Asikurtlar©

Bu ülkenin hali ne böyle?

Bu ülkenin hali ne böyle?
02 Nisan 2016 - 9:56 'de eklendi ve 4098 kez görüntülendi.

 

 

Patlayan bombalar, çatışma, gözyaşı, kan, şehit cenazeleri Türkiye’nin değişmezi oldu. Bir günde 10 şehit. Televizyon haberleri şehitlerle başlıyor, ihanetin kat ettiği aşamanın görüntüleriyle devam ediyor, sönen ocaklarla, ağlamaktan heder olup hayatını kaybeden analarla bitiyor. Ülkeyi idare edenler ise çocukluk anılarını anlatmakla, Türk milletinin temel özelliği olan selamlaşmayı bir lütuf gibi sunup buradan gerçek gündemi gizlemeye çalışmakla, saltanat gezileri düzenleyip özel hesaplarını hayata geçirmenin alt yapısını oluşturmakla meşguller.

LAF VAR İCRAAT YOK
Bu hazin durum, hainleri daha da ümitlendiriyor, daha da cesaretlendiriyor ve daha da azdırıyor. Oysa yapılması gereken masal anlatmak değil, ortaya ciddi, tutarlı ve kararlı şekilde bir şeyler koymaktır. Terör sadece silahlı mücadele ile bitmez. Bunu en iyi Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk milleti biliyor. Çok yönlü bir mücadele gerekiyor. Bu hainlerin ekonomik, siyasi, kültürel bağlantılarını da kesmek ve en önemlisi de dış desteklerini bitirmek ivedi bir hal almıştır.Canlarını ortaya koyarak bu toprakları vatan yapan kahramanların siyasi iradeden beklediği budur. Ne acıdır ki, itleri çözüp taşları toplamakta son derece aceleci ve cömert olan AKP zihniyeti, bu temel tedbirleri almakta son derece zayıf isteksiz ve etkisiz kalıyor. Bırakın dış bağlantılarını kesmek için ortaya ciddi, tutarlı ve kararlı bir siyaset koymayı, içerideki hainlerin siyasi bağlantıları için dahi kıllarını kıpırdatmadılar. Milletin gazabını dizginlemek için sadece lafını ediyorlar, ama gerisi gelmiyor. Aylardır dokunulmazlık dosyalarını meclis gündemine getiremediler. İpe un sererek, CHP ile tahterevalli oynayarak savsaklamaya, sulandırmaya ve unutturmaya çabalıyorlar.

OLAN MİLLETE OLUYOR
Aslında şaşılacak bir şey yoktur. Teröristleri Habur’da davul zurna ile karşılayıp Oslo’da şeref masaları kurarak, dağdaki katil sürüsünün iplerini çözüp şehirlere indirerek, kısacası bilerek ve isteyerek ülkeyi bu hale getirenlerin, şimdi çıkıp ciddi ve kararlı bir şey ortaya koyup bu ihaneti bitirmesini beklemek beyhudedir. Olan bu millete oluyor. Toplama bir menfaat ortaklığı olarak şekillenen, gerçeklerden uzak, dünyadan habersiz, kof ve güdük zihniyetinin bedelini sadece Türk milleti değil bütün İslam âlemi ödüyor. Bu gidişin sonunun ne olacağı artık şekillenmiştir. AKP var oldukça, PYD’yi de PKK’yı da bu millete hazmettirecekleri son gelişmelerle birlikte ibret verecek şekilde ve bizzat kendi beyanlarıyla bir defa daha belgelenmiştir.

BİLE BİLE LADES
Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi. AKP ile çıkılan yolun sonunun başka türlü gelmesi hiçbir şartta mümkün değildi. Bugünlere nasıl geldiğimizi herkes şapkayı önüne koyup düşünmeli ve hesaplaşmayı önce kendi vicdanında yapmalıdır. Türkiye bir İmparatorluk bakiyesidir. Binlerce yıllık tarihinden süzülüp gelen birikimlerinin üzerine bir Cumhuriyet kuruldu. 93 yıllık Cumhuriyet deneyimi var. AKP zihniyeti bütün bunları yok saydığı gibi, bir de hesaplaşma içine girdi. Kendisinden önceki her şeyi yanlış kabul edip, hayali, dünya ve bölge gerçekleriyle uyuşmayan, çağ dışı ve tamamen kişisel öngörü ve hesaplara dayalı bir düzen kurmaya uğraştı. Bunun içerideki bedeli toplumsal huzurun bozulması, bölünme ve ayrışmanın hızlanması ve tahammülsüzlüğün yayılması oldu. Dışarıdaki bedeli ise yalnızlık, itibarsızlık ve üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi konumuna düşmek şeklinde tezahür etti.

BU ZİHNİYETTEN FAYDALI BİR ŞEY ÇIKMAZ
Bu hazin tabloya rağmen, kurdukları bu güdük düzeni elle geçirdikleri medya, devlet ve yargı gücü üzerindenhazmettirmeyi başardılar. Yalan, talan ve ihaneti bir siyasi temele de oturttular. Bu kadar çöküntüye, bu kadar yalana, bu kadar yolsuzluk ve rüşvete, bu kadar ihanete rağmen tek başına iktidar oldular; ama akıl, mantık, vicdan ve iman, böyle bir zihniyetten, böyle bir siyasetten hayırlı ve faydalı bir sonuç çıkmasının imkansız olduğunu söylüyor. Zaten sonuç da bunu gösteriyor.Artan ve her gün daha da ileri giden tek şey ölüm, terör, bomba, gözyaşı, yolsuzluk, rüşvet ve çatışma, ayrışma ve çöküştür. Bunun böyle olduğunu artık ülkeyi idare edenlerin kendileri neredeyse her konuşmalarında itiraf ediyorlar. Ama sonra da dönüp hala iyi şeyler yaptıklarını ve ne kadar başarılı olduklarını anlatıyorlar. Kimsenin aklına da, “14 yıldır iktidardasınız, iyi şeyler yaptıysanız, başarılı olduysanız, bu ülkenin hali nedir böyle?” diye sormuyor, soramıyor, soranlar da duymazdan, görmezden geliniyor. Bu temel sorulara cevap vermek ve cevap aramak yerine, masal anlatıyor, bindirilmiş kıtalarla şov yapıyorlar. Onlar tatmin oluyor, ama ülke kan ağlıyor.

BİR ŞEYLER YAPILMALI
Bu yazdıklarımıza akıl sağlığı yerinde olan hiç kimsenin itirazı olamaz. Bir yorum yapmıyoruz, sadece AKP’nin yüzüne bir ayna tutuyoruz. Türk milletinin bu durumu kabullenmesi ve onaylaması bir akıl tutulması olsa da, bunun böyle devam edemeyeceği ortadadır. Biran önce ciddi, tutarlı ve kararlı şekilde bir şeyler yapılmalıdır. Hiç olmazsa şu dokunulmazlık dosyaları işleme konulmalı ve canlarını ortaya koyan kahramanlara bir moral verilmelidir. Her gün birkaç yerde saatlerce konuşup masal anlatarak milletin aklıyla alay etmek yerine, terörle mücadelede topyekün bir kararlılık gösterilmelidir. Kaybedecek zaman kalmamıştır. Ülke yanıyor, ocaklar sönüyor. Bu milletin sabrı daha fazla zorlanmamalıdır.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER