Asikurtlar©

Çöküşün hazin tezahürleri

Çöküşün hazin tezahürleri
16 Haziran 2016 - 8:52 'de eklendi ve 4178 kez görüntülendi.

 

 

 

Rusya’dan açık ve aleni şekilde özür dilenmesi, ABD’nin ihanetleri ve Cumhurbaşkanının son ziyareti sırasında yaşanan ve içimizi sızlatan fiyasko, AB’nin dayatmaları ve resti, sınırımızın hemen dibinde oluşan ve her biri Türkiye’nin varlığını açıktan tehdit eden çok tehlikeli gelişmeler, çöküşün dışarıdaki hazin yansımalarıdır. Bunların sadece bir tanesi bile ülkeyi yönetenlerin hesap vermesine ve o koltuğu biran evvel terk etmelerine fazlasıyla yeterlidir.

EKONOMİYE HAPİS TEDAVİSİ
İçerisi kelimenin tam anlamıyla yangın yeridir. Ekonomi tel tel dökülmekte ve tahammül sınırları sonuna kadar zorlanmaktadır. Ekonominin tıkanıklarını aşabilmek için çareyi cezaları artırıp, hapis korkusu salmakta buldular. Toplumsal çürüme tehlike sinyalleri veriyor. Bir tarafta saltanat sofralarında verilen iftarlar, diğer tarafta yarın ne olacağını bilemeyen ümitsiz, kırgın ve yılgın çoğunluk. Yoksulluk sınırını bir kenara bıraktık, bu ülkede açlık sınırının altında yaşayan milyonlara her gün yenileri ekleniyor. Eşitsizlik, adaletsizlik, güvensizlik çöküşü daha da hızlandırıyor. Cinayetler çığ gibi ve hapishanelerde yer kalmadı. Diğer taraftan terör ve ihanet tam yol devam ediyor. Gelen şehitler, ağlayan analar, yetim kalan yavrular, sönen ocaklarla birlikte ülke cenaze evine döndü. Yılların yanlışlarını, teslimiyetlerini, ihanetlerini ve bunun sonucu olarak şehirlere yığılan teröristleri askerle başbaşa bıraktı, geri çekildiler. Bunun adına da, terörle mücadele diyorlar. Terörle mücadelenin ekonomik, sosyal, kültürel boyutları ve özellikle dış destek ve bağlantılarıyla ilgili tek bir şey yapılmadığı gibi akıllarına dahi getirmiyorlar. ABD’nin kalleşliği karşısında ağıt yakıyor, PYD’nin cüretine seyirci kalıyorlar.

RUSYA’YA DERS VERİYORDUK
İçerideki bu vahamet, zaten bıçak sırtında giden, yerlerde sürünen ülke itibarını ve saygınlığını hepten yok ediyor. Buna bir de tutarsızlıklar, çelişkiler, yalpalamalar ve çaresizlik eklenince ortaya bugünkü hazin tablo çıkıyor. Rusya’ya ders veriyorduk. Esip gürlemiş, kahramanlık hikayeleri anlatmışlardı. Şimdi çaresiz biçimde iki cepheden mektup gönderiyor, Rusya’nın milli gününü kutluyorlar. Bunun anlamı açık ve aleni şekilde özür dilemektir.Bunun arkasından düşürülen uçağın tazmini gelirse, hiç şaşırmayacağız. Zira, Kremlin mektubu yeterli görmemiş, aleni şekilde özür ve tazminat taleplerini kastederek yeni adımlar atılmasını istemiştir. Yine kaybeden, yine ezilen, yine zor duruma düşen biz olduk. Bu tutarsızlık Türkiye üzerinde hesabı olanları daha da coşturacak, daha da azdıracaktır.

AKP’NİN İTİBARI
ABD’nin PYD ortaklığı ve Türkiye’ye açık ihaneti, ayrı bir rezilliktir. AKP’nin ne kadar ciddiye alındığının ibret veren bir yansımasıdır. En büyük müttefikimiz, stratejik ortağımız dahi itirazlarımıza kulak asmıyor, bildiğini okuyor. Ne acıdır ki, bildiği ve yaptığı Türkiye’nin varlığını ve birliğini açık şekilde tehdit etmektir. PKK uzantısı PYD ile ortak haraket etmenin başka hiçbir izahı olamaz. Türkiye’yi ne kadar dikkate aldıkları Cumhurbaşkanının Muhamet Ali’nin cenazesi için ABD’ye gidişi sırasında bir defa daha ve acı biçimde ortaya konulmuştur. Cumhurbaşkanına yapılan saygısızlığın, rastlantı olduğunu, ABD yönetiminin bilgisi ve onayı dışında geliştiğini hiç kimseye söyleyemez. Yapılan en hafif şekliyle terbiyesizliktir, ama aynı zamanda AKP’nin itibarının da çok sarsıcı bir göstergesidir. Ziyaretin siyasi boyutuyla ilgili söylenmesi gerekenleri MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli, son grup toplantısında çok açık ifadelerle dile getirmiştir.

AB’DEN NASİHAT ALIYORUZ
AB ile yaşananlar fiyaskonun bir diğer ayağıdır. Bataklığa dönüştürülen Ortadoğu coğrafyasının bedeli, mülteci akınıyla birlikte Avrupa’ya dayanınca, Türkiye, daha doğrusu AKP akıllarına geldi. Mülteci akının durdurulması, yani Türkiye’nin Avrupa’nın toplama kampı olmayı kabul etmesinin karşılığı olarak, bazı rüşvet teklifleri yapıldı.3 milyar Euro para verecekler, açılmayan fasılları açarak müzakereleri hızlandıracaklar ve vizesiz dolaşım imkanı sağlayacaklardı. Sabık Başbakanımız bu durumu övünerek anlatmış ve “Kayserili pazarlığı” olarak izah etmişti. Bu köşeyi takip eden bütün kardeşlerim şahittir ki, biz o günlerde, bu açıklamaların beyhude olduğunu, yine kandırıldığımızı yazdık. Aradan aylar geçti, ne para geldi, ne fasıllar açıldı, ne vize kalktı. Yapılan açıklamalar vizesiz geçişin bir başka bahara ertelendiğini ortaya koyuyor. Biz üzerimize düşeni yaptık, kapıları açtık, geri gönderilenleri kabul ettik, açık ve net şekilde Avrupa’nın toplama kampı olduk. Karşılığında bol bol nasihat alıyoruz. Yine kandırılan, yine kaybeden, yine bedel ödeyen ve yine komedilere konu olan Türkiye olacak. 14 yıldır hep böyle olmadı mı?

HALININ ALTINA SÜPÜRMEDİLER
Ne yazık ki, AKP ile birlikte Türkiye’nin imajı, saygınlığı, etkinliği ve ciddiyeti yok edilmiştir. Diplomasinin dinamitlenip, nereden gelip nereye gittikleri belli olmayan danışmanlar üzerinden siyaset belirler, ülke menfaatlerinin bir kenara bırakılıp, kişisel hesaplara ve güdük saplantılara göre dış siyasete yön vermeye kalkışırsanız, sonuç bu olur. Halının altına süpürülmeyip kullanılma garantisi verilerek çıkılan yola, ABD Başkanı Obama’nın eline beyzbol sopası alarak ayar vermesiyle devam edilmiştir. Böyle bir yolun sonunun başka türlü gelmesi zaten beklenemezdi. Nitekim,AKP döneminde istisna cinsinden de olsa başarısı sayılsın, Türkiye’nin menfaatine olsun ve bizi gururlandıran bir tek örnek gösteremezsiniz. İçi boş övünmeler, Van minüt tiyatroları, önüne gelene rest çekme ve ayar verme hevesleri kağıt üzerinde kalmaktan ileri gidemediği gibi, zaman içinde dönmüş ve bizi vurmuştur. BOP yolunda yıldız olacaktık, şimdi hep birlikte yıldızları sayıyoruz. Bu uğurda oluşturulan bataklıkların bedelini dünyada bizim kadar ağır şekilde ödeyen ikinci bir ülke olmadı ve hiçbir zaman da olmayacak. Bu bedel sadece sınırlarımızın kevgire dönmesi, her türlü belanın yağmur gibi üzerimize yağmasıyla sınırlı kalmıyor. Bölücü hainler için de bulunmaz bir zemin oluşturup, ihanetin, kanın, gözyaşının kaynağını oluşturuyor.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER