Asikurtlar©

Değişim Diyenlerin Köksüzlüğü

Değişim Diyenlerin Köksüzlüğü
13 Temmuz 2016 - 12:10 'de eklendi ve 4345 kez görüntülendi.

Yeni AKP’nin İslamcılığı, Ortadoğu hamiliği, halifelik anlayışı buraya kadar… Kendini ne kadar İslamcıların başı gibi göstermeye çalışsa da, rahmetli Akif’in batıyı benzettiği gibi, tek dişli politik merkeze benzeyen, istişare denilen mekanizmayı, politbürosu bile yok edilen Yeni AKP, kendi içinde bile sessizce yargılanmaya başladı. Görünen o ki, İslami değerleri kullanarak iktidara gelen AKP, yenileşmeye çalışan şekliyle yine İslami değerleri yanlış kullanmasıyla krallığından devrilecektir. Firavun’un bile kurduğu tiran’ı ayakta tutamadığını düşünürsek, tarih şahittir, tüm diktatörlüklerin yok olup gittiğini görürüz.

Ama şöyle; ama böyle yıkılıp gitmişlerdir. Gidişleri de yıkılışlarına göre tantanalı, sessiz sedasız; ancak mutlaka şiddetli derecede hissedilerek olmuştur. Kimilerini yıkıldığı gün milli bayram ilan edilmiştir.
İnsan bir yerden sonra kendini zirveye taşıyanları, taşıyan değerleri unutup, onları takmazdan gelir ben yüksekteyim artık, Nirvana’ya vardım, kimseyi takmam, takamam havasına girerse, oradan aşağıya düştüğünde de hiçbir parçasının sağlam kalmayacağını bilmesi gerekir.

Eline geçen imkanı hoyratça kullanan, savuran ve kişisel isteklere, yani egolarına, kısaca nefsine yenilerek heba edenler, savundukları değerlerin doğruluğunu ortaya koyamamış, Allah’ın dinini, kurallarını, helalle haramı karıştırarak, yalancılığı hit yaparak milletten uzaklaştırmışlardır.

Bundan önceki yıllarda, ‘Suriye bizim iç işimiz’ deyip oradaki iç savaşa doğrudan müdahil olan ve oradaki bazı grupları destekleyen AKP hükümeti 5 yıl sonra Suriye konusunda da U dönüşü yapıyor, aynı Rusya, aynı İsrail konusunda, aynı Mısır konusunda yaptığı gibi.

Asılsız, mesnetsiz iddialarına tarihi de alet edenler, ülkemizi belirsizliğe sürüklemekte, Hıristiyan Avrupa’yı koruma uğruna Suriyelilere Avrupa kapılarını kapatmışlardır. Oysa Avrupa’ya kapağı atmak için denize gömülmeyi göze alanların bizim ülkemize ne faydası olacaktır. Bunu tartışmayı, bu soruyu sormayı bile zul sayanlar, tarihimizi çarpıtarak, adamları Çanakkale’de şehit oldular diyerek, topraklarımızda hak sahibi yapma gafletine, delaletine ve hatta ihanetine düşmüşlerdir.

Bütün bu Ortadoğu politikası uygulanırken duruma göre hareket eden, bir olaya sahiplenen, baktı ki işler kötüye gidiyor, hemen kendini geri çeken biri hariç, olaylarda baş aktör olarak emrindeki sultanları ortaya atmaktadır. İslami anlayış olarak demokratikleşme sürecini sultanlıklar olarak görenler, kendilerini Arap dostlarından daha yüksek görseler de, yaşayış olarak onların yaşam biçimlerinin dışına çıkamamışlardır.

Şimdi de geçmişteki büyüklük anlayışından vazgeçip, Bedevileşmeyi kabul etme yarışına girdiler. Dünkü sakat anlayışı, bırakın Ortadoğu’da, tüm dünyada bizi yalnız bırakan zihniyeti, Konyalı Akademisyen titrindeki birine yaptıran hakim zihniyet, şimdi de Bedevileşmeyi kabul ettiren, onlarla eş statüde kabul ettiğini gösteren anlayışı da, eski anlayıştan keskin bir U dönüşü yaptığını Erzincanlı bir esnafa yaptırmaktadır.

Yeni AKP’nin yeni politikası gereği, bu zihniyet diyor ki: “Irak’la Suriye ile Mısır ile bizim kavga etmemiz, ilişkilerimizin bozulması için çok nedenimiz yok ama ilişkilerimizin düzelmesi için çok neden var.”

Evet sizin Rusya ile de, İsrail’le de iyi olmanıza pek çok neden vardır. Bu iki uygulamayı yapan irade AKP iradesidir. Milli görüş gömleğini çıkarttık diyenlerin nasıl bir boşluğa düştüğünü, köksüzleştiklerini, ilk yola çıktıkları değerleri, paradigma değil; ama değişim adı altında gerçekleştirenlerin, şimdiki fırdöndülüklerini anlamanız dileğiyle…
Sağlıcakla kalın!
FİKRİ ATILBAZ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER