SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

Dakika Bir, Gol Bir

Bu haber 18 Ağustos 2014 - 11:20 'de eklendi ve 5 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Cumhurbaşkanlığı makamına Recep Tayyip Erdoğan’ın nasıl bir ortamda ve hangi şartların itmesiyle oturduğunu çok iyi bilmek ve bütün değerlendirmelerde bu durumu gözden uzak tutmamak gerekiyor. Bu durum aynı zamanda bundan sonra ne olacağını anlamak ve anlatmak için de gereklidir.

Türkiye hiç bu durumlara düşmemişti

Bugün AKP sözcüleri ve yanaşmalarının en büyük argümanı, 12 yılda ülkenin büyük bir değişime uğraması, kalkınması ve itibar kazanmasıdır. Oysa bu iddiaların hiçbir temeli yoktur ve gerçekler tam tersini söylemektedir. Yapılan, siyahı beyaz, yanlışı doğru, kötüyü iyi, ihaneti başarı olarak gösteren bir algı operasyonundan başka bir şey değildir. Bu durum AKP’nin duruma göre vaziyet alan toplama menfaat ortaklığı olduğu ve bir toplum mühendisliği projesi olarak vizyona sokulduğu gerçeğiyle de örtüşmektedir. Ülkede bir değişim yaşandığı doğrudur. Ancak bu bütün değerlerin, bütün kuralların, hukukun, demokrasinin yok edilmesi ve milletin inanacağı ve güveneceği hiçbir kurumun kalmaması değişimidir. Kalkınma ve ekonomik gelişme lafı, ayrı bir tiyatrodur ve külliyen yalandır. Dünyanın en büyük hırsızlıkları gibi en büyük yalanları da bu dönemde söyleniyor. Devletin rakamları ekonominin Cumhuriyet tarihindeki en başarısız dönemini yaşadığını kesin olarak ortaya koyuyor. AKP’nin 12 yıllık kalkınma hızı ortalaması, Cumhuriyet tarihi ortalamasının altındadır. Ülke AKP’ye teslim edilirken ekonomik gelişmişlikte dünyada 17’nci sıradaydı, şimdi 18’nci sıradadır. Sadece bu veriler, ekonominin aslında ne olduğunu bütün çıplaklığı ile belgelemektedir. İtibar konusunu zaten hiç açmamak lazım. Zira, Türkiye hiç bu durumlara düşmemiş, hiç bu kadar alay konusu edilmemişti.

Toplumsal çürüme had safhada

Erdoğan’a 3 dönem iktidar vermenin bedeli, bitmiş tükenmiş bölücü ihanetin yeniden hortlatılması, buna bağlı olarak İmralı’daki bebek katiliyle masa kurulması ve ülkenin bölünme noktasına getirilmesi olmuştur. Bu kadarla da kalmamıştır. Türkiye içeriden ve dışarıdan kelimenin tam anlamıyla amansız bir kuşatmaya alınmış, bütün kırmızı çizgileri silinmiş, itibarı yerlerde sürünmüş ve üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi konumuna düşürülmüştür. Ekonomi borç batağına saplanmış, millet etnik ve mezhep temelli ayrıştırılmış, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet sıradanlaşmış, toplumsal çürüme had safhaya ulaşmıştır. Başta kadın cinayetleri olmak üzere her türlü kanunsuzluk patlama yapmış ve gergin, tahammülsüz, tamamen menfaat odaklı bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu hazin gidişe bağlı olarak medeni dünya Türkiye ile arasına mesafe koymuş ve uzaklaşmış, AKP hükümetinin İmralı canisi ve Barzani Peşmergesi dışında tutunacak dalı, sarılacak dostu kalmamıştır. Menfaatin bütün insani, milli ve manevi değerlerin önüne geçmesi bir sisteme dönüşmüş ve AKP’nin besin kaynağı olmuştur. Bugün AKP’ye taban olan kesimde menfaat dışında hiçbir şeyin önemi ve anlamı yoktur. Diğer bir tabirle, bu kesimin menfaat için feda edemeyeceği, ayaklarının altına alamayacağı hiç, ama hiçbir değer kalmamıştır.

Gerginlik ve çatışma artacak

Bu tablo Erdoğan’ın nasıl Cumhurbaşkanı olduğunu ve bundan sonra nelerin yaşanacağını ve hangi bedellerin ödeneceğini de belgeliyor. Nitekim, daha koltuğa oturmadan, Türkiye’nin nasıl bir çıkmaza saplandığı acı biçimde görülmüştür. Seçim gecesi balkon konuşmasında 77 milyonun Cumhurbaşkanı olacağını söyleyen Erdoğan, 12 yıllık siciline uygun olarak, ertesi gün ayrıştırmaya, kategorize etmeye hızlı biçimde girişmiş, katılacağı toplantılara kimin gelip gelmeyeceğine, Köşk kapıların kimlere açık olacağına dair beyanlarda bulunmakta bir sakınca görmemiştir. Cumhurbaşkanı olduğu YSK kararı ve gönderilen mazbata ile kesinleşmiş olmasına rağmen, Anayasayı, hukuku, kanunu tanımayacağını, kendisiyle ve kendi menfaatleriyle sınırlı düzeni daha acımasız şekilde sürdürmeye devam edeceğini göstermiş, yeni ve daha büyük gerginlik ve çatışmaların yolunu şimdiden açmıştır.

Heykel diktiler

Bu kadarla kalsa şükredeceğiz. Ülkenin ayrıştırılması, milletin çatıştırılması yoluyla kendi tabanını angaje tutma çabasına, PKK ile kurulan ihanet ortaklığının da artarak devam edeceğini derin bir endişe ile izliyoruz. İmralı canisinden ve karşılık olarak ülkenin varlığını ve birliğini çözmekten sorumlu bakandan gelen açıklamalar, Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde fiilen bölünmüş olan ülkenin, Cumhurbaşkanlığı döneminde resmiyet kazanma noktasına götürüleceğini göstermektedir. PKK’nın silahla elde edemediği her şeyi masa başında teslim etmiş ve bunun adına da, “çözüm” demişlerdir. Aksi halde, kan döken, cinayet işleyen, kahpe saldırılar yapan katil teröristlerin heykelinin dikilmesi nasıl mümkün olabilirdi? Bu duruma yol verenler, hiç utamadan ve sıkılmadan heykeli dikilen kalleşlerin şehit ettiği askerlerimizin analarının babalarının yüzüne nasıl bakacaklar. Bir şehit babası çıkıp, “Ey Cumhurbaşkanı, eğer benim evladımı katledenlerin heykeli dikiliyorsa, şehidimin hesabını kimden soracağım?” derse ne cevap vereceksiniz?

Allah razı olmaz

AKP’ye iktidar vermenin bedelini şimdi hep birlikte ağır biçimde ödüyoruz. Etnik ve mezhep temelli ayrışarak, sokaklarda birbirimize tahammül edemeyerek, küçük menfaatler uğruna bütün değerlerimizi ayaklar altına alarak, bayrağımızın indirilmesine sessiz kalarak, terör örgütlerinin eline geçen konsolosluk görevlilerimizi yok sayarak, ülkenin bölünmesine göz yumarak, dünyada itibarsız ve yalnız hale gelerek ödüyoruz. Bunun adına da milletle dalga geçerek, “yeni Türkiye” diyorlar. Bu rezilliğin yeni olduğu ve Türkiye’de yaşandığını kast ediyor olmalılar. Bunların sadece bir tanesi başka bir ülkede kıyametin kopmasına ve sebep olanların bırakın siyasette kalmasını silinip yok olmalarına fazlasıyla yeterlidir. Bizde ise bu sicilin sahipleri ödüllendiriliyor ve Cumhurbaşkanlığı ile taltif ediliyor. Bu normal bir gidiş, normal bir hal, normal bir sonuç değildir. Bu vahamete, yalan, talan ve ihanete birileri razı olabilir, ama ne vicdan, ne iman ne de Allah razı olmaz. Bize imanımız, Kuran’ımız, Peygamberimiz böyle söylüyor. Göreceksiniz razı olmayacak ve bunun zaten ödemek zorunda kaldığımız bedelini, çok daha ağır ve acı biçimde millet olarak ödemek zorunda kalacağız.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.