SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Bu Talan Unutulmaz

Bu haber 22 Ocak 2014 - 10:27 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Hükümetin tek bir gündemi var, o da ne pahasına olursa olsun yolsuzluk ve rüşveti gündemden düşürebilmek ve üzerini örtmek. Bunun için çırpınıyor, bunun için plan üzerine plan yapıyorlar. İşin ucunda milletin “artık yeter” diyerek, AKP’yi sandığa görmesi var. Söz konusu iktidarın elden gitmesidir ve bu uğurda feda edilemeyecek hiçbir şeyin olmadığını daha önceki örneklerinden çok iyi biliyoruz.

Türkiye tarihinin en zor ve sıkıntılı dönemini yaşamaktadır. AKP her alanda ülkeye ağır bedeller ödetmektedir. Bu vahim gidişe bir son verilmesi için durumu Türk milletine anlatmak vatansever herkes için bir görevdir. AKP’nin çırpınışını ve neleri göze aldığını MHP lideri sayın Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında ayrıntılı biçimde değerlendirdi. Konuşmanın tamamı haber sayfalarımızda yer almaktadır. Bazı bölümlerin özellikle altını çizmenin faydalı olacağı kanaatindeyim:

Yedi sülalesine yetecek servet

Başbakan Erdoğan başından beridir dönen dolapların en yakın tanığı ve ortağıdır. Kimin kimle bağlantı kurduğunu, malum İranlı işadamının hangi bakanları rüşvete bağladığını gayet iyi bilmektedir. Altın kaçakçısı, rüşvetçi ve kara para şebekesinin önemli isimlerinden olan mezkur İranlı işadamıyla AKP’li bazı bakanların “al takke ver külah” ilişki içinde olduğu önceden Başbakan’a bildirilmiştir. AKP’li bakanlar rüşvet ve hırsızlıkla günlerini gün edip dolarları evlere ve bankalara yığarken, Başbakan Erdoğan da boş durmamış, kamu arazilerini ona buna peşkeş çekmiş, evlatlarını palazlandırmış, yedi sülalesine yetecek serveti biriktirmiştir. Kara paracılar AKP’nin sunduğu geniş imkânlardan fazla fazla nemalanmışlar, kirli parayı Türkiye’de temizlerken hükümet üyelerinin komisyonunu bol kepçe dağıtmışlardır.

Banka hesapların kaç kutuya sığar?

Havuz problemlerine kafasının basıp basmadığını tam olarak bilemediğimiz Başbakan Erdoğan bize şu sorunun cevabını vermelidir: Sayın Erdoğan, banka hesaplarındaki milyarlar kaç ayakkabı kutusuna sığacak, kaç gemiciği dolduracak, kaç kasaya girecek, kaç villayı taşıracaktır? Bundan sonra AKP’de ayakkabı kutusu sözü kırmızı alarmdır. Para sayma makinesiyle ilgili espriler isyankârlık ve husumet belirtisidir. Zaten Başbakan’ın düşman listesi epey kabarık ve kalabalıktır. Hainler, ajanlar, casuslar, paralel yapılar, karanlık odaklar, uluslararası çeteler, medya, iş alemi, siyasi partiler, yerli taşeronlar, örgütler, maşalar, küresel saldırılar, kaset montajcıları, itibar suikastçıları, virüsler, Haşhaşiler hükümeti hedef seçmiştir. Sanki tüm ülkeler, tüm canlılar, tüm beşeriyet, tüm dünya, hatta ve hatta evrendeki diğer tüm varlıklar Başbakan ve hükümetinin başarısını çekemediğinden hedefe yerleştirmişlerdir.

Türk milleti demeye başladı

Milli ruha kast eden, milli vicdana hıyanet eden, milli varlığa nefret saçan Başbakan şimdi kalkmış yapılan operasyonun milli olmadığından bahsetmektedir. İmralı canisini Kürt kökenli kardeşlerimizin lideri olarak tanımlayan gayri milli anlayışın millikten dem vurması yeni bir bayağılık örneğidir. Başbakan Erdoğan ne olmuştur da Türk milleti demeye başlamıştır? Türklüğü inkâr eden, Türk milletini reddeden BOP’un sabıkalı Eşbaşkanı’nın zoru görünce yörüngesi mi kaymış, aklı mı karışmış, tutunacak dalı mı kalmamıştır? Başbakan Erdoğan’ın Türk milleti ifadesini kullanması gelişme olsa da yeni bir takiyyenin, yeni bir istismarın ve yeni bir siyasi ayak oyunun eseridir. Bu siyaset çelişkisi bir yanda süreç ihanetiyle avunurken, 36 etnik kökeni diline dolayıp PKK ve İmralı canisiyle müzakere ederken, diğer yanda Türk milletini seslendirmesi düpedüz münafıklık alametidir.

Soruşturma sabote ediliyor

Başbakan ve hükümeti panik halinde HSYK’yı baştan ayağa değiştirmekte, rüşvet ve yolsuzlukların soruşturulmasını sabote etmeye gayret etmektedir. Çok değil, yaklaşık 3,5 yıl önce, bizatihi millet iradesinin evet oyuyla Anayasa hükmü olan HSYK’nın mevcut sisteminin, rüşvet ve yolsuzluk sisi altında hedefe konulması milletimizin tercihlerini yok saymak anlamına gelecektir. Anayasa değişikliğiyle yapılan düzenlemenin kanun yoluyla, yürütme zorbalığıyla, Meclisteki sayısal çoğunluk marifetiyle değersizleştirilme teşebbüsü asla bugünkü meseleleri çözemeyecek, hortumcuları kurtaramayacaktır. Başbakan Erdoğan ve partisi HSYK’nın değil, haydutların, rüşvetçilerin, yolsuzluğa adı karışmış herkesin peşine düşmelidir.

Hırsızlığın babadan oğla geçer

Başbakan Erdoğan’ın evladından olmanı istemez ve arzu etmeyiz. Nasıl ki, şeref konusunda giriştiğin bahsi kaybetmişsen, nasıl ki birçok sözünü yutmak zorunda kalmışsan, evladınla ilgili sarfettiğin sözlerin de senin peşini bırakmayacak, bir gün gelip başına çöreklenecektir. Sen ki, hırsızlığın babadan oğula geçtiğini yıllar evvel, bir partinin il başkanıyken söylemiştin. Şayet evladının bir usulsüzlüğü varsa, ki savcılığın iddiası budur, bunun sorumlusu sensin ve sağladığın imkanlardır. Nüfuz ticareti yapmak, yetkiyi kötüye kullanmak, yasa dışı ekonomik menfaatlere siyaseti alet etmek çok ciddi bir vebal, çok ağır bir kusurdur.

Ülkemiz yalnızlaşıyor

Küresel platformda katil Esed, makbul Esad haline gelmiştir. Esad muhaliflerini destekleyen iktidar bölgesel planda çok zor durumlara düşmüş, güvensiz bir konuma gerilemiştir. Hükümetin öngörü hataları, mezhepçi politikaları, terör örgütlerini kollayan tavır ve yönelimleri ülkemizin sorgulanmasına ve yalnızlaşmasına yol açmıştır. Türkiye hayalperest bir Başbakan’la, stratejik derinlikte boğulmuş bir Dışişleri Bakanı’nın elinde caydırıcılık vasfını yitirmiştir. AKP hükümetinin destek verdiği terör grupları Türkiye için de başlıca sorun kaynağı haline gelmiştir. Türkiye’nin terörist unsurlara destek verdiği algısı gittikçe yaygınlık kazanmaktadır.

Neyin sevkiyatı?

Hükümetin Hatay’daki TIR vakasını Bayır-Bucak Türkmenlerine yardım mazeretiyle kapatmasını hadi anladık diyelim, peki Adana’daki TIR’lara ne diyeceğiz? AKP hükümeti bu MİT TIR’larıyla neyin sevkiyatını, kimlere yapmaktadır? Varsayalım ki kaygılanacak bir şey yoktur, o zaman TIR’ın güvenliğini sağlayamayan bir hükümetin ülkenin güvenliğini sağlaması nasıl beklenecektir? Başbakan ve hükümeti Esad muhaliflerine silah ve mühimmat mı taşımakta, MİT de buna eskortluk mu yapmaktadır? Eğer ülkemizin milli çıkarları nam ve hesabına bir faaliyet esnasında TIR’lar yollardan çevriliyorsa bunu adı resmen bir rezalet, yok Suriye’deki iç savaşa silah taşınıyorsa bunun da tanımı aynısıyla kepazeliktir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.