SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Cani, Artık Başbakanı Muhatap Almak İstiyor

Bu haber 25 Ekim 2013 - 9:58 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP’nin bebek katili ile yaptığı pazarlıklarda vardığı uzlaşma beyanlarla da olduğu kadar, sonuçlarıyla da belgelenmiştir. Şimdi uzlaşma şartlarının hayata geçirilmesinde birbirlerini sıkıştırıyorlar. AKP hazmettirmenin kolay olmadığını hatırlatarak, PKK ve İmralı canisinden süre istiyor, ihanet güruhu da seçimleri fırsat bilerek, bir an önce sonuç almak için bastırıyor. Gelinen nokta İmralı’daki katilin artık dolaylı değil, doğrudan muhatap alınmasını sağlamaktır ve bizzat başbakanın bu görüşmeleri yapması için BDP Eşbaşkanı tarafından çağrı yapılmıştır.

Her şey planlı

Daha önce PKK ile görüşme iddialarını şeref meselesi yapanların, bu gelişmeler karşısında susması ibret vericidir. Susmak kabullenmektir. Bugüne kadar “imkansız” gibi görünen bir çok şey, artık sıradan hale gelmiştir. Bu noktaya nasıl geldiğimizi unutmamak gerekiyor. Habur’dan Oslo’ya kadar son derece planlı hareket ediyorlar. İmralı canisi ile BDP’lilerin görüşme tutanaklarının gazetelerde yayınlanması bile bilinçli ve planlı yapılmıştır. Öncesinde Oslo görüşmelerinin ayrıntıları sızdırılmış ve hazmettirilmişti. Hukukun, demokrasinin işlediği, bölünmez bütünlüğün esas alındığı bir ülkede bu rezilliklere sebep olanların siyasette kalması bir yana, yargı önünde mutlaka hesap vermesi gerekirken, bizde bırakın hesap vermeyi bu ihanete katılmayan ve karşı çıkanlar suçlu ilan edildi. Dağdan inen eşkıya ile devletin yetkilileri aynı masada oturtuldu. Şimdi de bizzat başbakanın o masada olmasının yolunu açıyorlar. Bizim için yeni ve sürpriz olan bir şey yok. Oslo rezillikleri ortalığa saçıldığı zaman, “millet eğer bunu da hazmederse, arkası gelir. Artık Oslo’ya gitmelerine gerek kalmaz, Türkiye’de, hatta belki de Ankara’da masa kurarlar. Türkiye Cumhuriyeti’ni o masaya yatırır lime lime ederler” tespitini yapmıştık.

Masa İmalı’da

Masa şimdilik caninin yattığı yere kuruludur. Kandil’e de posta servisi sağladılar. AKP hükümeti adına devlet yetkilileri ve BDP milletvekilleri sırayla o masa etrafında toplanıp, taktik belirliyorlar. Sonra da bunu Kandil katillerine iletiyorlar. Bebek katili bir taraftan başbakanın gelmesini beklerken, diğer taraftan da basın toplantıları yapabileceği imkanlar verilmesini talep ediyor. Bugüne kadar olanlara bakınca, bunların sağlanması da hiç kimse için sürpriz olmaz. Ne görüşecekleri, hangi konularda uzlaşma arayacakları, bebek katili bir mektupla önceden bildirmiş olduğu için malum. Türk milletinin hazım kapasitesinin sınırının ne olduğunu kestiremedikleri için tedbirli gidiyorlar. Tepki yüksek olur ve hükümeti önüne katıp süpürecek seviyelere gelirse, inkarın ve bebek katilini suçlamanın dozunu arttıracaklardır. Hatta biri çıkıp, namus ve şeref üzerinden bütün bunları inkar ederse hiç şaşırmayacağız. Aksi olur ve bunun da hazmedildiğini görürlerse yavaş yavaş üslubu yumuşatıp, “ne var bunda. Kan durdu, barış geliyor. Çözüme katkısı olacaksa bunları da yapalım” gibi, artık alıştığımız tiyatrolarla sahne alacaklardır.

Maske düştü

Başta hükümet olmak üzere yanaşma ve beslemeler ne söylerse söylesin, ne yaparsa yapsın, artık maske düşmüştür. Zerre kadar vicdanı, ahlakı, Allah korkusu olup da bütün bu gelişmelerden hayırlı bir sonuç çıkacağını iddia edenler, bahane bulmak, sulandırmak, zihin bulandırmak yerine önce bebek katilinin bu cüreti nereden bulduğunu, bu konuma nasıl geldiğini izah etmek zorundadır. Bu katilin söylediklerinin eğer aslı-astarı yoksa, açıklanan paketin anlamı nedir? Madde madde bebek katili ne istemiş, kan dilli katiller ne talep etmişse tamamı pakette yer almıştır. Daha önce bu konuyu ayrıntılı değerlendirdiğimiz için tekrar girmeyeceğiz. Ancak olanlar, olacakların habercisidir. İmralı’daki katil görüş bildirmiyor, tahmin yapmıyor, temennide bulunmuyor, doğrudan “şunlar şunlar olacak” diyerek vardığı mutabakatın sonuçlarını açıklıyor ve bunların bir an önce yerine getirilmesini istiyor. Buna uyulmaması durumunda tehditler savuruyor. Eğer bu katilin söyledikleri doğru değilse, masanın diğer tarafında oturanlar çıkıp, işin doğrusunun ne olduğunu açıklamak zorundadırlar.

Hedef Türkiye Cumhuriyeti

Çok iyi biliyoruz ki, hiç kimse çıkıp işin aslını dürüstçe ortaya koyan bir şey söylemeyecek. Çünkü işin aslı bu ülkenin lime lime edilmesidir. İmralı canisi hiçbir şey söylemese de, hükümetten hiçbir açıklama gelmese de, AKP’nin bugüne kadar yaptıkları, bundan sonra yapacaklarının ispatıdır. İmralı boşuna PKK’nın genel merkezine dönüştürülmemiştir. Söylenenler ve yapılanlar birbirini tamamlıyor. AKP-PKK koalisyonu tam yol gidiyor. O yolun sonunun Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesi olduğu ilan edilmiştir. Şimdi bütün mesele bunu Türk milletine hazmettirebilmektir. Ancak, bu defa kolay olmayacak. Hiç kimse MHP lideri sayın Bahçeli’nin şu sözlerini unutmamalıdır: “Türkiye sahipsiz, çaresiz ve kadersiz değildir. Türk milleti hainlerin cirit atacağı, barış ve çözüm diyerek bölücülüğü ve terörü meşrulaştıracakları bedevi kabilelerden müteşekkil çöl topluluğu hiç değildir. Dün katliamları sevk ve idare eden caninin, bugün sözde barış ve çözüm sürecini yönetir hale gelmesi, Başbakan Erdoğan’ın da İmralı’ya iki de bir tekmil veren, durum raporu sunan ve süreçle ilgili arz notu yazan bir bedbahtlığa ve zillete düşmesi Türk milletinin başına gelebilecek en vahim musibetlerden birisidir. Başbakan ve hükümeti için mutlak son yakındır. Türk milletine yapılan hainliklerin, kurulan tuzakların ve her türden oynanan oyunların karşılıksız bırakılmayacağı herkesçe bilinmelidir.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.