SON DAKİKA

BARAJ…

Gündem Yazıları

Milliyetçi Hareket

Gündem Yazıları

Bu Adamlar…

Bu haber 23 Ekim 2012 - 12:09 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

SUKRU ALNIACIK

Sosyoloji ilmi, “sosyal rol” ve “sosyal statü”nün tanımını yapmıştır. Sosyal statü, İnsanın toplum içindeki yerini ifade eder. Statü, kişilerin genç, öğretmen, öğrenci, işçi, işveren… gibi “kim” olduklarını gösterir.

Kazanılmış statü, kişilerin kendi çabaları sonucu elde ettikleri konumdur. Anne, Baba, Öğretmen, Ülkücü… gibi.

Sosyal rol ise toplumun bireyden statüsüne uygun olarak beklediği davranışlara verilen isimdir. Kişinin taşıdığı statüye göre yapması gereken işlere sosyal rol denir. Mesela bir Ülkücü’nün bu statüsüne uygun davranışlar göstermemesi halinde onun Ülkücü olması, fiilen hiçbir anlam ifade etmez.

Ülkücülük maddi getirisi ve geçime katkısı olan bir sosyal statü değildir. Ancak, Ülkücülük, milli bir “sosyal rol” oynamayı da gerekli kılar. İnsanın seçimden seçime oy kullanma eylemi, onu Ülkücü yapmaz. Sadece MHP’li statüsü kazandırır. Bu da muteber bir sosyal roldür ancak Ülkücülük bu değildir.

Bir de Ülkücü rolü oynamak vardır o da apayrı bir şeydir. Ülkücülerin arasına karışmış öyle adamlar vardır ki; dünyanın en hasbi, en serdengeçti ve hesapsız adamları olan Ülkücülerle birlikte olmaktan fiilen keyif alırlar. Bazıları onların üzerinden para ve ikbal, bazıları itibar ve sosyal statü kazanır.

Sosyal statü sahibi olarak sosyal rol oynamak yerine, rol yaparak sosyal statü sahibi olma cinliğine ise “sosyal sahtekârlık” denir.

Bugün Ülkücü harekette gerek siyasi, gerekse akademik veya kültürel olarak faaliyet gösteren her seviyede adama dikkatlice bakınız. Eğer kendilerinde Ülkücülüğe uygun davranış kriterleri bulunmadığı halde Ülkücülük adına esip gürlüyorlarsa bilin ki o adamlar Ülkücü değil, Ülkücü rolü oynayan sahtekârlardır.

Bu adamlar, hayatları boyunca hiç Ülkücü olmamışlardır. Ancak şer ehlinin sesi daha gür çıktığı için en âlâsından Ülkücü “imiş gibi” yaparlar ve çevrelerindeki herkesi bastırarak reis bile olabilirler.

“Ülkücü Hareketin değerler mezarlığı” bu adamların küstürdüğü gerçek ve naif Ülkücülerle doludur.

Başbuğ tarafından “yolumuz Allah yoludur” denildiği için ve “Allah rızası” yıllarca gönüllerinin başköşesini süslediği için Ülkücüler hasbi ve samimi insanlardır. Gerçek Ülkücüler, sosyal rollerini sakin ve mütevekkil oynadıkları için, konu siyaset olduğunda hacıyatmaz kılıklı bazı adamlar genellikle gerçek Ülkücülerin sırtına basarak yükselirler.

Pek çok samimi Ülkücü, önce lider görünümlü muhteris bir reis adayının siyaset savaşına cephane taşır; sonra da onun görevinin sona ermesiyle birlikte değerler mezarlığına doğru yola çıkar. Ülkücünün değerleri ve duyguları bu adamların umurunda bile değildir.

Bu adamlar, siyaseti bir kafa koparma platformu olarak gördükleri için kıdemli kafa koparanlar bunla için saygın ve itibarlıdır. Gariban veya parasız Ülkücüler, onlar için “çulsuz, aç ve beceriksiz” sosyal varlıklardır.

Bu adamlar davayı da anlamamışlardır; ama hayatlarını millete vakfetmiş gerçek Ülkücüler, bu adamların her şeyidir. Ülkücüler, onlar için vakıf malı gibi neredeyse “bedava” insan kaynağı ve iş gücüdür.

Bu adamlar, Ocak bulsalar, çay dağıtacak bedava Ülkücü nefer ararlar.

Bu adamlar, dergi çıkarsalar yazacak bedava Ülkücü yazar ararlar.

Bu adamlar, gazete çıkarsalar satacak bedava Ülkücü bebe ararlar.

Bu adamlar, strateji enstitüsü kursalar düşünecek bedava Ülkücü beyin ararlar.

Bu adamlar, filim çevirseler, oynayacak bedava Ülkücü artist ararlar.

Bu adamlar, aday olsalar, koşturacak bedava Ülkücü uşak ararlar.

Bu adamlar, bazen işlerine gelirse kraldan çok kralcı olurlar.

Bu adamlar, genellikle de kraldan fazla “kral” olurlar ve daima taht-ı revanlarını çekecek Ülkücü hamal ararlar.

Bu adamlar için Ülkücüler adeta vakıf malı, “Başbuğ sebili”dir.

Bu adamların sorumluluk süreleri çok kısadır. “Ekiplerine” karşı bile bir vefa duygusu beslemezler; ama “Ülkücü reis rolü oynamaya” ömür boyu devam ederler.

Bu adamların bütün davası, “Ülkücü rolü oynarken bir punduna getirip kafa koparabilmek”tir. Statülerinden kazanç sağladıkları takdirde keyifleri yerindedir. Ancak kafa koparamadıkları sürece tatminsiz olurlar ve “her şeye muhalefet ederler.

Bu adamlardan hasbelkader kafa koparıp, köşe dönmüş olanları, ücretsiz kontenjanlarını çoktan tükettikleri için yeni bir hamle yaptıkları vakit, kendilerine ücreti mukabili çalışacak Ülkücü eleman ararlar…

Ülkücülük para kazandıran bir sosyal statü olmadığı için de gerçek Ülkücüler yerine, Ülkücü rolü oynayan elemanları bulurlar.

Bu devran, gerçek Ülkücüler bir gün uyanana kadar böyle sürüp gider.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.