|
DEPOSUNDA ‘FİGÜRAN’ SAKLAYANLAR |
|
|
|
|
Asikurtlar tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 17 Ağustos 2010 21:10 |
Türk milliyetçiliğinin ve Ülkücü Hareketin en büyük düşmanı olan AKP iktidarı, tilki sinsiliğinde son günlerde Ülkücü Harekete dadanmaya başladı. Önce ihanet projesi olan Kürt açılımında, sonra da referandum sürecinde figüran kılıklı adamları “Ülkücü-eski Ülkücü, eski MHP’li, Ülkücü Hareketin etkili ismi, Ülkücü ağabey” gibi sıfatlar vererek konuşturuyorlar, sonrada bunların satılmışlığı üzerinden referandumda “Evet” oyu devşirmeye çalışıyorlar.
Konuşturduklarının içinde bir tane MHP’li, Ülkücü yok... Hepsi ya başka partilerde, ya cemaatin kölesi olmuş, yada iktidarın fitnelerini yaymada rol almış kişilerdir.
Çocukluğumdan beri, yaklaşık 19 senedir Ülkücü Hareket içerisindeyim. Adını, sanını duymadığımız, MHP’nin, Ülkücü Hareketin hiçbir etkinliğinde görmediğimiz adamlar bugün AKP’nin medyasında “Büyük dava adamları” diye pazarlanmaktadır.1980 öncesi hasbelkader Ülkücü Hareket ile Ülkücüler ile diyalogu olmuş olsa da,1980 sonrası bir daha yolu MHP’ye düşmemiş adamları ancak AKP’nin sinsi tezgâhtarlığı bu şekilde pazarlayabilirdi, şimdi olduğu gibi.
O tezgâhta pazarlanan adamlarda ‘AKP’ye yalakalık yapacağım’ diye MHP yönetimine kin ve nefret kusuyorlar. Bu AKP’nin tezgâhında pazarlanan adamlarda nasıl bir mide, nasıl bir karakter var hala anlayabilmiş değilim…
AKP’nin Türk milliyetçiliğine ve Ülkücü Harekete düşmanlığı bilindiği halde, Ülkücülerden AKP’ye destek isteyebilmektedirler. Bu Anayasa Değişikliği sadece AKP’yi kurtarma operasyonudur. Türk milletini değil, sadece AKP’nin menfaatlerini ilgilendirmektedir. O yüzden AKP referandumda “Evet” kazanmak için her yola başvurmaktadır.
AKP bu konuda kendine güvenemediği için başka partilerin tabanı üzerinden hedefine ulaşmaya çalışmaktadır. Recep Tayyip Erdoğan, etmedik hakaret bırakmadığı MHP’lilere, Ülkücülere miting meydanlarından “MHP’li kardeşlerim, Ülkücü kardeşlerim…” diye seslenerek adeta bir siyasi dilenci gibi referandumda “Evet” oyu toplamaya çalışmaktadır. AKP’ye çeşitli sıfatlar kullanarak destek vermeye çalışanlarda işte bu siyasi dilenciliğin yardımcı oyuncularıdır.
AKP iktidarı bir de referandum sürecine girildiği günden itibaren MHP’nin belde belediyelerine dadandı. Bugüne kadar hizmet götürmediği, maddi yardımda bulunmadığı belediye başkanlarına “hizmet ve maddi yardım” sözü vererek, istifa ettiriyorlar ve aynı kalemden çıkmış tek tip açıklamalarla 12 Eylül 2010 tarihinde referandumda “Evet” oyu vereceklerini açıklıyorlar.
Karakteri zayıf olanlar bu tuzağa düşüyor, karakteri sağlam olanlardan bu ahlaksız tekliflere karşı tavrını gösteriyor.
İstifa ettirilen belediye başkanları “MHP’nin BDP ile aynı safta yer almasını kabul edemiyoruz.” şeklinde AKP’nin propagandasını tekrarlıyorlardı. (AB)(D)ullah Öcalan, referandumda boykot kararını kaldıran ve “Evet” anlamı çıkan açıklamalar yaptı ve AKP’nin oyunu bozuldu. Ne olacak şimdi istifa eden o 4-5 belde belediye başkanı AKP’den de istifa edecek mi? O belediye başkanları ne kadar hassasmış da haberimiz olmamış…
AKP’li ve BDP’li yetkililer rakı masalarında Apo’nun sağlığı için kadeh kaldırırken, PKK’lı teröristleri Habur Sınır kapısında karşılama organizesi yapmak için, Atatürk Orman Çiftliği’nde gizli toplantılar yaparken hiç basında açıklama yaparken görmedik… Ne hikmetse birden hassasiyet sahibi oldular ve AKP’nin yalan propagandaları ile MHP’yi haysiyetsizce hançerlediler.
,Onların ne yaptıklarının, ne de söylediklerinin bir mantığı yoktur. Bu belediye başkanlarına iktidar gücü ile her türlü baskıyı yaptırarak istifa ettiren AKP’nin yandaş medyası bir de utanmadan “MHP’den Belediye Başkanlarına baskı” şeklinde haber bile yaptırabilmektedir.
AKP medyasında Ülkücülük ve MHP’lilik şu an en fazla reyting alan konudur. AKP’nin kendi politikaları adına diyeceği müspet bir şeyi olmadığı için, onlarda sürekli Ülkücüleri, MHP’lileri etkilemeye yönelik yayın politikası yapmaktadır.
Bugüne kadar hiç görmediğimiz, hiç duymadığımız adamları nerden nasıl buluyorlar akıl almıyor. Ülkücülere hep kötü gözle bakan cemaat ve AKP iktidarı şimdi, Ülkücüleri öve öve bitiremiyor. Kölesi haline getirdikleri insanları da, robot misali kullanıyorlar.
Ne yaptıklarının, ne de söylediklerinin bir mantığı yoktur. Bu belediye başkanlarına iktidar gücü ile her türlü baskıyı yaptırarak istifa ettiren AKP’nin yandaş medyası birde utanmadan “MHP’den Belediye Başkanlarına baskı” şeklinde haber bile yaptırabilmektedir.
AKP medyasında Ülkücülük ve MHP’lilik şuan en fazla reyting alan konudur. AKP’nin kendi politikaları adına diyeceği müspet bir şeyi olmadığı için, onlarda sürekli Ülkücüleri, MHP’lileri etkilemeye dönük yayın politikası yapmaktadır.
Bugüne kadar hiç görmediğimiz, hiç duymadığımız adamları nerden nasıl buluyorlar akıl almıyor. Ülkücülere hep kötü gözle bakan cemaat ve AKP iktidarı, şimdi Ülkücüleri öve öve bitiremiyor. Kölesi haline getirdikleri insanları da, robot misali kullanıyorlar. Bir Ülkücünün, bir MHP’linin AKP’ye destek vermesinin mümkün olmadığını bilemeyecek kadar zekâ düşüklüğü yaşayanlar, depodan çıkardıkları köleleriyle MHP’yi etkilemeye çalışmaktadırlar. Ama hiçbir Ülkücü bu oyunlara kanmamaktadır. Bir Ülkücü, AKP iktidarının da ve o malum cemaatin de ne olduğunu, kendisine nasıl baktığını gayet net bu süreçte anlamıştır.Çünkü bu hareketli ortam Cemaat önderinin Ülkücüye “Terörist ve eli kanlı insan bozmaları” sözünü,Recep Tayyip Erdoğan’ın da “Irkçı,kafatasçı,mafya bozuntuları” sözünü birkez daha beyinlere kazımıştır.Ülkücü kimin dost,kimin düşmanı olduğunu birkez daha gördü ve öğrendi…Asıl mücadele bundan sonra başlıyor.
|