SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

Cihat’ı doğru anlamak..

Bu haber 08 Ocak 2017 - 15:38 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

 

Adalet, dünyanın; denge, kâinatın taşıyıcısıdır. Diğer oluşum ve kavramlar bu mutlak zeminlere takviye unsurlarıdır.
Esasen denge, Allah’ın iradesinin kâinattaki yansımasıdır da denebilir. Dolayısıyla insan büyük sistemin dünyadaki en minimal tezahürü değil midir?
İnsanın eşref-i mahlûkat olarak tanımlanmasındaki hikmeti bu bağlamda düşünmek, büyük ilahi sistemi daha kolay kavramayı sağlayabilir!
“Masum bir insanı öldürmek, bütün insanlığı katletmek gibidir” anlayışı da; insanoğlunun kâinattaki varlığının önemine işaret eder;
Dolayısıyla adalet kavramının ehemmiyetine..!

Son yıllarda Mısır’da, Libya’da, Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da insan görünümlü yaratıkların, insanlığı yok etme kararlılığını dehşet ve şaşkınlıkla takip ediyor, endişe içerisinde sonumuzu bekler bir görüntü veriyoruz!

İnsanlığın hedef alındığı bir dünyada Adalet’in; Adalet’in hükmünü yitirdiği bir kâinatta da dengenin yok olacağını bile bile..!
İnsanlık, kıyamete doğru deparla koşuşan bu sefil halini fark ettiğinde her şey için artık çok geç olmayacak mı?

Öyle ya; açlığa, sürgüne, tecavüze, işkencelere maruz kalan; katliamlarda kurban verilen her kadının, çocuğun, yaşlının, güvenlik görevlisinin, hülasa her bir ferdin yok oluşu, kıyamete doğru atılan adımları hızlandırmaz mı?

İnsanlığın şahsında dünyayı hedef alan insan görünümlü iblislerle ölesiye mücadele etmek, adalet kavramına, dolayısıyla insanlığa ve muazzam dengeye hizmet etmek değil de nedir?

O nedenledir ki, bütün terör örgütlerine ve arkalarındaki gayri insani güç odaklarına karşı yürütülen mücadele, esas anlamıyla gerçek cihattan başka bir şey değildir!

Bu cihat anlayışı, ülkenin sınır güvenliğini sağlamaktan ibaret olmamakla birlikte, yeni topraklar elde etmek için bahane üretmek anlayışından da uzaktır.
Çünkü bu cihat, ilahi adalete ve muazzam dengeye karşı duyulan sorumluluk kaynaklıdır.
20 Şubat 2015 te İzmir’de Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun,15 Temmuz’da Ankara’da Ömer Halisdemir’in, 5 Ocak’ta yine İzmir’de Fethi Sekin’in kahramanca canlarını feda edebilmelerinin başka sebebi olabilir mi?
Halen, yedi düvelin desteklediği yedi başlı terör canavarının, ülkemizin yedi iklim bölgesinde sürdürdüğü vahşi katliamlarda, pusu ve tuzaklarda şahadet mertebesine ulaşan kahraman Mehmetlerimizin, vatan için kurşunla kucaklaşmayı göze almalarının başka izahı olabilir mi?
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “Önce Ülkem, Sonra Partim” ilkesinin arkasında neden bu kadar sıkı ve kararlı durduğunu artık anlamak lazım!

 
Geçen Salı günkü grup konuşmasındaki “Amacımız eleştiri olsaydı siyasi sorumluları yerden yere vuracak pek çok konu çıkardı. Fakat Türkiye uçurumun kenarındayken, milletimiz feryat figan ederken sert ve amansız siyasi tenkitler, yoğun tartışma ve polemikler kimseye bir şey kazandırmayacaktır.” ifadesinin her satırı üzerinde durulmalı kafa yorulmalıdır.

Yani, ülkemizin uçurumun kenarında olduğu, milletimizin her an acılar yaşadığı bir ortamda, kişiliksiz ve sorumsuz siyaset anlayışının, partisel faydacılık politikasının “Önce Ülkem” anlayışıyla neden bağdaşamayacağı artık daha gerçekçi yaklaşımla herkes ve her kesim tarafından kavranıp kabul edilmelidir.

Kırım’da Kazak, Doğu Türkistan’da Uygur, Suriye ve Irak’ta Türkmen, Afganistan’da Özbek Türkü’nün acıları, yeryüzünün neresinde yaşarsa yaşasın, her Türk’ün yüreğini titretir.

Nasıl bir tesadüftür ki(!), hâlihazırda insanlığı hedef alan terörün hedefe koyduğu insanların tamamına yakını Müslüman ve Türklerden oluşmaktadır.
Türklük, Müslümanlık ve insanlıktan ne anladığımız kadar; siyasetten, tefekkürden, gazadan ve cihattan da ne anladığımız artık çok önemlidir!
Bu hakikati de göz ardı etmeksizin, Fransa, Almanya ve iki gün önce ABD’de bir havaalanındaki saldırılar göstermiştir ki terörün asıl hedefi insanlıktır. Mutlaka kendisini büyütüp besleyen eli de ilk fırsatta bir akrep gibi sokacaktır.

Irak ve Suriye’de terör örgütlerini desteklediği konuşulup yazılan, FETÖ’yü de bünyesinde barındırmaya devam eden ABD’nin yeni yönetiminin bu hakikati görüp, ona göre tavır geliştirmesi yönündeki beklentiler büyüktür.

Ama asıl amaç: İnsanca yaşayabilmenin, barış iklimine yeniden kavuşmanın mümkün olabileceği bir dünya için mücadele etmek değil midir?
Çocuklarımıza, geleceğimize Adaletin sırtında dönmeye devam eden bir dünya bırakabilmenin, dengesini koruyan bir kâinatta var olmaya devam etmenin başka yolu yoktur!

Mazhar Gündoğ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.