SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

CHP nereye?

Bu haber 04 Temmuz 2018 - 20:31 'de eklendi ve 59 kez görüntülendi.

Türkiye bir seçimden çıktı. Yeni ve farklı bir sisteme geçildi. Türkiye’nin birikmiş meselelerinin çözümü için önümüzde uzun ve çok değerli bir zaman var. Bu zamanın iyi kullanılması bütün siyasi partilerin ortak görevidir. Özel hesapların bir kenara bırakılması ve ülke sorunlarına odaklanması milletin ortak beklentisidir. Ancak, CHP yine yan çizdi. Kendi iç meselelerini, partiyi yönetenlerin veya yönetmek isteyenlerin şahsi menfaatleri her şeyin önünü geçti. Kimi kurultay istiyor, kimi koltuk derdine düştü, kimi yeni bir partiden bahsediyor.

DÜZELME EMARESİ YOK

Anamuhalefet partisinin bu içler acısı durumu uzun zamandır sürmektedir. Ne bir ışık görünüyor, ne bir düzelme emaresine rastlanıyor. Savruk, dünyadan, bölgeden ve ülkeden kopuk, marjinal unsurların hakim olduğu, en temel meselelerde dahi yan çizen, millilikten uzak, terör örgütlerinin savunuculuğunu görev edinmiş bir parti görüntüsü veren CHP’nin bu şekilde yoluna devam etmesi mümkün değildir. Seçimden kısa süre önce kurultay yaptılar. O kurultayın öncesinde ve sonrasında yazdıklarımız ve söylediklerimiz arşivlerde mevcuttur. Seçim sonuçlarına bağlı olarak yine birbirlerine düşmüş durumdalar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde partisinden daha fazla oy alan Muharrem İnce, bir taratan genel başkan Kılıçdaroğlu’nu vefa gösterileri yapıyor, diğer taraftan kurultay için altını oyuyor. Parti bu defa da ikisi arasında bölünmüş durumda.

İNCE GELSE NE DEĞİŞECEK?

Bir an için Kılıçdaroğlu’nun kendiliğinden çekildiğini ve bir takım çevrelerin beklediği gibi, hiç direnmeden yerine de Muharram İnce’yi teklif ettiğini düşünelim. Ne değişecek? CHP’nin sorunu kimin genel başkan olacağı değil ki. Biz bu isimleri daha önceki kurultaylarda da gördük. Yaptıkları konuşları dinledik. Ne yazık ki, bizi tatmin eden, bugüne kadar ki savrulmaların dışına çıkan, milli ve kararlı bir duruşu gösteren fazla bir şey duyamadık. Her ikisi de PKK söylemleri ile ülkenin gerçekleri arasında gidip geldiler. Her yere mavi boncuk dağıtmaya uğraşırken, Türkiye’nin tarihin en zor döneminden geçtiğini unuttular. Nitekim, milletin de bizim gibi düşündüğünü seçim sonuçlarıyla birlikte çok net olarak gördük.

PARTİNİN ŞİRAZESİ

Cumhurbaşkanlığı seçiminde gösterilecek adaya bağlı olarak büyük gürültü kopmasının ve sarsıcı gelişmelerin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu altını çizerek yazdığımıza, bu köşeyi takip eden değerli okuyucularım şahittir. Sarsıcı gelişmeler yaşanıyor, ama yine isimlerle sınırlı kalınıyor. CHP’de her kafadan bir ses çıkması artık alıştığımız bir durumdur. Parti içi demokrasi varmış ve herkes kendi düşündüğünü söyleme hakkına sahipmiş. Elbette bu kendi tercihleridir. Ancak, çok hayati meselelerde CHP’nin ne düşündüğünü, ne yaptığını kime bakarak, kimin söylediğini esas alarak anlayıp değerlendireceğiz? Genel Başkan başka şey söylüyor, yardımcıları onun tam tersini savunuyor. Milletvekili ayrı, il başkanı ayrı havada. Tüzel kişiliği temsil eden, yani sözleri partiyi bağlayan yetkiler dahi daldan dala uçuyor. Kargaşanın, belirsizliğin, tutarsızlığın, duruma göre vaziyet almanın adı ne zaman demokrasi oldu? Demokrasi, kurumlar ve kurallar rejimidir. CHP’de olmayan iki şey de kural ve kurum.  Partinin şirazesini düzeltmeye yönelik ne bir çaba, ne de bir arayış var.  Bu şarlar içinde kim seçilirse seçilsin, CHP’den tutarlı olmasını beklemek, milli bir çizgiye gelmesini istemek, içindeki marjinallerden kurtulmasını düşünmek çok da mümkün görünmüyor.

MİLLİ GÜVENLİK SORUNU

Biz CHP’yi bu Cumhuriyeti kurmuş Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi olarak görmek istedikçe, partiyi yönetenler ısrarla ve inatla bizi yanıltıyorlar, Türk milletinden uzaklaşıyorlar. Vatan haini PKK uzantısı, PYD versiyonu HDP ile aynı çizgide oluyorlar. Biz CHP’nin anamuhalefet partisi olmasını, milli birliğe katkı yapmasını, alternatif üretmesini, çözüm geliştirmesini beklerken, onlar gererek, karıştırarak, öteleyerek, bölerek ve yıkarak yola devam etmeyi tercih ediyorlar. Neresinden bakansanız bakınız, CHP giderek ağırlaşan ciddi bir milli güvenlik sorunu olmaya devam ediyor.

MİLLİ ÇİZGİYE GELMELERİ ŞART

CHP’ye tavsiyemizi bir defa daha yenileyelim. Bu zihniyet, bu yol ve yöntem devam ettikçe, kurultay yapmak, genel başkan değiştirmek beyhudedir. İsimlerin değişmesi, vahameti ortadan kaldırmayacaktır. CHP genel başkan tartışmalarından önce, uzun süreli bir kurultayla ciddi ve anlamlı bir özeleştiri yapmak, yaşadığı ağır ve yıkıcı savrulmaları masaya yatırmak, kendisine çeki düzen vermek, HDP paraleline düşmekten kurtulmak için tedbir alıp, milli ve yerli bir çizgiye gelmek durumundadır. Millet kendilerine çok net bir mesaj vermiştir. Bu mesaj doğru değerlendirilmeli ve sonu karanlık olan bu yoldan dönülmelidir. Aksi halde, CHP’deki sorunlar daha da derinleşeceği gibi, ülkemiz için de ciddi ve ağır bir sorun olmaya devam edecektir.

Biz anamuhalefet partisi olarak CHP’nin gerçekten bir alternatif olmasını bekliyoruz. CHP’nin bu şekilde yola devam edemez. Etmek istese de milletin buna izin vermeyeceğini anlamaları için daha ne olması gerekiyor.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.