SON DAKİKA

Bu Telaş Niye?

Bu haber 24 Ekim 2013 - 10:45 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Türkiye’nin sanki hiçbir meselesi kalmamış gibi, ülkenin iktidarı ile ana muhalefet partisi bir Anayasa yarışına girdiler. Hem de yeni bir Anayasa yapabilmek için kurulmuş ve 60 madde üzerinde anlaşma sağlamış Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmaların sabote etmek pahasına bunu yapıyorlar.

Kim ne istiyor?

Gelinen noktada yeni Anayasa veya değişiklikten kimin ne kast ettiği, ne beklediği net bir şekilde ortaya çıkmıştır. AKP için yeni Anayasa demek, PKK’yı memnun edebilmek için ülkenin üniter yapısını, milli devleti dinametlemek, içinde Türk milletinin olmadığı, ayrışma ve bölünmeyi sağlayacak ve kendi güdük zihniyetine uygun bir düzenleme yapmaktır. Aynı beklenti BDP için de geçerlidir ve zaten Uzlaşma Komisyonunda nasıl anlaştıkları ibret verecek biçimde ortaya çıkıyor. CHP sözde milli devleti savunuyor, üniter yapıyı dokunmuyor gibi yaparak millete şirin görünmeye çalışırken, etrafından dolanarak ulaşmak istediği hedef, AKP ve BDP ile aynıdır. Nitekim, CHP’li komisyon üyeleri kendi aralarında çok sert biçimde bu tartışmayı yapıyorlar.

Kararlı olan tek parti

Günün ihtiyacına uygun, demokrasiyi ve hukuku esas alan, ülkenin varlığını ve birliğini önde tutan çağdaş ve kalıcı bir Anayasa isteyen tek parti MHP’dir. Bunu bütün samimiyetiyle ortaya koymuş, ne istediğini, ne beklediğini de en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde Türk milletiyle paylaşmıştır. Zaten diğerleri için sorun da burada çıkıyor. MHP’nin bu net, kararlı ve açık duruşu karşısında kıvranıp duruyorlar. Bir taraftan çaktırmadan, yedirerek gerçek emellerini Anayasa yerleştirmeye uğraşıyor, diğer taraftan sureti haktan görünerek millete tam tersi bir görüntü vermeye çabalıyorlar. Arkadan dolanma, oldu-bitti yapma gayretleri her defasında gelip MHP’ye tosluyor. Rest çekiyorlar olmuyor, alttan alıyorlar fayda etmiyor. Sonunda çareyi MHP’siz bir formülde buldular. MHP’yle görüşme gereği bile duymadan AKP ve CHP aralarına BDP’yi de alarak uzlaşma komisyonunun anlaştığı 60 maddeyi meclisten geçireceklermiş.

Daha önce de denediler

Sonuç alınması çok mümkün görünmese de, AKP-CHP-BDP cephesinin şartları zorlamasını iyi niyetle izah etmek mümkün değildir. Bunun anlamı komisyon çalışmalarını dinamitlemektir. Harekete geçilmesi durumunda komisyon anlamını yitirecek ve dağılacaktır. Nitekim bunu daha önce de denemişlerdir. Başbakan Erdoğan, birkaç ay önce 48 maddeyi meclisten geçirmeyi teklif etmişti. MHP, kararlı duruşunu sürdürerek bunun önünü kesti. Ne kadar doğru yaptığı da, daha sonra ortaya çıktı. Uzlaşılan madde sayısı 60’a ulaştı. Özellikle AKP ve BDP ülke ve milletle olan hesaplarını Anayasa üzerinden görmeyi bir kenara bırakır, samimi bir şekilde ülkenin ihtiyacı olan bir düzenlemeye destek verirlerse, uzlaşılan madde sayısının çok daha artmasının mümkün olduğunu herkes görmüştür.

Maksat belli

Bu gerçek orta yerde dururken 60 maddeyi gündeme getirmenin iyi niyetle izahı mümkün değildir. Maksat bellidir. AKP, PKK ile kurduğu yıkım ortaklığında bir çıkmaza girmiştir. Verdiği sözlerin yerine getirilebilmesi için Anayasa düzenlemeleri gerekiyor. Buna ne gücü, ne cesareti var. PKK ise seçim dönemine girilmesinden de faydalanarak AKP’yi verdiği sözleri yerine getirmek için, alçak ve kalleş tehditler savurarak sıkıştırıyor. Kan dilli canilerden ve İmralı’daki bebek katilinden her gün yeni bir tehdit geliyor. BDP ile ortak hareket etse, bunu Türk milletine izah edemeyecek ve haliyle hazmettirme imkansız hale gelecek. CHP’nin tam bu sırada ortaya atılması AKP için bir can simidi oldu. Hemen üzerine atladılar ve görüşmeye başladılar. Şimdi birbirlerine yoklama çekerek, kendi beklentilerini, PKK taleplerini bunun içine nasıl yerleştirebileceklerini tartıyorlar. Yapılanın başka bir anlamı da, izahı da yoktur.

Komisyon dağılır

Komisyon başından sonuna kadar yeni bir Anayasa yapmak için kurulmuştur. Çok iyi niyetli bir çalışma yapılmış ve mesafe alınmıştır. Millet ve devletle hesaplaşma beklentilerinden vazgeçilirse çok daha hızlı gidilmesinin mümkün olabileceği de görülmüştür. Dönem sonuna kadar devam edilmesinin çok faydalı olacağı, tam olarak sonuç alınamasa bile, bir sonraki döneme önemli hayati bir belge bırakılacağı kesindir. PKK’ya verilen sözlerin ezikliği ve çaresizliği ile acele edip, yangından mal kaçırır gibi uzlaşılan maddeleri meclisten geçirme arayışlarına girmenin anlamı, 60 maddenin yeterli görülmesi ve komisyonun dağıtılmasıdır. AKP sözcülerinin, “biz bu 60 maddeyi geçirelim, komisyon diğer taraftan çalışmalarına devam etsin” değerlendirmesi, önce üye veren partilerin, sonra da milletin aklıyla alay etmektir.

MHP’nin duruşu

Bu noktada MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin kısa süre önce yaptığı değerlendirmeyi bir defa daha hatırlatmak gerekiyor: “Anayasa değişikliği bir bütün olarak düşünülmüştür. Bu bütünlük içerisinde Anayasanın millet iradesinin desteğini alabilecek şekilde partiler arasında bir uzlaşma ile düzenlenmesi arzusu ortaya konmuştur. Uzlaşma ve hazırlık komisyonu uzun bir zamandan beri çalışmaktadır. Burada 59 madde üzerinde uzlaşma sağlanmıştır. Diğer maddeler üzerinde de çalışmalar devam etmektedir. 59 maddeyi ileri sürerek, ‘4 parti burada uzlaştı’ diyerek, demokratikleşme paketinin içerisine yerleştirilmiş siyasi, bölücü dinamitleri de bir taraflarına yerleştirmek suretiyle TBMM’yi kandırmaya, aldatmaya kimsenin hakkı olmaması lazımdır. MHP olarak, uzlaşma komisyonunun devamlılığını istemekteyiz. Her madde tartışılmalı. Bir süre kısıtlamasına gidilmemelidir. Millet iradesine dayalı bir Anayasanın ortaya konması ancak bununla mümkün olabilir. AKP, PKK, BDP işbirliğine CHP eklenmek suretiyle bir Anayasa değişikliğini düşünüyorlarsa, ilk yapacakları şey, uzlaşma masasından kalkmak olmalı. Uzlaşmanın dışında nasıl bir Anayasa Değişikliği düşünüyorlarsa millete sunmak sureti ile Meclis’e getirmelidirler. Bunun dışındaki konuyu MHP kabul etmemektedir. “

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.