"The Gülen Movement" konferansı için ABD’ye giden ve köşe yazarı olduğu Radikal Gazetesi’nde izlenimlerini “Hizmet ile 10 gün” başlığı adı altında yazı dizisi ile değerlendiren Namık Kemal Zeybek, Fetullah Gülen’i ve çalışmalarını öyle yüksek yağ(!) oranında anlatmış ki, geçtiğimiz yıllar bu cemaati yerden yere vuranın kendisi olduğunu unutturmaya çalışmış… Ama biz parti ve düşünce değiştirme konusunda bir uzman olan Namık Kemal Zeybek’in unutturmaya çalıştıklarını kamuoyuna bir kez daha hatırlatacağız. Tıpkı geçmişte yaptığımız gibi… Namık Kemal Zeybek, dün çok ağır eleştiriler getirdiği cemaate bugün övgüler dizmeye başladıysa acaba ’ gezmedik parti bırakmayayım, birde cemaat üzerinden AKP’ye de gireyim” diye mi düşünmektedir? Biz bu yazı dizisini, Zeybek’in siyasi karakterine bakarak böyle değerlendiriyoruz. Olmaz olmaz demeyin, Namık Kemal Zeybek gibi bir siyasi kişilikle her şey olur. MHP, ANAP, DYP, MHP, BBP ve en sonda Demokrat Parti’ye geçtiğimiz haftalarda katılımı gerçekleşen Namık Kemal Zeybek’in AKP’ye katılması da bizleri hiç şaşırtmaz. Fetullah Gülen’i bu kadar övdükten sonra bu cemaatin kontrolünde olan AKP’ye katılacak kıvama geldiğini de göstermektedir. Fetullah Gülen’i cemaatin yayın organlarındaki yazarlar bile bu derecede övmeyi başaramamışlardır, cemaatin yayın organlarını düzenli takip ederim Namık Kemal Zeybek hepsini fersah fersah geçmiştir. Namık Kemal Zeybek “Hizmet ile 10 gün” başlıklı yazı dizisinin ilk gününü “Hizmet Hareketi ABD'nin değil, bizim başarımızdır. Hatta ABD'nin ve bizim içimizden birilerine rağmen…” şeklinde bitirmiştir. Fetullah Gülen bile “Amerika ile iyi geçinmezseniz işinizi bozarlar. Amerika’nın bize yarım arpa kadar sadece bizim menfaatimize desteği yoktur. Buna rağmen şurada bulunmamıza izin veriyorsa, bu bizim için bir avantajsa, bu avantajı sağlıyor demektir."( Fetullah Gülen İle New York Sohbeti- Nevval Sevindi) derken, Namık Kemal Zeybek’in ‘ABD’ye rağmen hizmet yapılıyor’ gibi kraldan çok kralcılığa soyunması yeni bir siyasi transferi planladığına işaret etmektedir. Nede olsa Namık Kemal Zeybek’in bonservisi elinde olduğu için transferlerde bir sıkıntı çekmiyor. Canı nereyi isterse giyiyor siyasi formasını gidiyor oraya… Fetullah Gülen’in Türk milliyetçilerine ve Ülkücülere yönelik kendi internet sitesinde yer alan “Eskiden tehlikeler hariçten gelirdi; onun için mukavemet kolaydı. Şimdi tehlike içeriden geliyor. “Türk Milleti” diyen, “vatan, ülke, ülkü, bayrak” sözlerini dilinden hiç düşürmeyen ve hatta “din, iman, Kur’an” fedaisiymiş gibi arz-ı endâm eden bir sürü eli kanlı insan bozması var meydanlarda. Bunlar “milli ruh” diye diye milletin önüne kuyular kazıyorlar,” şeklindeki hakaretleri Türk milliyetçileri ve Ülkücüler arasında büyük öfkeye sebebiyet verip, tartışmaları hala devam ederken, Namık Kemal Zeybek’in işgüzarlık yapıp, ABD’de gördüklerini Türk milliyetçiliğine hizmet olarak anlatması ar damarının çatladığını göstermektedir. Namık Kemal Zeybek yazı dizisinin bir bölümünde diyor ki: Evet, Hizmet’te Türklüğün ‘milli, manevi ve insani’ esasları görüyorum... Tabii Türk Milliyetçiliği budur deyip duruyorum: “Milli, Manevi ve İnsani değerleri dengelemiş ve dünya dengelerine katkıda bulanan bir fikriyat...” Türk milliyetçiliği düşmanlığını en başlıca misyon edinmiş, Türklüğü ortadan kaldıracak her adımı atan, PKK açılımı ile bölücüleri meşrulaştıran AKP iktidarına maddi ve manevi sonsuz destek veren cemaatin, Türk milliyetçiliğine hizmet ettiğini de siyaset dünyasının bol bol döneni olan Namık Kemal Zeybek’ten öğrenmiş olduk… Namık Kemal Zeybek tüm bunları ya AKP’ye geçmek için yada müstakbel bacanağı Aydın Doğan’ı AKP’nin gazabından kurtarmak için yapmaktadır. Neden ve niçin yaptığı zamanla ortaya çıkacaktır. Ama gelin bizler geçtiğimiz yıllarda Namık Kemal Zeybek cemaatin çalışmalarına neler söylemiş bunların ışığında bugün attığı taklaları sorgulayalım: “DİNLERARASI Diyalog, Hıristiyanlığın bir taktik yaklaşımı. Taktiğe taktik ile yaklaşırsanız sıkıntı yok. Ama kendinizi kaptırırsanız, tuzağa düşersiniz. Tuzağa düşülmüştür. Öylesine düşülmüştür ki; hayatı İslam vaizliğiyle geçen bir emekli din görevlisi için hazırlanan kitabın adı Diyaloğa Adanan Hayat olmuştur. Üstelik diyalog değil diyaloğ...( 17.10.2003/Tercüman) *** “1997'de Abant'ta yapılan toplantıda devlet ile ilgili değerlendirmelerde eski komünist, şimdi liberalist birtakım kişilerle aynı çizgide ve ortak anlayışta olduklarını gördüğümden beri bu hareketi Türkiye için zararlı buluyorum. Diyalog adı altında yaptıkları ve Müslümanlar'ın misyonerler karşısındaki direnişini kıracağına inandığım çalışmaları Müslümanlık için zararlı ve İslam açısından yanlış buluyorum. Amerika’yı Irak vahşetinden sonra bile desteklemelerini insanlık için zararlı buluyorum. Rusçanın baskısından kurtulmaya çalışan ve öz dillerine dönmek çabası içindeki Türk Cumhuriyetleri'nde açtıkları okullarda İngilizce eğitim yapmalarını zararlı buluyorum.” (11.09.2004/Tercüman) *** Cemaat lideri bir süre sonra holding patronu haline gelir. Holdingin niteliği ve niceliği uluslararası boyuta ulaşmışsa; uluslararası kapitalin bir parçası olunur. Uluslararası kapital, uluslararası siyasete soyunmuşsa da uluslararası kapitalin güdümünde bir cemaat yapısı ortaya çıkar. Diyorum ki çevresinde kendisinden bir şeyler umarak insanların biriktiği insanlar, eğer gerçekten olgun ve oldurucu insan iseler; çevrelerindekileri örgülemesinler... İşlerini ticaret ve siyasete bulaştırmasınlar. Kendilerini de kendilerine bağlananları da yakmasınlar... Zulme rızayı küfür niteliğinde gören Müslümanlığı, zulmün şakşakçısı, destekçisi, dalkavuğu, yalakası derecesine düşürmesinler...( 12.06.2004/Tercüman) *** KİMDEN mi söz ediyorum? Anladınız... Müslümanlığı balta haline getirip Müslümanlar'ı ve Müslüman olmayanları öldürmeyi ibadet sananlarla Müslümanlıklarını teslim bayrağı sayanlardan elbette... Yani Hizbullah ile diyalogculardan... Hizbullah aşırı, diyalogcular ılımlı. Ama bakarsanız ikisi de Global Kapitalist Siyonist Emperyalizmin emrinde... Karanlık paranın zulmü iki sapmayı da kullanıyor. Bu ikisi bir fidanın zakkum açan dalları... Birbirine karşı da kullanılsalar, aynı amaca hizmet ediyorlar. Yeni Dünya Düzeni denilen düzenbazlığın oyunlarına hizmet... (21.05.2004/Tercüman) *** Çünkü ölenler Müslüman... Çünkü ölenler insan... Çünkü ölenler mazlum insan... Niye ılımlı? PEKİ, ılımlı İslam ne yapıyor? Amerika'da toplantılar yapıp, İslam'ı daha ne kadar ılımlılaştırabiliriz ve de Amerika'yı nasıl savunabiliriz çeşitlemelerini yapıyor. Bilmeliyiz ki Amerika'yı eline geçiren şeytan, aşırı İslam'ı ne amaçla kullandıysa ılımlı İslam'ı da o amaçla üretiyor ve kullanıyor. Çözüm Müslümanlar'ın kendi İslamlarını hatırlamalarında... Kıblelerinin Kabe olduğunu, New York olmadığını... (25.04.2004/Tercüman) *** Diyaloğu en çok Hıristiyanlar ve özellikle de misyonerler seviyor... Onların tam aradıkları iklim... ( 14.02.2004/Tercüman) *** Ilımlı Müslümanlık konusunda çok yol alındı... Hıristiyanlar ve Yahudiler ile aynı amentüye inanan Müslümanlar üretildi. Bunlar, eski İslamcılar arasından seçilip yeşertildi. (04.05.2005/Tercüman) *** ILIMLI Müslüman, söz gelimi ABD güçleri Irak'a saldırıp Müslümanlar'ı öldürürken, kadınların ırzına geçerken hiç itiraz etmez... ABD'yi haklı gösterecek, savunacak, koruyacak mazeretler üretir... Niye? Çünkü o ılımlı Müslüman'dır. Ilımlı Müslüman, kendi cemaatının çıkarlarını, güvencesini almıştır. Cemaatına dokunulmadıktan sonra ötekiler hiç önemli değildir. Çünkü o ılımlı Müslüman'dır. Ilımlı Müslüman, ABD'cidir. Ilımlı Müslüman, AB'cidir. Ilımlı Müslüman, ne isterseniz o'cudur. Yeter ki cemaatına dokunulmasın... Yeter ki cemaat bağlıları ve başı rahat etsin. Ötesi ne gam... Ilımlı Müslüman, İslam düşmanlarına, Türklük düşmanlarına, insanlık düşmanlarına karşı çok ılımlıdır. Ama kendilerine, çıkarlarına, patronlarına ve büyük patronlarına yani büyük şeytana yönelik bir eleştiri karşısında bütün ılımlılıklarını bırakır ve çok sert olurlar. Ne yazılar yazarlar, ne imalar yaparlar... Neler derler, neler...( 23.01.2005/Tercüman) *** Cemaat, cemaat olarak kalmazsa sıkı çıkar ilişkileriyle korkulu bir ağ örülür. Ağ ortak bir bilince ulaşır... Bir süre sonra örgü kendisini korumak için her yola başvurur... Şeytanla da işbirliğine girebilir... Bütün temel ölçülerden uzaklaşır. Söz gelimi, cemaata yakın bir ateist, dinsiz, Hıristiyan misyoneri, Ermeni şovenistine hoşgörüyle bakar... Cemaatin çıkarlarına dokunan ise kim ve hangi inançtan olursa olsun hasım ilan edilir. İşte o cemaat bağlıları için de toplum için de tehlike başlar. ( 05.07.2006/Tercüman) İşte Namık Kemal Zeybek’in Tercüman Gazetesi’ndeki “Işığa Doğru” köşesinde bir zamanlar Fetullah Gülen cemaatine yönelik yazdığı yazılardan bölümler bunlar… Zeybek efendi ne ışıklar saçmış görüyorsunuz. Namık Kemal Zeybek’in siyasi hayatındaki örnekler gösteriyor ki, kendisinin düşünce omurgası yoktur. Olmadığı içinde gün gün, ay ay, yıl yıl sürekli düşünce ve alan değiştirmektedir. ”Hizmet ile 10 gün” yazı dizisi de yeni alanını hazırlama çabasıdır. Biz buna Zeybek havası diyoruz… Hürriyet Gazetesi’nde, 3 Temmuz 1988 günü “Pazar Sohbeti” adı altında Emin Çölaşan’la yaptığı söyleşi de kendisine “MHP ve Ülkücü kuruluşları biraz eleştirsenize. Koptuğunuza göre bir sebebi olması gerekir.” Şeklindeki soruya “- Bir kere ben, bunu kopmak diye almıyorum. MHP bitti, misyonunu tamamladı ve tarihteki yerini aldı diye bakıyorum. Bugün artık MHP diye bir şey olduğuna inanmıyorum. MHP belli bir görev yapmıştır ve tarihteki yerine intikal etmiştir.” Şeklinde cevap veren ve yıllar sonra “MHP’ye hizmet etmek istiyorum” diyerek tekrar dönen, döndükten sonra MHP üzerinde oynanan her tezgâhta yerini alan Zeybek’in ne karakterde olduğunu ”Hizmet ile 10 gün” adlı yazı dizisi ile tüm Türkiye’ye göstermiştir. O siyasetin artık kara mizah malzemesidir. Sözlerimizi yine onun bir sözünden alıntı ile bitirelim. Bakın ne demiş Namık Kemal Zeybek: BİRÇOK aydın dönüyor... 'Dönek' deniliyor. 'Dönmeklik' doğrudan iyi veya kötü olamaz. Döndüğü yere ve dönüş biçimine göre değerlendirmek gerek...” Bugün, döne döne bir hal olan Namık Kemal Zeybek’i dönüş biçimine göre değerlendirdik… Şimdi de cemaatin etrafında dönüyor. Takdiri okuyucularımıza kalıyor. Ha gayret Zeybek AKP’de de yerin açılıyor…
|