Asikurtlar©

Çarlinin maymunları

Çarlinin maymunları
03 Eylül 2015 - 22:43 'de eklendi ve 4644 kez görüntülendi.

11 Eylül 2001’deki gibi sömürgeciliğin bir işgal kurgusu olan Paris’teki Charli Hebdo dergi baskını, yine Paris’te Fransa devletinin güya teröre karşı düzenlediği yürüyüşle kınandı. Dünyada en büyük terörü yapanlarla[1], [2], [3], [4], [5], [6], [7], [8], [9], [10] terörü yürüyüşle kınayanların aynı odaklar olması; sömürgeciliği sirk maymununa çevirdi doğrusu. Evet; akılcı bilinçliler bu oyunları yemiyor ama maalesef 7 milyar insanlığın çoğu cehalet bataklığında yüzdüğünden, sömürgeciliğin bu oyunlarını kitleler afiyetle yiyorlar…

Gerçek şu ki; dünyada terör yok, sömürgecilik ve kendi coğrafyaları dışında kullandıkları cehalet var. Terörde kullanacağı insan malzemesini, kendi coğrafyaları dışındaki cehalet bataklığından sağlayan sömürgecilik, silahlandırdığı bu kişileri; dünyayı çıkarlarına göre şekillendirmek için, gerekli yerlerde, değişik şekillerde kullanıyor. Sömürgeciliği haklı olarak eleştirmemizle beraber, AB-D coğrafyası dışında kalan ve kendilerini kullandırmayı marifet sanan hezeyanlıları da kınıyoruz. Çünkü; asıl üzerinde durulması gereken ve sömürgeciliğin ucuz kiralık tetikçiliğini yapan, bu embesil, sefil yaratıklardır. Bu sefil yaratıklar, kitapsız şekilde dindarlık taslarken sömürgeciliğin kullandığı kuklaların yönetiminde yaşamayı da hiçbir zaman ret etmezler…

11 Ocak 2015 tarihinde, Paris’te düzenlenen yürüyüşe DAVUTOĞLU da katıldı. Birlikçi (üniter) yapıdaki Türkiye Cumhuriyeti devletini bölen AKP’liler; ülkemizde terörist kardeşlerini bir kere kınamazken ve hatta polisin, jandarmanın teröriste karşı kullanacağı silahı elinden alırken; Fransa’da düzenlenen ve sömürgeci bir kurgu olan terör yürüyüşüne katılarak kimler tarafında olduklarını bir kere daha kanıtladılar. Fransa’nın başkentinde düzenlenen ve gerçek teröristlerin kimler olduğunu gösteren bu yürüyüşe bölücü PKK’lılar da Fransa’nın denetiminde ve gözetiminde katıldı ve paçavralarını açtılar. Yani AKP’li DAVUTOĞLU, bölücü kardeşlerinin paçavraları altında Paris’te dolaştı…

Sömürgecilik tarafından, Türkiye dâhil 23 ülkenin karıştırıldığını, işgal edildiğini ve bölündüğü gerçeğini tüm insanlık; özellikle AB-D kamuoyu biliyor. Asya ve Afrika kıtasının birbirine komşu kısımlarını kapsayan bu çok geniş coğrafyada sömürgeciliğin gerçekleştirdiği yaklaşık 4 milyon insanın katliamı; dünyanın değişik yerlerinde yaşayan duyarlı, akıllı insanlarını düşündürüyor ve sömürgecilik, bunlara karşı suçluluk ve aşağılık kompleksinden bir türlü kurtulamıyor. Bu nedenle sömürgecilik, suçluluk ve aşağılık kompleksini karşıtlarının gözünde biraz olsun azaltmak ve ayrıca gerçekleştirdikleri işgal ve karışıklıkları, kalıcı ve çok daha ileri aşamalara götürmek için; Charlie Hebdo dergi baskını gibi gösterileri düzenlerler. Böylece, hem insanlığın bilgiyi aramayan tembel çoğunluğunu geçici bir süre şaşırtır; hem de, bu tür olaylar sonrasında verdikleri ve verecekleri şiddetli tepkinin kendilerince haklılığını kanıtlamak istercesine: “Bakın, zannettiğiniz gibi biz o kadar suçlu değiliz; aslında iyi, güzel şeyler yapmak istiyoruz da ancak şu İslami teröristler yok mu…” mesajını insanlığın kolektif bilinçaltına gönderirler…

Paris’te gerçekleşen Charlie Hebdo dergi baskını tiyatrosu sonrasındaki yürüyüşte, bebek katili ÖCALAN’ın ve bölücü paçavraların açılması yanında; Irak, Suriye ve Türkiye’nin bölünmesi için her türlü terörü destekleyen AKP’lilerle beraber, Ürdün kralı Abdullah ve İsrail’in en üst düzey yöneticilerinin de yürüyüşe katılmaları; komedinin dozunu epey arttırdı doğrusu. Ancak bizim asıl yazmak istediğimiz bu değil. Tüm bu geniş tezgâh, dünyanın değişik noktalarına önceden yerleştirilen sömürgeciliğin bu gibi elemanlarınca işletilirken; ülkemizdeki bazı aklı evveller ciddiyet süsü takınarak ufuksuz, çapsız yorumlarda bulunuyorlar. Yok efendim: “Aslında İslam bu değil”miş; yok “Irak işgalini, Suriye ve Türkiye’nin bölünmesini destekleyen Fransa’ya iyi ol”muşmuş. Bunların tamamı akılsız! Ey ahmaklar; bu tür tekil ve çalışan tezgahın tümünü bozmayan saldırılarla hiçbir sonuç alınamaz! Ayrıca, madem iddia ettiğiniz gibi İslam bu değil, neden kendini sömürgecilere kullandıran kuklaların yönetimine isyan etmiyor ve sömürgecilerden bağımsız yöneticileri içlerinde belirleyip yönetime atayamıyorlar? Eğer iddia edildiği gibi İslam bu değilse; derhal gereğini yapsınlar ve sömürgeciliğin kullandığı kuklalardan kurtulsunlar; aksi hâlde sömürgecilerin metresleri yönetiminde kalmaya devam ederlerse, demek ki tüm İslam alemi genelev kızları oldular…

Sömürgeciliğin saldırı yoğunluğunu arttırmak için, Charlie Hebdo dergisinin Fransa istihbaratı tarafından kullanılmış olabileceğini ve aslında saldırının hiç olmadığını ve hiç kimsenin öldürülmediğini (bizzat kendi gözlerinizle, bu cinayetleri gördünüz mü?) bir olasılık bile olsa düşündünüz mü? Düşünmediyseniz, sömürgeciliği asla tanımadınız demektir. Avrupa’nın 4. dünyanın 6. istihbarat gücüne sahip Fransa devletinin, aptal İslami teröristler tarafından atlatılıp dergi basabileceklerine mi inanıyorsunuz? Charlie Hebdo dergisi baskını gerçek olsa bile; ilerde bu olayı bahane edip elde edecekleri milyarlarca dolarlık servet için (KADDAFİ’nin el konulan hesaplarını anımsatırım), dergi çalışanları Fransa devleti tarafından gözden çıkarılmış olamaz mı? Sömürgecilik için sadece para ve çıkarlar vardır; bu nedenle 3-5 Fransız’ın gebertilmesinin hiçbir önemi yoktur. Irak’tan sonra, Suriye ve Türkiye’yi bölmek için AKP’yle beraber her türlü teröristi destekleyenlerin bu tür oyunlar oynamayacağını düşünmek saflık olur. Demem o ki, matematiksel olun ve fizikî düşünün; dünyada tüm olup bitenlerin sorumlusu, en teşkilatlanmışlar, en paralılar, yani en çok imkânları olanlar kimlerse onlardır. AKP’liler dâhil bu işlerde kullanılan siyasetçiler, istihbaratçılar, askerler, yargıçlar, medya, akademisyenler ve her türlü sivil toplum kuruluşu, gayriresmi terör grupları, sömürgecilik tarafından yatağa atılmış metreslerdir. Dolayısıyla, asıl olarak infazcılarla değil; infaz ettirenlerle ve bu infazların nerede, nasıl gerçekleşeceğini tezgâhlayan, denetleyen ve gözetleyenlerle ilgilenmeliyiz. İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu bu en büyük felakete (sömürgeciliğe) karşı birleşmezsek; ne gölgesinde dinlenebileceğimiz bir ağaç ne de doğal bir besin bulamayacağız. Sömürgeciliğin metres akedemisyenlerinin ve medya mensuplarının bize sağladığı yanlış bilgilerle, devamlı öğrenci seviyesinde (dersane müşterisi gibi) ve yarı hasta (özel hastane müşterisi) bir şekilde yaşamlarımız çürüyecek…

Medyaya yansıyan bilgilere göre, sömürgeci ortaklardan Almanya’nın Irak’taki bölücülere vermek istediği silahlar, IŞİD’in eline geçmişmiş; oysa ele geçme filan yok, tüm terör gruplarına silahları bizzat veriyorlar. Sömürgecilik böyledir! Ya doğrudan işgal ederler; ya da önceden silahlandırdıkları terör gruplarıyla oyunu devam ettirirken “Aaaa! Afedersiniz yanlışlık oldu” deyip önceden kurguladıkları oyunun içinde yokmuş numarası yaparlar…

İçimizden esaslı bir devlet diplomatı çıkıp da demiyor ki: Bölgeye girdiğinizde, arkada bırakacağınız silahların sonunu veya terör gruplarına yardım ederken oluşacak yanlışları öngöremiyorsanız; neden bu kanlı oyunları başlatıyorsunuz? Hem sayılamayacak kadar çok suç eylemlerinizle dolu tarih kanıtladı ki, söylediğiniz gibi iyi niyetli, pek demokrasisever ve insan hakları uygulayıcıları değilsiniz! Tüm bu içtiğiniz kana rağmen; kireç beyazı kösele suratlarınızla; hâlâ aynı hümanist, romantik iddialarınızı savunuyorsanız, bölgeden tamamen çekilerek iyi niyetinizi kanıtlayabilirsiniz. Aksi hâlde, geçmişte olduğu gibi, tarih sizi yine insanlık suçu işleyenler sınıfına kaydedecek…

Patronları, ortaklıklarla sömürgeciliğe iliştirilen ülkemizdeki medya haberleri çarpıtıyor! Peşmerge, PKK, IŞİD, El-Nusra, ÖSO, YPG, PYD kim? Bunların hepsi terörist! Hepsi gayrimeşru. AB-D-İsrail, insanlık suçu işliyor. Suudi Arabistan, Katar ve AKP gibi kukla oluşumlar da buna katkı sağlıyor. Bölge halkının ise neredeyse tamamı cahil, bilgili olanların büyük bir kısmı satılık ve çıkarcı. Cahil olanları, kiralık tetikçi çete bölücü terör örgütleriyle, kurulmakta olan büyük İsrail ve büyük Ermenistan’ı göremiyorlar. Bölgede, sömürgeciliğe iliştirilen akademisyenler ve medya da görevini yapmayınca olay tam oluyor. Anlayacağınız, 7 milyar insanlığa karşı işlenen bu en organize suç faillerinin bir kısmı içerden (cehalet de bir suçtur ve halkın, ben bilmiyordum deme hakkı yok) ve sayıları çok fazla…

 

Kaynak:

[1] 21 Şubat 2015 tarihli Milli Gazete

[2] 12 Ekim 2014 tarihli Ortadoğu gazetesi

[3] 15 Ekim 2014 tarihli Milli Gazete

[4] 14 Ekim 2014 tarihli Ortadoğu gazetesi

[5] 13 Mart 2015 tarihli Milliyet gazetesi

[6] 13 Mart 2015 tarihli Yeni Mesaj gazetesi

[7] 15 Mart 2015 tarihli Yeni Mesaj gazetesi

[8] 10 Ocak 2015 tarihli Milli Gazete

[9] 10 Ocak 2015 tarihli Türkiye gazetesi

[10] 17 Ağustos 2015 tarihli Akşam gazetesi

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER