SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Bu enkaza “Restorasyon”yetmez

Bu haber 03 Eylül 2014 - 11:31 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Atanmış Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun hükümet programını hayretle izledik. Tıpkı kongre konuşmasında olduğu gibi, Yeni Türkiye’den dem vurudu, restorasyon yapmayı her şeyin önüne geçirdi. Sayın Başbakanın açıkladığı hükümet programı geneli itibariyle her ne kadar eskisinin bir tekrarı olsa da, ilave edilen değerlendirmeler ülkenin perişan halinin itirafı olmaktan ileri gidememiştir. 12 yıl ülkeyi tek başına idare ettikten sonra, “Yeni Türkiye” ve “Restorasyon” diye ortaya çıkılmasının ilk akla gelen anlamı şudur: “Her şeyi yaktık, yıktık ve enkaza çevirdik. Şimdi yeni bir sayfa açıyoruz, restorasyon başlatıyoruz ve bunun adına da Yeni Türkiye diyoruz.” Bunları dinlerken zannedersiniz ki, 12 yıldır işbaşında ayrı bir parti, ayrı bir hükümet vardı ve bunlar 2 hafta önce iktidara geldiler. Bizzat bu yıkımı yapanların, millet huzuruna “bize bir şans daha verin, bütün yıktıklarımızı yeniden yapalım” diye çıkması, insan aklıyla alay etmenin son versiyonudur.

Restorasyonu kim yapacak?

Ülkenin hali gerçekten de bir enkaz yeri gibidir. Bürokrasiden yargıya, ekonomiden ülkenin birliğine kadar her alanda bölünmenin, kaybın ve yıkımın ağır sonuçları ortaya çıkmakta, istisnasız her alanda büyük bir çöküş yaşanmaktadır. Hukuk işlemez hale gelmiş, yolsuzluk ve rüşvet suç olmaktan çıkmış, toplumsal çürüme çok tehlikeli noktalara ulaşmış, ülkenin bütünlüğü şeref masalarında pazarlığa açılmıştır. Cumhurbaşkanı seçiminden sonra Anayasanın yok sayılması, yargı yılının açılışı sırasında yaşananlar ve atılan imdat çığlıkları, İmralı canisiyle kurulan ortaklığın ortalığa saçılan vahim ve ağır sonuçları ve ülkenin IŞİD’e teslim edilen ve yerlerde sürünen itibarı, bir restorasyonu kaçınılmaz kılmaktadır. Bütün mesele bunu kimin yapacağındadır. Böyle bir zihniyetten 12 yılık bu sicili tersine çevirecek bir yeniden yapılanma beklemek, iyi niyetin çok ötesindedir ve ancak hayalcilik olabilir.

Bebek katilinin tutanakları

Bizi çok daha endişelendiren şey, AKP’nin hala yaptıklarının doğru ve haklı olduğunu zannetmesi ve bunda ısrarlı olmasıdır. Bir taraftan “Yeni Türkiye” diyerek saplandıkları açmazı millete hazmettirmeye uğraşıyorlar, diğer taraftan İmralı canisi ile kurdukları ortaklığa yeni sayfalar ekliyorlar.İmralı’daki bebek katilinin şekillendirdiği ve AKP’nin de kendi düzenini kurmak ve sürdürmek adına onayladığı bu yıkımın, ortaya bir yeni Türkiye tablosu çıkardığı muhakkaktır. Ancak bu, bölünmüş ve kendi derdine düşmüş bir Türkiye olacaktır. İmralı’daki bebek katilinin BDP milletvekilleriyle 1,5 yıl önce yaptığı görüşmenin gazetelere yansıyan tutanaklardaki beyanlarının tamamının hayata geçtiğini ibretle görüyoruz. Tehditlerle AKP’yi rehin almış ve silahla elde edemediği her şeye masa başında kavuşmuştur.

Aralarında fark yok

Bebek katili o tutanaklarda, “eski yaşam alışkanlıkları topyekun bırakmak gerekir. Neden, çünkü bir rejim değişikliği olacak. Tanzimat, meşrutiyet, Cumhuriyet, 1950 çok partili hayata geçtikten çok daha önemli, bu hepsinden daha derinlikli olacak. Başarılı olursak, yepyeni bir Cumhuriyete. Radikal demokrasi, tam demokrasi, Anadolu ve Mezopotamya’nın tam demokratikleşmesi, hazırlığım bu yönde.” Diyor. Alın bu konuşmayı Erdoğan’dan Davutoğlu’na kadar, “yeni Türkiye” nutukları atanların konuşmalarının yanına koyun. Arada üslup dışında zerre kadar bir fark göremezsiniz. Onlar da Yeni Türkiye masallarını hemen hemen aynı şekilde gerekçelendiriyor, aynı örnekleri veriyorlar.

AKP’yi nasıl ikna etti?

Bebek katili AKP’yi bütün bu söylediklerine nasıl ikna ettiğini de yine o tutanaklarda şöyle anlatıyor: “Benimle oynanmayacağını özellikle AKP’ye anlatmalısınız. AKP’yi 10 yıldır ayakta tutan benim. Biz AKP’yi çıkartan gücüz. Başarılı olursam ne KCK tutuklusu kalır, ne başkası.”

Nasıl da birbirlerini tamamlıyorlar. AKP’yi ortaya çıkaran ve 10 yıldır ayakta tutanlar karşılığını da aldılar. AKP’nin biraz ağırdan aldığı durumlarda hemen devreye Pervin Buldan’lar girdi ve tam da bebek katilinin verdiği talimata uygun olarak, “PKK en güçlü dönemini yaşıyor. Bizi daha fazla oyalayamazsınız. Eğer savaş gerekiyorsa savaş” diyerek, hükümeti ikna ettiler.

Değişen hiçbir şey yok. Yeni hükümet eski kafa. Yeni başbakan eski zihniyet. Kaybeden hep Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Kazanan yine ihanet yolcuları, İmralı canisi ve bu ülke ve milletle hesabı olanlar. Sonuç büyük bir yıkım, derin bir enkaz ve acı bir bölünmedir. AKP ile geçen 12 yılın özeti budur.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.