SON DAKİKA

Deniz Baykal’ın Recep Tayyip Erdoğan ile Gizli Bir Anlaşması mı Var?

Bu haber 25 Haziran 2014 - 9:40 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

Başbakan Erdoğan şaşkın , yandaşlar perişan halde… Daha düne kadar muhalefete “Cumhurbaşkanı seçimi için bir ‘Çatı Aday’ bile bulamadılar” diye dalga geçenler , daha AKP’nin kendi adayını bile açıklayamamaktadır. Başbakan Erdoğan’ın bile aday olmayacağı konuşulmaktadır.

MHP ve CHP’nin “Çatı Aday” olarak Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu açıklaması sonrası AKP’nin tüm ezberleri bozuldu. BBP, Demokrat Parti, Saadet Partisi , DSP, DYP gibi partilerinde “Çatı Aday” Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ismine sıcak bakması ve destek olabilecek açıklamalar yapması, AKP’nin ezberi yanında , kimyasını da bozmuştur. Bunu anlamanız için sadece AKP’li yazar ve yorumcuların açıklamalarına bakmanız yeterlidir.

Sadece “Hüloooggg” diyen yandaşları inandırabilecekleri komplo teorileriyle akıllarınca Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu karalama kampanyası başlattılar. Ama hala tutturabilecekleri bir şey bulamadılar.

AKP’nin yandaş kalem ve yorumcuların şuan üzerinde en çok mesai yaptığı partilerden birisi de CHP olmuştur. Daha düne kadar CHP’yi “Kafir, dinsiz , cami yıkan parti , İslam düşmanı , muhafazakarlıktan uzak” diye suçlayıp , halkın dini duygularını sömüren ve bu sömürüyle birlikte toplumda siyasi kutuplaştırma yaratanlar, şimdi “CHP laik parti nasıl olurda dindar ve muhafazakar birini destekler” diye CHP’lilere akıl veriyor ve CHP içinde fitne yaratmaya çalışıyor.

CHP ilk defa toplumun değer yargılarıyla bütünleşecek bir adım atmış ve bu durumda AKP’nin tüm planlarını alt üst etmiştir. AKP’liler o kadar zor durumdalar ki , Deniz Baykal ve kendisine yakın milletvekillerinin Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesine muhalefet etmesini, CHP’ye fitne sokmak için dahi kullanmaktan çekinmiyorlar ve “CHP içinde Deniz Baykal gibi değerli isimleri niye Cumhurbaşkanı yapmadılar?” diye propaganda yapıyorlar.

Kaset tezgahı yüzünden CHP Genel Başkanlığından ayrılmak durumunda kalmış Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Adayı olarak gösterilseydi, herhalde bu seferde Recep Tayyip Erdoğan’ın o günlerde söylediği şu sözlerle Deniz Baykal’a da saldıracak olanlar yine bu cin fikirli yandaşlar olacaktı.

* “Eşini aldatanları mağdur olarak göremeyiz”

* “Eee zaten Sayın Genel Başkan’ın Parlamentoya gelip gittiği yok. Biz orada Anayasayla uğraşırken, Sayın Başkan başka yerlerdeydi.”

* “Bu tür ahlaki olmayan konulara, gayri meşru olaylara, ‘Özelidir’, ‘Özel hayata müdahaledir’ demeyi, halkının yüzde 99’u Müslüman olan toplumun ahlaki değerlerine ters yaklaşım olarak görüyorum. Bunu doğru bulmuyorum ve bunlarla da bizim ortak mücadele etmemizin gereğini iddia ediyorum. Çünkü, bunlar siyasetin içinde, eğer temsil noktasında olurlarsa, bizim Türk siyasetinin geleceği sıkıntıda, demektir. Çünkü siyasetin içinde yer alanların, her alanda örnek insanlar olması lazım”

* “(Baykal’ı kastederek) Kendisinden önceki beline hakim olamadı. Hala bu medya, bu siyasiler ‘İnsanın özeline karışıyor’ diyorlar. Yahu kendi eşiyle mi bir şey oluyor da özel oluyor. Bu özel değil, bu genel genel. Bu genel bir ahlaksızlıktır…”

* “Yahu senin hayatın bu işlerle geçti. Bir kasetle duman oldun. Söylemeyecektim en sonunda konuşturdun.”

* “Komplo komplo dedi… Böyle birşey yapmadığını söylemiyor. İsmi geçen diğer kişi de bunu söylemiyor.

Recep Tayyip Erdoğan , Deniz Baykal’ın kaseti çıktığı günlerde miting meydanlarından ,televizyon ekranlarından bağıra-çağıra bunları söylüyordu. Şimdi onun yandaşları da sanki Deniz Baykal’ı çok seviyorlar gibi Deniz Baykal’ın parti içindeki muhalefetini kaşımaya çalışıyorlar.

Oysa Deniz Baykal Cumhurbaşkanı adayı yapılsa idi , Recep Tayyip Erdoğan ve yandaşları yine kaldıkları yerden kaset üzerinden saldırılarına devam edeceklerdi. Belki de bunların en çok istediği karşılarına Cumhurbaşkanı adaylığı için çok hevesli olan Deniz Baykal’ın çıkmasıydı. İşte o zaman çok rahat bir Cumhurbaşkanı seçim süreci yaşayacaklardı.

Oysa Deniz Baykal, Recep Tayyip Erdoğan’ı Başbakan yapan siyasetçi olmasına rağmen , Başbakan Erdoğan tarafından en acımasız , en ölçüsüz , en seviyesiz bir şekilde saldırılara muhatap olmuş birisidir.

Siyasi yasaklı Erdoğan’ın yolunu açarak onu Başbakan yapmasını “Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırmaya destek vermekle kendimle iftihar ediyorum” şeklinde izah etmiş Deniz Baykal’ı başının üstünde taşıması gereken Recep Tayyip Erdoğan tam aksine miting meydanlarında onu taşlamış ve yerden yere vurmuştur. Sen adamı Başbakan yap ama adam seni kaset tezgahı üzerinden yerden yere vursun !

Recep Tayyip Erdoğan’ın bu saldırılarına maruz kalan Deniz Baykal bu süreçteki siyaset tarzı ile yine ona çalışmaktadır. MHP ve CHP’nin toplumsal uzlaşma sağlama adına belirlediği ‘Çatı Aday’ Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’na yönelik CHP içinde tartışma ve karşıtlık yaratmaya çalışmaktadır. AKP’nin yandaş televizyon ve gazeteleri, MHP ve CHP’nin belirlediği ve diğer birçok partinin Cumhurbaşkanı adaylığına destek verdiği Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’na karşı yapılmasını istedikleri olumsuz açıklamalar için Deniz Baykal’ın ağzının içine bakmaktadırlar. Deniz Baykal’da hem kendi hem de ekibinin açıklamalarıyla, AKP’nin değirmenine su taşımaya devam etmektedir.

Oysa şimdi Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu karşıtlığı için CHP içini organize eden Deniz Baykal ,3 Kasım 2002 seçimleri sonrasında Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasaklı olması nedeniyle, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in AKP Kayseri Milletvekili Abdullah Gül’ü hükümeti kurmakla görevlendirmesini CHP Genel Başkanı sıfatıyla şöyle değerlendirmişti:

“Sayın Abdullah Gül iyi bir seçimdir. Değerli, deneyimli bir insandır, kendisine başarılar diliyorum, kutluyorum. Tabii Abdullah Gül’den daha iyi bir seçim, Tayyip Erdoğan olurdu. Keşke bir hukuk sorunu olmasaydı da Erdoğan doğrudan göreve başlama imkânı bulabilseydi. Ama AKP yönetiminin de tercihi ve anlayışı doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın böyle bir atama yapması çok yerinde olmuştur.”

Türkiye’ye her manada çok büyük zararlar vermiş olan Abdullah Gül’e ve Recep Tayyip Erdoğan’a bu övgülerde bulunan, onlara her türlü yolu açmış Deniz Baykal’a göre Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu yanlış bir isimdir ve asıl aday yapılması gereken kendisidir.

Deniz Baykal şuan CHP içindeki eylem ve söylemleriyle dün Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırarak Başbakan yapan ,şimdi ise Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yapmaya çalışan kişi olarak sanırım tarihe geçme hazırlıkları vardır.

Sanırım Deniz Baykal’ın Recep Tayyip Erdoğan ile gizli anlaşması var. Bu gizli anlaşma da herhalde Deniz Baykal’ın görevi sürekli Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yolunu açmak , Recep Tayyip Erdoğan’ın görevi ise Deniz Baykal’ı siyasi olarak bitirmek ve aşağılamaktır. Deniz Baykal’a yapılan kaset tezgahı sonrası ,Recep Tayyip Erdoğan’ın Deniz Baykal’a söylediklerini inanın şeytan bile kötülük olsun diye söylemez.

O yüzden Deniz Baykal’ın asıl görevi bu paradoksu ortadan kaldırmak olmalıdır. Sürekli iyilik yapıp, kötülük gördüğü adama niye “Celladına aşık mahkum” bağlılığı göstermektedir? Cevabınız nedir Sayın Baykal?

Deniz Baykal ve arkadaşları AKP’nin kimyasını ve ezberini bozan “Çatı Aday” modeline saldırmak yerine , Deniz Baykal’a alçakça yapılan kaset tezgahını ortaya çıkarmak için enerji ve zaman harcamalıdır.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden önce “- Baykal’ın görüntülerini organize eden Erdoğan’ı laptop’ın başında görüntüsünü çekmişler, gözlerimle izledim. Ben izledim. Başbakan Erdoğan’a o görüntüyü izletenler Erdoğan’ı da görüntüye alıyorlar. O konuşmalar internete düşen konuşmalardır. Haberi olmadan o bilgisayarın kamerasından da görüntüleniyor.” açıklamasını yapmış , Deniz Baykal’da buna karşılık “Kılıçdaroğlu, Başbakan’ı boşuna suçlamıyor” açıklamasını yapmıştı. Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu’na düşen o görüntüleri kamuoyu ile paylaşması ,Deniz Baykal’a düşen görevde bunun peşine düşmesidir.

Deniz Baykal’ın “Çatı Aday” modeline saldırmak ve saldırtmak gibi bir görevi değil ,kendine yapılan bu tuzağı ortaya çıkarma görevi vardır.

Ülkenin cepheleşmeden ,kutuplaşmadan, kavgalardan sıyrılmaya ve Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu gibi sağduyulu halini güce dönüştürmüş bir vizyona ihtiyacı vardır.

Deniz Baykal ve arkadaşları ya buna hizmet etme kararı alacaklar yada dün olduğu gibi yine Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yolunu açacaklardır. Yoksa Deniz Baykal “Recep Tayyip Erdoğan’ı ben Başbakan yaptım , şimdi Cumhurbaşkanı yapmazsam gözüm açık gider” hedefi peşinde midir?

Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan’da bulmadığı eksiklikleri ,Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nda bulan Deniz Baykal ilginç bir siyasi portre olarak tarihe geçmiştir.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.