Asikurtlar©

CUMHURİYETİN REFLEKSİ

CUMHURİYETİN REFLEKSİ
17 Nisan 2016 - 21:13 'de eklendi ve 4091 kez görüntülendi.

Eskiler ‘’Zırva tevil götürmez’’ demiş. Yani saçmalıkları anlamaya yada anlam çıkarmaya çalışmak; zaman kaybetmekten başka bir şey değil.

 

Fakat son yıllarda o kadar çok saçmalığa şahit  olduk ki, Türk siyaseti bir bütün olarak saçmalığın ta kendisi haline geldi. Garip ve korkunç olan ise; milletçe bu saçmalıkları kanıksamış hatta keramet arar hale gelmiş olmamız. Hal böyle olunca da, ülke olarak kaybettiğimiz; sadece zaman olmadı, maalesef!

 

Basiretsiz ve sorumsuz politikaların sonucu olarak ülkemizin geldiği noktada; Eskiden haftada yada iki veya üç haftada bir manşet haber olarak verilen haberlerden hemen hergün, onlarcasına aynı haber kuşağında şahit oluyoruz. Oluyoruz da ‘’milletçe üzerimize nasıl bir algı operasyonu uygulandıysa artık’’ umursamıyoruz bile.

 

Son aylarda aldığımız yüzlerce şehit haberi o kadar sıradan karşılanır hale geldi ki; toplum olarak gösterdiğimiz (daha doğrusu gösteremediğimiz) tepki nedeniyle maalesef ölmez dediğimiz “şehitlerimiz ölüyor!

 

Sıradanlaşan; sadece, hergün aldığımız onlarca şehit haberi de değil;  aynı şekilde olağan demokratik işleyiş içinde her biri iktidarı alaşağı edecek yüzlerce yanlış da çok sıradan bir hale geldi. Yapılan bu yanlışlardan taviz alan ve şımaran terörist şehrin ortasında askere polise kimlik sormaya kalktı. İş çığırından öyle bir çıktı ki Erdoğan, cumhurbaşkanı sıfatı ile ‘’Oraları yeniden vatan yapmaya çalışıyoruz’’ demek zorunda kaldı.

 

Fakat ne olduysa artık, son günlerde; daha önce bozulan bir çok işleyişin tekrar eski haline döndürülmesi yönünde birtakım düzenlemelere şahit oluyoruz. Bu düzenlemeler; iktidarın yaptığı hataları geç de olsa fark ederek  daha önce bozduğu sistematik ve kurumsal işleyişi onarma çabaları ise (her ne kadar Amerika kıtasını yeniden keşfetmek gibi de olsa) bu bile bir şeydir.

 

Biliyorsunuz bu düzenlemelerden biride; terörle mücadelede daha önce askerden alınarak valilere verilen operasyon yetkisinin, valilerden alınarak tekrar askere verilmesi.

 

Fakat bazı şeylerde  öyle ‘’aldım verdim’’ demek yetmiyor.

Yapılan yanlışların ortaya çıkan ciddi sonuçları ne olacak?

 

Madem bir hatadır oldu; hatadan dönmek için yüzlerce askerimizin polisimizin şehit olması neden beklendi?

 

Türkiye şartlarında, terörle mücadelede; emir komutayı askerin elinden alarak devre dışı bırakmak, ihanet değilse gaflettir. Bu nedenle yetkinin tekrar askere verilmesi yetmez. Verilen yüzlerce şehidin hesabı da istihbarat saklayanlardan ve operasyonları engelleyenlerden sorulmalı. İşte yapılan bir gaflet mi yoksa korkunç bir ihanet mi o zaman anlayacağız. İktidar operasyon izni vermeyerek terör örgütünün şehirlere yerleşmesine ve tuzaklamasına, alan açan validen hesap sorarsa o zaman yapılan, iktidarın gafleti valinin ihanetidir. Yok valilerden hesap sorulmaz ise o zaman bu düpedüz iktidarın ihanetidir. Yani ya iktidar verilen yetkiye rağmen terörle mücadelede zaafiyet gösteren valilerden hesap soracak, yada Türk Milleti bu iktidardan bunun hesabını soracak.

 

İstihbarat demişken, tabi MİT’i de unutmamak lazım!

çözüm sürecinde hergün adını defalarca duyduğumuz, duymakla da kalmayıp hangi Tv. kanalını açsak ”ülkenin ikinci adamı olduğunu düşündürecek kadar” sıklıkla gördüğümüz MİT müsteşarı nerede?

 

Güneydoğuda; şehirler köstebek yuvasına çevrilirken, binlerce bomba ile evler okullar camiler tuzaklanırken neredeydi bu MİT?

 

Cumhuriyetin dinamiklerinin, bozulanları tekrar onarmaya başlandığı bu günlerde umarım MİT’de tekrar başbakanlığa bağlanarak asli işlevine döndürülür.

 

Bu arada Erdoğan’ın ‘’Yerli ve Milli polis teşkilatı inşa ediliyor’’ sözlerini de yine (sözde) çözüm süreci  çerçevesinde; terör örgütüne hoşluk olsun diye, kırılan refleksinin yeniden polis teşkilatına kazandırılması olarak değerlendirmek lazım. (Çünkü, Türk Polis Teşkilatı AKP iktidarından önce zaten yerli ve milli idi)

 

 

Özetle; ben bütün bu gelişmeleri; kurucu ruhun oluşturduğu ‘’cumhuriyeti koruma refleksinin’’ harekete geçmesi olarak görüyorum.

 

Bir kez daha anlıyoruz ki kuranlar; Türkiye Cumhuriyetinin kendisini koruyacak refleksini de en güzel şekilde oluşturmuşlar. Bu gelişmelerin istikametine baktığımızda, çıkaracağımız bir başka sonuç ise; Parlamenter sistemi hedef alan başkanlık arayışlarının da önümüzdeki aylarda sona ereceğidir.

 

Şahap Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER