SON DAKİKA

Chp’liler Mansur Yavaş’a Akp’liler Melih Gökçek’e Oy Vereceklermi Ki?

Bu haber 27 Ocak 2014 - 10:00 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

Hz. Ali “Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmaklığın alametlerindendir.” diyor… Ne güzel bir söz, ne güzel bir tariftir bu… Bizim genç ömrümüz de MHP’ye, Ülkücü harekete ve Türklüğe ihanet eden, renkten renge, inançtan inanca geçenlerin maskesini düşürmekle geçiyor. Birini düşürüyorsun, diğeri sıraya giriyor. Maskesi düşürülenlerden birisi de 2009’da MHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yapılan, 2014 yerel seçimlerinde CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Mansur Yavaş’tır. Bazıları “CHP’ye geçen Mansur Yavaş’ın ne olduğunu herkes gördü daha ne yazıp duruyorsun?” diyebilir. Diyenler de elbette var. Biz ‘gerçekleri yazıyoruz’ diye utanacak halimiz yok. Bizim yüzümüzü kızartacak bir durumda yok. Utanması gereken utansın, yüzü kızarması gereken kızarsın… En başta da CHP’li Mansur Yavaş’ın bunu yapması ve yaşaması gerekiyor. 2009 yılında MHP’nin başarısı adına kalemiyle ona en büyük desteği vermiş birisi olarak da, gönül rahatlığı ile yazıyorum.

2011 yılında MHP’nin içinde AKP’nin fikirlerini savunduğu için MHP’den kendi iradesini zorlayarak kopan Mansur Yavaş’ın normalde AKP’ye geçmesi bekleniyordu. Ama onun siyasi ipini kimler elinde tutuyorsa , “MHP’yi CHP’lileşme” suçlamasına ve CHP’yi de “maneviyatsız” diye tarif etmesine rağmen götürüldü CHP’den aday yapıldı.

Aslında Mansur Yavaş hakkında bu yazıyı yine kaleme almayacak ve TRT spikerinin Ana Haber bülteninde MHP’yi “Yavru muhalefet” diye tarif etme hadsizliğini ve seviyesizliğini değerlendirecektim ki, haber sitelerinden birinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in “Şu anda Mansur Bey, bizim büyükşehir belediye başkan adayımızdır. CHP’nin ilkelerini kabul etmiştir ve adayımızdır.” sözlerini görmemle birlikte ortaya bu yazı çıktı.

Taze CHP’li Mansur Yavaş, Gürsel Tekin’in sözlerini haklı çıkartırcasına bu sözlerden üç gün önce de “Geriye dönmek yok, ileriye devam. Örgütümle iç içe çalışacağım.” demiştir.

Nerden nereye!

İçinde bulunduğu MHP’yi “CHP’leşmekle” suçlayıp ayrılan Mansur Yavaş artık “Maneviyatsız CHP’nin(!)” kavramları ile örgütçülük yapar hale gelmişti.

Atalar “El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer” diye boşa dememiş… AKP’ye şirin gözükmek için MHP’yi “CHP’leşmekle” suçla, sonra “MHP tabanından da bana sıcak mesajlar geliyor” diye hala utanmadan MHP’nin ismini ağzına al…

MHP’de iken başka birine yazdırdığı mektupla MHP’ye propaganda tuzakları için başkalarına taşeronluk yapan Mansur Yavaş, MHP’den ayrıldığı halde hala MHP’ye tuzaklar peşindedir.

BİR YIL ÖNCE CHP İLE ANLAŞTIĞI HALDE MHP’DEN ADAY OLACAĞIM OYUNU!

Eğer CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Sözcü Gazetesi yazarı Uğur Dündar büyük bir yalancı (!) değilse, Mansur Yavaş bir yıl önce CHP’den aday olmak için görüşmeler yapmış ve anlaşmıştır.

Sözcü Gazetesi yazarı Uğur Dündar 2 Ocak 2014 tarihli yazısı ile Mansur Yavaş’ın maskesini şu şekilde düşürmüştü:

Yaklaşık bir yıl önce yazdıklarımın tümü gerçekleşti. Kılıçdaroğlu yemek sırasında “Ankara adayımız Mansur Yavaş olabilir. Ancak henüz görüşmelerimiz devam ediyor. Lütfen adını vermeyin!” diye rica ettiği için, “CHP başkentte sürpriz bir isimle seçmenin karşısına çıkabilir!” demekle yetindim. Nitekim sürpriz isim Mansur Yavaş oldu.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 21 Şubat 2013 tarihinde “Ankara adayımız Mansur Yavaş olacak” diyor, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerden beş ay sonra ( 4 Temmuz 2013) tarihinde Mansur Yavaş kendisini MHP üzerinden pazarlamak ve ‘mağdur edildim’ havası yaratmak için “En geç Ramazan Bayramı sonuna kadar bekleyeceğim. Ancak somut bir çalışma ne yazık ki yok. Seçimler yaklaşıyor ve daha fazla beklemenin anlamı yok. Resmi bir açıklama bekliyorum. Yapılan haksızlık giderilir ve aday olmam konusunda bir teklif gelirse hemen çalışmaları başlatacağım.” açıklamasını yapmıştır. AKP-Cemaat ağzıyla “MHP CHP’leşti” diyen kendisi, onların karşı çıktığı Engin Alan’a karşı çıkan kendisi, AKP’nin yargıyı ele geçirmek ve PKK açılımının önünü açmak için gerçekleştirdiği 12 Eylül 2010 referandumunu savunan kendisi, 2011 genel seçimlerinden önce AKP ve cemaat medyasında (Star/Bugün gazetesi) tam sayfa röportaj verip MHP’yi ve Lider Devlet Bahçeli’yi eleştiren kendisi, utanmadan bir de CHP ile Ankara Büyükşehir Adaylığı için anlaştıktan beş ay sonra “MHP benden özür dilesin” pozları veriyor beyefendi!

MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli, bir yıl önce CHP ile pazarlık yapıp anlaşan Mansur Yavaş’ın çevirdiği dolapları, kimlerle hangi görüşmeleri yaptığını çok iyi bildiği için 25 Temmuz 2013 tarihinde “İlgi alanımızdan çıkmış şahsiyet, ne yaparsa yapsın” diyerek son noktayı koymuştu.

Mansur Yavaş ve yanındaki avaneye ‘MHP’den kovulduk’ diye mağduru oynayıp, MHP tabanından oy devşirmeye çalışsalar da ‘Aslında kovulmadan aylar önce CHP ile anlaşma’ durumu söz konusu olmuştur. Bazı saflar hala olayları kavrayamamış, bazı kurnazlar da her şeyi bilmesine rağmen rol kapma peşinde düşmüştür.

Mansur Yavaş, bir yıl önce CHP ile anlaştığı halde MHP’lileri, BBP’lileri, Demokrat Partilileri, Millet Partilileri, Liberal Partilileri siyasi oyunlarına paravan olarak kullanmıştır. Zübük filmi yeniden çekilse Kemal Sunal’a gerçekten rahmet okutacak şekilde bir manzaradır bu…

MANSUR YAVAŞ’A CHP’Lİ OY VERECEK Mİ Kİ?

CHP’nin Atatürkçü ve vatansever kanadı CHP’nin genel politikasından rahatsızdır. CHP, PKK açılımı konusunda AKP’den farklı davranmamaktadır. PKK’lı teröristlerin cenaze törenlerinde konuşmalar yapan, PKK’nın söylemlerini savunan, PKK’nın Habur’da avukatlığını yapan Sezgin Tanrıkulu, bugün CHP Genel Başkan Yardımcısı’dır.

Peki Sezgin Tanrıkulu’nu yardımcısı yapan Kemal Kılıçdaroğlu PKK konusunda ondan farklıdır mı ki?

“PKK’ya Genel Af olabilir” diyen, Öcalan’a ev hapsine sıcak bakan, PKK’lı sözde sanatçıların mezarını ziyaret edip çiçek bırakan kişi Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Geçtiğimiz hafta içinde PKK’lı Ahmet Türk ve Sırrı Sakık ile mecliste buluşan ve görüşen de Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Buluşmada PKK terör örgütüne karşı kahramanca mücadele vermiş Engin Alan’a karşı çıkıp Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olduğu, Sezgin Tanrıkulu’nun Genel Başkan Yardımcısı olduğu CHP’ye giden Mansur Yavaş da var mıydı? Türkiye’nin bazı yerlerinde ve Ankara’da CHP-BDP-HDP ittifakı görüşüldü mü acaba? Mansur Yavaş hadi çıksın da “CHP’de PKK’lı yok, CHP’de PKK açılımına sahip çıkılmıyor.” desin.

Ankara’daki CHP’liler şu an Mansur Yavaş için harekete geçmiş değildir. Kimi hala şokta, kimi hala tartışmakta ve kimi de yaşananları anlamaya çalışmaktadır. CHP’nin iç haritası şimdilik şöyle gözükmektedir:

– CHP içindeki vatanseverler CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Amerika’dan icazet almasına ve özellikle de PKK konusundaki tutumuna öfke kusmaktadır. Bu durum Ankara’da da oy kaybına neden olacaktır.

– CHP yönetiminin Ankara’ya CHP’yi ‘maneviyatsız’ olmakla suçlayan, CHP’yi siyasi vebalı şeklinde gören açıklamalar yapan ve eski partisi MHP’den kopmasına vesile olan ‘MHP CHP’leşti’ sözlerini kullanan Mansur Yavaş’ı aday olarak belirlemesi hala tartışmaların ana konusu durumundadır.

– Haber sitelerinde “CHP’de Mansur Yavaş ile Kılıçdaroğlu arasında kriz çıktı” başlığı ile çıkan ve Mansur Yavaş’ın “Çankaya için Alevi olmayan bir aday istediğini belirttiği” şeklindeki haberler, Alevi yoğunluğu olan CHP’de tartışma yaratmaktadır.

– CHP’lilerin büyük bir bölümü Deniz Gezmiş’e, Yılmaz Güney’e ve Eşber Yağmurdereli gibi isimlere büyük saygı ve sevgi beslemektedir. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da Deniz Gezmiş’in ve Yılmaz Güney’in mezarına giden, onları anma toplantılarına katılan biri olmasına rağmen CHP Ankara Adayı Mansur Yavaş’ın “Deniz Gezmiş’i, hakim katili Yılmaz Güney’i, terörist Kör Eşber’i (Eşber Yağmurdereli), Yaşar Kemal’i kahraman ilan edip, ülkücüleri mafya ve çete ilan eden azılılara soruyorum: Bu insanlar mı çete yoksa siz mi çetesiniz?” şeklindeki eski konuşmasının ortaya çıkması ve televizyonlarda bunun yayınlanması CHP içinde cevabı bulunamayan bir tezatlık şeklinde tartışılmaktadır. En çok CHP’lilerin okuduğu Cumhuriyet Gazetesi’nde, Can Dündar köşesinde bu konu ile ilgili şunları yazdı: “Konuşmayı birkaç kez dinledim.

Öyle ağız dolusu öfkeyle, öyle sert tondan konuşuyor ki, o sözlerin sahibinin 10 yıl sonra, küfrettiği insanları kahraman ilan eden partiden aday olacağına inanamıyorsunuz.

Yavaş, seçim kampanyası boyunca gireceği çoğu evde, Deniz Gezmiş’in posterleriyle, Yaşar Kemal’in kitaplarıyla, Yılmaz Güney’in filmlerini seyretmiş insanlarla karşılaşacak, kendisine “terörist kör Eşber”in hesabı sorulacaktır.

Ve muhtemelen, cevap vermekte hayli zorlanacaktır.”

Can Dündar’ın bu cümlelerine bakarak bir kez daha Allah kimseyi Mansur Yavaş’ın makam, koltuk için düştüğü şu hale düşürmesin demek geliyor içimizden. Ne MHP’deyken MHP’li gibi duruyordu, ne CHP’deyken CHP’li gibi. MHP’de iken “Bazı başka partilerdeki makamlar yüzünden hiçbir zaman ben davasını, partisini satacak adam değilim.” diyebilmiş bir Mansur Yavaş’ta omurgalı duruş adına bir örnek arıyoruz. Maalesef, hakkını yemeyelim diyebilecek kimse yoktur.

CHP, her halinden anlaşılıyor ki yeni bir siyasi projede kullanılmak için hazırlanmaktadır. İstanbul’da Mustafa Sarıgül, Ankara’da Mansur Yavaş bunun için rol sahibi yapılmıştır. Yolsuzluk suçlamasıyla CHP’den atılmış biri ve CHP’yi ‘maneviyatsız’ diye aşağılayan biri İstanbul ve Ankara’da aday yapılmıştır. Solcu Sarıgül sağcı gibi konuşmalar yapmakta, sağcı Mansur Yavaş ise ‘Örgütçülük’ işine girerek solcu gibi konuşmaya başlamaktadır.

Bu konuda geniş ve yerinde bazı tespitleri, yazar Rüstem Fırat gazete2023 haber sitesinde “MANSUR YAVAŞ BİR SARIGÜL OPERASYONU” başlığı ile yapmıştır. O yazının da okunmasında fayda vardır. Belki CHP’yi bu kadar aşağıladığı halde CHP’ye giden ve CHP’nin bir yıl önce aday olarak belirlediği Mansur Yavaş gerçeği, daha net anlaşılır.

Niye böyle renkten renge giriyor, niye böyle inançtan inanca geçiyor diye meraklısında biraz kanaat oluşturur.

MANSUR-MELİH İKİLİSİ YENİ PARTİ KURAR MI?

Ankara’da aylar öncesinden sahaya inen ve karış karış gezmedik yer bırakmayan Prof. Dr .Mevlüt Karakaya hem AKP’nin adayı Melih Gökçek, hem de CHP’nin adayı Mansur Yavaş karşısında siyasi manada daha omurgalı durmaktadır. İ.Melih Gökçek de ,Mansur Yavaş da yarın ne yapacakları belli olmayan ve güven vermeyen siyasi profillerdir.

İ.Melih Gökçek ile Mansur Yavaş’ın en büyük ortak yönü de ilginçtir. Türkiye’de “MHP CHP’leşti’ propagandasını ilk yapan kişi İ. Melih Gökçek, son yapan kişi ise Mansur Yavaş’tır. Tuhaf bir tesadüftür ki, MHP’ye bu iftirayı atanlar bugün MHP’nin rakibidir. Birisi kendi iftirasında boğularak işi CHP’den aday olmaya kadar getirmiştir.

Ankara halkı güven ve ilke aramaktadır. O zaman MHP dururken AKP ve CHP ikilisinde ne işi vardır? İ. Melih Gökçek geçenlerde açıkladı “Beni kendi partimden bile istemeyenler var” diye. Mansur Yavaş da bugüne kadar aşağıladığı CHP’lilerden özür dileme turlarına çıktıysa zaten seçim çalışması yapması imkansızdır.

Bu ara en komik propagandacılar da “Mansur Yavaş’a destek vermeyelim de, İ. Melih Gökçek mi gelsin?” diyenler olmaktadır. Hele bunu bazı MHP maskesi takanlar yapıyor ya, en iğrenci de o oluyor. 2011 seçimlerinden aylar öncesinde “MHP Barajı geçemeyecek” diye televizyon televizyon gezen İ.Melih Gökçek ile AKP’nin gazetelerinde “MHP barajlarda boğulabilir” diyen Mansur Yavaş arasındaki farkı şerefiniz varsa bir adım öne çıkın da anlatın…

“MHP Barajı geçemeyecek” diye 2011 seçimleri öncesi MHP’ye saldıran ve yanılan Mansur Yavaş, CHP’liler sana şimdi oy mu verecek?

“MHP Barajı geçemeyecek” diyen 2011 seçimleri öncesi MHP’ye saldıran ve yanılan İ.Melih Gökçek, AKP’liler şimdi sana oy mu verecek?

MHP Ankara’da kazanırsa, Melih-Mansur ikilisi beraber parti kurar, yollarına öyle devam ederler. Düşünce, fikir birlikteliği mükemmel, siyasi zikzak desen ikisinde de harika ötesidir. Bu uyuma baktığımızda aynı partide olmak yakışır onlara.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.