SON DAKİKA

BU SEFER OLMAZ SAYIN CUMHURBAŞKANI!

Bu haber 19 Eylül 2017 - 12:40 'de eklendi ve 2.589 kez görüntülendi.

Türk milliyetçisi olarak, Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin istiklal ve istikbali için mücadele ediyoruz.

15 yıldır bunca yanlışınızı, bunca aldatılışınızı söyleyip durduk…

Millet ve devlet sıkıntıya girdi, yanınızda olduk, olacağız!

Ama bu iş farklı…

“Türk Millî Eğitimi” ile oynamanıza destek vermek, gelecek nesillere ihanet olur!

Başbakanınız bile “yeni müfredat için 200 bin kişinin görüşünü aldık” diye övünürken…

Siz “TEOG’u istemiyorum!” diye kestirip atamazsınız!

Türk çocuklarının geleceğini “deneğe” dönüştüremezsiniz!

Ekonomik, askeri, siyasi yaralar tedavi edilir ama Türk milletinin “millî eğitimi”nde açılan yaraları kolay saramazsınız!

Yapmayın Sayın Cumhurbaşkanı…

*

15 yılda tam altı eğitim bakanı değiştirdiniz.

Erkan Mumcu, Ömer Dinçer, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Nabi Avcı, İsmet Yılmaz…

Hiçbiri de “eğitimci değil”di.

Hepsi “sistem” denekleriyle vakit geçirdi.

Kimi “SBS” dedi, kimi “YÖK” dedi, kimi “TEOG” dedi…

“İmam-Hatip” dediler, “kindar/dindar nesil” dediler…

Kimi “Andımız”ı kaldırdı, kimi “Onuncu Yıl Marşı”nı ve “Millî Bayramları” yasakladı…

Çocuklarımızı yarış atı yapıp dersanelerde FETÖ’nün semirmesini sağladılar, sonra yasakladılar…

Şimdi “özel ders”in saati 200 lira!

“Okul, her Türk çocuğunun hakkı, okutmak da devletin görevidir”; nedir bu özel okullara teveccüh?

Hani sosyal devlet? Hani eşitlik?

Bol bol bina yaptılar… Dersliklerde öğrenci sayısı 24’e düşmüş güya…

Bir milyon öğrenciyi “açık öğretim” denen ucubeye yönlendirirseniz 10’a da düşer!

“MEB’e en büyük bütçeyi verip tebeşiri okul-aile birliklerine aldırmak” nedir?

“Bedava kitap” propagandasıyla basılan hatalı kitapların, her yıl savrulan milli servetin hesabını verebilecek var mı?

Hem “şehirden köye dönüş” türküsü söyleyip hem de sermayeye “taşımalı eğitim” sunmanın anlamı nedir?

Şehirlerde çoğalan cemaatlerin vakıf kimlikli okul ve yurtlarından hala ders çıkarılmadı mı?

Yapmayın Sayın Cumhurbaşkanı…

*

“YÖK’ü kaldıracağız” diye gelip “kadrolaşınca susmak” neyin nesidir?

“ÖSYM”ye kimi getirdilerse skandal yarattı.

Hür ilim dünyasının seçimi yerine rektör ve dekanların siyasi atamaları hangi demokrasi ile açıklanabilir?

“Yüzü aşan üniversite açıp gençlerimize yurt yapmamak” hangi planın hedefidir?

Bunca üniversiteye rağmen, bunca mezuna rağmen bu diplomalı işsizler ordusunun açıklaması var mıdır?

Duble yolar, hızlı trenler, köprüler, şehir hastaneleri, havalimanları, tüneller, süslü belediyeler AKP’nin olsun…

Yapmayın Sayın Cumhurbaşkanı…

*

“MEB iflas etti”, anlatmıyorlar mı size?

Şu etiketi büyük danışmanları bir gözden geçirseler…

Siyaset gözlüğünü çıkarıp atsalar…

Seversiniz, okullara gidip öğretmenleri dinleyin, MEB’in bürokratlarını değil!

Zamanında 45 günde kabak yetiştirir gibi öğretmen yetiştiren sosyal demokrat hükümetleri de görmüştük.

Onlarca eğitim fakültesinden binlerce adam mezun etmenin, onlarca fakülteden pedagojik formasyon havucuyla “vasıfsız öğretmen üretme”nin onlardan ne farkı var?

Türk öğretmenini “eğitim seviyesi-sosyalleşme-ekonomik” yönden kuvvetlendireceklerine “sözleşmeli öğretmen” gibi bir garabet yarattılar!

Başörtüsü, kılık kıyafet, sendika, liyakatli ve tecrübeli idareci tercihinde neden başrolde?

Geleceğimizin teminatı öğretmenleri, iktidar yandaşı bir sendikanın kucağına atmak, yönetmelikleri, müfredatı, tayinleri, terfileri bir sendikanın eline bırakmak nasıl bir mantıktır?

“Özgürlük” narasıyla “özü disiplin” olan “eğitim”de kılık kıyafet perişanlığı yaratmanın amacı nedir?

Yapmayın Sayın Cumhurbaşkanı…

*

Durup dururken “TEOG’u istemiyorum!” diyemezsiniz…

Başbakanı değiştirebilirsiniz, Eğitim Bakanını değiştirebilirsiniz, Müsteşarı değiştirebilirsiniz…

Bu sefer olmaz Sayın Cumhurbaşkanı, size katılmıyoruz!

Tek başınıza “Sistemi” ve “Müfredatı”, paat diye değiştiremezsiniz!

“Eğitim”, “bilim ve tecrübe” işidir!

Himayenizde…

Beştepe’de…

Acil bir “Millî Eğitim Şurası” yapılmasını emredin…

Siyasetçi, sendikacı, cemaat vakıfları, âkiller ve STK’ler hariç…

Toplayın “ilmi hür, vicdanı hür” ilim adamlarını, tecrübeli profesörleri, doçentleri, doktorları, öğretmenleri…

Günlerce masaya yatırıp ölçüp biçsinler…

“Türk Millî Eğitimi”nin hiç olmazsa 50 yıllık şablonunu çıkarsınlar…

Siz de tarihe geçin…

Yapın bunu Sayın Cumhurbaşkanı… Lütfen!

 

Mustafa ÖNDER

 

Mustafa Öndermustafa125@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.