SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

Büyük operasyonun pençesindeki AKP!

Bu haber 19 Aralık 2013 - 7:02 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Muharrem Bayraktar

AKP’yi hayli zor duruma sokan yolsuzluk operasyonunu etkisizleştirmek için beklenen ‘ataklar’ gelmeye başladı.

1- Operasyonda görev yapan Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı, Kaçakçılık Şube Müdürü Tuğrul Turhal, Organize Şube Müdürü Nazmi Ardıç, Terörle Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse, Asayiş Şube Müdürü Ersan Erçıktı, aynı gün görevden alındı.

Başbakan, kısa süre önce “Gezi olaylarında polisimiz demokrasi testinden geçmiştir, adeta destan yazmıştır” dememiş miydi? Aynı polisler “AKP’nin pisliklerine dokununca neden yeni destanlar yazmasını engelliyorsunuz?” Neden görevden alıyorsunuz?
Bırakın destan yazmaya devam etsinler!

2- Yandaş medya anında hareke geçti. “Nöbetçi savcı işbaşında” manşetleri atıldı. Daha önce Balyoz Davası’nda verdiği kararlarla alkışladıkları Savcı Celal Kara, bu defa hedef tahtasına oturtuldu. Bundan sonra da tıpkı Deniz Feneri Davası’nın hâkimlerine yaptıkları karalama haberlerini bu dava için de yapacaklarına kuşkunuz olmasın.

3- Çocukları gözaltına alınan bakanlar, büyük bir utanç vesikası olarak “bu davadan bir şey çıkmaz” diye açıklamalarda bulunuyorlar. Ne biliyorsunuz bir şey çıkmayacağını? Hâkim misiniz, savcı mısınız?
Bu ifadeyi ancak soruşturmalara ‘hukuki’ yönden he türlü müdahaleyi yapmak için harekete geçmiş, ‘değerli çocuklarını ve işbirlikçilerini’ tutuksuz yargılatmak için baskı kuranlar kullanır.

4- Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in seçim bölgesi Hatay’dan apar topar Ankara’ya dönmesi ve HSYK’yi toplantıya çağırması ‘yargı sürecinde siyasi müdahalenin’ an meselesi olduğunu gösteriyor.

5- Operasyon sürecinde başbakanın oğlu Bilal Erdoğan’ın da gözaltına alınacaklar arasında olduğu haberinin yayılması Başbakan için tahammül edilmesi imkânsız bir durum.
Bundan dolayıdır ki elindeki bütün imkânlarla bu yolsuzluk operasyonunu yapanların üzerine gideceğinden kuşku yok.

Bugün Türkiye’de yaşananlar aslında demokratik hukuk devletinde olması gereken rutin şeyler: Bir yolsuzluk, hırsızlık, usulsüzlük varsa yargı bunun üzerine gider. Ama AKP’nin Türkiye’yi getirdiği nokta şu: “Her türlü yolsuzluğun, kanunsuzluğun üzerine gidin ama bizim yaptıklarımızın üzerine asla gidemezsiniz”

Emniyeti ve yargıyı da bu yönde dizayn edince de her şey onların planladığı gibi oluyor.
Başbakan, Bodrum sahillerinde kıyıları mahveden ruhsatsız otellerin bulunduğu alanlar muhalif belediyelere ait diye yıkım emrini verirken kendi belediye başkanlarının Marmaray hattındaki SİT alanlarında verdiği usulsüz yapı izinlerinin üzerine de yargının gitmesi ne güzel şey!
Bakan çocuklarının, müteahhitlerin, banka müdürlerinin, birçok bürokratın bulaştığı yolsuzluğun boyutunun “100 milyar Euro” olduğu söyleniyor. Böylesine dehşet verici bir yolsuzluk rakamı ortada iken hükümet üyeleri zerre kadar ahlak ve izan sahibi iseler “yargının sonuna kadar arkasındayız, kim hangi kirli işe bulaşmışsa ortaya çıkartılsın” demesi gerekirken, daha operasyon devam ederken “emniyet müdürlerinin” görevden alınması tarihe geçecek bir utanç abidesi.

Oysa Türkiye daha önceki iktidarlar döneminde, ucu hükümete dokunan pek çok yargı süreci yaşadı.
Demirel başbakanken yeğeni Yahya Demirel hakkında defalarca yolsuzluk davası açıldı. Çiller başbakanken eşi Özer Çiller hakkında “haksız servet kazandığı” iddiasıyla dava açıldı. Mesut Yılmaz başbakanken savcı Talat Şalt’ın düğmeye basmasıyla yapılan Beyaz Enerji operasyonunda kardeşi Turgut Yılmaz hakkında soruşturma başlatıldı, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer görevden alındı.
Bunun onlarca örneğini vermek mümkün.

Ama AKP döneminde tam tersi oldu. Deniz Feneri ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan örneğinde olduğu gibi “ucu AKP’ye ve iktidara dokunacak her türlü hukuki sürecin önü kesildi.”
Yargı ve emniyet abluka altına alındı.

Elbette ki böylesine büyük bir yolsuzluk operasyonu sadece iç dinamiklerin harekete geçmesiyle açıklanamaz. Bu konudaki görüşümüzü dünkü yazımızda geniş olarak yazdık.
Her ne sebeple olursa olsun “bu ülkede ucunda birçok bakanın ve bakan çocuğunun olduğu ve hatta başbakanın oğlunun adının geçtiği” böyle bir operasyonun yapılmış olması büyük bir olaydır.
Bu olayın sonuçları da büyük olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.