SON DAKİKA

Bu Yazi Sadece Gerizekalılar(!) İcin Yazılmıstır

Bu haber 28 Ocak 2013 - 13:40 'de eklendi ve 26 kez görüntülendi.

Bir insanın zeki yahut geri zekâlı olması da yüce Allah’ın bir takdiridir. Bu konuda kimseyi ayıplamak, suçlamak gibi bir davranış içine girmemiz mümkün değildir.

Geri zekâlılık bir insanda bazen genel manada, bazen çeşitli konular üzerinde tesirini gösteriyor.

Bugünkü yazımızda, Türkiye’nin en çok konuşulan ve tartışılan konusu olan ‘(AB)-(D)ullah Öcalan’ın idamı konusunda’ MHP’yi haksız bir şekilde eleştiren, suçlayan, ona iftira atan ve bu konularda değerlendirmelerde bulunan bazı geri zekâlıların hallerini tahlil edeceğiz.

O geri zekâlılar bu yazıyı iyi okusun.

Okuyan akıl sahipleri de etrafındaki bu tür geri zekâlılara bu yazıyı okutsun…

Bu geri zekâlıların büyük bir çoğunluğu Ampul sembollü bir partinin mensubudur.

Bu mensuplar, gazete köşelerinde, internet köşelerinde, kahvehanede, köyde, kasabada, ilçede velhasıl her yerde “Apo’yu MHP idamdan kurtardı” propagandasını yapmaktadır.

Hele bu propaganda içinde “APO’yu İmralı’ya MHP koydu.” cümlesi yok mu? İşte geri zekâlı oluşlarını tescilleyen en büyük sebep oluyor.

Bu köşeden, bu geri zekâlılara defalarca yazdık, bu geri zekâlılara defalarca sorduk…

(AB)-(D)ullah Öcalan, 56.hükümet zamanı yani 15 Şubat 1999 günü yakalanıp, Türkiye’ye getirildi ve İmralı’ya konuldu. Ve bu tarihte, MHP mecliste değil. Ama olsun bu geri zekâlılar için bunun bir önemi var mı? Ne olursa olsun, bunlara göre onu İmralı’ya koyan MHP’dir.

Apo’nun Türkiye’ye getiriliş tarihi 15 Şubat 1999, MHP’nin T.B.M.M’ne girip, koalisyon ortağı olma tarihi 18 Nisan 1999 iken, bu geri zekâlılar bu aradaki farkı bile hesaplayamamaktadır.

57. Hükümet’in Koalisyon Protokolü, DSP Genel Başkanı Bülent ECEVİT, MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ ve ANAP Genel Başkanı Mesut YILMAZ arasında 28 Mayıs 1999 tarihinde imzalanmıştır. Apo 15 Şubat 1999 tarihinde, 56. Hükümet zamanında Türkiye’ye teslim edilmişken, nasıl 28 Mayıs 1999 tarihinde 57. Hükümetin resmi ortağı olan MHP’ye teslim edilmiş olmaktadır?

56. Azınlık hükümetinin Başbakanı merhum Bülent Ecevit, (AB)-(D)ullah Öcalan’ın yakalanması ve o caninin İmralı’ya konulması sürecini Hürriyet Gazetesi’nden Sedat Ergin’e değerlendirmiş ve “İmralı’daki hazırlıklara ne zaman girişildi? “sorusuna “Ne zaman ki, Apo’nun Türkiye’ye getirilebileceği yolundaki kanaatimiz kesinleşti, hemen İmralı’daki hazırlıklara başladık.
Getirilmesinden 3-4 gün önce diyebiliriz.” (19 Şubat 1999) cevabını vermişti.

Yani bazı gerizekâlıların “APO’yu MHP yakaladı getirdi, İmralı’da adaya koydu ve besiye çekti.” şeklindeki yalanları herhalde, Bülent Ecevit’in bu sözleri ile çürüyecektir. Ama bunların yalanları çürür, MHP’ye iftira atan o beyinleri bir türlü anlamaz bunu.

ABD, (AB)-(D)ullah Öcalan’ı yakalayıp, 56. Azınlık Hükümetine teslim etmiştir.

Bu teslimle birlikte, MHP’nin 18 Nisan 1999 günü yapılan seçimde birinci parti çıkmasının önüne geçilmiştir. DSP, 56.hükümetin son zamanlarında, (AB)-(D)ullah Öcalan’ı teslim almasının meyvesini 18 Nisan 1999 günü gerçekleşen seçimlerde birinci parti olarak toplamıştır.

18 Nisan 1999 günü gerçekleşen seçimlerden, MHP 2. parti olarak çıkmıştır. MHP, bu seçimlerden çıkan siyasi manzara sonrası 57.hükümetin koalisyon ortağı olmuştur.

57.Hükümetin kurulması sonrası, (AB)-(D)ullah Öcalan’ın hem teslim alınışında, hem İmralı’ya konuluşunda, herhangi bir imzası ya da bir etkisi olmamış MHP’ye idam konusu herşeyi ile ihale edilmiş oldu. Evet, MHP Lideri Devlet Bahçeli, elinde imkan olsa bu caniyi asacağını her fırsatta söylemiştir. MHP’nin hükümet ortağı olduğu dönem, bunun mücadelesini tek başına vermiştir.

O meşhur geri zekâlılara soruyorum: Bu ülkede, MHP Lideri Devlet Bahçeli ve MHP’liler dışında “Apo idam edilsin” diyen, bunun mücadelesini veren bir tek devlet kurumu, bir tek parti genel başkanı gösterebilir misiniz?

MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu mücadelesini 57.hükümet ortakları arasında açık ve net bir şekilde vermiştir. 12 Ocak 2000 yılında yapılan zirvede, bu konuda MHP Lideri 7.5 saat bunun mücadelesini vermiştir.

Bu durumu, 57.hükümetin koalisyon ortağı olan Mesut Yılmaz “7.5 saat zorlu bir görüşme yaptık. İstihbarat raporları okundu. Her şey bütün detayıyla ele alındı. Ama yine de karşımda hükümeti bozmaya çok kararlı bir Devlet Bahçeli gördüm.” sözleriyle izah etmişti.

O süreçte, MHP’yi Apo’ya ilişkin dosyanın meclise indirilmediği noktasında eleştirenler de, daha önceki hükümetlerin uluslar arası sözleşmelere atmış oldukları imzaları ve yapmış oldukları protokolleri görmeyip, MHP’yi suçlaması ise tam bir cahillik örneği olmaktadır.

12 Ocak Liderler zirvesi sonrası alınan kararda da “Bilindiği gibi Türkiye’nin yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM’nin Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir.

Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM’ye gönderilecektir.” İfadeleriyle bu duruma işaret edilmiştir. ‘Niye hemen göndermediniz’ diye soran bazı geri zekâlılar, ne önceki hükümetlerin attığı imzaları, ne de sonraki süreçte yaşananları bilmektedir.

Bir de bu geri zekâlılar ve onları yönlendirenler diyor ki, “İdam kararı çıktıktan sonra dosya niçin TBMM’ne gönderilmedi?” Dosya gönderilse yapılacak genel kurulda MHP dışında “İdam edilsin” diyecek parti var mı? O dönem TBMM’de bulunan DSP, ANAP, DYP, FP gibi partilerden hangisi dosya meclise geldiğinde “Apo idam edilsin” diye oy verecekti? “Apo idam edilsin” diye hiçbirinin ne bir sözü, ne bir amacı, ne bu yönde zerre kadar gayreti olmuştur. Zaten 1 Ağustos 2002 tarihinde TBMM’nde yapılan oylamada AKP, DSP, ANAP, YTP, FP, DYP birleşerek idamı yasalardan kaldırmışlardır.

Bu idam konusunu Türkiye’de en çok istismar eden AKP’dir. Kurulduğu ilk günden itibaren ne hikmetse “İdam kaldırılsın” nakaratlarını sürekli kullanan AKP, sanki Apo’nun asılmasını çok istemiş gibi MHP’yi suçlamıştır.

Neymiş efendim? İdam oylamasından önce idamın içinde olduğu paketi komisyondan geçirtmemek için AKP çok mücadele vermiş, MHP’nin sayesinde dosya meclise gelmiş…

İyi de geri zekâlı arkadaşım, 12 Ocak 2000 zirvesi sonrası “Dosyayı Meclise göndermediler” diyen sen değil misin? Dosya o gün gelmedi, 1 Ağustos 2002 tarihinde TBMM’ne geldi. AKP komisyondan geçirmeme için uğraştıysa, onun sebebi idamın kaldırılmasına yönelik verecekleri oyun kendilerini zor durumda bırakabileceği düşüncesidir. Ama buna rağmen TBMM’de komisyondan geçirtmemek için büyük mücadele(!) veren AKP, TBMM’de yapılan oylamada da idamı kaldırmak için iştahla, şevkle diğer partilerle birlikte “Evet” oyu vermiştir. Sözde, komisyondan geçirtmemek için uğraşıyorlar. Herhalde geçtikten sonra da “Madem gelmiş biz de idamı kaldıralım, Apo’yu kurtaralım.” dediler herhalde…Allah akıl, fikir versin..

BOP Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “SAYIN ÖCALAN” olarak gördüğü alçağın bile, “MHP’nin elinde fırsat olsaydı, bizi 2 saat bile yaşatmazdı.” sözüne rağmen, MHP’nin hiçbir suçu, günahı olmadığı halde, bu geri zekâlılar konuyu bilmeden MHP’ye havale ediyorlar.

Bilmek gibi gayeleri zaten yok. Maksat MHP’ye bu konu üzerinden ne kadar zarar verebiliriz anlayışıdır.

Bu konuda en son konuşması gerekenler de AKP’lilerdir.

Bu ülkede idamı kaldırmak için AKP kadar çaba göstermiş bir parti yoktur.

Bugün miting meydanlarında MHP’yi ve Liderini suçlayan Recep Tayyip Erdoğan’ın ise, bu konuda konuşurken utanması lazımdır.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in daveti üzerine 7 Haziran 2002 tarihinde Çankaya Köşkü’nde parti genel başkanları ile gerçekleşen toplantıda MHP Lideri Devlet Bahçeli dışındaki tüm parti genel başkanları, idamın kaldırılmasını hararetle savunmuştur.

Bunların en başında da Recep Tayyip Erdoğan gelmiştir. Ve o toplantıda konuştuklarını, ileriki günlerde “Kimilerinin iddia ettiği gibi; AK Parti, AB konusunda günden güne, kişiden kişiye görüş değiştirmemiştir. İlk gün; Liderler Zirvesi’nde ne söylediysek, yine aynı gün basına ne açıkladıysak, bugün de aynısını söylemekte ve söylediklerimizin arkasında durmaktayız.” sözleriyle sonuna kadar savunuyordu.

Bakınız:

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/15/139728.asp

Recep Tayyip Erdoğan, o dönem “Türkiye, artık AB’nin kenar mahallesi olmaktan kurtarılmalı. İdam cezası tamamen kalkmalı. Bunun için hükümete destek vermeye hazırız.” sözleriyle görüşünü bildiriyor, ‘MHP’nin hükümetten çekilmesi durumunda DSP-ANAP koalisyonunu destekleyeceklerini’ ifade ederek, hem idam konusundaki tutumunu, hem MHP’ye olan alerjisini gösteriyordu.

Bakınız:

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/10/137553.asp

MHP’yi ‘DSP’ye koltuk değneği’ oldunuz diye suçlayan zavallılar, BOP Eşbaşkanlarının bu sözlerine ne diyecekler acaba?

Gelelim bu geri zekâlıların, Apo’nun idamı konusunda MHP’yi suçlamasına…

Ampul rozetli bu geri zekâlılar, APO’yu idamdan kurtaran partilerden birisinin kendi partileri olduğunu gizleyerek, bu konuda fırsat buldukları her ortamda MHP’yi eleştirmeleri, suçlamaları ve ona iftira atmaları, bizleri artık geri zekâlılığın bu kadarına pes dedirtir hale getirmiştir.

Düşünün mecliste idamın kaldırılmasına dair 57. hükümet zamanı oylama yapılıyor, bu oylamada T.B.M.M’de toplam 7 parti bulunuyor. Bu partilerden sadece MHP idam cezasının kalkmaması yönünde, tam kadro oy veriyor, diğer 6 parti birleşip, idam cezasını kaldırıyor… Ama bu geri zekâlılar hala ‘MHP Apo’yu idamdan kurtardı’ diye, sağda-solda propaganda yapıyorlar.

Kendi savunduğu partisi idamı kaldırmak için canla-başla çalışmış ve mecliste bu yönde oyunu kullanmış. Ama adamlar utanmadan “İdamı MHP kaldırdı, APO’yu MHP kurtardı.” diyebiliyorlar.

1 Ağustos 2002 tarihinde, T.B.M.M’ de AKP, DSP, ANAP, YTP, SP, DYP gibi partiler ortaklaşa hareket edip, idam cezasını kaldırmış; bunların karşısında bir tek MHP tüm milletvekilleri ile APO’nun idam edilmesi yönünde oy kullanmıştır. Gel de bunu bizim o meşhur geri zekâlılara anlat… Adamlar anlamıyorlar, anlamak istemiyorlar. Çünkü beyinleri ancak geri zekâlı formatında çalışıyor.. TBMM tutanaklarından idamın kaldırılması (Apo’nun kurtarılması) için AKP milletvekillerinin konuşmalarını okuyabilirsiniz.

Mesela bu yazıyı özellikle okumasını istediğimiz geri zekâlılara, idamı kaldıran partilerin genel başkanlarının, idam oylamasından sonra yapmış oldukları konuşmaları sunsak ne derler acaba?

İdamı kaldıran, APO’yu kurtaran parti genel başkanları bakın ne demişler:

Yılmaz: Keşke MHP de olsaydı
Mesut Yılmaz (ANAP Genel Başkanı):

Türkiye, AB yolunda dev bir adım attı. Bunun, Meclis’te bu kadar büyük çoğunlukla yapılmış olması, kararı daha anlamlı kılıyor. Keşke MHP de bunun içinde olsaydı. Bu attığımız adımın önemini gelecekte daha iyi anlayacağımıza inanıyorum.

Erdoğan: Top artık AB’de

Recep Tayyip Erdoğan (AKP Genel Başkanı): Bu, çok büyük bir başarıdır. Özellikle TBMM’yi takdir ediyorum, alkışlıyorum. ‘Bu kadar kısa sürede olmaz, bu araya sıkıştırılmaz’ diyenler cevabı aldılar. Top artık AB’de. Atacakları adımlarla ne derece samimi olduklarını göreceğiz.

Ecevit: Bu sonucu bekliyorduk

“Dünyada olduğu gibi, idamın Türkiye’de de kalkmış olmasından memnuniyet duyduk.

Çiller: AB’yi kuyudan çıkardık

Tansu Çiller (DYP Genel Başkanı): DYP, bir kez daha AB’yi kuyudan çekip çıkardı.

Cem: Üyelikte dönüm noktası

İsmail Cem (YTP Genel Başkanı): Türkiye kendi insanı için TBMM aracılığıyla çok önemli bir ışık yakmıştır. Bu olay Türkiye’nin AB’ne tam üyelik sürecinde adeta bir dönüm noktasıdır.

Kutan: Mutluluk duyduk

Recai Kutan (SP Genel Başkanı):’Türkiye’nin AB’ye girmesi gereklidir’ dedik. O çizgimizde en ufak bir sapma olmadan gayret gösterildi. Memnuniyetle ifade edeyim ki böyle bir karar alındı. Yasaların Meclis’ten geçmesinden büyük mutluluk duyduk.

Bu geri zekâlılar bunlarla da tatmin olmuyor ve kendi partisine “APO’yu niye idamdan kurtardın?” diye sormuyor da, ne yüzle hala “O zaman MHP niye rest çekip hükümetten ayrılmadı?” gibi sorular soruyorlar?

Ama bu geri zekâlılar, şunu da bilmiyor ki, idamı kaldıran o oylama öncesinde MHP Lideri Devlet Bahçeli zaten restini çekip, 3 Kasım erken seçim kararı aldırdı…

Ampul ışıkları altında beyni sulanmış olanlara ne deseniz boştur.

Bölücü başına “Sayın Öcalan” diye saygıda kusur etmeyenler, MHP’yi Apo’yu idam etmemekle suçluyor.

Yüzsüzlük, pişkinlik bu olsa gerek…

Yazının muhatabı olan bir geri zekâlı, eğer bu yazı hakkında açıklama yapmak isterse, yazısına köşemde yer vereceğim…

Bekliyorum…

NOT: Okuyucularımızdan gelen yoğun istek üzerine, yazarımızın genişletilmiş bu yazısını tekrar yayınlıyoruz.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.