Asikurtlar©

Devlet Bahçeli, Manisa’dan Erdoğan’a seslendi

Devlet Bahçeli, Manisa’dan Erdoğan’a seslendi
11 Mayıs 2015 - 11:42 'de eklendi ve 343 kez görüntülendi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim mitinglerini sürdürüyor. Bahçeli, Bursa, Balıkesir’in ardından Manisa’da coşkulu kalabalıklara hitabetti.
Manisa’daki konuşmasına, ”Büyük ecdadımızın yetiştiği “Şehzadeler Kenti” Manisa’da bu muhteşem tablo ile karşılaşmaktan son derece bahtiyarım. Milli Mücadele döneminde Ege’nin kurtuluş meşalesi olan kahraman ve fedakar Manisalılarla birlikte bulunmaktan mutluyum, gururluyum” diyerek başlayan Bahçeli, ”7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak Milletvekili Genel Seçimi’ne giden yolda, milliyetçi bir iktidarı müjdeleyen bu toplantıya katılan herkesi en içten hissiyatımla tebrik ediyorum.
Milli bir heyecan içinde kucaklaşmak için bir araya gelen kardeşlerime, dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum” açıklaması yaptı.

Bahçeli, ”Bugünkü açık hava toplantımızın, aziz milletimizin geleceğinde çok önemli sonuçlar doğuracağına canı gönülden inanıyorum.
Manisa Cumhuriyet Meydanı’na Ahmetli’den, Akhisar’dan Alaşehir’den, Demirci’den, Gölmarmara’dan katıldınız.
Gördes’ten, Kırkağaç’tan, Köprübaşı’ndan, Kula’dan, Salihli’den ulaştınız.
Sarıgöl’den, Saruhanlı’dan, Selendi’den, Soma’dan, Turgutlu’dan ve Manisa’nın her köşesinden geldiniz ve Milliyetçi Hareket’i bağrınıza bastınız.
Üç hilalin önünü aydınlattınız.
Heyecanımıza heyecan kattınız.
Türkiye’ye umut saçtınız.
Cenab-ı Allah hepinizden razı olsun.
Bilmenizi isterim ki, bizlere daha da büyük hamleler için ilham ve güç veriyorsunuz.
Milli ve tavizsiz mücadelemizde güç ve şevk sağlıyorsunuz.
Bugün bizleri böylesine bir coşku ile buluşturan Cenab-ı Allah’a şükrediyorum.
30 gün sonra yapılacak 7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimi’nin ülkemizin birliğine, milletimizin dirliğine, insanımızın refahına katkılar sağlamasını Allah’tan niyaz ediyorum.
Barış, huzur ve esenlik içinde demokratik bir yarışın gerçekleşmesini ümit ediyorum.
Gününüz aydın olsun.
Geleceğiniz parlak olsun.
Hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum” dedi.

 

 

 

 

”DAVUTOĞLU’NA BAŞBAKAN DEMEK İÇİN BİN ŞAHİT GEREKECEKTİR”
Bahçeli şunları söyledi: ”Manisa cesaret demektir. Manisa inanç, iman ve milli ruh demektir.
Ve Manisa Spil Dağı’nın eteklerinden parlayan milli asalettir.
Geçmişte İstihlas-ı Vatan teşkilatıyla işgalcilere direnen Manisa’dır.
Şehidine, şühedasına sahip çıkan, vatanını ve bayrağını namus bilen, ülkesini ve ülküsünü aziz bilen yine Manisa’dır.

 

 

 

Manisa;
*Yanlışa aman vermez.
* İhanete prim vermez.
* Bölünmeye izin vermez.
* Dağılmaya fırsat vermez.
Sizler Manisa’dan “Şehitler ölmez” diye bağırdıkça fason Başbakan Ankara’dan huzursuz olmuştur.

 

 

 

 

Sizler Manisa’dan “Vatan bölünmez” diye haykırdıkça uydu Başbakan’ın Ankara’da uykuları kaçmıştır.
Sizler Türkiye’nin yanında durdukça, milli birlik ve kardeşliği samimiyetle savundukça saraydakinin keyfi bozulmuş, yüzü asılmıştır.
Milli şuur Manisa’dadır.
Milliyetçi coşku Manisa’nın her yerine sinmiştir.
Müslüman Türk milletinin en güzel hasletlerine sahipsiniz.
Kardeşlikle geçen Türk asırlarının mirasına leke sürdürmüyorsunuz.
Ve elbette istismarcıların oyunlarını ibretle izliyorsunuz.
Başbakan maneviyat sömürüsünde Erdoğanla yarışmaktadır. Bunu da görüyorsunuz.
Davutoğlu diyanet üzerinden meydanlarda bilirkişilik taslamaktadır.
Kudüs’ü saygısızca siyasete alet etmektedir.
Adıyaman’a gidip sahabelerin ruhlarını incitmektedir.
Davutoğlu dün Adıyaman’da; “biz milleti birleştirmeye yürürken, HDP zihniyeti bölmeye kalkıyor” demiştir.

 
Manisalı’nın feraseti yüksektir.
Manisalının aklı ve zekası hamd olsun yerindedir.
Ve de her şeyi takip etmektedir.
Davutoğlu HDP’nin bölücülüğünü biliyor idiyse, 28 Şubat’ta Dolmabahçe Sarayı’nda sahnelenen rezil görüntülere nasıl izin vermiştir?
HDP’lilerle AKP’li bakanlar koro halinde İmralı canisinin 10 maddelik ihanet metnini okurken, Davutoğlu neredeydi, nereye saklanmıştı?

 

 

 

Oslo’da masa kurulurken Davutoğlu nerelerde geziyordu?
İmralı’ya kosterler gidip geldikçe hangi yalanı söylüyor, hangi selamı vermekle meşgul oluyordu?
Davutoğlu’na Başbakan demek için bin şahit gerekecektir.
Erdoğan, Davutoğlu’nu fikren ve ahlaken iğfal etmiştir.

 

 

”AKP HER GÜN GÜÇ KAYBETMEKTEDİR”
PKK’yla pazarlık yapanlar, İmralı canisinin kapısında nöbet tutanlar sandık görününce kostüm ve ağız değiştirmişlerdir.
AKP zayıflamaktadır.
AKP her gün güç kaybetmektedir.
AKP iniştedir, düşüştedir.
7 Haziran’dan sonra AKP artık iktidar olmayacaktır.
Türk milleti buna müsaade etmeyecektir.
Kamuoyu araştırmaları buna işaret etmektedir.
Herkes bu açık gerçeği görmektedir.
Ve iktidara Milliyetçi Hareket Partisi gelmektedir.
Türk milleti bu defa MHP demektedir.
Şimdi sizlere soruyorum, sesinizin kaçak ve karanlık sarayda çınlamasını istiyorum:
*7 Haziran’da bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)
*7Haziran’da MHP’yi destekleyip Türkiye’yi münafıklardan temizlemeye tamam diyor musunuz? (Evet)
MHP’nin iktidarına hazır mısınız? Bunun için söz veriyor musunuz? (Evet)
Bu evetler BOP eşbaşkanını perişan etmektedir.
Bu evetler 23 Nisan Başbakanı Davutoğlu’nu korkutmaktadır.
Bu nedenle Erdoğan ve Davutoğlu maneviyat sömürüsüne hız vermişlerdir.
Yüce Kitabımız Kur’an’ı Siirt’te meydanda eline alıp siyaset aracı yapan Erdoğan, günahkarlıkta yeni bir terfi almıştır.
Hatırlayınız, bunlar Kur’an’dan pasta yapıp yiyenlerle, ayetlerle dalga geçen iblis elçilerini koruyup kollamışlardır.

Recep Tayyip Erdoğan eline almış mukaddes Allah kelamını halka doğru sallıyor:
Be hey gafil, milletimizin inancı tamdır, imanı bütündür.
Cenab-ı Hakk’ın mesajına karşı en küçük bir inanç gevşekliği yoktur.
Ne şimdi İslam’la tanışmış, ne İslam’ı seninle tanımıştır.
17-25 Erdoğan, sana sesleniyorum; kendine gel, haddini bil, küfre sapma.

 

 

Bu büyük millet Ebul Gazi Bahadır Han’dan bu yana asırlardır bu kutlu yolun yolcusudur.
Yüreğinde asırlardır Allah inancı vardır.
Gönlünde asırlardır Kur’an’ın mesajı vardır.
Bileğinde asırlardır İslam’ın kuvveti vardır.

 

 

”ÇALDILAR, ÇIRPTILAR, 17-25 ARALIK’TA AYAKKABI KUTULARINI SİZLERDEN AŞIRDIKLARIYLA DOLDURDULAR”

Elindeki Kur’an’ı göstereceğin millet Müslüman Türk milleti değildir. O zaten İslam’la şereflenmiştir.
Elindeki Kur’an-ı işaret edeceğin yer vatanımın toprakları değildir. Bu topraklar zaten İslam’la kucaklaşmıştır.
Eğer göstereceksen Kuran-ı Kerim’imizi bunu tebliğ edeceğin yer Anadolu beldeleri değildir.

 

 

Şayet gösterecek idiysen Papa heykelleri önünde imza atarken aklın neredeydi?
Müslümanları küresel zulümlere sürüklediğin Büyük Ortadoğu Projesinin taşeronluğu Hıristiyan efendilerince boynuna asıldığı anda sıkıysa Kur’an-ı orada gösterebilseydin.
İncil tutan ellerden medet umdun.

 

 

 

Müslüman kanı döken niyetlerden gelecek bekledin, menfaat aradın.
İslam’a en çok zarar veren zümre iktidardadır.
İslam’ı ve efendimizin mesajlarını en fazla inciten, asıl anlamından savuran izansızlar iktidardadır.

 

 

Bunlar Allah’ın emir ve yasaklarını çiğnediler.
Rüşvet aldılar, rüşvet verdiler.
Çaldılar, çırptılar, 17-25 Aralık’ta ayakkabı kutularını sizlerden aşırdıklarıyla doldurdular.
Beytülmala el uzattılar, kul hakkını umursamadılar.
Haşa, hırsızlık Müslümana caiz oldu da bizim mi haberimiz yoktur?
Rüşvet helal kılındı, yalan, riya, arsızlık, ahlaksızlık inancımızın bir şartı oldu da Manisa mı habersizdir?

 

 

İsraf, kayırmacılık, sömürü, edepsizlik meşru kılındı da biz mi farkında değiliz?
Erdoğan sıkıştığı her fırsatta vatan şairimiz Akif’ten şiirler okumakta, yeni bir istismar kampanyasına imza atmaktadır.
Buradan Erdoğan’a diyorum ki; Merhum Akif’in ismini bir daha ağzına alma, elini yıkamadan, adalette aklanmadan, tövbe etmeden Yüce Kitabımızdan da uzak dur.
Akif ne para çaldı, ne de çocukları yatak odalarına para kasaları sakladı.
Akif’in haram parası yoktu, helalinden yaşadı.
Akif’in gemicikleri yoktu, her yere yürüyerek giderdi.
Akif’in sarayları yoktu, mütevazi hanelerde yaşardı.
Akif’in uçakları yoktu, devletten ödülünü bile almadı.
Ya Erdoğan’a ne demeli?
Kol-bacak koparmaktan bahseden ya Davutoğlu’na ne söylemeli?
Ya 17-25 çetesini nasıl görmeli, nasıl değerlendirmeli?
İslam’la aldatanlar, Allah’la aldatanların sonu gelmiştir.
Elinde Kur’an sallayarak başkanlık propagandası yapan şahıs amacına ulaşamayacaktır.
Türk milleti Erdoğan ve Davutoğlu’nun başını çektiği haram ve hıyanet şebekesine haddini bildirecektir.

AKP’nin saltanatı 7 Haziran’da sona erecektir.
AKP’nin karanlık serüveni 7 Haziran’da son nefesini verecektir?
Manisalı kardeşlerim soruyorum sizlere;

 

* AKP’yi sandıkta tasfiye edecek misiniz? (Evet)
* Yaşanmış onca hırsızlığı, hainliği ve hakareti gözünüzün önüne getirip AKP’yi geldiği gibi gönderecek misiniz? (Evet)
* Buna karşılık MHP’ye oy ve destek verecek misiniz? (Evet)
Bizimle Yürü Manisa.
Bizimle Yürü Manisalı kardeşim.
Bir sebeple AKP’ye oy vermiş vatandaşım, gel günaha ortak olma.
Yıllardır bir umuttur diye AKP’ye destek veren kardeşim, gel bu haram kervanına katılma.
CHP’ye ve diğer partilere oy vermiş kardeşim, gel bu kez Türkiye’nin yanında dur.
“Kime oy vereceğim belli değil, kararsızım” diyen vatan evladı, gel birlikte olalım, birlikte Türkiye’nin kurtuluşuna omuz verelim.
Hırsıza karşı Bizimle Yürü Manisa.
Yokluğa, yoksulluğa, yolsuzluğa ve yasaklara karşı Bizimle Yürü Manisa.
Teröre, tavize, onursuzluğa karşı Bizimle Yürü Manisa.
Haramzadelere karşı Bizimle Yürü Manisa.
Despot ve tiranlığa özenen 17-25 Erdoğan’a, icazetli ve vesayetli Başbakanlık yapan Davutoğlu’na karşı Bizimle Yürü Manisa.
Toplumsal onarım, huzurlu gelecek için Bizimle Yürü Manisa.
Manisalı kardeşlerim söyleyiniz bana;
Bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)
MHP’nin iktidarına hazır mısınız? (Evet)
Zalimleri, hainleri, emanete zarar veren karanlık emelleri kovmak için MHP’yi seçecek misiniz? (Evet)
Allah hepinizden razı olsun.
Ne mutlu sizlere ki, Manisa kiminle yürüyeceğini belirlemiştir.
”ERDOĞAN AKP’NİN FİİLİ EŞGENELBAŞKANI GİBİ KONUŞMAKTADIR”

Erdoğan Cumhurbaşkanlığı ağırlığını taşıyamamıştır.
Anayasa suçu işlemiştir.
Görevinin gerektirdiği tarafsızlığı alt üst etmiştir.
Erdoğan AKP’nin fiili eşgenelbaşkanı gibi konuşmaktadır.
Açılıştan açılışa koşmaktadır.
Değişik kurum ve kuruluşların etkinliklerine kendisini davet ettirip gündemle ilgili atıp tutmakta, başkanlık falı açmakta, yeni Anayasa dedikodusu yapmakta, yeni Türkiye rezilliğini savunmaktadır.
Erdoğan milletin oyuyla işbaşına gelmiş ilk Cumhurbaşkanı olması nedeniyle kenarda beklemeyeceğini söylemektedir.
Parlamenter sistemi bekleme odasına tek başına alma teşebbüsünde bulunan bu adam, Türkiye’yi kenara çekmek, Türk milletini kenara itmek üzeredir.
Türk milleti Erdoğan başkan olsun diye oy vermedi.

Manisalı kardeşim Erdoğan siyaset yapsın, fitne ve gıybete batsın diye seçimini yapmadı.
Erdoğan madem siyasete bu kadar meraklıdır, madem Cumhurbaşkanı olduğunu unutarak siyasi irade adına konuşmayı kendisinde hak görmektedir, o zaman bulunduğu makamdan derhal istifa edecek ahlakı sergileyebilmelidir.
Erdoğan tarafsızlığını yemiş yutmuştur.
Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıdır.
Görevine başlarken bunun için şerefi ve namusu üzerine yemin etmiştir.
Şeref ve namus kavramları, bundan nasibini alanlar için elbette mukaddestir.
Fakat Erdoğan bundan bağımsızdır.

Yeminlerini ezen ve unutan birisinin tarafsız kalmasını beklemek, bu nedenle imkansızdır.
17-25 Erdoğan ahlakın, hukukun, milletin ve demokrasinin karşısında çok açık taraftır.
Kurucusu olduğu “AKP Haramilik Düzeni”nin tarafıdır.
İmralı canisi ile başlattığı ihanet sürecinin tarafıdır.
Türkiye’yi soyanların tarafıdır.
İhale mafyalarının, imar çetelerinin, havuzcu yandaş işadamlarının tarafıdır.
Rüşvetçi şarlatanlarının tarafıdır.
700 bin liralık rüşvet kol saatinin, villada sıfırlanan haram paraların, ayakkabı kutularının tarafıdır. 17-25 Erdoğan taraftır.
”ERDOĞAN, ASLINDA TÜRK TİPİ DEĞİL “TAYYİP TİPİ” BAŞKANLIK HAYALLERİ KURMAKTADIR”

Bu nedenle şeref ve namusu üzerine ettiği yemini hatırlatmak boşunadır.
İmralı canisi ile görüşen de bunu ispat edemeyen de şerefsizdir, alçaktır diyen, sonra bunu kendisi itiraf etmek zorunda kalıp şeref ve alçaklık bahsinde sıfırlanan bir kişiye neyi anlatacaksınız, neyi hatırlatacaksınız?
Recep Tayyip Erdoğan, aslında Türk tipi değil “Tayyip tipi” başkanlık hayalleri kurmaktadır.
Bütün yetkilerin kendisinde toplandığı,
Yargının kendisine bağlandığı,
Yasama organı Meclis’in kendi kontrolüne sokulduğu,
Denge, denetim ve fren sistemi olmayan,
Tek adam diktatörlüğü, tahtsız ve taçsız Sultanlık peşinde koşmaktadır.
Beştepe’nin Başkanlık sisteminin faziletleri konusunda söylediklerinin tümü yalandır ve aldatmacadır.
“Türkiye prangalardan kurtulsun ve şaha kalksın, daha hızlı karar alınsın, daha süratli iş yapılsın” sözleri, gerçek ve sinsi amaçların üzerini örtmek için piyasaya sürülen yalanlardır.
Amaç başkadır, hesap başkadır.
Başkanlık, federasyon demektir. Bu da Türkiye’yi bölünmeye götürecektir.
İmralı canisi ile pazarlıklarda, yeni anayasa ile bölünme yolunun açılması amaçlanmaktadır.
Başkanlık sistemi, bu ihanet sürecinin sonuçlandırılması için istenmektedir.
Beştepe hanedanı ve AKP yönetimi aile boyu rüşvet ve yolsuzluk çamuruna batmıştır.
17-25 Aralık yolsuzluk dosyalarının bir daha açılmamak üzere kapatılması ve bu rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk çarkının döndürülebilmesi, Tayyip Erdoğan’ın bütün yetkileri elinde toplayarak diktatörlüğünü ilan etmesine bağlıdır.
Yeni anayasa ile başkanlık sistemine geçilmesi bunun için istenmektedir.
Recep Tayyip Erdoğan tipi Başkanlık sistemi;
Türkiye’nin bölünmesinin reçetesidir.
Demokrasinin idam fermanıdır.
Tek adam diktatörlüğünün beratıdır.
Hırsızlık ve yolsuzluk ruhsatıdır.
Beştepe’nin ve peşinde sürüklenen AKP’nin “yeni Türkiye”den anladıkları ve murad ettikleri budur.
İstedikleri ve amaçladıkları; bölünmenin, hırsızlık ve soygunun, hukuksuzluk ve zorbalığın önünün açıldığı, bu konuda Erdoğan’ın sınırsız yetkili olduğu karanlık bir Türkiye’dir.
Erdoğan’ın gizli ve sinsi amaçları bunlardır.
Manisa bu oyuna gelecek midir? (Hayır)
Manisalı despota kanacak mıdır? (Hayır)
Manisalı Erdoğan’a, yıkım ve parçalanma kadrosuna daha fazla tahammül edecek midir? (Hayır)
Allah nazardan saklasın, bu iş Manisa’da bitmiş, hain emeller duvara toslamıştır.
”KARŞIMIZA ÇIKACAK HER ENGELİ TEK BAŞIMIZA AŞARIZ”
Manisa sanayinin yanında aynı zamanda tarım şehridir.
Üzüm, kiraz, tütün ve zeytin üretiminde Manisa ilk sıradadır.
Elverişsiz hava şartlarından dolayı sayıları 6 bini bulan zeytincimiz zarar etmiştir.
Ne var ki bu zararlar karşılanmamıştır.
AKP zeytin üreticimizi yalnız ve çaresiz bırakmıştır.
Geçtiğimiz 22-24 Nisan tarihleri arasında yaşanılan soğuk ve don olayları üzüm bağlarını vurmuş, meyve ve sebze üreticimizi kederlendirmiştir.
Nisan ayındaki don olayı nedeniyle gelecek yıl da üzüm alınamayacaktır.
Hükümet Manisalı çiftçimizi unutmuştur.
Hiç meraklanma çiftçi kardeşim, biraz daha sık dişini; 7 Haziran’da MHP iktidarı tüm sorunlarını çözecektir.
Biz buğday, mısır, pamuk, soya, ayçiçeği, çeltik, fındık, incir, üzüm, kayısı, zeytin, yerfıstığı gibi ürünlere destekleme programları uygulayacağız, fiyat garantisi vereceğiz.
Şüphesiz Manisa’da Soma’yı anmadan, hatırlamadan geçmek doğru olmayacaktır.
13 Mayıs 2014’de 301 evladımızı kaybettik. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum.
Eynez Maden Ocağı’nı işleten şirket, farklı bahanelerle 2 bin 831 işçimizi, kömürden ekmek çıkaran emekçimizi işten çıkarmıştır.
Partimizin yoğun uğraş ve mücadeleleriyle, işten çıkarılan madencilerimizin kıdem tazminatlarının ödenmesine ilişkin ihtiyaç ve beklentiler yasa kapsamına alınmıştır.
Buna rağmen madencilerimize kıdem tazminatlarının hala ödenmediği anlaşılmaktadır.
AKP, giderayak kömüre tertemiz alın teri düşen kardeşlerimin hakkını vermeli, mağduriyetlerin önüne geçmelidir.
Madenci kardeşim üzülme, Milliyetçi Hareket Partisi her zaman seninledir, senin yanındadır.
Gafletin ihanete vardığı, korkaklığın teslim olmaya dayandığı bir iktidar dönemi 7 Haziran’da sona erecektir.
Biz Milliyetçi Hareket olarak bütün meselelerin üstesinden geliriz.
Karşımıza çıkacak her engeli tek başımıza aşarız.
Kim ne derse desin, ne düzen kurarsa kursun.
Hepsini tek başına bozarız.
Alayı birden gelsinler.
Karşılarında tek başına milliyetçiler vardır.
Karşılarında tek başına Milliyetçi Hareket vardır.
Karşılarında Manisa’nın dua ve desteğini alan tek başına MHP durmaktadır.

 

 

 

”MAZLUMLAR, EZİLENLER, İTİLİP KAKILANLAR BİZİMLE YÜRÜYÜN”

Milliyetçi Hareket Partisi Seçim Beyannamesini Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek vizyonuyla açıklamıştır.
Türk milleti söz ve hedeflerimize büyük bir ilgi ve yakınlık göstermiştir.
Kaynaklarını hesaplayarak açıkladığımız plan ve projelerimiz bir yönüyle bir iktidar programıdır.
Emekli kardeşim biliyorum, düşük aylığınla geçinemiyorsun. Zor hayat şartlarına mahkumsun. Hatta karnını doyurmak için ek iş yapıyorsun.
Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400 ve Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürüyün.
Mazlumlar, ezilenler, itilip kakılanlar bizimle yürüyün.
Çiftçi, esnaf, işçi, memur ile Cumhurbaşkanı ve milletvekili emeklisine aynı tutarda ödenek vermek için Bizimle Yürü Manisa.
Emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri için Bizimle Yürü Manisa.
Esnafın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için Bizimle Yürü Manisa.
Şahit olun, sözümüz sözdür:
Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını yükselteceğiz.
Kamu çalışanlarımızın çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödenekleri emekli aylığına yansıtacağız.
Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini çözeceğiz.
Asgari ücretle çalışan kardeşlerim, neler çektiğinizin farkındayım.
Asgari ücreti net 1400 liraya çıkarmak, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vermek, evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapmak için Bizimle Yürü Manisa.
Büyükşehirlerde evi olmayan asgari ücretle geçinen kardeşimizin 1750 lira alabilmesi için Bizimle Yürü Türkiye.
İmamsız ve müezzinsiz cami kalmaması için Bizimle Yürü Manisa.
Köy ve mahalle muhtarları maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için Bizimle Yürü Manisa.
Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira huzur hakkı alması için Bizimle Yürü Manisa.
Çiftçi kardeşim Allah’ın izniyle yüzünü güldüreceğiz. Başta mazot, gübre ve yem olmak üzere temel girdileri ucuza alabileceksin.
Ve mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV’yi tamamen kaldırmak için Bizimle Yürü Manisa.
Belinizi büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indirmek için Bizimle Yürü Manisa.
Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için Bizimle Yürü Türkiye.
Hayvan üreticilerinin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için Bizimle Yürü Manisa.
Orman köylüsünün mağduriyetini gidermek için, 2/B sorununu adil bir şekilde çözmek için Bizimle Yürü Manisa.
Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için Bizimle Yürü Manisa.
Esnaf ve sanatkar kardeşim, yeni işyeri açtıysan, beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.
İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.
Şoför esnafımız duy sesimizi, aldığın yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız.
Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaksınız.

 

 

”YOKSUL KARDEŞİM, 30 GÜN DAHA DAYAN, SENİN SORUNLARINI HEPTEN BİTİRECEĞİZ”
Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesini yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri gideceğiz.
Esnaf ve sanatkarımızın emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine son vereceğiz.
Bizimle Yürümeye Hazır mısınız?
İşsiz kardeşim, sanayicilerimiz meraklanmayın, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz. Bizimle Yürüyecek misiniz?
Yoksul kardeşim, 30 gün daha dayan, senin sorunlarını hepten bitireceğiz.
Bugüne kadar kim hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.
Ve de bu yardımlar refah artışı kapsamında artırılıp devam ettirilecektir.
Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz.
İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.
65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız.
Yaşlısına bakmakla yükümlü ailelere sosyal bakım yardımını helalinden vereceğiz.
Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza vermekle kalmayacak, istihdam amaçlı olarak bedelsiz büyük ya da küçükbaş hayvan vereceğiz.
Bizimle Yürümeye söz veriyor musunuz?
Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız.
Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.
İlköğretime ve ortaöğretime devam eden evlatlarımızın annelerine muhtaçlık durumlarını dikkate alarak en az 50 lira vereceğiz.
6 yaş altı bebek ve çocuklar ile hamile veya lohusa annelere şartlı sağlık yardımını artıracağız.
200 kilowatsaat elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza faturanın yüzde 75’ini geri ödeyeceğiz.
Engelli kardeşim seni asla unutmayız.
18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellilerimize 600 lira, diğer engelli aylığı ve 18 yaş altı engelli aylığını 400 liraya çıkaracağız.
Bizimle Yürü Manisa.

 

 

”BİZİMLE YÜRÜ TÜRKİYE”
Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Harcama Kartları, yani Hilalkart uygulamasına geçeceğiz.
Aylık almayan, annesi ya da babası veya her ikisi de vefat etmiş evlatlarımız, size de her ay 100 lira cep harçlığı vereceğiz.
Gazilerimize 3600 günde emekli olma hakkı getireceğiz.
Bütün şehit yetimlerine iş imkanı sağlayacağız.
Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden istifade etmelerinin önünü açacağız.
Bizimle Yürü Türkiye.
Öğretmenlerin özür grubu tayinlerinde yaşanan sorunları bitireceğiz.
Ek ders ile eğitim ve öğretim tazminatlarını yükselteceğiz.
Kadrosu olmadan çalışan sözleşmeli, geçici öğretmenlerimizi kadroya almanın yanında, atanamayan öğretmen çilesine son vereceğiz.
Her öğrencimize, başarılı olmak kaydıyla, 10 bin liraya kadar yükseköğretim kuponu vereceğiz.
Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkanı sağlayacağız.
Emniyet mensuplarımızın çalışma şartlarını ve özlük haklarını iyileştirecek, bu kapsamda polislerimizin ek göstergesini 3600’e çıkaracağız.
Astsubaylarımızın intibaklarını yapacak, haklarını verecek, uzman jandarma ve uzman erbaşların tüm mağduriyetlerini gidereceğiz.
Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.
Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidereceğiz.
Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro vereceğiz.
Köleliği andıran işçi çalıştırma düzenine son vereceğiz.
Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden kuracağız.
Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız.
Kamuda sözleşmeli, geçici, taşeron çalışanı, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde istihdam edilenlerin alayını kadrolu yapacağız.
Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacak, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı milletimize hazırlayacağız.
Biliniz ki başaracağız.
Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Manisa.
Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Manisa.
Sizler bizimle yürüdükten sonra Türkiye’yi Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek iddiamızla; plan, proje ve stratejik hedeflerimizle şaha kaldıracağız.
Manisa, bizimle Yürüyecek mi? (Evet)
7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)
7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)
Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.
Tek başına iktidarımız, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacaktır.
Türkiye sizinle tarih yazacaktır.
İşte Manisa her şeyin tanığıdır.”

Bahçeli, sözlerini, ”Bizimle Yürü Manisa.
Bizimle Yürü Türkiye. Ne mutlu Türk”üm Diyene” diyerek bitirdi.

Etiketler :
pien-parfum
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER