SON DAKİKA

Çapulcu, Soytarı, Terörist Dostlarının Mutluluğu

Bu haber 18 Kasım 2013 - 9:40 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Tarihimizin hiçbir dönemi bugünlerdeki kadar ağır imtihanlarla dolu değildi. Recep Tayyip Erdoğan hükümeti, ulaştığımız noktada Damat Ferit Hükümeti’nden bile daha azılı ve daha sinsi olduğunu, Türk Milleti’ne daha fazla zarar verebilecek bir hale sahip olduğunu tecrübe etmiş bulunuyoruz.

Hafta sonu Diyarbakır’da yaşanılan manzara bunu gözler önüne serdi. Türk vatanı nasıl peşkeş çekiliyor, nasıl bir vahametin ve zilletin içerisindeyiz aklı başında olan, vicdanı kirlenmemiş herkes tarafından idrak edildi.

Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulduğundan beri, bu memleketle husumetli olanların baş tacı edildiği, binlerce şehit ve gazinin hakkının çiğnendiği, milletin değerleriyle alay edilircesine sözlerin sarf edildiği bir buluşmaya tanıklık ettik Diyarbakır’da. Aile boyu Türkiye’ye karşı hasım olan çapulcu Barzani bir tarafta, Türkiye’yi terörist devlet olarak sunan Şivan Perver soytarısı diğer tarafta dururken Recep Tayyip Erdoğan’ın onlarla aynı karede buluşması zannediyorum sizlere de çok ama çok anlamlı gelmiştir.

İddia ediyorum Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğraflarına ve görüntülerine bakın, Türk Milleti’ne düşmanlık beslemiş isimlerle yan yana durduklarından başka hiçbirinde böylesine mesut, mutlu, hevesli, heyecanlı olduğuna şahitlik edemezsiniz. Ne diyelim, biliriz elbet “Kişinin sevdikleri ile beraber” olduğunu!

Geçelim buluşmada söylenenlere ve peşi sıra gündeme düşen ve aynı zamanda üzeri örtülmeye çalışılan konulara. Daha önce “Kürdistan’dan gelen haberler bizi mutlu ediyor” sözünü kullanan Erdoğan bu kez yine benzer temennilerle “Kürdistan’ı selamladığını” söylemiş ve niyetini açığa vurmuştur. Barış, silahların susması, anaların ağlamaması gibi kavramların sözde Kürdistan’ın kurulması adına toplumu oyalamaktan başka bir amaca hizmet etmediğini bir kez daha görmüş olduk.

Habur’da PKK’lıların gelişiyle beraber şahit olunan ve ayaklar altına alınan değerler, bu kez Diyarbakır’da da kendisini göstermiştir. Yıllarını terör destekçiliği ile geçirmiş, Türkiye’ye hakaretlerle doldurmuş Barzani, AKP tarafından en üst düzeyde ağırlanmıştır.

Bugün medyaya baktığınızda Diyarbakır’daki rezaleti AKP yandaşlarının nasıl savunacağına şaşırdıklarına şahit oluyoruz. Şimdi birileri kalkmış Barzani’nin ve sözde Kürdistan’ın meşrulaştırılması girişiminde Irak’ın kuzeyinden gelecek petrol ve doğalgaz meselesini kullanıyorlar. Türkiye’nin buradan gelecek enerjiyle kazanacağı milyon dolarların hesabını güdüyorlar. Böylesi bir ahmaklık olabilir mi? Kimin malını kime peşkeş çekiyorsunuz beyler?

Lozan’da Irak’ın kuzeyi ve Musul-Kerkük’ün durumu açık açık ortaya konmuşken, bugün AKP eliyle Türkiye’nin hakkı olan kaynakların sanki Barzani’nin lüfuymuş gibi sunulmasına şahit oluyoruz.

İşte asıl tehdit buradadır, zira bu bölgelerin kaderinin ne olacağı Lozan’da ilerde görüşülmek üzere karara bağlanmıştır. Yani bugün Türkiye isterse bu mesele yeniden açılabilecekken AKP, Türk Milleti’nin hakkını çapulculara peşkeş çekmekte, bunu da kendi ihanetlerini meşrulaştırma çabasıyla “başarı” olarak sunmaya çalışmaktadır. Böylesi bir ahmaklık olabilir mi?

Bunu yazıp söyleyenlerin gazeteci diye ortaya çıkarılması da ayrı bir vahamet konusu. Tarihten, haktan, hukuktan bihaber olup “akçeler” peşinde koşanların düştükleri zavallı hal daha çok “gazetecilik” kimliğini üzerlerinde taşımalarındandır.

Türk Milleti’nin söz sahibi olduğu bir meselede, zaten hakkı olan bir değeri, ikinci bir yerden elde etmesini başarı gibi gösterip, ihanete kılıf olarak sunanların basitliği gerçekten midemizi bulandırmaya fazlasıyla yetiyor.

Erdoğan’ın Diyarbakır’da söylediği sözlerinin en vahim olanını ne yazık ki kaçırıyoruz. Erdoğan Diyarbakır’da çapulcu ve soytarıyla yaptığı buluşmasında söylediği “100 yıl önce bu topraklarda cetvellerle sınır çizildi.” sözü yabana atılacak bir söz değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda şehit kanlarıyla çizilen ve Türk Milleti’nin anasının ak sütü gibi helal olan sınırlarını ve vatanını aşağılayarak, hakikati saptıran Erdoğan aslında Lozan’a atıf yapmakta ve Türkiye’nin kuruluşunun teminatını inkar etmekle beraber kazanımlarını da terk ettiğini ortaya koymaktadır. Erdoğan aklınca Türkiye’nin diğer Ortadoğu ülkeleri gibi sınırlarının kılıç hakkıyla değil masa başında diğer Avrupalı ülkeler tarafından çizildiğini iddia ediyor.

PKK terör örgütü ve Barzani’nin de yıllardır Lozan Antlaşması’ndan dem vurmaları, bunun sözde Kürt devletinin önündeki en büyük engel olduğunu söylemleri ortadayken Erdoğan da bugün onlarla aynı noktada buluşuyorsa esasında kimse bu meseleyi yadırgamamalıdır. Her sözünü PKK’yı tatmin edecek bir kulvara eninde sonunda taşıyan Erdoğan, terörist başı ile yürüttüğü fikir ve vizyon ortaklığını “100 yıl önce bu topraklarda cetvellerle sınır çizildi.” sözüyle bir kez daha kanıtlamış ve hakikatin ne olduğunu gizleyerek Türkiye’nin bölünmesinin yolunu aralamaya çalışmıştır.

AKP’nin “siyasi çözüm” adını verdiği terörle müzakere döneminde ulaşılmak istenilen asıl hedef dört parçalı sözde Kürt devletinin kurulmasıdır. Bunun için Kuzey Kürdistan dedikleri Türkiye sınırları içerisinde kalan alan da dahil olmak üzere diğer her bölgenin de özerk yapıya geçmesi esas olarak kabul ediliyor. Suriye’de PKK-PYD’nin sessiz sedasız özerkliğe doğru yürüdüğü bugünlerde AKP’nin asıl çabası, dört parçanın birbiriyle uyumlu hareket etmesidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.