SON DAKİKA

Böyle devam edemez

Bu haber 25 Şubat 2014 - 11:15 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edilmesinden sonra, geri sayım başladı. Siyasi parti liderleri seçim meydanlarına indiler. Demokrasinin işlediği, hukukun, basının baskı altına alınmadığı dönemlerde propaganda dönemleri bir şölene dönüşürdü. Ancak, bu defa öyle olmuyor. Bir tarafta ele geçirilen devlet gücüyle baskı, sindirme, karartma ve hukuksuzluğun her türlüsü sahne alırken; diğer taraftan, gerginlik, yalan, karalama, ayrıştırma ve bölme üzerinden sonuç alınmak isteniyor.

Kumpas devam ediyor

Bütün işaretler AKP’nin geldiği hızla, dibe çakıldığını ve siyasi ömrünü tamamlamak üzere olduğunu ortaya koyuyor. Aklı başında herkes gibi AKP yönetimi de bunun farkındadır. İşte bu kadar baskının, kelimenin tam anlamıyla bir totaliter düzenin kurulmasının altında yatan temel sebep budur. Her ne pahasına olursa olsun, iktidarı sürdürmek istiyorlar. Göze alamayacakları, feda edemeyecekleri hiçbir şeyin olmadığını ibretle görüyoruz. Yargının işlemez hale getirilmesi, emniyetin kolunun kanadının kırılmasına paralel olarak, meclisten öyle kanunlar çıkarıyor, öyle düzenlemeler yapıyorlar ki, bunları ne demokrasiyle, ne hukukla, ne vicdanla, ne siyasetle izah etmek mümkün değildir. HSYK, İnternet, MİT düzenlemelerini sadece Türk milleti değil, bütün dünya şaşkınlıkla ve endişeyle takip ediyor. Her zaman olduğu gibi “demokrasi” maskesi takılarak meclisten geçirilen paketin, bölücü hainler ve hırsız taifesi dışında hiç kimseye bir fayda sağlamayacağını, kurulan kumpasların aynen devam edeceğini herkes görmüştür. Engin Alan hala içeridedir ve İmralı canisini serbest bırakmak için türlü yollar deneyen AKP, bu durumdan hiç rahatsız değildir.

Üslup ve seviye

Aynı zihniyet seçim meydanlarına da yansıyor. Sayın başbakanın ilk mitingleri çok zor ve sıkıntılı bir seçim döneminin geçeceğini, ülkenin daha da gerileceğini gösteriyor. Ortalığa saçılan yolsuzluk ve rüşvetin, artık her vatandaşın yakından hissettiği ihanet ve bölünmenin üzerini örtebilmek için öyle şeyler söyleniyor, öyle yakıştırmalar yapılıyor ki, “pes artık” dedirtiyor. Üslup ve seviye kontrolden çıkmış durumdadır. Akla gelen her şey söylenmektedir. Aynı üslup ve seviye ile cevap verilse, çok daha vahim sonuçlar yaşanabilecektir. Neyse ki, her lider aynı şeyi yapmıyor. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin olgun, samimi, açıklayıcı ve yol gösterici beyanları, siyasete seviye getirdiği gibi, millet için de bir ümit ışığı oluyor.

Millet masal dinlemek istemiyor

İçi boş övünmeler, tutarsız vaatler, milattan önce yaşanmışlara sığınma gayretleri, paralel yapı masalları, kömür ve makarna dağıtımları, milli ve manevi değerlerin istismarı, mağduru ve mazlumu oynama çabaları artık yalama olmuştur. Milletin yaşadıklarıyla, AKP’nin anlattıkları farklıdır. Vatandaş masal dinlemek yerine, olup biteni anlamak, makul ve mantıklı bir izahat bekliyor. Paralel yapı hikayeleri duymak yerine, AKP hükümetleri döneminde Sayıştay’ın neden denetim yapamaz hâle getirildiğini, teftiş ve denetim kurullarının hangi korkularla devreden çıkarıldığını bilmek istiyor. Bugün ortalığa saçılan yolsuzluk ve rüşvet iddialarının altında AKP iktidarının devam ettiği 11 yılda, kendi yandaşlarına iş vermek için kamu ihale mevzuatında 170 defa yapılan değişiklik yatmaktadır. İhaleler Kamu İhale Kanunu’nun denetiminden çıkartılarak yolsuzlukların önü açılmıştır. AKP döneminde yapılan özelleştirmelerdeki usulsüzlük ve yolsuzluklar ayyuka çıkmıştır. Türk Ceza Kanunu’na göre ihalelere fesat karıştıranlara 5 yıldan 12 yıla kadar ceza veriliyordu ancak, AKP bu cezaları 3 ve 7 yıla indirdi. Millet bu yapılanların ve ortaya çıkanların hesabını soruyor. Bunları dış güçler mi, haşhaşiler mi, faiz lobileri mi, paralel devlet mi yaptı? Basını susturarak, interneti tıkayarak, yargıyı ele geçirerek, emniyeti görev yapamaz hale getirerek işin içinden çıkamaz ve hesap vermekten kurtulamazsınız. Bugün olmazsa yarın, bu dünyada olmazsa mahşerde bu hesap mutlaka sorulur.

Birbirlerini ele veriyorlar

Telaşla, panikle yapılan ve söylenenler 12 yıllık karanlık düzenin ifşası olmaktan ileri gidemiyor. Öyle bir dehşet düzeni kurulmuş, öyle bir paylaşım yapılmış ki, şimdi birbirlerini ele veriyorlar. Birisi hırsızlığın belgelerini yayınlıyor, diğeri misilleme olarak dinlenenlerin listesini açıklıyor. Birisi “haşhaşi” diyor, diğeri beddua yağdırıyor. Millet bütün bunları hayretle, şaşkınlıkla ve ürkerek izliyor. Nasıl bir düzen kurulduğunu, ülkenin ve bizzat kendisinin ne tür tehdit ve tehlikelere açık hale gelindiğini en küçük bir endişeye yer kalmayacak şekilde, film izler gibi görüyor ve şahit oluyor.

Sandığa sahip çıkılmalı

Bu böyle devam edemez. Bir değişimin zamanı çoktan gelmiştir. Ülkenin de, tek tek her vatandaşın da buna ihtiyacı var. Bunun yolu sandıktır. 30 Mart tarihi bir fırsattır. Bu gerginliğin, bu talan düzeninin, bu ihanet gidişinin sonunu sandıkta getirilmelidir. Başka yollara tevessül etmek, sadece karalıktan beslenenlerin, bu düzeni devam ettirmek isteyenlerin işini kolaylaştırır. Nitekim, etrafımızdaki ülkelerde sandığın işlememesi durumunda hangi sonuçların çıktığını endişeyle takip ediyoruz. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli, her fırsatta sandığı adres göstererek, hem demokrasiye olan inancını ortaya koyuyor, hem de bu ülkede zaten var olan belirsizliğin daha da artmasının önüne geçiyor. Bütün mesele sandıklara sahip çıkılması ve oyların da çalınmasının önüne geçilmesidir.Türk milleti sandık yoluyla iktidar değiştirmenin mümkün olduğunu, yalan, talan ve ihanet düzenlerinin kalıcı olamayacağını, hem AKP’ye, hem de bütün dünyaya göstermelidir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.