SON DAKİKA

Çarşı Bizans’a Karşı!

Bu haber 25 Eylül 2013 - 20:13 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Şükrü Alnıaçık

Beşiktaş taraftarının gözdesi olan Çarşı tribün grubunun siyasi bir amaçla kurulmadığını, sağır sultanı bilmem ama “Bezm-i âlem Valide Sultan” iyi bilir.
Çok yakından incelemedim ama eğer “arife tarif gerekmezse” bu grubun, İstanbul’daki eşsiz “mahalle kültürünün kaybolmasına sportif aidiyet duygusuyla direnen bir gönüldaşlar topluluğu” olduğu bellidir.
Çarşı’nın, Dolmabahçe’deki Başbakanlık konutuna doğru seyirten Taksim eylemcilerine katılmasını, ben 12 Eylül öncesinde gayri ihtiyari Ülkücü olan “mahallenin ağır abileri”nin durumuna benzetiyorum.
Bir semte ocak açıldığında veya komünist bir faaliyetten dolayı Ülkücülük geldiğinde biraz da dayı geleneğinden gelen mahalle abileri, “ezilmektense yazılmayı” tercih ederek Ülkücü olurlardı.
Kabadayı altyapısına sahip bu “abilerin” Ülkücü olmasıyla 12 Eylül’den sonraki “çek-senet mafyası olayı” arasında sosyolojik bir ilinti vardır.
Teşkilat disiplini, askeri darbeyle beraber birden kaybolan bu abiler, güvenlik soruşturmalarını da genellikle “çizdirmiş” olduklarından memur filan olamazlardı. Kimsenin kapısında iş tutamaz; sermaye de olmadığı için diğer sermaye hareketlerine “yandan” eklemlenirlerdi. Kumaşlarında Ülkücü motifler olduğu için de yaptıkları illegal işte bile adalet ve merhamet duygusu hâkim olurdu.
Delikanlılık, enerjisi bol bir karakter özelliğidir. Bu enerjiyi, sistematik olarak bir davanın emrinde disipline ettiğinizde, delikanlıları bazen İstanbul surlarının üzerinden uçarken, bazen de Çanakkale’de destan yazarken görürsünüz. Hatta “delikanlıların Çanakkale’den dönmediğine dair” güçlü bir rivayet de vardır.
O yüzden bütün delikanlılar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, orayı akreplerden, yılanlardan, çıyanlardan koruyan, bizim yürekli kardeşlerimizdir.
Ülkücülük de “milli bir delikanlılık” halidir. “Çevreci delikanlılık”la, “sportif delikanlılık”la, nihayet “mahalle delikanlılığı”yla aramızın iyi olması bundandır.
Beşiktaş Çarşı Grubu, olaylı derbiden sonra bugün yaptığı basın açıklamasında: “Bizler için nihai zafer, asla ipi birinci göğüslemek olmadı;” dedikten sonra “zafer”i şöyle tanımlıyor:
“Düşüncelerimizi gerçekleştirecek evvellerimiz ve geleneklerimiz var olduğu sürece öylesine başı dik, alnı açık, onurlu ve gurur dolu tertemiz bir geçmişi, geleceğe de aktaran ve gelecekte yaşatacak olan Beşiktaş’ımızın var olabilmesidir; zafer…”
Burada da bize ait kavramlar, geçmişe ve geleceğe ait “delikanlı” değerler var. Yani “zafer”in idealist, ülkücü bir tanımı yapılıyor.
Beşiktaşlı olsak da olmasak da, sportif delikanlılıkla çevreci delikanlılık arasında bir yerde duran, ruhen bizim gibi fedakâr ve diğergâm olan, bu yüzden de Taksim-Gezi Parkı olaylarına mekan sahibi olarak katılmak zorunda kalan Beşiktaş Çarşı grubuna anlayışla bakmamızın sebebi budur. Nitekim Çarşı grubu da olayların boyut değiştirdiğini anlayınca yani bizim ilk günkü kitlesel tereddüdümüzden bir süre sonra Taksim’den çekilmiştir.
Pazar günkü derbide statta çıkan olaylar, hükümetin, AKP gençlik kollarının veya AKP’li Beşiktaşlıların Çarşı’ya alternatif bir “siyasi delikanlılığa” özendiğini gösteriyor. “Sportif delikanlılık” diyemiyoruz; çünkü Çarşı bugüne kadar hiç bir derbi maçını iptal ettirecek bir “delilik” yapmamıştır. Böyle taraftar grubu olmaz, sportif hareketler, böylesine sorumsuz yapılamaz.
“Maymun’a soba yakmayı öğretmişler; yazın da yakmış” misali, tribünde tekbir çekmek ve sahaya inerek maç tatil ettirmek, taklitçiliğin sosyal hareketlerde ne kadar tehlikeli olabildiğini göstermesi bakımından son derecede önemlidir.
MHP İstanbul İl Teşkilatı, dün bir açıklama yaparak; şahıs bazında da olsa olaylarda adı geçen taraftar grubunun “Ülkücülükle bir ilgisi olmadığını” açıkladı.
Delikanlılık denince aklına Ülkücülük gelenler ama Ülkücüleri yakından tanımayanlar için bir daha tekrarlayalım:
1- Milliyetçi Hareket Partisi, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatları ışığında yasal olmayan toplumsal olaylardan uzak durmaktadır.
2- Bizdeki tanımlar, “Bizans kokulu 1453’ten” epeyce eskidir ve bize göre “kahramanlık, saldırıp bir daha dönmemektir!” Delikanlılık sadedinde buluşursak… Biz ne kadar Bizans’a ve onun Pontuslu, Potamyalı, Philadelphialı artıklarına karşıysak…
Çarşı da o kadar Bizans oyunlarına karşı!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.