SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Bütün hesap MHP’nin üzerine yapılıyor

Bu haber 23 Eylül 2013 - 11:19 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Türkiye, tarihinin en keskin ve hayati virajına giriyor. Önümüzdeki hafta meclisin açılmasıyla birlikte ülkenin geleceğini belirleyecek bir dönem başlayacak. Bu dönem içinde bir taraftan genel kurula getirilecek düzenlemelerle, Türkiye’nin varlığı, üniter yapısı ve milli devlet anlayışı iyice darmadağın edilirken; diğer taraftan bu duruma milletin hangi tepkiyi vereceğini ölçecek seçimler yapılacak. 30 Mart’daki mahalli seçimler bu keskin virajın en kritik noktasıdır ve bu yıkım sürecinin sonunun nasıl geleceğini şekillendirecektir.

Yıkımın zirve noktası

Bu haftanın sonunda açıklanacağı ilan edilen ve adına “demokratikleşme” denilen paket, AKP’nin bugüne kadar yaptığı yıkımların zirve noktasıdır. Ayrıntıları henüz bilinmese de, iktidarın sicili, İmralı canisiyle kurduğu koalisyon ve sızıntılar nelerin olacağını gösteriyor. Bu paketin bebek katilinin bilgisi, katkısı ve onayı ile hazırlandığı da düşünülürse, içinden bu ülke ve milletin faydasına olacak bir şeyin çıkmasını beklemek çok fazla iyimserlik olur. Asıl merak edilen, PKK’nın seçim öncesinde AKP’yi köşeye sıkıştırarak koparmaya çalıştığı anadilde eğitim ve İmralı canisinin affıyla ilgili beklentilerin ne kadar karşılanacağıdır? Milletin gazabından korktukları için tamamına cesaret edemeyecekler gibi görünse de, en azından bu yolun açılacağı ve köşe taşlarının yerleştirileceği muhakkaktır.PKK ve uzantıları da işin farkındalar ve mümkün olan en büyük tavizi koparabilmek için tehdit ve şantaj dahil, her yolu son sınırına kadar zorlamaktadırlar.

Millet iradesinin gaspı

Bu dehşet dengesi içinde AKP’nin, millet iradesini bir şekilde kendi menfaatlerine göre şekillendirmeyi aradan çıkarmaya çalışacağı neredeyse kesinleşmiştir. Bu konuyu daha az oyla daha çok milletvekili çıkarma uyanıklığı açısından daha önce de değerlendirmiştik. Bir başka boyut, bu gaspı niçin yapmak istedikleridir ki, bu sorunun cevabı İmralı canisiyle kurulan ihanet ortaklığı açısından da hayati önemdedir. Medyaya sızan bilgiler, seçim sisteminde yapılacak hangi değişikliğin AKP’ye ne tür faydalar sağlanacağını simülasyonlarla çalıştıkları ve buna göre bir sonuca vardıklarını ortaya koyuyor.Bütün çabaları MHP’yi şeytani yollarla da olsa meclise sokmamaya veya en az temsille mecliste tutmaya yöneliktir. Çünkü bu ihanet sürecinin önündeki tek ve aşılmaz engel MHP’dir. Hangi taktiği kullansalar, hangi kumpası kursalar, hangi ortaklığa gitseler bir türlü tam sonuca ulaşamıyorlar. İhtisas komisyonlarda MHP karşılarına çıkıyor. Özel komisyonlar kuruyorlar MHP’yi aşamıyorlar. Genel Kurula getiriyorlar MHP bütün ihanetleri ifşa ediyor. BDP zaten hazır kıta, CHP’nin de BDP’den farkı yok. MHP olmasa işleri ne kadar kolaylaşacak?

Bir de hakkın ve halkın hesabı var

Komisyonlarda BDP ile karşı karşıya getirip kavga çıkarmak için tezgah kurdular tutmadı. Sokaklarda provokasyon yaptılar olmadı. Yatak odalarına kameralar yerleştirdiler, millet inanmadı. Yalan, iftira, şantaj, tehdit gibi akla gelebilecek her ne varsa hepsi teker teker denendi, yine sonuç vermedi.Akıllarına gelen yeni ve son plan, seçim kanunuyla oynamak. Akıllarınca dar bölge sistemine gidecekler ve özellikle çok sayıda milletvekili çıkaran İstanbul, Ankara ve İzmir gibi illerde MHP’yi zor durumda bırakacaklar. Ancak, unuttukları bir şey var. Bütün bunlar AKP’nin hesabı. Bir de önce hakkın, sonra da halkın hesabı var. O hesabın nasıl tezahür edeceğini ne AKP, ne de beslemeleri kestirebilir. Beklentimiz ve inancımız kendi kazdıkları kuyuya kendilerinin düşeceği yönündedir. Nitekim tarihte daha önce de benzer irade gaspları denenmiş, her defasında hesaplar ters tepmiştir.

Siyaset dengeleri değişecek

Prizmanın bir başka yüzü de, AKP bütün planını bugünkü şartlara göre yapımasıdır. Oysa çok iyi biliyoruz ki, bir dahaki genel seçimler çok farklı şartlarda gelişecektir. Öncelikle dar bölge sistemi getirilse bile, bunun 30 Mart’da yapılacak mahalli seçimlere hiçbir etkisi olmayacaktır. AKP’nin bu seçimlerde yiyeceği bir tokadın, daha sonraki seçimleri de etkilemesi kaçınılmazdır. Kaldı ki, 2015 yazında yapılacak genel seçimlerle, mahalli seçimler arasında bir de Cumhurbaşkanı seçimi yaşanacaktır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olması durumunda bütün dengelerin değişeceğini unutmamak gerekiyor. Başı kesilmiş tavuk gibi kalacak olan AKP’nin genel başkan ve başbakan kavgalarıyla darmadağın olması uzak bir ihtimal olmadığı gibi, siyasetin yeniden şekillenmesi de eşyanın tabiatı icabıdır.

Birlik mi, bölünme mi?

Neresinden bakılırsa bakılsın, Türkiye çok hayati bir sürece giriyor. AKP ile devam etmek durumunda bu sürecin nasıl şekilleneceği 11 yılın ortaya koyduklarıyla bellidir. AKP’ye bir defa daha iktidar verilmesi bu ülkenin bölünmesine onay vermektir. MHP’ye onay verilmesi ise bu ülkenin birliğine sahip çıkılması ve bu ihanet sürecine bir son verilmesidir. Bu durum seçimlerin AKP ile MHP arasında geçeceğini de açık şekilde ortaya koyuyor. AKP’de bunun farkında ve bu kadar şeytani plan bunun için yapılıyor.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.