SON DAKİKA
<

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Bu Üslubun Sahibi Cumhurbaşkanı Olamaz

Bu haber 26 Haziran 2014 - 9:52 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Cumhurbaşkanı seçimi artık Türkiye’nin öncelikli gündemi olaya başladı. Hafta sonu resmi müracaatlar için verilen süre başlıyor. Görünen 3 adayın çıkacağıdır. Bunlardan birincisi ve en çok üzerinde durulması gerekeni, MHP’nin çatı formülüne bağlı olarak yapılan görüşmeler sonucu bir uzlaşma ile aday gösterilen, sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’dur. İkinci ismin AKP’nin adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan olacağı anlaşılıyor. Üçüncü olarak da PKK ve uzantıları bir aday çıkaracaklardır.

Ezberini tekrarlayıp duruyor

Çatı adayın AKP’nin bütün hesaplarını nasıl alt-üst ettiğini ve özellikle sayın başbakanın nasıl çileden çıktığını ibretle izliyoruz. Yanaşma ve besleme takımı, ipe sapa gelmez iftira ve karalamalarla sayın İhsanoğlu’na hücum ederken, başbakan da zaten sorunlu olan üslubunu iyice bozdu. Muhalefet partilerine ve özellikle de çatı aday formülünden ve başbakanın sicilini ayrıntılı biçimde ortaya koymasından dolayı, sayın Devlet Bahçeli’ye ağır hakaretler yağdırıyor. MHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemi eğip bükerek, yanıltıp çarpıtarak bir karşı atak oluşturmaya çabalıyor. Eminim ki başbakanı dinleyen kendi partilileri bile hayret ediyor ve bu çaresizlik karşısında kafalarını yere eğiyorlardır. Başbakanın eleştirilerinin tamamına ayrıntılı biçimde belgeli ve ispatlı cevaplar verilmiştir. Ancak, başbakan için önemli olan söylediklerinin doğruluğu değil, bir zihin bulanıklığı oluşturabilmektir. Sıkıştığı durumda ezberini tekrarlıyor ve kimse inanmasa da kendini rahatlatıyor.

Küfrederek temize çıkamazsınız

Bir parti liderinin, özellikle de bir başbakanın bu durumlara düşmesi çok üzücü bir durumdur. Böyle bir siyaset ne yapana, ne inanana, ne de ülkeye bir fayda getirmeyeceği gibi, zaten bölünmüş, ayrıştırılmış ve çaresiz bırakılmış olan toplumda yeni kanamalar oluşturacaktır. Elbette bu hakaretler karşılıksız kalmayacaktır. Ancak sayın başbakanın ve yanaşmalarının şunu çok iyi bilmesi gerekiyor; Bu üslup, bu seviye, bu telaş ne malum sicilinizi örtmeye ve gizlemeye yarar, ne de sizi temize çıkarır. Başka hiçbir ölçü ve gerekçe olmasa dahi, sadece bu üslup ve seviye Recep Tayyip Erdoğan’dan Cumhurbaşkanı olamayacağını anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yeterlidir.

Uyumsuzluğun kaynağı uyum sağlayamaz

Hakkındaki iddiaları, ihanet, yalan ve talan sicilini bir kenara bırakarak, sadece bu üslup ve seviye ile bir an için sayın başbakanın hesaplarının tutuğunu ve Cumhurbaşkanı seçildiğini düşünelim. Siz bu üslupla, bu yöntemle, bu anlayışla o koltuğu nasıl dolduracaksınız? Bir Cumhurbaşkanı düşünün ki, bütün parti liderleriyle kavgalı, hatta mahkemelik olmuş. Hiçbir liderin yüzüne bakacak halde değil. Toplumun en az yarısını kendinden saymıyor ve her türlü hakarete layık görüyor. O kadar ki, kendisi gibi düşünmeyen ve kendi üslubuna onay vermeyen partililerini bile hedefe koyup saldırıyor. Nasıl olacak, orada nasıl oturacaksınız? Anayasanın Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 104’ncü maddesi, “Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir” diyor. Milletin en az yarısını temsil eden siyasi partilerin genel başkanlarına en ağır hakaretleri yapmakta bir sakınca görmeyen birisi Türk milletinin birliğini nasıl temsil edecek? Uyumsuzluğun ve düzensizliğin bizzat kaynağı olurken, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını nasıl gözetecek?

Bu sicille mi?

Kaldı ki, tek sorun sayın başbakanın üslubu da değildir. Çok ağır, çok sorunlu ve çok maddeli bir sicile sahiptir. Bu sicilin her bir maddesi demokrasinin ve hukukun olduğu bir ülkede şimdiye kadar çoktan o koltuktan ayrılmasını ve yargı önüne çıkmasını gerektirirdi. Buna toplumun ayrıştırılmış ve çatıştırılmış olması da eklenince, ortaya çok vahim bir tablo çıkıyor. Cumhurbaşkanı makamına bu sicille aday olmak bile büyük bir yanlıştır. 12 yıllık AKP iktidarı sonucunda zaten yerlerde süründürülen ülkenin itibarı, bu sicilin Cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte hepten kaybolacak ve ağır ve acı bedeller ortaya çıkacaktır.

Aklıselim galip gelecek

Bir yorum yapmıyoruz. Sadece herkesin bildiği, şahit olduğu şeyleri hatırlatıp bir tespitte bulunuyoruz. Neresinden bakılırsa bakılsın, Recep Tayyip Erdoğan’ın bırakın seçilmesini, aday olması bile yanlıştır ve bu millete, bu ülkeye haksızlıktır. Sonuçta aklıselimin galip geleceğinden ve Türk milletin bu ülkenin itibarının daha fazla yerlerde süründürülmesine, toplumun daha fazla ayrıştırılıp bir bölünmeye doğru gitmesine izin vermeyecektir. Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu başarılarıyla, birikimiyle, kariyeriyle, eğitimiyle, seviyesi ve üslubuyla açık ara fark oluşturmaktadır. Seçilmesinin büyük bir rahatlama ve özgüven sağlayacağı daha şimdiden bellidir. Adaylığı bile bir birleşmenin, kucaklaşmanın, huzurun ve güvenin oluşmasına yetmiştir. AKP tabanın da bu ülkenin daha fazla hırpalanmasına yol vermeyeceğini ve büyük bir sağduyu ile sayın İhsanoğlu’na yöneleceğini gelen tepkilerden anlıyoruz. Sayın başbakanda bunun farkındadır ve durum çaresizliğini daha da derinleştirmektedir.

Hodri meydan

Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu kampanyası için MHP tarafından görevlendirilen Eskişehir Millletvekili sayın Ruhsar Demirel’in yaptığı bir teklif var. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, sayın Ekmeleddin İhsanoğlu ile bir televizyon kanalında canlı yayına çıkıp, düşüncelerini, projelerini, hedeflerini tartışmalıdırlar. Hodri meydan.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.