SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Çaresiz Değiliz, MHP Var

Bu haber 05 Kasım 2014 - 10:43 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Partilerin grup toplantılarının olduğu Salı günleri, Türk milleti için gerçekleri görmek ve anlamak için bir fırsat oluşturuyor. Vatandaş, kendi yaşadıklarıyla, şahit olduklarıyla söylenenleri kıyaslama imkanı buluyor.

MHP grup toplantısında Sayın Bahçeli her defasında ülkenin içinde bulunduğu durumun tespitini yapıyor. Uyarılarda bulunuyor ve yapılması gerekenleri sıralıyor. Bugüne kadar söyleyip de haklı çıkmadığı tek bir mesele yoktur. İkinci toplantıyı AKP yapıyor. Her şeyi bir kenara bırakalım. Tam bir tiyatro salonuna dönüştürülen bir yerden ciddi, tutarlı, hayırlı, faydalı bir sonucun çıkması mümkün müdür? Salon tiyatro olunca, konuşmalar da oyundan öteye geçmiyor. Nitekim, dünkü AKP grup toplantısında Başbakan Davutoğlu’nun çaresizliğini bir defa daha ibretle izledik. İçi boş övünmeler, çarpıtmalar, karalamalar, tekrar edilmekten yalama olmuş ve hiçbir inandırıcılığı kalmayan ezberlerler, telaş, panik ve yetersizlik. Ucuz polemiklerle, asılsız yakıştırmalarla MHP’ye saldırarak ihanetin üzerini örtmeye, yanlışlarının ve teslimiyetlerini milletten gizlemeye uğraşıyor. Eminim ki, dinleyen herkes, “biz mi başka ülkede yaşıyoruz, başbakan mı başka ülkeden bahsediyor” diye sormuştur. Üçüncü grup toplantısı CHP’nin. Kılıçdaroğlu’nun konuşması, Davutoğlu’nu aratmıyor. Özellikle terör ve ihanet konusunda farklı düşünmediklerini ibretle izliyoruz. Millete tepeden bakan bir tavır, ayağı yere basmayan vaatler ve ülke gerçeklerinden uzak bir yaklaşım.

TEK VE SON ÜMİT

Türkiye AKP eliyle bir felaketin eşiğine getirilmiştir. Artık bunu yanaşmaları, danışmanları dahi itiraf etmek gereği hissediyor. Her ne olursa olsun, asla ümitsiz ve karamsar değiliz. MHP vardır ve şartlar ne olursa olsun ihanetin hedefine ulaşmasına, yalanın kurumsallaşmasına, talanın tek ve değişmez bir yönteme dönüştürülmesine müsaade etmeyecektir. MHP, bu milletin tek ve son ümididir. Bunun için de gerçeklerin ve ülkenin içine sürüklendiği felaketin Türk milletine doğru anlatılması gerekiyor. Bu maksatla Sayın Bahçeli’nin grup konuşmasında yaptığı tespitleri, uyarıları ve önerileri yerimizin müsaade ettiği kadar değerli okuyucularımla bir defa daha paylaşmak istiyorum.

CAMİ DE BİZİM CEMEVİ DE

Hz. Muhammet hepimizin Peygamberi, Hz. Ali hepimizin iftihar kaynağıdır. Kerbela hepimizin müşterek teessürü, Hz.Hüseyin hepimizin kahramanı, hepimizin şehididir. Cem de bizimdir, semah da bizimdir. Cami de bizim, Cemevi de bizimdir. Saz da bizim, söz de bizimdir. 12 İmam da bizimdir, erenler, evliyalar, arifler, Anadolu’ya Türk-İslam nefesi üfleyen elleri öpülesi büyüklerimiz de bizim şanımız, göz nurumuzdur. Bizim aramızda ayrımcılığa yer yoktur. Bizim aramızda bölücülüğe yaşama hakkı yoktur. Ne Sünni’den geçeriz, ne Alevi’yi iteriz. Ne 36’ya kanarız, ne milletten vazgeçeriz. Ve elbette ne Yavuz’u unutur, ne de İsmail’e yüz çeviririz. Artık Alevi kardeşlerimizin sorunları kökünden bitirilmelidir.

RANT DEMEK AKP DEMEKTİR

Maden ruhsatlarının 2012 yılından beridir Başbakanlığın uhdesinde dağıtılması, bu sayede yandaşların korunup kollanması, kapatılması lazım gelen madenlerin siyasi baskılarla açılması adeta felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Davutoğlu ya hayal aleminde yaşamakta, ya da milletimizin aklıyla ve havsalasıyla alay etmektedir. Rant demek AKP demektir. Haram demek AKP’nin kartvizitindeki en göze çarpan unvan demektir. Eğer Başbakan, kupon arazi koleksiyonu yapan imar vurguncularının, rant kapılarında el ovuşturan gemicilerin ve haram sultası kurmuş hırsızların kimler olduğunu bilmiyorsa, tavsiyem, kapatmaya çalıştığı 17-25 Aralık’ın soygun sayfalarına bakmasıdır.

DEVLET OTORİTESİ SIFIR

AKP, PKK için adeta kanlı çekilişten çıkmış ödül gibidir. İmralı ve Kandil arasında tam bir pazarlık hattı kurulmuş, Türkiye’nin akıbeti buraya zincirlenmiştir. PKK mahkemeler kurmakta, yol kesmekte, haraç toplamakta, özerklik ilan etmekte, kanlı eylemlerini sıklaştırmaktadır. Doğu ve Güneydoğu kamu gücünden arındırılmaktadır. Devlet otoritesi sıfırlanmaktadır. Türkiye çözülmeyle kanlı savaş tehditleri arasına sıkıştırılmıştır. Kırmızı kitabı kaleme alanlar, Türkiye’nin üzerine kırmızı kalem çekmek üzeredir. Süreç tam bir curcuna, tam bir kargaşa, tam bir kaostur. PKK vatan evlatlarının ensesinden vururken, hala süreç ihanetinden bahsetmek, hala müzakereleri şerefsizce sürdürmek nasıl tevil edilecektir? Sayın Erdoğan, Sayın Davutoğlu; birileri sizi tehdit mi ediyor? Bilmediğimiz açıklarınız var da kullanılıyor, şantaj altında mı tutuluyorsunuz?

TÜRKİYE SIRTINDAN VURULUYOR

Erdoğan PYD’ye terör örgütü diyor, ABD çatır çatır bu örgüte silah yağdırıyor, peşmergenin Ayn el Arap’a geçmesi için koridor açtırıyor. Bu ihanet geçidinin 2 Ekim tarihli Tezkereyle hiçbir ilgisi olmadığını herkes bilmelidir. Zira peşmerge yönetimi bir korsan devlettir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin desteği Türkiye’nin savunması, milli bekasının korunması içindir. Bunun dışında peşmergeye alan ve koridor açmak kesinlikle vatana ihanet suçudur. AKP, Kobani çığlığı atan fistanlı teröristlerin, maske takmış yaralı yüzlerin elinde avucunda oyuncak olmuştur. Peşmergenin geçişine ister ABD dayatmasıyla, ister farklı saiklerle yeşil ışık yakanlar suç işlemişlerdir. Obama’yı bu kadar seven kalabalıkların Türkiye’de ne işi vardır? Bunlar hem ekmeğimizi yiyecekler, hem suyumuzu içecekler; sonra da dönüp bir yanda askerimize taş atıp kurşun sıkarken, diğer yanda ABD sevdasından yanıp kavrulacaklardır. Bu nankörlük, bu kalleşlik, bu kahpelik Türk milletinden uzak durmalı, uzak olmalıdır. Ayn el Arap’ta sivil unsur kalmamışken, bu da AKP tarafından kabul edilmişken tırlarla malzeme gönderilmesi, buna da insani yardım ismi takılması hıyanettir, Türkiye’nin sırtından vurulmasıdır. AKP, bedenleri bir ve aynı olan çift başlı PYD-PKK yılanına silah ve lojistik destek sunmaktadır. AKP Türkiye’yi hançerlemektedir. Şehitlerimizin kanları yerde, katiller havalardadır.

Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.