SON DAKİKA

Dershaneler ve Öğretmenleri…

Bu haber 30 Kasım 2013 - 9:32 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

Şükrü Alnıaçık

Dershaneler konusunda son günlerde koparılan fırtına daha ziyade Hükümet-Cemaat çekişmesinden kaynaklanıyor. Tabii ki bu özel durum, konuyu şirazesinden çıkarıyor. Tartışma, yapıcı bir eğitim-sistem değişikliği arayışından siyasi cephenin prestij mücadelesine dönüşüyor.

Bugüne kadar yapılan bütün dershane tartışmalarında benim için yetersizlik, vukuf yoksunluğu, hatta hüsran vardı. 20 yıl bu sektörün içinde, öğretmen, kurucu, müdür, yazar, zümre başkanı, test uzmanı ve koordinatör olarak adeta her noktasında bulunmuştum ve bana göre çoğu zaman “boş” konuluyordu.

Bir Dershanenin içinde velev ki öğrenci olarak olsun, bir gün akşama kadar bile bulunmamış Nabi Avcı gibi bilgisiz yetkililer, bu özel sektör meselesini profesyonel bir ekibe inceletmeden konuşuyor bürokrasiden gelen siyasiler, konuyu özümsemede ve çözümlemede yetersiz kalıyorlardı.

Hele hele Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sıkıcı okul teftişlerine rahmet okutacak bir kıl kuyrukluk içinde tam 100 noktadan denetlenen Dershanelere “merdiven altı” fırsatçı, “gecekondu” gibi yaftalar yakıştırmak, “cahil cesaretinin” ta kendisiydi.

Dershanelerin açılışında Milli Eğitimin Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve Özel Dershaneler Tip Yönetmeliği çerçevesinde uygulanan öylesine prosedürler vardır ki; kurucular bazen, (50 metre ötedeki camiye rağmen) “paratoner” temin etmek için İstanbul yollarına düşerler. Zaman zaman da eski narin binaya hantal bir yangın merdiveni taktırmak için sanayinin yolunu tutarlar.

Buna karşılıkaraştırdığınız zaman, Türkiye’deki pek çok resmi okul binasında yangın merdiveni yerine iki tane kum kovası ve ahşap mimari dönemlerinden kalma kırmızı saplı kazmalar ve mızraklar bulursunuz!..

Dershane öğretmenleri, vahşi kapitalizme meydan okuyan kahramanlarla, sistem mağduru KPSS kurbanlarından oluşur.

İyi bir Matematikçi değilseniz parasının çoğunu, okuldaki yetersizliklerden dolayı bir türlü kafasının almadığı Matematiğe yatırmak isteyen öğrenci, size en fazla bir ders tahammül edebilir. Ertesi derste de öğrenciyi tatmin edecek bir cevvaliyet gösteremezseniz, öğrencinin toplu halde “idareyi basmasına” asla engel olamazsınız. Bu çerçevede Dershanelerin, Türkiye’de “hakkını arayan demokratik öğrenci tipinin oluşmasında” ciddi bir gizli işlevi vardır.

Daha da korkuncu, Türkçe bir tarafa, özel ders imkanı olmayan diğer sözel branşlarında, Tarih ve Coğrafya Öğretmenleri için Özel Dershanelerde görev yapmak, ateşten gömlek giymektir. İyi bir hoca değilseniz öğrenci kazan kaldırır ve dersleri, boş sıralara anlatmak zorunda kalırsınız.

Bu yüzden de dershane öğretmenleri, öğretim yeterliliği, konuya hakimiyet ve derse hazırlık bakımından mesleklerinin zirvesindeki öğretmenlerdir. İstisnalar kaideyi silkelese de çaba ve fedakârlık bakımından Özel okul öğretmenleri ikinci sırada, devlet okulları ise ne yazık ki üçüncü sırada gelir. Devlet öğretmenlerinin bunaltıcı kırtasiyecilikten kurtulup da özel bir şeyler yapabilmesi,müdürlerin fermanına mahsustur.

Devlet işletmelerindeki verimsizlikten bahisle “Özelleştirme” diye ortalığı yıkan, dosta düşman satmadık KİT bırakmayan “ucuz çözüm”cü AKP zihniyetinin, kokuşmuş ve yozlaşmış Milli Eğitim Sisteminin dünya çapındaki medar-ı iftiharı,”Özel Öğretimsektörünün amiral gemisi” olan dershanelerin işlevini sorgulamaya hakkı yoktur.

Dershaneler, ekonominin temel kuralı olan arz talep dengesiyle oluşan “öğretim pratikleri”dir. Devlet koruması, teşvik ve destekleme yerine siyasi hezeyanlarla rahatsız edildikleri için kurumlaşmaları sürekli sekteye uğrayan bu kurumların büyük yayın kuruluşlarına ait olmayan öğretmen dershaneleri ise birer çile yuvasıdır.

Evlat gibi “sevilen tüketici”yle sürekli burun buruna, Hafta sonu tatili yapmadan ve sağlam bir öğle yemeği yemeden geçen uzun yıllar, dershane öğretmenini zamanla adeta dervişleştirir. Bir veya iki yıl süreyle alınan sağlam desteğin öğrencide uyandırdığı hayranlık ve vefa duygusu, aylık taksitlerin gölgesinde kaldığı için genellikle de dershane öğretmeni, okul öğretmeni kadar makbul bir eğitim neferi olarak hatırlanmaz.

Oysa Türkiye’nin son otuz yılında, Anadolu çocuklarının Robertlilerle, kolejlilerle, mürebbiyeli monşerlerle yaptıkları yarışta öne geçmeleri, dershane öğretmenlerinin özverisi sayesinde olmuştur.

İşin “Hocaefendi tarafı” bu yazının konusu değildir. Ancak insan hakkı söz konusu olduğunda sistem nereyegidersegitsin, bu iyi yetişmiş ve özverili insanlara yapılan her türlü haksızlığın daima karşısında olacağım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.