Asikurtlar©

BOŞANMASI OLMAYAN KATOLİK NİKÂHTAN NERELERE GELİNDİ!

BOŞANMASI OLMAYAN KATOLİK NİKÂHTAN NERELERE GELİNDİ!
01 Mart 2016 - 16:32 'de eklendi ve 4173 kez görüntülendi.

Yazı yazmamız için her gün malzeme veriyorlar. Yaptıkları söylediklerini, söyledikleri ise yaptıklarını bir türlü tutmuyor. İnanın bunlara zaman harcamak için özel çabamızda olmuyor. Kendileri bizi zorluyor. Bunlar “Değişim” naralarıyla piyasaya çıkmadan önce, Recep Tayyip Erdoğan’a, Ahmet Davutoğlu’na daha çok yazılar yazıyorduk ve AKP’nin politikalarına karşı mücadele ediyorduk. Her yazımıza dava açıyorlardı ve günümüze mahkeme koridorlarında başlıyorduk. Sağolsunlar, “Değişimciler” piyasaya çıktığı günden bu yana Recep Tayyip Erdoğan’da, AKP’de bize dava açmaz oldu. Çünkü bizi bunlar meşgul ediyorlar ve “Cambaza bak” oyunuyla oyalıyorlar.
Bu durumun başını da Meral Akşener ve taraftarları çekiyor.
Meral Akşener hanımefendi bir konuşması sırasında “Bizim itirazımız % 11,9’luk oy oranı.” diyerek zaten kendini ele vermiştir. O halde milletvekili ve TBMM Başkanvekili olduğunuz 2011 seçiminde, niçin % 12,9 oy aldığımızda zerre itirazınız olmadı?
Meral Akşener yine o konuşması içerisinde “Partililerin artık azarlanmak istemediğini” ifade etmiş…
Yahu Meral Hanım, 7 Haziran seçimlerinden 1 ay önce, milletvekili adayı yapıldığınızda, Haber Türk gazetesinde yayınlanan röportajınızda “Devlet Bey tam bir Adanalıdır. Adanalıların sohbetleri muhteşemdir. Devlet Bey de çok hoşsohbettir. Fevkalade mizahi bir tarafı vardır. Gençleri çok sever. Samimi ve inanmış bir demokrattır. Son derece yardımseverdir ama yardımlarını gizli yapar. Çok iyi de bir stratejik akla sahiptir. Satranç oyuncusudur, hep 5 hamle sonrasını görür. Bazı şeyleri göze alır, ama demokrasinin yanında durur. Partiye zarar getirecek bir şey Türkiye’ye faydalıysa, onu yapar. Rastgele konuşmaz. Çok edeplidir. Çocuğu yaşında birini de ceketini ilikleyerek karşılar. Devlet Bey’i kamuoyuna doğru düzgün anlatamamamız bizim eksikliğimizdir. Devlet Bey ile daha rahat ve sükûnet içinde çalışılıyor. Fikirlerimizi çok rahat ifade edebildiğimiz biri. ” şeklindeki sözlerinizle MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi tarif etmediniz mi?
Siz milletvekili olunca Devlet Bahçeli başka biri, milletvekili olarak gösterilmeyince Devlet Bahçeli başka biri mi oluyor?
Ya da bu sözlere bakarak “Kaç tane Meral Akşener var?” diye biz sorguluyoruz.
Yine konuşmanız içerisinde “Şimdi soruyorum; seni seçenden niye korkuyorsun kardeşim? Sizleri seçene niye saygı duymuyorsunuz? Şimdi ne yapıldı? İl başkanlarımız görevlerinden alınmadı parti kapatıldı. Olmayacak bir şey bu teşkilatların kapısına kilit vurmak. Bir taraftan Türkiye yanarken, Ankara’da kalbimize terör gelmişken, o gün şehitlerimizi toprağa verirken, Türkiye Suriye ile savaşın eşiğine gelmişken, başkanlık sistemi adı altında ne idüğü belirsiz bir tartışmanın, bir rejim değişikliği talebinin sürdüğü bir ortamda MHP’nin yöneticilerinin yaptığı şey, bulduğu çare teşkilat kapamak.” diyorsunuz…
Bu ifadelerinizin kaynağı da maalesef saygısızlık, yalan ve haddinizi bilmezliktir. “Kardeşimmmm” haa?
“İl başkanları görevden alınmadı, parti kapatıldı” nasıl bir yalandır?
Şuan görevinden alınan il başkanlarının yerine, yeni il başkanları atanmadı mı?
Hangi il başkanlığı kapatıldı yahut kapalı?
O görevinden alınan il başkanları içinde Tokat, Aksaray ve Çorum’da başka birileri görevden alınıp, yerlerine gelenler değil miydi? Atama ile gelip, kendi kongresini yapan kişiler bugün görevden alınanlar değil miydi?
Madem şehitler var, madem Türkiye-Suriye savaşın eşiğine geldi, madem Başkanlık sistemi tartışmaları var, o halde siz ve sizin gibiler 1 Kasım akşamından bu yana niçin MHP’yi meşgul ediyorsunuz? Nedir bu hırs, nedir bu telaş?
Her uyarısı ve tespiti haklı çıkan ve sizin de “Çok iyi de bir stratejik akla sahiptir. Satranç oyuncusudur, hep 5 hamle sonrasını görür.” diye tarifini yaptığınız lidere niçin ayak bağı oluyorsunuz?
Çünkü derdiniz gerçekten bu meseleler değil… Siz dünyaya “milletvekili oldum yahut olmadım” gözüyle bakan karaktere sahipsiniz. Yanınızdaki birçok kişi de maalesef öyle…
DYP’de siyaset yaparken de “Uzun süredir DYP’yi bırakıp başka bir partiye geçeceğim yolunda spekülasyonlar yapılıyor. Ben 1993 yılı Kasımında DYP’ye üye olup nikâh kıydım. Benim nikâhım “Katolik Nikahı” gibi boşanması olmayan bir nikahtır. DYP üyesi olmayı şeref sayıyorum. Benim evladıma bırakacağım tek miras DYP’dir” sözünüz vardı.
DYP’de başlayan siyaset yaşamınıza, sonra oradan istifa edip ANAP’ın kapısına gelmenize, oradan AKP’nin kuruluş aşamasında Recep Tayyip Erdoğan’la beraber Türkiye turuna çıkmanıza ve oradan da bir telefon gelmesiyle ayrılmanıza ve son olarak MHP’ye geldiğinize bakarak sizin gerçekten dünyaya nasıl baktığınıza şahit olmamak mümkün değildir. AKP’yi kurma aşamasında, Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında iken “Eskiden Ülkücüydüm, şimdi demokratım” ifadeniz de zaten bir ideolojinizin, davanızın olmadığını çok net göstermekte…
Kaldı ki, bu sözü kullandığınızda Ülkücü Hareket ile tek bağınız 1980 öncesi MHP’de siyaset yapan, 1980 sonrası Anap’a, DYP’ye geçen siyaset ağabeyinizdir. MHP ve Ülkücü Hareket ile bağınız 2001 yılına kadar hiç olmamıştır.
1994 yılında gerçekleşen yerel seçimler zamanında anket şirketinde karşılaştığınız Tokat’tan bir belediye başkan adayını önce DYP’li sanıp sonra MHP’li olduğunu öğrenince “Bırakın bu işleri, artık bu işler mi kaldı?” dediğinizi ve Başbuğ Türkeş’in mezar yeri için İçişleri Bakanı iken zorluk çıkarıp imza atmama çabanızı da 1 Kasım’dan sonra öğrendik… O yüzden AKP’nin oluşum günlerinde yer alıp söylediğiniz “Eskiden Ülkücüydüm, şimdi demokratım” sözü bile hükümsüz kalıyor.
DYP’de başlayan boşanması olmayan “Katolik Nikâhtan” nerelere gelinmiş değil mi?
Meral Hanım, MHP’ye katıldığınız günden itibaren yapmış olduğunuz hizmetler için teşekkür ettik, namusunuza dil uzattılar kalemimizle sizi savunup mahkemeye düştük…
Sizde artık çelişkili konuşmalarınıza son verin…
Bir de şu gezdiğiniz yerlere “Sayın Genel Başkanımız Çal ilçemize hoş geldiniz”, gibi MHP lideri Devlet Bahçeli görevinin başında iken alçak bir zihniyetle asılmış pankart tiyatrosuna son veriniz. Ya da hangi partiye Genel Başkan olduğunuzu kamuoyuna açıklayın…
Dinar Belediye Başkanı Saffet Acar’ın “Sayın Genel Başkanım Meral Akşener hoş geldiniz” şeklindeki edepsizliği, 7 Haziran seçimlerinde MHP’den milletvekili seçilip, 1 Haziran’da seçilemeyen Durmuş Yılmaz’ın “Şu andan itibaren, ‘MHP Genel Başkanı Meral Akşener’ diyorum” şeklindeki terbiyesizliği bir özür beklemektedir. Bu özür sizin ağzınızdan dökülmeli Meral Hanım…
8 ay sonra MHP ilçe kongreleri başlıyor, resmi olağan kongre tarihi de 18 Mart 2018 olarak belirlenmiş. Niçin bu telaş, niçin bu acele?
Siyasi hayatınızdaki kırıklıklar ortada iken, sizi MHP’de zorlayan, size baskı yapan kimdir?
Bu cümlelerin hepsini de yüce Allah da, Sayın Genel Başkanımızda biliyor ki, MHP’de eksik ve yanlış yönlerin onarılması için mücadele veren, bu manada cesaretli duruş sergileyen biri olarak yazıyorum. Samimi düşüncelerini dile getiren her ülküdaşımızı da anladığımı vurguluyorum.
Ama bunları ifade ederken de MHP üze
Yıldıray Çiçek

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER