Asikurtlar©

Çerezle Rüsvay Oldular

Çerezle Rüsvay Oldular
25 Mayıs 2015 - 11:59 'de eklendi ve 4216 kez görüntülendi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in saltanat düzenini savunurken söylediği sözler, AKP’nin 13 yıllık çürümüşlüğünün ve bu milleti geri zekalı yerine koymanın ibret veren yeni bir itirafıdır. Makam arabalarının yıllık maliyeti 3 milyar 300 milyon liraymış ve bu çerez parası bile değilmiş.

BU KADAR PARAYI EVLERİNDE İSTİFLİYORLAR

Bu sözleri duyup da hala AKP’ye oy vermeyi düşünenin makul ve mantıklı bir gerekçesi olabilir mi, bilmiyorum. Ancak, çok sayın bakanın AKP’yi idare edenlerin geneli gibi, bu milletten koptuğunu, ülke gerçeklerinden bihaber olduğunu, içinde bulunduğu saltanat düzenine kendisini fazla kaptırdığını çok iyi görüyor ve biliyorum. 3,3 milyar lira kendileri için gerçekten de çerez parası gelebilir. Zira, bu kadar parayı zaten evlerinde istifliyorlar, ayakkabı kutularında saklıyorlar. Kaçak saraylara ve lükse harcadıklarının; saltanat düzenini sürdürmek için kurulan uçak, helikopter ve araba filolarına yatırılan paraların yanında 3,3 milyar lira çerez parası bile değildir. Verilen ihalelerde millete küfreden müteahhitlerden alının yüzdelerin; haram havuzlarında toplanan paraların; vakıf görünümlü rüşvet düzeneklerinin yanında, 3,3 milyar çerez parası kalabilir.

ŞAŞKINLIĞIN BU KADARI

Ülke gerçeklerinden biraz haberleri olsaydı, asgari ücretin 949 lira, sarayın kullandığı bir tek bardağın fiyatının ise bin lira olduğunu bilirlerdi. Sadece klozet kapağı için harcanan parayla, bu ülkede yüzlerce asgari ücretli vatandaş 4 kişilik ailesini bir ay geçinmek zorunda kalıyor. Çok sayın bakanın sözünü ettiği çerez parası, 3 milyon 500 bin asgari ücretlinin maaşının toplamından çok daha fazladır. Kaldı ki, üniversite mezunu olduğu halde, o asgari ücrete çoktan razı olup da iş bulamayan milyonlarca insan var. Bir taraftan MHP’nin emekliye vereceği ikramiyenin, asgari ücreti 1.400 liraya çıkarmasının hesabını soracak ve “kaynağı nereden bulacaksınız?” diye alay edeceksiniz, diğer taraftan 3,3 milyar lirayı çerez parası yapacaksınız? Çok sayın bakana göre 3,3 milyar lira çerez parasıdır, ama emekliye ikramiye vermek, asgari ücreti 1.400 liraya çıkarmak ekonomiyi felç etmektir. Şaşkınlığın ancak bu kadarı olabilir. Allah insanı böyle rüsvay eder.

ÇOK SAYIN BAKANA HATIRLATMA

Çok sayın bakanın ülke gerçeklerinden haberi olması için, Sayın Devlet Bahçeli’nin Kayseri’de yaptığı konuşmanın bazı bölümlerini kendisine özellikle hatırlatıyorum:

1 milyar 370 milyon liraya mal olan kaçak ve karanlık sarayda oturan Erdoğan’dır, kirayı ödemede zorluk çeken, ömür boyunca banka kredisine mahkum olan sizlersiniz. Şu işe bakınız ki, yükselen Erdoğan’dır, düşen sizlersiniz. Dolar milyarderi olan, villaları, gemileri, kupon arazileri sıra sıra dizen gene Erdoğan’dır, umutsuzluğun pençesinde inim inim inleyen ise sizlersiniz. Aylık elektrik faturası 700 bin lirayı aşan, ısınma bedeli ise 10 milyon lirayı bulan bir sarayın maliyetini de sizler karşılıyorsunuz. Sizler kıt kanaat geçiniyorsunuz. Din diyen, Kur’an-ı meydanlarda sallayan, diyanet sömürüsü yapan, ne var ki Allah’tan da korkmayan müsrifler, münafık niyetler saraylarda lüks ve şatafat içinde yüzmektedir. Sizler gideceğiniz yere ya yürüyerek, ya da toplu taşıma araçlarıyla ulaşıyorsunuz. Şu acınası hale bakınız ki, maliyeti 410 milyon lira olan ve tamamen sizin cebinizden çıkan paralarla karşılanan uçan saray birilerine dünya turu attırmaktadır.

NEREDEN NEREYE?

44 milyon vatandaşımız iki günde bir kap et yemeği yiyememektedir. 26 milyon insanımız kendine yeni bir elbise almaktan uzaktır. 58 milyon insanımız evinde mobilyasını değiştirmekten acizdir. 42 milyon insanımız borçlarını ödemekte zorlanmaktadır. 2014 yılında, 2002’ye göre; kırmızı etin fiyatı yüzde 700, tavuğun fiyatı yüzde 161, ekmeğin fiyatı yüzde 400, çayın fiyatı yüzde 238, yumurtanın fiyatı yüzde 200 zamlanmıştır. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2002 yılında 380 lira iken, bugün bin 287 liraya çıkmıştır. Kişi başına düşen gelir yıllardır yerinde saymakta, hatta artan dövizden dolayı düşmektedir. Dış borç 2002’ye göre yüzde 206 oranında artmıştır. İthalat 250 milyar dolar sınırına dayanmıştır. Türkiye dünyada enflasyonu en yüksek ilk sekiz ülkeden birisidir.

BORÇ BATAĞI

İşsizlik felaket sınırındadır, gerçekte yüzde 20’ye adım adım yaklaşmaktadır. Ekilebilen tarım alanları her yıl daralmıştır. Çiftçilerimizin takipteki kredi miktarı 1 milyon 365 milyon lirayı aşmıştır. Vatandaşlarımızın bankalara borcu 2002 yılında 6,6 milyar iken şimdilerde 357 milyar liraya ulaşmıştır. 2002’ye göre bugün; Tüketici kredileri 127 kat, kredi kartı borcu 17 kat, takipteki tüketici kredisi 137 kat, takipteki kredi kartı borcu 25 kat çoğalmıştır. Kredi kartını ödeyemeyen vatandaşlarımızın sayısı 12 yılda 618 bin sınırını geçmiştir. 949 lirayla geçinen asgari ücretli kardeşlerimizin, bu yılın Ocak ayından Nisan ayına kadar dolardaki artıştan dolayı gelirlerindeki azalma 142 lirayı bulmuştur. 10 milyon 875 bin 380 emeklimiz aç, yoksul ve ümitsizdir. İcra dosyaları 2002’ye göre yaklaşık 4 kat yükselmiştir. 12 yılda 271 bin esnafımız işinden olmuştur. 2014 yılsonunda yardıma muhtaç insan sayımız 30 milyon 500 bine dayanmıştır.

Özetle Türkiye’nin tablosu budur. Bu gerçekler karşısında hangi vicdan sahibi AKP hükümetine başarılı diyecektir? Hangi vatan evladı geliştik, kalkındık, büyüdük masallarına inanacaktır?

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER