SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Bu Karar Değişmeli

Bu haber 30 Ekim 2013 - 10:17 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Milli bayramlar, özellikle son yıllarda yeni ve ileri bir hesaplaşmanın malzemesine dönüştürüldü. İçleri boşaltıldı, anlamları kaydırıldı ve önemsizleştirildi. Sayın Cumhurbaşkanı ve başbakan çeşitli vesilelerle kutlamalara bile katılmadılar. Milli dayanışmanın, ülke birliğinin doruk yapması gereken bu kutlu günler, tartışmaya, ayrışmaya ve çatışmaya vesile edildi.

İrkildik

Cumhuriyet bayramı Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle en büyük milli bayramımızdır. Halka armağan edilmiştir. Cumhurun yani halkın bayramıdır. Özellikle 10’un katı olan yıllarda kutlamalar daha büyük ve coşkulu olur. Bir asrı doldurmanın son dilimine girerken yani, Cumhuriyetin 90’ncı yılında sorunsuz, bahanesiz, amacına ve anlamına uygun bir bayram kutlaması yapılacağını bekliyor ve ümit ediyorduk. Törenlerde bu beklentimiz bir ölçüde karşılık buldu. Ancak, bu defa da sayın Cumhurbaşkanından gelen bir açıklama ile irkildik. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün müzik dalında Ahmet Kaya’ya verildiği ilan edildi. Tam da 90’ncı yılda ve sanki bu ülkede ödüle değer başka hiç kimse kalmamış gibi, ölümünden 13 yıl sonra Ahmet Kaya’nın seçilmiş olması çok çarpıcıdır.

İçimizi acıttı

Ödülün müzik dalında verilmiş olması bir şeyi değiştirmez. Ahmet Kaya ismi bu ülkede müzikten çok, PKK’yla özdeşleşmiş siyasi duruşu ve söylemleriyle bilinir ve öne çıkar. Nitekim, bölücülükten ve terör örgütü yandaşlığından dolayı sabıkalıdır. PKK bayrakları altında verdiği konserler, İmralı katili için söylediği övgü dolu sözler hafızalardadır. Bir yerlere mesaj verilecek, bir yerler memnun edilecek, birilerinin gönlü alınacak diye, bu ülkeyle, bu milletle, bu bayrakla, bu vatanla hesabı olanlara Türk milletini ve devletini temsil eden bir makamın ödül vermesi, içimizi acıtmıştır. Bu ülkenin varlığı ve birliği için en küçük bir tereddüt bile göstermeden canını ortaya koyan kahramanlar toplanıp içeri tıkılırken ve onların durumu için neredeyse sevinç naraları atılırken; hayatı bu millete ve devlete küfretmekle geçmiş olanların ödüllendirilmesini anlamamız da, kabul etmemiz de mümkün değildir.

Bölücülük değil hizmet yarışı olmalı

Bu durum doğal olarak, bayramın önüne geçmiştir. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli bayram mesajında şu çarpıcı bir değerlendirmeyi yapmış ve Türk milletinin hislerine tercüman olmuştur:

“Cumhuriyet’in 90. Yılını idrak ettiğimiz şu günlerde, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün müzik dalında; bölücülükten, terör örgütü yandaşlığından sicil almış ve sabıka yemiş bir PKK’lıya vefatının üzerinden 13 yıl sonra tevdi edilmesi Türk milletine saygısızlığın ve nankörlüğün aldığı boyutu göstermesi bakımından ibretliktir. Cumhura baş olmayı, bölücü örgüt taraftarlığının aklanması ve ödüllendirilmesi olarak görenlerin bu yanlış ve izahı olmayan kararından dönmesini beklemek en tabii ve ahlaki hakkımızdır. Devletin tepe noktasında bulunanların, Cumhuriyet’i yıkma emelinde olanlarla aynı kareye girmeleri, bu mihrakları taltif ve mükâfatlandırmaları her şeyden önce kendi isimlerini lekeleyecek, saygınlıklarına da gölge düşürecektir.

Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin bölücülük yarışında değil, hizmet ve eser üretme mücadelesiyle isimlerinden bahsettirmeleri en halisane dileğimizdir.”

Her şey planlı

Milli bayramlar milli değerlerin, milli kahramanların, milli duruşların hatırlanması, yaşatılması ve öne çıkarılması için bir vesiledir. Kutladığımız Cumhuriyet ve onun temsil ettiği değerler midir, bu değerlerle sorunlu olanların onurlandırılması ve temize çıkarılması mıdır? Ahmet Kaya’ya ödül verilmesinin neresinde Cumhuriyetle, milli bayramla ve bu milletin değerleriyle ortak bir taraf var? Bu kararla birlikte milli bayramları amacından saptırmak, önemsizleştirmek ve sembolik hale getirmenin bir plan dahilinde olduğu bir defa belgelemiştir.

Demokrasi !

Cumhuriyet kurulduğu günden bu yana oluşan bütün teamüller, bütün gelenekler boşuna yerle bir edilmiyor. 2 ay önce bir bayram daha kutladık. Zafer Bayramı, bu ülkeye zaferi tattıran ve Cumhuriyete giden yolu açan kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine armağan edilmişti. Dolayısı ile ev sahipliğini de Cumhuriyet kurulduğu günden bu yana Genelkurmay Başkanı yapıyordu. Sonra bir sabah kalktık ve 90 yıllık bu geleneğin yok edildiğini ve ev sahipliğinin Cumhurbaşkanlığı köşküne taşındığını gördük. Bunun adına da demokrasi dediler. AKP zihniyetinin demokrasisi böyle oluyor. Gezi parkında, ODTÜ ormanlarının yok edilmesinde, insanların hak ve hukuk arayışında akıllara gelmeyen demokrasi, milli değerlerin dinamitlenmesinde, vatan millet düşmanlarının azdırılmasında, bölücülerin her talebinin yerine getirilmesinde ön safa geçiyor.

Türkiye AKP’den ibaret değil

Bu ülke AKP ve bu zihniyetten ibaret değildir. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin bugüne kadar yaptığı bütün tespitler doğru ve haklı çıkmış, bütün değerlendirmeler karşılık bulmuştur. Zafer Bayramı törenlerine ve verilen resepsiyona katılmamak da bir karşılıktır, Cumhuriyet Bayramına cumhuru temsil eden Cumhurbaşkanının ev sahipliği yapmasına icabet etmek de bir karşılıktır. Tek tük de olsa doğru ve haklı kararlara destek vermek de bir karşılıktır, yanlışa ve ihanete en sert tepkiyi vermek ve bunu milletle paylaşmak da bir karşılıktır. Temsil edilen makamlar kimsenin tapulu mülkü değildir. Önemli olan orada ne yaptığınız ve o yaptıklarınızla gelecekte nasıl anılacağınızdır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.