Asikurtlar©

Bu telaş neden?

Bu telaş neden?
04 Haziran 2016 - 9:31 'de eklendi ve 6201 kez görüntülendi.

 

 

 

Türk milletinin çelik çekirdeği olan MHP ve ülkücüler üzerinde oynanan oyunlar, kurultay tarihinin açıklanmasıyla birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Genel merkez, hukuksuz ve haksız olmasına rağmen, açıklanan mahkeme kararına uygun bir tavır almış olsa da, akıl ve vicdan ölçüleri ile izahı mümkün olmayan bir karmaşa ortamı oluşturulmak istenmektedir. Bir bardak suda fırtınalar koparılıyor.

BU ÇABALAR BEYHUDEDİR

10 Temmuz’u kabul etmiyorlarmış, Ramazan ayının ortasında 19 Haziran’da kurultay toplayacaklarmış. Bu kararı da çağrı heyeti alıyor. Çağrı heyeti partinin, genel merkezin, genel başkanın, teşkilatların üzerinde midir? Nedir bu acele; nedendir bu telaş? Maksat üzüm yemek midir, bağcıyı dövmek midir? Önce tüzük değişikliği ve genel başkan seçimin aynı gün yapılabileceğini söyleyenlerin, şimdi tam tersi şeyler savunmasın altında ne yatmaktadır? Kurultayın 2 hafta önce veya sonra olması, neden bu kadar önemli? Genel merkezi yok sayarak, genel başkanı dışarıda bırakarak bir kurultay yapıldığı görülmüş, duyulmuş şey midir? Bu çabalar beyhudedir. 10 Temmuz kararı alındıktan sonra mesele bitmiş, nokta konulmuştur. Bu karar hukuka da, vicdanlara da, siyasete de son derece uygundur. Zorlamanın, başka yerlere çekmenin, televizyonlarda saatlerce malzeme olmanın makul bir izahı yapılamaz.

MHP MİLLETİN VİCDANIDIR

Unutanlara bir defa daha ve altını çizerek hatırlatalım: Ülkücü ve milliyetçiler için ülke ve millet her şeyin önünde gelir. MHP var oldukça, bu ülkenin varlığı ve birliğini bozmak, ihaneti sonuca ulaştırmak, kuşatmayı tamamlamak hiçbir şekilde mümkün olmayacaktır. Akıl ve izan sahibi herkes çok iyi bilir ki, MHP sadece aldığı oy oranıyla sınırlı değildir. Bu milletin vicdanı, bu devletin koruyucusu, bu vatanın bekçisi, bu bayrağın direğidir. MHP’yi diğerlerinden ayıran temel özellik budur. Zaten sorun da buradan çıkıyor. Hedeflenen MHP’yi MHP olmaktan çıkarmaktır. Direnci kırmak, içini boşaltmak, düzene uyan, duruma göre vaziyet alan, renksiz, kıblesiz bir yapı oluşturmaktır.

NEYE İTİRAZ EDİYORSUNUZ?

Türkiye, tarihinin en zor ve sıkıntılı dönemini yaşıyor. İçerideki ihanetin kat ettiği aşama, bütün vatan millet düşmanlarını heveslendirmiş ve harekete geçirmiştir. Almanya gibi dünyada soykırım konusunda en son söz söyleyecek bir ülke dahi Türk tarihine yapılan iftirayı kabul etme cüreti göstermiştir. Bu kepazelikte sözde Türk kökenli milletvekillerinin başı çekmesi, ayrı bir acıdır. Kendi içinden bu kadar hain çıkaran dünyada başka bir ülke bulamazsınız. Asıl üzerinde düşünülmesi gereken yer burasıdır. Ne oluyor, nasıl oluyor da bu insanlar bu hale geliyor? Belli ki bir yerlerde yanlış yapıyoruz. Bu ağır tablo MHP ve ülkücülerin varlığının ne kadar hayati olduğunu, bir defa daha bütün dünyaya göstermektedir. Bu karanlık tablodan çıkmanın tek yolu ülkücü ve milliyetçi iradenin iktidarıdır. Nitekim, bugüne kadar her tespitinde, her itirazında, her davranışında haklı çıkan, çare ve çözüm üreten, ümit ve heyecan veren tek parti MHP olmuştur. Tam bu noktada Sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli’yi değiştirmek isteyenler, neye itiraz ettiklerini, neyi yanlış gördüklerini, neyi hedeflediklerini net biçimde ortaya koymalıdırlar. Zira, bugüne kadar söyledikleri kendi yetersizliklerinin itirafı, özel hesaplarının ilanı olmaktan ileri gidememiştir.

10 TEMMUZ’DA DERDİNİZİ ANLATIRSINIZ

MHP’nin istisnasız her alanda yaptıklarının ve söylediklerinin haklılığı ispatlanmış ve iktidar yolunda çok uygun bir zemin oluşmuşken, buna ilave olarak bir olağanüstü kurultay kararı alınmışken hala kargaşa çıkarmaya uğraşmanın iyi niyetle izahı mümkün değildir. 10 Temmuz’da gelir, derdinizin ne olduğunu delegeye anlatırsınız. Direnerek, kendi kendinize tarih belirleyip rest çekerek, nereye varmayı planlıyorsunuz? Daha kendi içinizde bir anlaşma sağlayamadınız. Her biriniz başka yere çekiyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Buradan nasıl bir bütünlük çıkacak? Bölerek, ayırarak, kırarak, küserek, küstürerek, küçülterek hedefe varmak mümkün müdür?

CEVAP VEREMEDİLER

Yıldıray Çiçek kardeşim, “olağanüstü kurultay” diye ortaya çıkan, ortalığı ayağa kaldıran, kanal kanal gezerek güya meydan okuyanlara defalarca çok açık, çek net sorular sordu. Bugüne kadar bunların hiçbirine makul ve mantıklı bir cevap verilemediği gibi, aday olarak ortaya çıkanlar da birbirleri hakkında aynı şeyleri söylemeye başladılar. Paralel başta olmak üzere, hayatı MHP düşmanlığı ile geçmiş Kan dilli katillerin de aralarında olduğu kesimlerin, olağanüstü kurultay için seferber olmalarının sırrı nedir? Bu soruların cevabını hiç olmazsa ülkücülüğünden, milliyetçiliğinden, iyi niyetinden asla şüphe duymadığımız kardeşlerimizin kendi vicdanlarında bulmaları bir zaruret haline gelmiştir.

HERKES BİR DEFA DAHA DÜŞÜNMELİ

Özel hesaplarla, şahsi beklentilerle hareket etmeye kimsenin hakkı yoktur. Sayın Genel Başkan, bir ziyaretimiz sırasında, “eğer siyasette milletvekilliği diye bir şey olmasaydı, MHP her zaman iktidar olurdu” diyerek, bütün durumu özetleyen çok veciz bir tespitte bulundu. Ülkücü olmak iddialı olmayı gerektirir, buna bir itirazımız yok. Siyaset yapan ve emek veren herkesin hedeflerinin olmasına da bir şey demiyoruz. Ancak, ahlakı, geleneği, töreyi, saygıyı, erdemi, terbiyeyi nereye koyacağız? Bunlar da ülkücü olmanın vazgeçilmezleri değil midir? Herkes bir defa daha düşünmek ve kendi durumunu gözden geçirmek zorundadır. Zira, sadece vicdanlarımızda değil, millet ve tarih önünde de sorumluyuz.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER