SON DAKİKA

Biat mı, liyakat mı?

KÖŞE YAZILARI

Hakça

Gündem Yazıları

DAVAMIZ VE MANAMIZ

Bu haber 25 Mayıs 2017 - 20:27 'de eklendi ve 3 kez görüntülendi.

Sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız Hz Peygamber’in hadisi şerifine ne kadar hakimiz?
Ne kadar uyabiliyor ve ne kadar uygulayabilmekteyiz?
Biz bu muyuz ya sahiden böyle mi bizim sevgimiz?
Ego, kibir, gurur insanlara üst perdeden bakmak ne kadar kişiliksizlik göstergesi olduğu aşikardır.
Ülkücü mütevazı olmak zorundadır..
Fitneye kapılar kapatılmalıdır.
Öneri olmadan daha iyisini ortaya koymadan yapılan her eleştiri fitnedir ve fitnenin bizzat kendisidir!.
Birbiri için ölüme seve seve giden, birbirini can bilen,’bize’ ne oluyor. Ağır hakaretler, ağza alınmayacak sözler..Bize öğretilen teşkilatçılık, yola çıktığını hiçbir şart altında yalnız bırakmamaktır.
Edepsizliğe edepsizlik etmeyendir!.
Yani ülkücülük sevgidir, merhamettir, rahmettir, berekettir, Ülküdaşını canı bilmektir.
Ülkücüler ayrılık gayrılık bilmezler.
Dava arkadaşlığıdır, gönüldaşlıtır!.
Bir ülkücü kolay kolay yetişmez. Ve ülkücüler teşkilatçılıktan asla taviz vermezler..
Ülkücüler kolay kolay nefislerine ve heveslerine yenilmezler.
Bir kemiğin ardından saatlerce yol giden itleri mutlu etmezler!.
***
Yaranamazsın!.
Birileri illa bir eksik bulur!.
Beğendiremezsin!!!
Gel şu işin başına geç desen kırk tane bahane uydurur!.
Eleştirmeye gelince mi?
Mangal da kül bırakmaz eser,gürler!.
***
Bak şecerelerine!.
Bir kez olsun dertlenmemiş, uzaktan uzağa ayar çekme eğiliminde olmuşlardır.
Ah ahh!..

***
Her karanlığın sonu aydınlık; her kış baharın yarınıdır..
Ülkücü hareket; çok sabretti, bekledi, mücadeleden yılmadı ve mücadeleyi terk etmedi.. Beş bine yakın şehit ile halisane Allah’ın rızasını gözetti..

İşte Bunun gibi…

Gecenin kör karanlığında, biraz sonra güneşin doğarak ortalığın aydınlanacağı söylense, eğer biraz akıl sahibi isek bu iddiaya inanmayız..!
Biliriz ki güneşin doğmasının yaklaştığını gösteren öncü alametler vardır.
Önce şafak sökecek ve fecrin siyah ipliği gecenin siyah ipliğinden seçilecek; tan yeri ağaracak, yıldızlar parlaklığını kaybederek sokak lambaları sönmeye yüz tutacak..!
Ve beklenen güneşin ilk ışıkları en uzak ufku aydınlatmaya başlayacak…
İşte bunun gibi bir fikrin iktidar vaktinin gelip gelmediğini o fikri oluşturan temel tezlerin ülke gündemini ve belli oranda da dünyanın gündemini belirleyerek; başlayıp başlamadığına bakarak anlayabiliriz.

Bu temel kısaslardan yola çıkarak Türk İslam ülküsünden kaynağını alan Türk milliyetçiliği fikrinin iktidar hedefine ne kadar yakın olduğunu irdelemeye çalışalım.
Dün savunmuş olduğu temel tezlerden dolayı anlaşılamayan ya da anlamak istenmeyen fakat yine aynı temel tezleri milli ve uluslararası boyutta gelişen ciddi ve büyük fikirler sonucunda duruşunu asla ve kati bozmayan parti hangisidir?

Başka bir ifade ile tarih hangi fikir hareketini ve onun liderini haklı çıkarmıştır?
Evet, MHP yüzde ikileri , sekizleri görmüş fikri duruşu ve oluşumu ile başarılı bir fikir hareketidir. Tek taviz vermediği noktası ise inanç, milli duruş ve haktan yana oluşudur.

Bugünün siyasal ekseninin merkezini oluşturan temel kabul görmüş fikirler MHP nin temel tezlerini oluşturmaktadır. Bu tespiti yapmak için uzun uzadıya siyasi sosyo kültürel tahliller yapmaya gerek yoktur. Çünkü tarih bu fikri ve liderini her daim haklı çıkarmıştır.

İç ve dış konjonktürün getirdiği onlarca yıldır, fikriyle zikri zıt muhalif rüzgârlara karşı inançla sabırla ve inatla savunduğu temel tezleriyle kucaklaşması onu dimdik ayakta tutan en temel özelliğidir!.
***
Ülkücü, bir başka Ülkücünün hatalarıyla uğraşmak yerine onun eksiklerini tamamlamaya çalışmalıdır. Bunun ötesi menfaatçiliğe, bencilliğe girer. Ülkücü de insandı elbet, hata yapabilir. Ancak hatadan dönme erdemini göstermek de Ülkücülüğün şiarındandır.
Ülküdaşlık hukukunun temelindede etken olan ve ve devamlılığını saglayan en önemli faktör, mensubiyet şuurudur.
Mensubiyet şuuru, ülkücülerin, birer parçası oldukları camiaya bağlılıklarını sürdürmelerini, camiaya karşı sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlayan en kuvvetli etkendir.
Öyle ki, mensubiyet şuuru, Ülkücüleri nefisleriyle baş başa bırakmaz, yalnızken bile hep yanlarında biri varmış gibi sorumlu ve özenli hareket etmelerini sağlar.

Çünkü sen menfi davranamazsın!!
Çünkü sen fevri hareket edemezsin!!
Çünkü sen tek başına değil bir mefkurenin mensubusun!!
Çünkü sen sadece Türkiye’nin değil Bir buçuk milyar Müslümanın ve üç yüz elli milyonluk Türk dünyasının umudusun!.
Camianın ortak vicdanı, ortak bakış açısı, ortak acıları ve sevinçleri vardır. Yediği ekmekte, içtiği suda bile!.
Ufak tefek sorunlar, kişisel çıkarların öne çıktığı münferit olaylar yok muydu camiamızda?
Elbette vardı.
Ancak mensubiyet baskısı, vicdan mukakemesi ve teşkilata bağlılık duygusunun çekim alanı öylesine güçlüdür ki sorunların bertarafı da çok basittir!.
Ben değil biz demek,
Ülküdaşın ile gurur duymak, yaptığı hatadan kendin yapmış gibi utanmak,
Edep ve adabı elden bırakmamak..
Manamız budur ve davamız bunu gerektirir!..
Selam saygı ve dua ile!.

Cafer KARDAŞ

Cafer KARDAŞcafer@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.