SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Çuval içindeki ordu ne yapabilir?

Bu haber 15 Nisan 2013 - 13:24 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Ülkemiz uçurumun kenarında…

İnsanımız birlik beraberliğini kaybetmiş, suni tartışmalar içerisinde oyalanmakta, dini ve milli değerleri aşındırılmış, dönüştürülmüş ve başkalaştırılmıştır.

İktidar sahipleri bölücülerin taleplerini meclise kadar taşımış ve müzakere etmekte… Ordunun eli kolu bağlanmış, siyasetin dışına çekilmesi yalanıyla adeta, teslim alınmıştır.

Komutanları sudan bahanelerle, hapislere atılmış ve büyük bir hesaplaşmanın kurbanı yapılmıştır. Altı yüz bin kişilik bir kuvvet, demokrasi numaralarıyla çuvallanmış ve iş göremez hale getirilmiştir.

Bunun ilk işaret fişeği Kuzey Irak’ta atılmıştı. Amerika’nın kuruluş yıldönümüne rastlayan 4 Temmuz 2004 gecesi, birlikte çay içme yalanı ile Amerikan askerleri Türk askeri karargâhına girmişlerdi. Askerlerimiz kendilerine misafir olan Amerikalılara, çay ikram ederken teslim alınıp, başlarına çuval geçirilmişti.

Eğer o günü her şeye rağmen askerlerimiz “vatan sağ olsun” diyerek orada ölmeyi seçmiş olsalardı. Bugün bu başımıza gelenlerin hiç birisi olmayacaktı. Yani bugün “askerle hesaplaşma ve PKK ile helalleşme” dönemini yaşamayacaktık. Askerin sıfırla çarpılmasını ve PKK ile eşitlenmesini de…

Bugün terör örgütü ak’laştı. Nerdeyse ülkenin “silahlı unsuru” haline geldi. Yaptıkları yanlarına kar kalarak, sınır ötesine çıkması Meclis kararı ile olacaktı ki, Apo ve Fidan’ların ortak kararıyla Esad’a karşı savaşmaya gönderildiler!

Adeta ülkenin yeni silahlı gücü… Satılmış basın ve yayın organlarınca terör örgütü yerine “Silahlı unsurlar” denilmesi oldukça dikkat çekici… PKK yarın bir gün “biz bu ülkenin silahlı gücü olarak Suriye’de savaştık” derse hiç şaşmayalım.

İktidar, TSK’yı Esad’a karşı savaştırmayı düşündü ama halkın yoğun tepkisini göze alamadı.

Bunun yerine şimdi PKK’yı göndermiş görünüyor.

Askerlere iftira atarlarken fısıltı gazetelerinde en çok dillendirdikleri “bunlar PKK ile işbirliği yapıyorlar” yalanıydı.

Şimdi kimler işbirliği yapıyor, dünya görüyor artık…

Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner…

Sırtlarını dayadıkları Atlantik’ten gün gelir “hesap dönerse”, bu gün içerde olanlarla yer değiştirirler.

Asker milleti koruyan ve kollayan zırhtı. Bugün bu zırh delinmiştir. Millet artık korumasız sürü halini almış ve Apo’nun düdüğü ile sağa sola sürülmek istenmektedir.

Geldiğimiz bu noktada, bir düşünmemiz ve yaşadıklarımızı hatırlamamız gerekiyor.

Askere dün demokrat değil diye saldıranlarla, dindar değil diye saldıranların bugün “Öcalan” safında birleştiği bir gerçek artık. Bu sebeple Apo’yu “nurcu” ve “sayın” yaptılar.

Dertleri ne askerin dindar olması ne de demokrat olmasıydı.

Bu işin kılıfıydı…

Dertleri ve hedefleri, Türkiye Cumhuriyeti devletiydi.

Bugün halen, Haçlının elinde oyuncak gibi kendi devletleri aleyhinde kullanıldığının farkında olmayan sarıklı-sarıksız, takkeli-takkesiz zangoçlar yığını mevcut.

Askeri dindar veya demokrat yaptıklarını sanıyorlar.

Oysa gemiyi deldiklerinin farkında değiller.

O kadar akıl bunlarda ne arar?

Olsaydı zaten kullanılmazlardı.

Hâlbuki askerin görevi, ne dindar olmak ne de demokrat olmaktır. Onun görevi vatanı müdafaa etmektir.

Bugün vatanı müdafaa görevini yaptığı söylenemez.

Suçlamıyorum…

Çuval içindeki ordu ne yapabilir?

Yusuf KARACA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.