SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

Bunu da mı hazmedeceksiniz?

Bu haber 18 Şubat 2014 - 9:40 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Ortalığa saçılan yalan, talan ve ihanet belgeleri olmasa dahi, üç dönem arka arkaya iktidar verilen bir partinin bu millete reva gördükleri, bırakın iktidarda kalmasını siyaset tarihine gömülmesi için fazlasıyla yeterlidir. Rejimi, yönetimi ne olursa olsun dünyanın hiçbir yerinde bunun bir örneği yoktur. Çok daha şaşırtıcı olan böyle bir partinin hala iktidarda kalma ümidini sürdürmesidir. AKP’nin yaptıklarının onda birine sebep olanlar siyaset tarihinden silindi gittiler. Bir partinin başarısız görülmesi için daha ne olması gerekiyor?

Ülkenin perişan hali

Her yaptıklarının yanlarına kalmakla birlikte millete hazmettirilmesinin ağır ve acı sonuçlarını istisnasız herkes yaşamak zorunda kalıyor. Bu ülkenin varlığı, itibarı, zenginliği ve saygınlığı konusunda bir tek örnek gösterin ki, AKP öncesi dönemden çok daha iyi durumda olsun. Bütün dünyanın alay ettiği ve ne yazık ki üçüncü sınıf ülkelerin bile ciddiye almadığı bir duruma düşürüldük. İçeride İmralı’daki katilin insaf ve inisiyatifine kalmış bir hükümet var. Sokaklar yangın yeri. İnsanlar ümitsiz ve çaresiz bir şekilde çıkış yolu arıyorlar. Bu durum hukuksuzluğu da beraberinde getiriyor. Cinayetler, hırsızlıklar, adi suçlar patlamış durumdadır. Her 100 lise öğrencisinin 47’si sigara, 32’si alkol, 9’u uyuşturucu kullanıyor. Toplumsal gerginlik had safhadadır. Büyük şehirlerde istisnasız her gün bir gösteri ve taşkınlık yaşanıyor. Bütün bunlar 11 yıllık AKP iktidarının eseridir.

İşsizlik ve çaresizlik

En çok övündükleri ve bu millete her rezilliği hazmettirmekte basamak olarak kullandıkları ekonomide de durum farklı değildir. İnsanların en büyük derdi işsizliktir. Aradan 11 yıl geçmiş olmasına rağmen işsizlik oranı, başta sayın başbakan olmak üzere bütün AKP’lilerin istismar ettikleri kendilerinden önceki dönemin rakamlarının çok üzerindedir. Bütün masa başı oyunlarına rağmen açıklanan son oran yüzde 10 olmuştur. Bu oran gerçek hayatta, özellikle de gençler arasında yüzde 25’e kadar çıkmaktadır. Yani, milletin en büyük sorunu 11 yılın sonunda daha da büyümüştür. En temel gösterge olan kalkınma hızı yine aynı durumdadır. AKP Cumhuriyet tarihi ortalamasını bile yakalayamamıştır. Buna karşılık borç ve cari açık korkunç rakamlara ulaşmış ve milletin sırtına binmiştir.

Yargı hükümetin şubesine dönüştü

İstisnasız her alanda durum aynıdır. Dış itibar yerlerde sürünüyor. Bütün önceliklerimizi, avantajlarımızı, iddialarımızı kaybettik. Ekonomi imdat sinyalleri veriyor. AKP’ye ülke teslim edilirken sıfırlanmış olan terör yeniden azmakla kalmamış, hedeflediği bütün sonuçlara ulaşmıştır. İmralı’daki katil parti genel başkanı gibi hareket etmektedir. Seçimden sonra özerklik ilan edeceklerini açıklamışlardır. Toplum gergin ve huzursuzdur. Bunların üzerine bir de ortalığa saçılan büyük yolsuzluk ve rüşvet iddiaları eklenmiştir. Hükümet bu içler acısı durumun ağır sonuçlarından kurtulabilmek ve milletten gizleyebilmek için devleti ve yargıyı işlemez hale getirmiştir. Basının hali ibret vericidir ve dünya sıralamasında Afrika ülkelerinin bile gerisine düştük. Yargı son düzenlemelerle birlikte hükümetin bir şubesine dönüştürülmüştür.

Hazmettikçe azdılar

Bu kadar şeyin hazmedilmesi ve bunlara sebep olan bir hükümetin hala iktidarda kalma ümidini sürdürmesi, şımarıklığı ve haddi aşmayı çok daha ileri ve ağır boyutlara taşımıştır. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, nasıl bir talan düzeni kurulduğunu, ülkenin nasıl soyulduğunu belgelemenin yanında, bu millete neyin reva görüldüğünü de göstermiştir. Mahkeme kararıyla yapılmış yasal dinlemelerde, AKP’nin para havuzları, villa siteleri, gemi filolarının kaynağının millet malı olduğu en küçük bir şüpheye yer kalmayacak şekilde ortaya çıkmıştır. Parti müteahhitleri ihaleleri nasıl paylaştıklarını, bunun karşılığında kimlere ne pay verdiklerini pişkince birbirlerine anlatırken, bu millete de ağır ve ağza alınmayacak küfürleri sıralamakta en küçük bir tereddüt göstermemişlerdir. Edilen küfürleri buraya yazmaya ne terbiyemiz, ne de insanlığımız müsaade etmez.

Ey Türk milleti;

Ey Türk milleti, yalanı hazmettin, ülkenin itibarı yerle bir oldu. Etrafımız ateş çemberiyle kuşatıldı. Borcun büyüdü, güvenliğin ve ümidin azaldı. Kumpaslar kurulup ülkenin değerleri hapishanelere dolduruldu. Devlet yok edildi ve yargı parti genel merkezine bağlandı. Talanı hazmettin dolarlar ayakkabı kutularından, para sayma makineleri yatak odalarından fışkırdı. Sit alanları villa sitelerine dönüştü. Siyasete delik ayakkabı ile girenler dünyanın en zenginleri sıralamasında dereceye girdi. İhaneti hazmettin, İmralı’daki cani ile masa kuruldu. Bebek katilinin her istediği emir sayılıp, anında yerine getirildi. Ülkenin bir bölümü bu ihanet güruhuna terk edildi. Artık bölünmenin kapıya dayandığını kendileri itiraf ediyorlar. Bu ülkeyle, bu milletle sorunlu olmaları bu düzenden, bu hükümetten memnun olanları hiç dikkatini çekmedi ve seni ilgilendirmedi.

Daha ne olması gerekiyor?

Bu hazım kapasitesi, iktidar yanaşmalarını daha da azdırdı. Hiçbir kural ve kanun tanımamaya başladılar. Tek ölçüleri hükümete yakın durmak ve biat etmek oldu. Ve kendilerini o kadar kaybettiler ki, artık içinden çıktıkları milleti ayakbağı saymaya başladılar. Daha da ileri giderek, galiz küfürlerle aşağıladı ve hakaretler yağdırdılar. Mahkeme kararıyla yapılmış dinlemelerde ortaya çıkan ses kayıtları doğrudan millete nasıl sin-kaflı küfürler edildiğini belgelemiştir. Bu insanlar hala hükümet programlarının protokolünde yer almaya devam ediyorlar. Ey millet, Hadi şimdiye kadar olanları hazmettin. Bunu da mı hazmedecek, bunu da mı yok sayacak, bu küfürleri de mi sineye çekeceksin? Bir defa daha ve altını çizerek soralım: DAHA NE OLMASI GEREKİYOR?

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.