SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

Bu kafaya göre Çanakkale’de boşuna direndik

Bu haber 25 Nisan 2013 - 10:52 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Yıkım yolcularının son günlerde çok sık dile getirdikleri bir ezber var. AKP-PKK ortaklığıyla götürülen sürecin başlamasından sonra şehit cenazeleri gelmiyormuş. Son 3 ayda hiçbir olay olmamış. Bundan daha güzel bir şey olabilir miymiş? Hatta işi daha ileri götürerek şehit analarını da bu vebale ortak etmeye çalışıyorlar. Bir şehit anası, “keşke bu süreç 6 ay önce başlasa da, benim yavrum da hayatta kalsaydı” diyormuş.

40 BİN ŞEHİT NİYE VERİLDİ?

Bunu söyleyen yanaşmalar ve işbirlikçiler her halde herkesi kendileri gibi ya aklını kiraya vermiş veya geri zekalı zannediyorlar. Eğer bu mantık doğruysa sadece son 3 ay, son 6 ay değil, son 29 yıl için aynı şeyi söyleyebilmek mümkündür. Siz bu yalanı bırakın da, bir şehit anası çıkar, “eğer bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün sizin için bir önemi ve anlamı yoksa, eğer bu katillere her istediklerini verecektiyseniz, benim çocuğumu neden gönderdiniz? Benim yavrumun şehit edilmesinin sizin için hiçbir önemi ve anlamı yok mu?” derse, ne cevap vereceğinizi düşünün. Sizin mantığınıza göre bu katiller birliği ilk silah patlattıkları gün çağırır ne istediklerini sorardınız ve bütün taleplerini anında yerine getirirdiniz, böylece 40 bin kişi de hayatını kaybetmemiş olurdu. Bunun karşılığında ülkenin bölünmesinin, milletin birbirine düşmesinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin yerle bir olmasının nasıl olsa sizin için hiçbir önemi ve anlamı yok.

KAN AKITAN BU VAMPİRLER

Aslına bakarsanız, siz bu millete bu ihaneti hazmettirmeye çalışırken, nasıl bir oyunun içinde olduğunuzu itiraf ediyorsunuz. Son 3 aydır şehit cenazesi gelmemesi, aynı zamanda anaları kimin ağlattığının, ülkeyi kimin kan gölüne çevirdiğinin de itirafıdır. “Savaş var” diyen hainlerin de iflasıdır. Ne oldu şimdi savaş bitti mi? Demek ki, ortada bir savaş veya Türk devletinden, Türk askerinden kaynaklı bir şey yokmuş. Ortada bir katiller güruhu var ve kan döküyor. Bir taraftan katliam yapıyor, diğer taraftan “barış” gelsin masalları anlatarak, bu devleti, bu milleti istediklerini vermeye razı etmeye uğraşıyor. AKP öncesinde bu oyun bozulmuş, bu ihanet durdurulmuştu. AKP geldi ve her şey yeniden ve çok daha vahim şekilde başladı. Önce AKP sayesinde kan dökmek için uygun imkan ve zemin buldular. Anaları ağlattılar. Sonra da bunu bahane ederek, kan dökerek elde edemediklerini, masa başında teslim ettiniz. O katil sürüsü de “şimdilik” kaydıyla kanı durdurdu. Demek ki, kan akıtan bu vampirlermiş. Şimdi istediklerini aldılar ve kan akıtmıyorlar. Bu kadar basit, bu kadar net, bu kadar kesindir. Bunun dışında söylenen, yazılan, anlatılan her şey yalandır ve ihaneti hazmettirme gayretinden başka bir şey değildir. Bir de utanmadan çıkıp, “son 3 aydır şehit cenazesi gelmiyor” diye bu milletin aklıyla alay ediyorsunuz. AKP bu hainlere göz açtırmayıp, kendine bırakılan huzuru devam ettirebilseydi, ne kan akardı, ne şehit gelirdi. Bir defa daha ve altını çizerek belirtiyorum. AKP’nin yerine, milli hassasiyeti olan, BOP’a teslim olmamış bir iktidar olsaydı bu ülkede terör çoktan tarihe karışmış ve bu ülke kardeşliğini çok daha sağlam temellere oturtmuş olurdu. Terör AKP’nin ürünüdür ve terör arttıkça AKP büyümüştür. Bu bir iddia değil, terör olayları ile AKP’nin oy oranlarının ortaya koyduğu kesin bir tespittir.

ÇANAKKALE’DE NİYE KAN AKTI?

Bu ihanet güruhuna göre, ülkenin varlığı ve birliği için direnmek, bu uğurda şahadeti göze almak beyhudedir. Çünkü bunu yaparsanız kan akar. Teslim olacaksınız, istenileni vereceksiniz ve böylece her şey yolunda gidecek. Bunlara kalırsa Çanakkale direnişi de boşuna olmuştur. 250 bin vatan evladının toprağa düşmesine hiç gerek yoktu. Bırakırdınız boğazı geçer, İstanbul’a dayanırlardı, hiç kimsenin de burnu kanamazdı. Nitekim, tıpkı bugünkü gibi, o zaman da bunu söyleyen hainler çıkmıştır. Tarih boşuna tekerrür etmiyor. Damat Feritler, heyeti nasihalar bugün aynıyla hayattadır ve faal durumdadır. O zamanda vatana, millete sahip çıkanlar suçlu ilan ediliyor, susturulmaları için her türlü tezgah kuruluyordu, bugün de aynı şeyler oluyor, MHP üzerinde aynı oyunlar oynanıyor. Mustafa Kemal için söylenenlerin, yapılanların bire bir aynısı bugün MHP ve lideri için söyleniyor ve yapılıyor.

BOP YOLUNDA LİME LİME EDİLİYORUZ

Ne olduğunu, bu ihanetin nasıl sonuçlanacağını hala anlayamayan varsa ve Türkiye’de yaşanan ve söylenenlerden bir sonuç çıkaramıyorsa, bir de dönsün ABD’den gelen açıklamalara, AB’nin raporlarına baksın. ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin bir ayda 3 defa Türkiye’ye niçin geldiğini, ne söylediğini, Anıtkabir özel defterine ne yazdığını düşünsün. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin raporlarını okusun. Eli kanlı katillerin nasıl “aktivist” olduklarına bir izah bulmaya çalışsın. Bu kirli oyunun ne boyutta olduğunu, Türkiye’nin BOP yolunda nasıl lime lime edildiğini daha kolay görecektir. Çanakkale’yi geçemeyenler, bugün çok daha iştahlı, çok daha isteklidir. Damat Feritler çok daha kararlı, çok daha ümitlidir. Heyeti nasihalar çok daha sinsi, çok daha cüretkardır.

KARANLIĞIN EN ZİFİRİ OLDUĞU SAAT

İstisnasız her gün bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün teminatı olarak MHP’den başka hiçbir şeyin kalmadığını ispatlayan bir durum ortaya çıkıyor. MHP bu ülkenin son ve tek ümididir. Mustafa Kemal’e kurulan tuzaklar nasıl boşa çıkarıldıysa, MHP’ye yönelik saldırılar da aynı şekilde fayda etmeyecektir. Türk milleti Bursa’da ve İzmir’de bu rezilliğe daha fazla seyirci kalmayacağını net biçimde ortaya koymuştur. Sandığın önüne konulduğu ilk fırsatta da gereğini yapacağından en küçük bir endişemiz yoktur. Karanlığın en zifiri olduğu saat, sabahın en yakın olduğu saattir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.