SON DAKİKA

Bu sicille mi Bahçeli’yi araştıracaksınız?

Bu haber 16 Nisan 2013 - 10:25 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Sayın başbakan BDP milletvekillerinin PKK’nın uzantısı olduğunu, örgütle irtibatlarını kesmedikçe kendileriyle görüşmeyeceğini ilan etti. Gelinen noktada, BDP’yi geçip doğrudan PKK’nın İmralı’daki ve Kandil’deki yöneticilerini muhatap almaya başladılar.

Sayın başbakan, Habur rezilliklerinin çok ümit verici gelişmeler olduğunu söyledi. Milletin büyük tepkisi karşısında ertesi gün tam tersi beyanlar verdi. Dağdan inen katiller şeref tribünlerinde ağırlandı, BDP’li belediyeler iki dilli, iki bayraklı fiili durum oluşturdular.

Sayın Başbakan İmralı canisi ile görüşme yapılmadığını haykırdı ve bunu söyleyenleri şerefsizlikle suçladı. Televizyon kanallarının canlı yayınında, bütün gelişmelerin bizzat kendi talimatıyla yaşandığını duyurdu.

Sayın Başbakan, dağdan inen eli silahlı katillerle kucaklaşan BDP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılacağını ve gereğinin yapılacağını beyan etti. Bunun karşılığı AKP’nin onayı, yardımı ve teşvik etmesiyle kucaklaşmayı Kandil’e, İmralı canisine kadar götürmek oldu. Kandil’in kara yılanı doğrudan İmralı canisiyle görüşmenin, elindeki kanla siyaset yapmanın hazırlıklarına başladı.

Sayın başbakan, bebek katilinin idamını tekrar düşünülebileceğini söyledi. Bu beyanın sonucu, İmralı’yı bir parti genel merkezine dönüştürmek, oradaki caninin ülkenin gündemini ve geleceğini belirleyecek bir konuma yükseltmek oldu. Bebek katili, bizzat başbakanın bilgisi ve talimatı sayesinde televizyon seyrediyor, jimnastik yapıyor, arkadaşlarıyla sohbet ediyor, örgüt yönetiyor, yol haritası veriyor. Yattığı yer bir evin çok ötesinde, başında 24 saat doktorun beklediği, her ihtiyacının anında karşılandığı 5 yıldızlı bir otel konforuna ulaştı.

Sayın başbakan, hakikatleri araştırma komisyonuna şiddetle karşı çıktı. “Bu bizim kabul edebileceğimiz bir yaklaşım değil” dedi. Akil insanlar komisyonu kuruldu. Yetmedi AKP ve BDP meclis araştırma komisyonu kurulmasına da karar verdiler.

Ciltlerle kitap olur

Bunlar sadece birkaç satırbaşı. İsrail için, ABD için, BM için, NATO için, Suriye için, BOP için ne dediklerini, sonra da dönüp ne yaptıklarını anlatmak için köşe değil, birkaç ciltlik kitap yazmak gerekiyor. İsrail’in bölgede en rahat ettiği ve en kolay yayıldığı, buna karşılık İslam dünyasının son 50 yılın en karmaşık ve kanlı sürecini yaşadığı dönemin AKP’ye denk gelmesinin sebebi hikmetini de elbet bir izah eden çıkacaktır. Oger’i, Ofer’i, gemiciği, damadı, mısır işlerini, Ali Dibo’yu, özel afları, şahsa mahsus kararnameleri ileride ayrı ayrı kitaplar olarak okuyacağımızdan eminim.

Dürüstlük abidesi

Siciliniz bunlarla dolu olacak ve çıkıp MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi bankaları soymakla veya soyanlara göz yummakla suçlayacaksınız. “Pes artık” demek bile yetmiyor. Sayın Bahçeli ki, Türk siyasi tarihine dürüstlük abidesi olarak dikilmiş bir isim.Sayın Bahçeli 3,5 yıl başbakan yardımcılığı yaptı. Bu dönem gerçekten de çok iyi araştırılmalı, incelenmeli ve bir rapor haline getirilerek, siyaset yapan veya yapmayı düşünen herkese dağıtılmalıdır. Böylece özellikle AKP dönemiyle bir karşılaştırma yapma imkanı ortaya çıkacak ve kimin ne olduğunu bu millet daha iyi öğrenecektir.

Bu noktada biraz kolaycılık olsa da, sayın Müsavat Dervişoğlu’nun bir yazısından, özellikle araştırılması gereken konularla ilgili bölümü hatırlatmanın yerinde olacağını düşünüyorum. Şöyle diyor sayın Dervişoğlu:

Araştırılması gereken konular

Sayın Başbakan hukuki ve vicdani sorgulamayı birlikte yaptırmaktan kaçınmamalıdır. MHP Liderinin siyasete girdiği günden itibaren yaptığı her işi attığı her adımı didik didik inceletmeli kamuoyu ile paylaşmalıdır.

Örneğin;

Devlet hizmetinde ne kadar harcırah almıştır?

Hizmet günü tamamlamadan mı emekli olmuştur?

Devletin uçağını arabasını babasının malı gibi kullanıp, parti faaliyetlerine onlarla mı katılmıştır?

1987’den 2013 yılına kadar serveti artmış mı azalmış mıdır?

Hakkında hırsızlık, yolsuzluk, kalpazanlık ve siyasi nüfuz kullanarak haksız kazanç temin etmekten herhangi bir dava açılmış mıdır?

Elçi beklemek yada bekletmek alışkanlıklarının hangisine sahiptir?

Aile yakınları içerisinde tarafından zengin ettirilmiş uçak, gemi vs. sahibi olmuş birileri var mıdır?

Sosyal çevresinden birilerini medya patronu, enerji tüccarı, büyük müteahhit yaptığı vaki olmuş mudur?

Hakkında özelleştirme kapsamında milli değerleri ahbab çavuş ilişkisiyle yakınlarına peşkeş çektiği dedikoduları çıkarılabilmek mümkün olabilmiş midir?

Yaptığı söylenen bir işi inkar ederek şeref ve haysiyet tartışmasının mağlubu olduğuna hiç rastlanmış mıdır?

Sırf siyasi ikbal uğruna dün dediğinin hilafına kelam sarf ettiğini gören duyan var mıdır?

Eşbaşkanlık filan gibi sıfatların büyüsüne kapılarak milletin ve devletin gelecek planını yabancılara yaptırtma gafletine düştüğünü iddia edecek birisi var mıdır?

Çözümü hücrede, çareyi okyanusun ötesinde, nişanı İsrail’de, itibarı AB’de, takdir ve taltifi ABD’de aradığına şahit olan bir Allah kulu gösterilebilir mi?

Bu soruların sayısını yüzlere, binlere arttırabilmek mümkündür.

Aslolan sadece araştırmak soruşturmak değil aynanın karşısında bunlarla yüzleşebilmek, vicdani muhasebe ve mukayeseyi de yapabilmektir!..

Tayyip Erdoğan’ın ulaşmakta zorlanacağı gerçek insanlık zirvesini kendisinin hastalığını duyduğunda, onun ömrüne dua ederek göstermiştir Sayın Devlet Bahçeli…

Adamlık zor zanaattır vesselam!..

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.