SON DAKİKA

Çırpındıkça batıyorlar

Bu haber 17 Nisan 2013 - 11:16 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Partilerin grup toplantıları, Türkiye’de ne olup bittiğini anlayabilmek için bulunmaz bir fırsat oluşturuyor. İlk toplantıyı MHP grubu yapıyor. Sayın Bahçeli, ülke ve milletin geleceği açısından çok hayati değerlendirmeler yapıp, herkesin aklında olan sorular soruyor. AKP grubunun daha sonra yapılması, aslında kendileri açısından da, milletin doğruları öğrenebilmesi bakımından da bir şanstır. Beklenen sayın başbakanın çıkıp bu değerlendirmelere, sorulan sorulara tatmin edici cevaplar vermesidir. Böylece hem kendi yaptıklarının doğruluğunu ortaya koymak, hem de muhalefetin söylediklerine cevap vermek gibi bir imkan bulmuş olacaktır.

AKP’nin telaşı

Ancak, bütün Türk milleti şahittir ki, böyle olmuyor. Sayın başbakanın, sayın Bahçeli’yi dinlemiş olarak gruba gelmesinin kendinde nasıl bir gerginlik, nasıl bir telaş oluşturduğunu hayretle izliyoruz. O kadar ki, sayın Bahçeli’nin söylediklerini unutturmaya çalışırken, çoğu zamanda farkında olmadan, itiraflarda bulunuyor. Nitekim, dünkü grup toplantısında da aynı şeyler yaşandı. Sayın Bahçeli, ekonominin içler acısı durumunu rakamlarla ortaya koydu. Akil insan dinelen yıkım ekibinin, AKP-PKK ortaklığını bu millete hazmettirmeye çalışırken, kendi niyetlerini açık eden beyanlarını hatırlattı. MHP’nin gösterdiği milli direnişi ve dik duruşu kırmak için ortaya atılan trajikomik suçlamalarla ilgili çok net çağrılar yaptı.

Güler misin, ağlar mısın?

Sonra AKP grup toplantısı başladı. Sayın başbakan, MHP ile ilgili suçlamaların nasıl bir komedi olduğunu, “vatandaş bunlara tertemiz, alnı ak diyor” sözleriyle ortaya koydu. Vatandaşın MHP’ye temiz ve anlı ak demesi, belli ki sayın başbakanı rahatsız etmiş. Bu sözler MHP’yle ilgili komik suçlamaların vatandaşın zihin bulandırmak ve algıyı değiştirmek için planlandığının itirafıdır.

Sonraki cümle, bu itirafın yanında, nasıl bir çaresizliğin yaşandığını da belgelemektedir. Sayın başbakan, MHP’yle ilgili söylediklerinin temelsiz olduğunu bilmenin telaşıyla, “hukuki boşluklardan yararlanma varsa o ayrı mesele” diyerek, aslında bu suçlamaların boş olduğunu peşinen ilan etmiş oluyor. Ortada henüz bir araştırma yok, bir inceleme yok, ama sayın başbakan hükmünü vermiş. MHP hukuki boşluktan yararlanıyormuş. Güler misin, ağlar mısın?

Ak koyun, kara koyun ortaya çıksın

Bu telaş boşunadır. Sayın Bahçeli, çok net bir teklifte bulunmuştur. Her şeyin incelenmesini, araştırılmasını, dokunulmazlığının süratle kaldırılmasını ve MHP milletvekillerinin buna destek vermeye hazır olduklarını söylemiştir. Buna karşılık bir komisyon kanalıyla AKP’nin iktidar yıllarını incelenmesinin önünün açılmasını ve böylelikle ak koyun, kara koyun her şeyiyle ortaya çıkarılmasını istemiştir. Sayın başbakan ya bu teklifi kabul etmeli veya MHP’den özür dilemelidir.

Bu arada sayın başbakanın merkez bankası rezervi ve IMF borçları üzerinden MHP’ye milliyetçilik dersi vermesi bir başka trajikomik durum ortaya çıkarıyor. Döviz rezervini arttırmak ve IMF borcunu ödemek milliyetçilik oluyorsa, ülkenin borcunu 3 katına çıkarmak, işsizliği patlatmak, cari açık rekorları kırmak ne oluyor? Bunlar bu ülkenin, bu milletin borcu ve yaşadıkları değil mi? İnsanı canından bezdiren kredi kartı borçları, yerlerde sürünen büyüme rakamlarını da milliyetçilikle mi izah edeceksiniz?

Hangisi yanlış?

Yıkım sürecinde yaşananlar ve akil insanlarla ilgili olarak sayın Bahçeli’nin söyledikleri bir eleştiriden çok, durum tespiti. AKP hükümetinin PKK’nın oyuncağı haline geldiği, tüm imkânlarıyla bölücülüğün önüne düşüldüğüne kimin itirazı olabilir? İmralı canisinin 2009 yılında belirlediği kanlı yol haritasının ve ölüm rotasının AKP tarafından birer birer uygulamaya koyulduğuna bu millet şahit midir? “Teröristbaşı dün ne söylüyor idiyse, bugün Başbakan tekrarlamış ve sanki yeni bir şey gibi sahiplenmiştir.”

Sözlerinin neresi yanlıştır? “İmralı canisi 1921 Anayasası’na vurgu yapmış, bu anayasayı övmüş, aynısını Başbakan’da ifade etmiştir. İmralı canisi, 1924 yılından sonra sorunların yaşanmaya başlandığından bahsetmiş, Başbakan’da aynı dili kullanmıştır. İmralı canisi sözde Akil İnsanlar Heyeti’nin kurulmasını, Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nun teşkil edilmesini alçakça zorlamış, Başbakan’da aynı tutumu benimsemiş ve hatta gereğini yapmıştır. İmralı canisiyle Başbakan Erdoğan tencere kapak misali birbirlerini bulmuşlar ve hedefler konusunda üst üste çakışmışlardır. Bu ikilinin müşterek çabaları altında çözüm ve barış çığlıklarıyla Türkiye adeta cehenneme götürülmektedir.” Sözlerinin neresine itiraz edilecektir?

Akillerin marifetleri

Akil insan diye ortalığa salınanların ne yaptıklarını, ne söylediklerini, kime ve neye hizmet ettiklerini millet ibretle izliyor. Sayın Bahçeli’nin bu konuda da hiç kimsenin itiraz edemeyeceği ve tamamen yaşananları ortaya koyan tespitleri oldu. Ayrıntıları haber sayfalarımızda mevcuttur. Başbakandan beklenen çıkıp bu tespitlerin cevabını vermesidir. Mesela, “Sen müzakere yaptığın insanlara hala terörist dersen, Kürt sorunu yok, terör sorunu var dersen kafalarda soru birikir” sözleri hakkında ne düşündüğünü ortaya koymasıdır.

Türkiye’yi 29 özerk bölgeye ayırma, PKK’ya tazminat verilme gibi alçak talepler hakkında ne düşündüğünü bu millete anlatmasıdır. Sayın başbakan, “Akil insanların hepsinin toplumda bir karşılığı var. Son derece başarılı çalışma yürütüyor. Milletin umudu, çözüme yönelik inancı daha da artıyor.” Derken, bunlara hak verip, onayladığını mı söylemektedir? Başarılı çalışma dediği 29 özerk bölgeyi hazmettirmek midir? Bizim yaşadığımız ülkede, bizim tanıdığımız milletin bunlardan umutlu olduğunu, inandığını gören duyan olmadı. Siz hangi ülkeden, hangi milletten bahsediyorsunuz, bilmiyorum.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.