SON DAKİKA

ATATÜRK OLMASAYDI…

KÖŞE YAZILARI

Bu hale nasıl geldik?

Bu haber 17 Aralık 2013 - 9:58 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Türkiye’nin niçin tarihinin en karanlık dönemini yaşamak zorunda kaldığının sebeplerini başka yerde aramaya gerek yok. AKP yönetiminin beyanları ve yaptıkları her şeyi ortaya koyuyor. Zaten tek kişiye bağlı olarak kurulan ve iktidar olan yapı, şimdilerde ibret veren bir görüntü sergiliyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan adeta tek başına partiyi ve iktidarı elde tutmaya çabalıyor. Hangi kanalı açsanız, hangi gazeteyi elinize alsanız, başbakanla karşılaşıyorsunuz. Her şeyi sayın başbakan biliyor, her şeye o karar veriyor ve her şeyi o söylüyor. Söyledikleri artık herkesin ezberlediği tekrarlardan, yaptıkları bu ülkeye yeni ve daha ileri şeyler kaybettirmekten ileri gitmiyor. Buna rağmen bütün teşkilatlar da, milletvekilleri de, partililer de AKP’nin varlığının ve devamının bu yapıya bağlı olduğunu bildikleri için, durumu kabulleniyor ve kendine verilen rolle yetiniyor.

Hep böyleydi

Yeni bir durum değil. AKP var oldu olalı zaten hep böyleydi. Her zaman AKP’nin bir siyasi partiden çok toplama bir menfaat ortaklığı olduğunu, tek adama bağlı bulunduğunu, duruma göre vaziyet alarak yola devam ettiğini ve gelinen noktada BOP’a saplandığını, Obama’nın sopayla verdiği ayarla ayakta kaldığını söylüyorduk. Tarihe not düşmek için bir defa daha ve iddia ile söylüyorum: AKP ilk sallantıda yerle bir olacaktır ve geriye hiçbir şey kalmayacaktır. Bugün yanındaymış gibi görünen besleme ve yanaşmalar herkesten önce harekete geçerek anında satış yapacaklar, bununla da yetinmeyip en ağır darbeyi indireceklerdir. Hatta bazıları bu dönemle ilgili biriktirdiklerini kitap yapacak, bizzat içinde yer aldıklarını sanki karşısındaymış gibi tefrika edecektir.

Dehşet dengesi

Ortalığa saçılanlar ve başlayan menfaat kavgaları tespitlerimizi bugünden doğrulamaktadır. Ne tür dehşet dengeleri kurulduğunu, nelerin gerektiğinde kullanılmak üzere biriktirildiğini ve iktidarı sürdürmek için nelerin feda edildiğini ibretle izliyoruz. Kökü, özü ve yönü bulunmayan, tamamen siyasi konjonktüre dayalı bir toplum mühendisliği ürünü olarak ortaya çıkan bir partinin uzun süre ayakta kalabilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. Bütün mesele AKP’nin geldiğinden çok daha hızlı şekilde giderken bu millete, bu ülkeye neye mal olduğunu görebilmek ve daha fazlasına meydan vermemektir. Yıllardır bunu anlatmaya, bunu göstermeye ve bu maliyeti mümkün olabildiği kadar düşürmeye uğraşıyoruz. Nitekim, AKP’nin bu ülkeye ve bu millete neye mal olduğunu artık herkes görüyor.

Barzani’de çözüm aramak

AKP kendisine iktidar yolu açanların beklentilerini ve hesaplarını boşa çıkarmamıştır. Sifonun ipini elinde tutanlar, beyzbol sopası gösterenler zaten başka türlüsüne müsaade etmezlerdi. Bugün Türkiye’nin ne durumda olduğuna bakıldığında görün şudur: Devletin bütün kurumlarıyla oynanmış, milli birlik dinamitlenmiş, bölünmez bütünlük lime lime edilmiş, içeride ve dışarıda bu ülkeyle, bu milletle meselesi olan her kim varsa payına düşeni alabilmek için sıraya girmiştir. Dışarıda bütün komşularıyla savaşın eşiğine gelmiş, saygınlığı ve itibarı yerlerde sürünen, iddia ve önceliklerini kaybetmiş, her türlü etkiye ve tehlikeye açık bir ülke durumundayız. Türkiye’nin varlığına ve birliğine silahlı bir kalkışmayla kast eden PKK, AKP’nin ortağı haline gelmiştir. Hem de her dediğini yaptıran, büyük ortak konumundadır. İmralı’daki cani istediği gibi hareket etmekte, talimatlar vermekte ve sonuç almaktadır. Kandil katillerine ek olarak Perşerge Barzani bile Türk siyasetine yön veren ve AKP’ye yol haritası gönderen bir konuma yükselmiştir. Çareyi, çıkışı, itibarı bu perşemrgede arıyorlar.

Bu böyle gidemez

Tarih boyunca Türkle ve Türkiye Cumhuriyeti ile meselesi olup da, AKP ile birlikte sonuç alamayan hiç kimse kalmamıştır. Kimi Ekümenik olma hayallerine kavuşmuş, kimi Papaz okulu açmış, kimi Kilise çanı çalma rüyasını gerçeğe dönüştürmüş, kimi yalan ve iftiralarına karşılık bulmanın heyecanına Ağrı’ya göz dikmeyi de eklemiştir. AKP’nin varlığını ganimet sayıp Akdeniz’i sahiplenmek isteyen mi ararsınız, Kıbrıs’ın tamamına konma planları yapanları mı sorarsınız, Türkiye’den toprak ve tazminat almak için sıraya girenleri mi hesap edersiniz, ne ararsanız var. İnsaf ve vicdan sahibi, bu ülkenin birliğinden beraberliğinden yana olan hiç kimse bu duruma daha fazla seyirci kalamaz. Söz konusu olan varlığımız ve birliğimizdir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.