SON DAKİKA

Bunlar İşleri Güçleri Din Değil Para

Bu haber 16 Ağustos 2014 - 9:55 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

Dün bir site Erdoğan cenahında nasıl bir kibir olduğunu, Erdoğan’a kutsaliyet atfedildiğini onun için söylenmiş olan sözlerle dile getirdi. ‘Milliyetçiyim’ dediğinizde, ‘Milliyetçilik sizin tekelinizde değil’ diyenler, bir tek Müslüman kendileri gibi davranmakta, Hz. Peygamber Efendimizi bile kendilerinden aşağı görmektedirler. Efkan Ala’nın: “Peygamberimiz gurura kapıldı, biz kapılmayacağız” sözü buna en güzel örnektir.

Her fırsatta dini değerlerle konuşmayı seven AKP üyeleri, ilk etapta milleti dini duygularla aldattılar. Fakat zaman geçtikçe, insanlar bunların yaptıklarını gördükleri halde, yaptıklarını iddia edildiği gibi kendi ağızlarından duydukları halde, AKP’den ayrılmak yerine daha çok sarıldılar.

Demek ki din ile aldatma işi bitti. Bunlar din ile aldattılar, hala aldatıyorlar, hırsızlıkları meşru hale getiriyorlar, zinayı onaylatıyorlar, muta nikahını meşru görüyorlar ve Müslümanlığı önde gezen insan da, hala bunlara oy veriyorsa bu insanlar artık maneviyattan maddeye geçmiş demektir. Müslüman mahallesinde salyangoz sattırıp, domuzu kasaplık et yapılmasına ses çıkarmıyorlarsa, Diniidrakleriyumuşamış demektir.

İsrail’in Semitizmin odağı olduğu unutuldu. O İsrail düşmanı şalvarlı, sarıklı sakallılar yok oldu. Cuma namazlarında sonra İsrail bayrakları yakan gruplar yok oldu. Acaba İsrail mi düzeldi, yoksa bu gösterileri, küfürleri yapanlar mı İsraillileşti?

Sadece AKP’liler ve yandaşları, candaşları yalakaları, yancıları, Erdoğan’ı insanüstü varlık gibi görmemekte, Erdoğan’ın bazı açıklamaları da bunları gözler önüne sermektedir. Dediğine bakın: “Bizim rahmetimiz gazabımızı aşacaktır inşallah…”

Evet, başları böyle düşünürse, peşinden koşanlar da farklı düşünmeyeceklerdir. Milletvekili şöyle diyor: “Erdoğan Allah’ın tüm vasıflarını toplamış bir lider” Sümme haşa, bunlar iyice sıyırmışlar. Bunların mübarekleri değişmiş. Şu sözlere bakın:

“Eğer Peygamber Efendimiz gelip bu sahneyi görseydi hepimizle gurur duyardı diye düşünüyorum”

“Başbakan’a dokunmak bile ibadettir”

“Başbakanımız bizim için adeta ikinci Peygamberdir gibidir”

“Başbakanımızın çıkacağı televizyon yere konmaz”

En ilginci de Bakara makara diyen, her Cuma google’dan bir ayet sallama işini yapan Egemen Bağış çok daha ileri giderek: “Urfa şanlıysa, Antep gaziyse, Maraş kahramansa, Rize, İstanbul ve Siirt de mübarektir. Çünkü bu 3 şehir, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük liderinin doğmasına vesile olmuştur”

Belki de bundan sonra ilk yapacakları iş bu üç ilin adını değiştirmek olabilir. Mübarek Rize, Mübarek İstanbul, Mübarek Siirt gibi… Ancak onlar daha faydalı olacaklarına inandıklarını yapıyorlar. Üçüncü hava limanına Recep Tayyip Erdoğan adını vereceklermiş…

Şimdi biraz düşünelim Allah’a iman eden bir insan bu sözlere hiç tepki vermeden, bile bile, göre göre nasıl olurda bu insanları destekler? Nasıl olur da cemaatler bunları destekler? Bunların yanında duruşları, onlara destek vermeleri bütün bunları görmezlikten gelmeleri güç tapıcılığından mıdır?

Dün yanında olanlar bu gün bu söylediklerini, yaptıklarını öne sürerek, açıklayarak yanında olmadıklarını söylüyorlar… İyi de bu yapılanlar, söylenenler onlarla birlikte hareket ederken yapılmıştı. Düne kadar bu yaptıklarını ve söylediklerini bahane ederek karşısında duranlar da bu gün yanındalar. Bu nasıl bir dünya? Din adamları böyle davranırsa millet ne yapsın?

Hatırlayın şimdi bunlara kızanlar, referandumda Fethullah Gülen, “Ölüler bile evet oyu kullanacaklar ” demişti. Bu günde AKP’li bir Belediye Başkanı ‘Aşağı tarafa gittim, dedelerinizi, ninelerinizi gördüm, çok çalışsınlar, oylarını Erdoğan’a versinler’ demesiyle arasında ne fark var?

Mavi Marmara olayında Fethullah Gülen, “Otoriteden izin alınmalıydı” dediğinde onu yerin dibine sokanlar, İsrail yandaşlığıyla, İsrail ajanlığıyla sorgulayanlar, bu gün Erdoğan Gazze’deki yaralılar için diyor ki: “Yeter ki biz İsrail’den müsaadeyi alalım, onları ülkemize getirelim. Bu mücadelede devam ediyor” Eğer Gülen “Otoriteden izin alınmalıydı” dediği için İsrail ajanı oluyorsa, Erdoğan: “Yeter ki biz İsrail’den müsaadeyi alalım” demekle ne oluyor?

Bunların işi gücü din değil para, madde, çifte standart, dini afyonlaştırmak, kullanmak.. Ne yazık ki peşlerinden gidenleri de kendilerine benzettiler. Onlar da indirilen dine değil, uydurulan dine inanmaya başladılar. Yoksa hangi kuvvet dini bütün bir insana, “çalıyorlar ama çalışıyorlar” dedirtebilir.

Sağlıcakla kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.