|
BU İKTİDAR YÜZYILIN KOMEDİSİ |
|
|
|
|
Asikurtlar tarafından yazıldı.
|
|
Cumartesi, 30 Ocak 2010 02:58 |
Türkiye'yi yönetmek yerine adeta çadır tiyatrosuna çevirmiş, gösteri yapmaktalar. Bu tiyatronun başkahramanı da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat kendisidir. Bakan ve milletvekilleri de kendisine ayak uydurmada oldukça kabiliyetlidir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan en son siyasi tiyatrosunu Ankara'da gerçekleşen Valiler Toplantısı'nda yaptığı konuşmada valilere seslenerek oynamıştır. Ben ilk defa 'Valiler toplantısının' bu derece de medyaya açıldığını gördüm. Gerçi hiçbir iktidar zamanı görmediklerimizi AKP iktidarında görmek de bizlere nasip(!) olmadı mı? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Valiler toplantısında kullandığı "Oralara gidin, öyle haneler var ki çatıların altında nice trajediler yaşanıyor. Fakire fukaraya koşun. Vali kardeşlerime özellikle söylüyorum. Herhangi bir evde kömür yoksa, bu sizin vebalinizedir. Sobası yoksa, soba alacağız. Bunları yapacağız. Şöyle demiş böyle demiş, hiç aldırmayın. Bu kervan bu doğru yolda yürüyeceğiz" şeklindeki bu cümleler, neden medyaya bu kadar açılması gerektiğini apaçık göstermektedir. Çünkü Başbakan Erdoğan her zaman yaptığı gibi bu seferde valiler üzerinden 'halk rolünü oynamaya çalışmışmaktadır. Ankara'nın göbeğinde Tekel işçileri soğuk havanın ve iktidarın acımasızlığına rağmen aileleri ile birlikte ekmek mücadelesi veriyor, onlara Başbakan 'avucunuzu yalarsınız" diye aşağılıyor, Maliye Bakanı "Merhametli davrandık, hata ettik' diyebiliyor, ama aynı zihniyet valiler üzerinden halkı kandırmaya yönelik tiyatro oynuyor. Türkiye'de 'derdim var' diyen herkese hakaret eden, onları dertleri ile baş başa bırakan bu iktidar, halkı kandırmak için valileri paravan, fakirleri de konu mankeni yapmaya çalışmaktadır. Fakirleri düşünen Başbakan imajı vermek için güzel bir sahne oluşturulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa Valiler, parti il başkanı gibi AKP'ye çalışmaya şartlandırılmıştır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz yıllarda da AKP'nin kömür dağıtarak oy topladığı dönem "Valiler kamyona binip kömür dağıtsın" diye çağrılarda bulunarak bu durumu tescillemişti. Birçok Vali'de zaten valilik binasını AKP bayraklarının saklandığı depo haline getirmişti. AKP iktidar gücünü kullanarak valileri bu şekilde kullanmakta, buna müsait valiler de şevkle AKP temsilcisi gibi davranmaktadır. Ankara'da yapılan son toplantıdan sonra da valilerin birçoğu devlet adamı gibi değil, Başbakanın verdiği talimat doğrultusunda parti temsilcisi gibi hareket edecektir. Başbakan da işini bilen uyanık olduğu için Valileri kameraların önünde sözleri ile bağlamıştır. Valilerin normal yapması gerekenler yâda yaptıkları sanki Başbakanın talimatları gibi algılanacaktır. Valilere fakirleri düşünmesi konusunda böyle erdemli çağrılar neden, ne niyetle kameralar önünde yapılmaktadır? İslam'da bir elin yaptığı yardımı, diğer elin görmemesi ölçüsü varken, reklamını ede ede bu çağrıların yapılmasının samimiyetine nasıl inanabiliriz? Hele toplantının yapıldığı Ankara'nın göbeğinde, Tekel işçileri aç, susuz ve karlı havanın etkisinde ekmek mücadelesi verirken, onlara bir yandan her türlü hakareti edeceksin, diğer yandan da "Fakire fukaraya koşun" diye sözde talimat vereceksin… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın halk adamı rolü oynadığı birçok olay biliyoruz. Kendisi yedi yıldızlı otellerde yılbaşı kutlarken, yine onlarca kamera eşliğinde Ramazan aylarında fakirlerin sofrasına konuk olması bu rollere çok iyi bir örnektir. Türkiye'nin sayılı zenginleri arasında adı geçen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın politikaları fakirleri ezerken, bu rolleri artık kimseyi etkilemektedir. Devleti çadır tiyatrosu haline getiren, devlet adamı olması gereken bürokratları parti temsilcisi yapan, tüm duyguları istismar ederek oya dönüştürmeye çalışan bu iktidarla gidilen her süreç, Türkiye'nin her yönden yıpranmasını beraberinde getirmektedir. Bu iktidar yüzyılın en trajı-komik iktidarı olma sıfatını taşımaktadır. Son valiler toplantısı da bu sıfatının bir ürünü olmuştur.
|