SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Bu mücadele hiç bitmez

Bu haber 12 Nisan 2017 - 20:41 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Anayasa değişikliği, Türkiye’nin tıkanan sistemini, ağırlaşan sorunlarını aşmak için yapılmaktadır. MHP özellikle 15 Temmuz felaketinden sonra yola böyle devam edemeyeceğimizi görmüş ve harekete geçmiştir. 16 Nisan referandumunda sonuç ne çıkarsa çıksın, MHP’nin bu onurlu, kararlı ve “önce ülkem” diyen tavrı ve siyaseti bugünden tarihe geçmiştir. Eğer siyasi olarak bir kazanan aranacaksa, bu şimdiden MHP’dir. Nitekim, Türk milleti de bunu böyle görüyor, böyle söylüyor ve böyle inanıyor. Sokağa çıkın, makul ve mutedil kime rastlarsanız sorun, MHP’den büyük bir sevgiyle, sayın Devlet Bahçeli’den büyük bir saygıyla bahsedeceklerdir.

SİYASİ FAYDA OLUR MU?
Bizim gördüğümüzü ve bildiğimizi elbette, çeşitli maskeler takan iflah olmaz MHP düşmanları da görüyor. Ve bu gerçek karşısında çılgına dönüyor, kahroluyorlar. Kimi AKP ile MHP arasına nifak sokmaya uğraşıyor, kimi Sayın Bahçeli üzerinden kin ve garez kusuyor, kimi sureti haktan görünüp güya tarafsız bir edayla içinden geçen nefreti pamuk şekerine sarıp ikram ediyor. Bu zavallılar ne yaparsa yapsın, sonuç değişmeyecektir. MHP Türk milletinin gönlünde zaten var olan müstesna yerini, daha da pekiştirmiştir. Bunun bir siyasi faydası olacaksa, bunu da kullanacaktır ki, fazlasıyla hak ettiğini insaf ve vicdan sahibi herkes söylüyor.

HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALACAK
Her zaman söylediğimizi bir defa daha tekrarlayalım: Herkes varlık sebebinin gereğini yerine getiriyor. Birilerinin varlık sebebi fitne çıkarmak, gerginlik oluşturmak, bölmek ve yıkmaktır. Bizim varlık sebebimiz de birleştirmek, yaşatmak, yüceltmek ve yükseltmektir. Bu dün de böyleydi, bugünde böyle, yarın da böyle olacak. Dolayısı ile bu mücadele hiç bitmeyecek. Onlar fitne çıkaracak, biz ikna edeceğiz. Onlar saldıracak biz savunacağız. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Sayın Devlet Bahçeli’de İstanbul mitinginde bu duruma dikkat çekti ve aynen şunları söyledi: “Milliyetçi-Ülkücü Hareket üzerinde hesap yapıyorlarmış, FETÖ’cüler ve işbirlikçileri hayır çıkarsa şöyle olur böyle olur havasındaymış; ama bunlarla hesaplaşmak bizim işimizdir ve görevden kaçmayacağız. Yine bunları önümüze katacağız, yine bunların alayını birden büküp, heveslerini teker teker kursaklarına dizip, hepsini birden ezip geçeceğiz.”

GELECEK OLAN HUZURDUR
Biz, Türk milletinin 16 Nisan’da gümbür gümbür evet iradesi ortaya koyacağından asla şüphe etmiyoruz. Yalan ve karalama taifesinin akla ziyan gerekçelerle ve çaresiz biçimde çırpınması beyhudedir. Dillerine doladıkları bahanelerden birisi, “Diktatörlük gelecek” yalanıdır. Bunu söyleyenler ya diktatörlüğün ne olduğunu bilmiyorlar veya bu milletin aklıyla alay ediyorlar. Bir şeyin geleceği doğrudur, ama gelecek olan huzur, istikrar ve istiklalin güvencesidir. “Tek adamlık sistemi kuruluyor” ifadesi, bir başka ezberleridir. Oysa değişiklik metnini okuyan herkes, yürütmenin güçlendiğinin, yasamanın etkinleşip üzerindeki baskının kalktığını görüyor ve anlıyor.Yapılan düzenleme yasama, yürütme ve yargıyı tarihimizde hiç olmadığı kadar güçlü ve etkin hale getiriyor. Her zaman söylenen, ama bir türlü hayata geçirilemeyen yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı belki de ilk defa bu kadar net ve kesin bir hal alıyor.

ÇARESİZLİĞİN TEZAHÜRÜ
Özellikle CHP sözcüleri milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkmasına dahi akıl almaz anlamlar yüklüyor ve her şeyi birbirine karıştırıyorlar. Anlaşılan artacak milletvekili sayısının kendilerine bir faydası olmayacağını peşinen kabul etmişler. Dünyanın bütün medeni ülkelerinde ülke nüfusu ile o nüfusu temsil eden vekiller arasında bir paralellik vardır. Yapılan bozulmuş olan bu paralelliği tekrar kurmaktan ibarettir. Bunun lafını etmek dahi bir çaresizlik tezahürüdür. Aynı şekilde milletvekili seçilme yaşının 25’ten 18’e indirilmesi bir demokratik hakkın inşasıdır.Bu yaşta kaç kişi milletvekili olur bilemem, ama çok sınırlı kalacağı muhakkaktır. İtiraz edenler, acaba Meclisin 18 yaşında milletvekilleriyle doldurulacağını mı zannediyorlar?

SAYGIN VE ETKİN MECLİS
Değişikliğin kabulüyle birlikte, TBMM ve Cumhurbaşkanı seçimleri beş yılda bir aynı günde olacaktır.Bunun anlamı yasama ve yürütmenin tamamen ayrılması ve millet iradesinin hiçbir yan tesir altında kalmadan ortaya çıkmasıdır. Çok daha saygın ve etkin bir meclis oluşacaktır. Kaldı ki, diğer düzenlemelerle birlikte meclisin görev ve yetkileri de genişlemektedir. Milletvekillerinin kanun teklifi vermesinin önündeki yapay engeller kaldırılmakta, bu alanda tekel oluşturmuş hükümet etkisi sıfıra indirilmektedir. Her şey çok daha netleşecek ve görev alanları belirginleşecektir. Meclis yasa yapacak, hükümet seri icraata odaklanacaktır. TBMM’nin denetim mekanizmaları mevcut haliyle kalıyor. Gensorunun denetimden çıkarılmış olması, kurulan yeni sistemin gereğidir. Hesap doğrudan millete verilmektedir.

HÜKÜMET ETME SİSTEMİ DEĞİŞİYOR
Yapılan düzenleme bir başkanlık sistemine geçiş asla değildir. Sadece hükümet etme sistemi değiştirilmekte, çift başlılık ortadan kaldırılmakta ve icranın daha kolay ve hızlı işlemesi sağlanmaktadır. Bu yeni sistemin adı da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir. Cumhurbaşkanı olmak partilerin inisiyatifinde değildir. 100 bin seçmenin imzasıyla Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi mümkündür.Seçilen Cumhurbaşkanı oturduğu koltuğa çakılmasın diye de, iki dönem seçimle sınırlanıyor. Yine istismarın önünü kesmek için, Cumhurbaşkanı ikinci dönemde seçim kararı alırsa kendisi üçüncü döneme aday olamıyor. Çok daha önemlisi, Cumhurbaşkanına ilk defa siyasi ve cezai sorumluluk getiriliyor. Cumhurbaşkanı’na verilen seçimleri yenileme hakkı şu anda da mevcuttur, tek fark iki taraflı işleyecek olmasındadır.

HERKES SANDIĞA GİTMELİ
Askeri mahkemeler ve sıkıyönetim uygulaması kaldırılması, OHAL ilan yetkisi Cumhurbaşkanı’na verilmesi, fakat bunun onay yetkisinin yine TBMM’de bulunması, Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda kararname çıkarabilmesi, münhasıran kanunlarla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin olamaması, yeni ismiyle Hakimler Savcılar Kurulu’nun üye sayısı 22’den 13’e, Anayasa Mahkemesi’nin de 17’den 15’e inmesi ve TBMM bu kurula yeni durumda 7 üye seçme hakkına ulaşması diğer yeniliklerdir.
Herkes mutlaka sandığa gitmeli ve Türkiye’nin bekasına katkı vermelidir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.