçbir şeyden çekinmeden doğruyu söyleyen kişileri kimse sevmez.

‘Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden Kovarlar’ Atasözünün anlamı:

“Kişiler toplum içinde yaşamaya başladığından beri, çıkarı gereği, her düşündüğünü, her duyduğunu olduğu gibi anlatmaktan kaçınmış, hep bir şeyler gizleyerek başkalarıyla ilişkilerini kurmuştur. Gizlediklerini başkalarından çıkarını sağlamak için söylemez. Çıkarı için, doğru olmadığına inandığı şeyleri bile söyler. Oysa insana yakışan, kendisini olduğu gibi ortaya koymaktır. Doğru bildiklerini hiç kimseden korkmadan, «başkaları ne der?» diye bir endişeye kapılmadan ortaya koyanlar, iyi insan oldukları halde, geneldeki çıkarcı insanlar tarafından hoş karşılanmaz, kimse böylelerinin yakınlarında olmasını istemez, öyle olunca da doğrular, belirli bir yerde barınamazlar.”

Turgut BOZGEYİK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER