SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Çanakkale’yi geçmeyi yeniden denediler

Bu haber 18 Mart 2017 - 11:38 'de eklendi ve 38 kez görüntülendi.

Dünya tarihinin seyrini değiştiren ve insanoğlunun gördüğü ve görebileceği en şanlı, en muhteşem, en görkemli zaferin, Çanakkale’nin geçilemeyeceğini kainatın yüzüne haykıran eşsiz destanın 102. yılını kutluyoruz. Ne acıdır ki, Türk milleti 102 yıl sonra yine aynı tehditle, yine aynı tehlikeyle, yine aynı ihanetle ve yine aynı hücumla karşı karşıyadır. Çanakkale boğazını geçemeyenler, PKK’yla vücut bulmuşlar, FETÖ ile bir defa denemişlerdir. O zaman boğazı geçmek isteyenlerin hedefi Osmanlının kalbi olan İstanbul’a ulaşmaktı. Böylece Osmanlı’nın kalbi sökülecek ve sonu gelecek, Türk milleti yeryüzünden silinecek ve tarih başka türlü yazılacaktı. Bugünkülerin hedefi de Ankara’dır. Hedef aynı, yöntem farklıdır. Türk milleti bir asır sonra bir defa daha aynı bedeli ödemeyi göze almak, aynı direnci, aynı imanı, aynı fedakarlığı ortaya koymak zorundadır.

MAZLUM MİLLETLERİN REHBERİ

Bugünü anlamak ve ne yapmamız gerektiğine doğru karar verebilmek için, Çanakkale’yi iyi bilmek ve unutmamak gerekiyor. Çanakkale destanı yazan bir milletin ferdi olmaktan, ecdadımın heybetinden, cesaretinden, gayretinden, asaletinden ve bıraktıklarından gurur duyuyorum.Çanakkale Cumhuriyete giden yolun başlangıcıdır. Bir milletin yeniden silkinip ayağa kalmasıdır.Bütün mazlum milletlerin rehberi, dünyanın gidişatını değiştiren kapının anahtarıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışı, millet iradesinin mührüdür.

SARIKAMIŞ ÇANAKKALE’NİN İLK ADIMIDIR

Çanakkale’ye giden yolun en önemli virajı, Türk tarihinin en büyük hüznü olan Sarıkamış harekatının yaşandığı coğrafyanın, tam ortasında doğdum ve büyüdüm. 90 bin Mehmedin yattığı şehitliklerde, oluk oluk kanın aktığı mevzilerde çocukluğum geçti. Dedem, o savaşta Ruslara esir düşüp, 3 yıl sürgünde yaşamış. Ama ne yazık ki, çocukluğumda ve gençliğimde ne etrafımda, ne ders kitabında Sarıkamış harekatıyla ilgili en küçük bir bilgiye rastlamadım. Yaşananları, çok sonra öğrendim, çok sonra fark ettim. Neredeyse 70 yıl Sarıkamış’ta ne olup bittiği, kimsenin aklına bile gelmedi. Neyse ki, son yıllarda tarihin bu hüzünlü ama şerefli sayfasını fark ettik. Sarıkamış, Çanakkale’nin ilk adımıdır. Sonucu hüzünlüdür, ancak millet olmanın, her şart ve imkan altında direnmenin sembolüdür.

NE YAPSAK AZDIR

Çanakkale’yi uzun yıllar okullarda, sıradan bir şeymiş gibi okuduk ve okuttuk. Dünya tarihini şekillendiren bu şanlı mücadelenin heybetini ve önemini çok sonraları fark ettik. Çok şükür bugün hak ettiği anlamı ve değeri verebiliyoruz. Gelibolu’ya gidip, bu şanlı destanın yazıldığı coğrafyayı görme şansım oldu. Gelibolu’nun her karışında, her santimetre karesinde bir hilal uğruna batmış bir güneşi hissedip, titredim. Ne yazık ki, bu şanlı destanın yazıldığı coğrafyayı da uzun yıllar ihmal etmiştik. Anzaklar, İngilizler, Fransızlar bizden çok daha önce gelip, kendi ölülerine sahip çıktılar. Çelik zırhlı duvarı parmaklarıyla, kanıyla, süngüsüyle delen kahramanlarımız için son yıllarda güzel şeyler yapıldı, ama bu kahramanlarımız için ne yapsak azdır.

ÇELİKLE İMANIN MÜCADELESİ

Çanakkale çelikle imanın mücadelesidir. Binlerce ton çelik yağmış, metrekareye 6 bin mermi düşmüş. Görülmemiş, duyulmamış ve hayal edilemeyecek kahramanlıkların yanında, insanlığın numune örnekleri sergilenmiş. Ama o savaşın heybetini, önemini anlatan bir çalışmanın bugün dahi ortaya konulamamış olması içimizi acıtıyor. Çanakkale’deki müzede sergilenenler çok kıymetli, çok önemli olmasına rağmen, yetersizdir. Gelibolu’yu ne yazık ki uzun yıllar boyunca kaderine terk ettik. Bu mübarek coğrafya insan ve tabiatın azizliğine uğramıştır. Bugün bile yağmur yağıp sel gidince, şehit kemikleri, şarapnel parçaları, top gülleleri, mermi kovanları ortaya çıkmaktadır. O bölgede ciddi, kapsamlı ve devamlı bir araştırma yapılmasının zamanı çoktan gelmiştir.

İSTİKLAL SAVAŞI

Milli değerlerimiz bizim varlığımızın tapu senetleridir. Doğru anlamak ve anlatmak bugün her zamankinden daha elzem bir ihtiyaçtır. Zira, ağır ve amansız bir kuşatma altındayız. Yeni bir İstiklal Savaşı vermek zorunda kaldığımızı ülkenin Cumhurbaşkanı söylüyor. Milli bilinci uyandırmadan, milli ve yerli bir siyaset geliştirmeden, milli bir duruş ortaya koymadan bu savaşı verebilmemiz mümkün değildir. Büyük yanlışlar yapıldı, büyük kayıplar yaşandı. Hiç olmazsa bundan aynı yanlışları yapmayalım. Zira, dönüşü olmayan bir yoldayız. 16 Nisan referandumu bu yolun ne tarafa sapacağını da belirleyecektir. Yeni sistem yolumuzu açacak, işimizi kolaylaştıracaktır. Türk milletinin de bunu böyle değerlendireceği ve “evet” diyeceği kanaatindeyim.
Çanakkale destanını yazan kahramanları, bu toprakları vatan yapan ve vatan olarak kalması için gözünü kırpmadan canlarını ortaya koyan yiğitlerimizi, bütün şehitlerimizi, gazilerimizi ve bu var olma mücadelesinde emeği olanları şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz. Allah hepsinden razı olsun.

Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.