SON DAKİKA

Bu İktidar Ömrünü Doldurmuştur

Bu haber 12 Kasım 2013 - 9:39 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Toplama bir menfaat ortaklığı olarak kurulan; hiçbir hazırlığı, kadrosu, vizyonu, programı olmadan iktidara gelen; geçmişi sorunlu, kafalarının arkasında hep başka düşünceler bulunan, özel ve gizli gündeminin gereklerini önceleyen, Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti ile meseli olan bir partinin ülkeyi 12 yıl yönetmesi, beraberinde çok ağır ve derin sorunlar getirmiştir.

BÜYÜK VE DERİN YIKIM

Bugün Türkiye’nin içerideki ve dışarıdaki durumu içler acısıdır. Ekonomideki perişanlığı, yalan ve talanın tek ve değişmez yöntem olmasını, milleti aldatarak eğriyi doğru, siyahı beyaz, hırsızlığı himmet, yolsuzluğu marifet gösterme ustalıklarını bir kenara bırakıyorum. Bunlar bir şekilde telafi edilir. Ama içerideki ve dışarıda büyük ve derin yıkımı nereye koyacağız?Bunun değişeceği yönünde tek bir işaret gelmediği gibi, her şey gün geçtikçe kötüye gidiyor. Ülke bölünmenin eşiğine getirildi ve dışarı da vatan-millet düşmanları topluca harekete geçtiler.

HER TARAFTAN DÖKÜLÜYORLAR

Ülkenin durumunun kısa özeti budur. Buna karşılık AKP’nin derdi kendi yetersizliklerini, kendi içindeki çürümeyi ve buna bağlı olarak yaşanan çöküntüyü gizlemek ve ertelemek; parti yönetiminin özel hesaplarını ve hedeflerini hayata geçirebilmektir. Gazetelere ibret veren haberler yansıyor. Bir taraftan ucu bucağı bilinmeyen devasa servetlere kavuştular ve bunu devam ettirebilmek için özel bir sistem kurdular. Bir tarafta gizli gündemin gereği olarak ülkeyi lime lime edip, Türkü ve Türk milletini yok ederek, kimliksiz, kişiliksiz, köksüz, tartışmalı, her etkiye açık bir yapı oluşturdular. Diğer tarafta bütün bu yanlışları, bu ihanetleri, bu talanları örtecek, gizleyecek ve mille tam tersi oluyormuş gibi sunacak bir düzen oturttular.Ancak, ne yapsalar olmuyor, ne kadar uğraşsalar tutmuyor. Her taraflarından dökülüyor ve ifşa oluyorlar.

ÇÜRÜMENİN BOYUTU

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın doğrudan başbakanı hedef alan açıklamaları parti içindeki çürümenin artık önlenemez boyutlara ulaştığının göstergesidir. Nitekim, bir çok bakan ve milletvekilinin Arınç’ı arayarak hak verdikleri ve rahatsızlıklarını dile getirdikleri medyaya yansımıştır. Hem de medyanın Arınç’ın tepkisini gündeme getirmemek için özel talimat almış ve bu konuda çok dikkat göstermiş olmasına rağmen yansımıştır. Seçimlerin yaklaşması ile birlikte bu çürümenin yeni ve çarpıcı tezahürleriyle karşılaşacağımız anlaşılıyor. Yeni suçlamalar, atışmalar, istifalar artık sürpriz olmayacaktır.

BÜROKRASİ DE AYNI

Siyasi yapıdaki bu çöküntü aynıyla, zaten AKP’nin arka bahçesine dönüşmüş olan ve parti teşkilatı gibi çalışan bürokraside de tezahür ediyor. Devletin valileri partinin il başkanı gibi görünmekte en küçük bir sakınca görmüyorlar. Bunu davranışlarına ve bayanlarına da yansıtıyorlar. Adana Valisi Hüseyin Avni Coş’un özellikle son günlerdeki beyanları her yönüyle ibret vericidir ve AKP’nin insana, vatandaşa ve meselelere bakış açısının tipik bir örneğidir. Sıkıştıkça, ifşa oldukça, gerçek yüzleri ortaya çıktıkça daha da hırçınlaşıyor, daha da baskıyı arttırıyorlar. Bu durum toplumdaki gerginliği daha da tırmandırmaktan, kamplaşmaları daha da büyütmekten ve ümitsizliği daha da arttırmaktan başka bir sonuç doğurmuyor.

DUVARA DAYANDI

Neyi ve hangi gelişmeyi esas alırsanız alınız, ortaya çıkan sonuç aynıdır. AKP iktidarı artık duvara dayanmıştır ve bu ülkeye ve bu millete verebileceği hiçbir şey kalmadığı gibi, ağır ve taşınmaz bir yüke dönüşmüştür. Sayın Başbakanın koyduğu ölçü bile bunu gösteriyor, bunu söylüyor. Milletvekillerini 3 dönemle sınırlamanın mantığı, yorgunluk, tıkanmışlık ve tükenmişlik değil midir? Aynı durum iktidar için de geçerlidir. AKP yorgundur, bitkindir, tıkanmıştır ve tükenmiştir. Türkiye bu iktidarla artık yürüyemez. Değiştirilmesi şart olmuştur. Kaldı ki 12 yıllık icraatı kendisiyle birlikte Türkiye’yi de tıkamış ve tüketme noktasına getirmiştir.

İNSAN İÇİNE ÇIKACAK YÜZLERİ KALMADI

MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin Ankara mitinginde yaptığı şu tespit AKP’nin sicilinin bir özeti olduğu gibi, niçin değiştirilmesi gerektiğinin de insaf ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceği bir izahıdır:

“Bu iktidar ömrünü doldurmuştur. Bu iktidar devrini tamamlamıştır. Bu iktidarın sonu göründükçe, Türk milleti saldırıya uğramaktadır. Milletimizi soykırımla itham edenleri fikir özgürlüğü adına hoş gören Başbakan ve hükümetidir. Devlete ve millete isyan eden asilere methiyeler düzen, sözüm ona haklarını iadeye kalkan Başbakan ve hükümetidir. Peygamberimize yapılan hakaretler karşısında Avrupalı mevkidaşlarını terbiyeye davet edemeyen Başbakan ve hükümetidir. Ahlak ve namus istismarı yaparken Avrupalı olmak adına zinayı suç olmaktan çıkaran Başbakan ve hükümetidir. İslam’ı dilinden düşürmeyen, sonra gidip Kilise destekli üniversitelerden onur ödülleri alan Başbakan ve hükümetidir. Hilali gölgeleyip Haç’ı parlatan Başbakan ve hükümetidir. Cami yıkıp Kilise açan, yerleşim yerlerinin ismini PKK dayatmalarıyla değiştiren Başbakan ve hükümetidir. Türk Silahlı Kuvvetlerini terör yuvası, genelkurmay başkanlarını terör örgütü yöneticisi olmakla suçlayan, kahramanları hapse tıkıp, katilleri serbest bırakan Başbakan ve hükümetidir. Başörtüsünün altına saklanan, samimi dindarlarımızı münafıkça aldatan, Müslüman katillerine her platformda kucak açan Başbakan ve hükümetidir. Devletin saygınlığını iki paralık eden, milletin bekasını ve beraberliğini zedeleyen şüphesiz Başbakan ve hükümetidir. Kuşku etmeyiniz ki, bunların insan içine çıkacak yüzleri kesinlikle kalmamıştır.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.