SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Cambaza Bak Cambaza

Bu haber 28 Nisan 2014 - 14:10 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.

Türkiye’de 2010 yılında yapılan 26 maddelik Anayasa değişikliğinin ardından ileri demokrasi hayali kurarken elindekinden de olma yolunda hızla ilerliyor. Bu çerçevede PKK ve İmralı cephesinde de ilginç gelişmeler yaşanıyor. Tıpkı ‘Cambaza bak cambaza’ hikayesinde olduğu gibi…

Türkiye’yi daha demokratik bir zemine taşıması amacıyla yapılan 26 maddelik Anayasa değişikliğinin 12 Eylül 2012’de halk oyuna sunularak kabul edilmesinin üzerinden tam 4 yıl geçti. Ancak çıkan kanunlara rağmen ‘İleri demokrasi’ söylemleri lafta kaldı ve özellikl son aylarda elindeki özgürlk alanlarını da kaybetmeye başladı.

Haziran 2011 Genel Seçimleri’ni kazanan AK Parti’nin lideri Tayyip Erdoğan, ‘Ustalık dönemim’ dediği dönemde “Çıraklık dönemi’nin de gerisine düştü. Tüm kesimlerden şikayetler yükselirken, bir tek dünün “terör örgütü” olarak tanımlanan ancak bugün iktidar yanlıları tarafından “silahlı güçlere” terfi ettirilen PKK ve uzantıları halinden memnun görünüyor. Terör Örgütü her gün yeni bir hedef belirleyerek emin adımlarla yolunda ilerliyor.

Terör örgütü, 2011’de ilan ettiği “Demokratik özerkliğin” ardından kurduğu ve adına “Öz savunma güçleri” dediği yapı sayesinde artık taleplerini en üst perdeden devlete dayatabiliyor. Bir taraftan örgütlü yapı ile, diğer yandan da silahlı güçler tarafından bu dayatma sürüyor.

BDP’LİLER HAKKINDA FEZLEKEDEN, SİYASİ TEMSİLCİYE GİDEN YOL

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye “Çözüm Süreci” adı altında 2013 yılı başından itibaren yeni bir döneme yelken açtı. Çözüm Süreci’ne toplumun inancını artırmak için önceleri Türkiye’de alışılmışın dışında bir tablo sergilendi.

Hükümetin en yetkili ismi tarafından ülkede terör konusunda çok fazla bir şey değişmemişken birden bire terör örgütünün Meclis’teki siyasi temsilcilerine yönelik çıkış yaptı.

BDP’li vekiller hakkında “Terör örgütüne destek verdikleri gerekçesiyle” hazırlanan fezlekeler 12 Kasım 2012’de Meclis Başkanlığına verildi. Kamuoyu bu fezlekelerle meşgul edilirken, diğer tarafta terör örgütü PKK’nın lideri Öcalan ile yeni sürecin son rötuşları tamamlandı. Aynı yılın Aralık ayında ise bugün devam eden ve adına “Çözüm Süreci” dediğimiz döneme girildi.

PKK’nın siyasi kadrolarına verildiği sanılan mesaj, meğer gelecek günlere hazırlık amacıyla kamuoyuna veriliyormuş.

ÖCALAN, CEZAEVİNDEN ÜLKEYİ YÖNETME PEŞİNDE

Süreçte kilit rol oynayan PKK’nın İmralı Cezaevinde yatan müebbet hapse mahkum lideri Abdullah Öcalan oldu. Bir ülke, yaşadığı terör belasından kurtulabilmek için elbette elinde bulundurduğu örgüt liderinden yararlanmanın yoluna bakacaktı. Çözüm sürecinin ilk döneminde Öcalan ile yapılan görüşmelerin bu doğrultuda ilerlediği düşünüldü.

Ancak zaman geçtikçe ortaya çıktı ki, Öcalan “Çözüm Süreci”nin oluşturduğu ortamla örgütünü güçlendirmeye ve yönetmeye başlamış.

Terör örgütünün Kandil’deki üssü, sanki Türkiye’de on binlerce insanın kanına giren teröristlerin barındığı bir merkez değil de siyasi bir başkentmiş gibi bir algı oluşturuldu. Kandil’deki eli kanlı teröristler de barış temsilcileri gibi gösterilmeye başlandı. Her fırsatta, siyasi konularda görüşlerine başvurulur ve bunlar kamuoyu ile paylaşılır oldu.

Terörist başı Abdullah Öcalan ise her konuda ne dediği ve nasıl yorum yapacağı merak edilen siyasi bir figüre dönüştürüldü.

Terör örgütü, her geçen gün siyasete yeni dayatmalar yaptı. Örgüt, demokratikleşme yolunda adımlar atmaya çekinen siyasi iktidardan her defasında yeni tavizler aldı.

ÖZERKLİK ÖRGÜTÜN VE BDP’NİN ORTAK HEDEFİ

Seçimlerde 3’ü büyükşehir olmak üzere 110 dolayında belediye başkanlığı elde eden terör örgütünün siyasi uzantısı olan partinin temsilcileri, bu kez “demokratik özerkliği” gündemlerinin ilk maddesi haline getirdi.

BDP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Muş Milletvekili Demir Çelik, hedeflerini net ortaya koydu. Taraf gazetesinden Tuğba Tekerek’e verdiği röportajda, “Bugüne kadar attıkları küçük adımlara küçük yeni adımlar ekleyerek demokratik özerkliğe ulaşacaklarını” anlattı.

Türkiye’de 25 – 26 bölgesel özerk yönetim oluşması gerektiğini öne süren BDP’li Çelik, Kürdistan diye tanımladığı bölgede ise sadece tek bir yönetim olması gerektiği dayatmasında. Çelik, bu bölgenin de ayrı bir bayrağı olması gerektiğini savunuyor.

TERÖR ÖRGÜTÜ YOL KESİP ASKER KAÇIRIYOR

Siyaset dünyasında bunlar olurken, hükümet bu yaşananları “Anadolu’ya şehit cenazesi gelmiyor” kılıfı içinde gözden kaçırmayı başardı. Oysa medyanın görmemeye çalıştığı bölgelerde PKK, ayrı bir devlet yapılanmasını her boyutuyla hayata geçirme noktasına ulaşmış duruma geldi.

Hazırladığı makbuzlarla bölgeden “vergi” topluyor, ailelerden “asker” alıyor, kendi bayrağını istediği yerde dalgalandırıyor. Kuzey Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetiminden tek farkı henüz para bastırmamış olması.

Son olarak Diyarbakır – Lice karayolunda üniformalı PKK’lıların ana karayolunu kesip 2 uzman çavuşu kaçırması, yolu trafiğe kapatıp araçların anahtarlarını alıp gitmesi, sıradan bir olay gibi bile gösterilmeye çalışıldı.

PKK’nın yayın organları yapılan eylemle övünen yayınlar yaparken, devlet adına yapılan açıklamalarda “terör örgütü PKK” adı geçmeden “silahlı güçler” tarafından yapıldı denilmesi ise ortalama vicdan sahibi insanların yüreklerini sızlattı.

‘CAMBAZA BAK CAMBAZA”

Bu gelişmeler yaşanırken geçtiğimiz yıllarda “PKK’nın şehir yapılanması ve paralel devleti’ olarak tanımlanan KCK tutukluları da bir bir serbest bırakıldı. En son İstanbul’daki KCK tutuklularının da serbest bırakılmasıyla bu davada tutuklu sanık kalmadı.

Tüm bunları halkın gözünden kaçırmak ve gündeme gelmesini engellemek için de sağlam bir malzeme gerekiyordu ve o da bulundu.

Meşhur ‘Cambaza bak cambaza’ hikayesini bilirsiniz.

Unutanlar için kısaca hatırlatalım;

“Eskiden çeşitli şenliklerde cambazlar gösteri yaparken yankesiciler de cambaza bakanları soyarlarmış. Cambazla ilgilenmeyenleri soymak için de yanına gider, cambaza bak der, dikkatini cambaza odaklayıp onları da soyarlarmış.”

İşte bu süreçte de ‘Cambaza bak cambaza’ hikayesinde olduğu gibi milletin önüne ‘Paralel yapı – Pensilvanya’ adı verilen bir cambaz konuldu. Millet cambaza bakarken bir yandan skandalların üstü örtüldü, diğer yandan da yaşanan tüm olumsuzlukların faturası bu cambaza kesildi. PKK ise yıllar önce belirlediği hedefe doğru emin adımlarla ilerledi, ilerlemeye de devam ediyor.

Tüm bunlardan sonra eğer meydanlarda ya da ekranlarda hala ‘Cambaza bak cambaza’ diye bir ses duyuyorsanız ya cebinize dikkat edin ya da ülkenize.

Bizden söylemesi…

ROTAHABER ANALİZ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.