SON DAKİKA

BOP’un sesi, MHP’nin dersi

Bu haber 10 Nisan 2013 - 19:54 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Ne kadar organize olurlarsa olsunlar, ellerindeki medya gücü, devlet imkanları, ustalıkla hazırlanıp servis edilen toplum mühendislikleri gerçekleri örtmeye yetmiyor. AKP’nin ne olduğu, nasıl ve niçin iktidara taşındığı bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Boşuna şehide “kelle” denmediği, bebek katiline “sayın” saygıları sunulmadığı, Türkiyelilik, alt kimlik-üst kimlik, 36 etnik grup safsatalarının piyasaya sürülmediği anlaşılmıştır. Terörün niye azdırıldığı, akıl almaz tavizlerin neden verildiği, kanın nasıl oluk oluk akıtıldığı, anaların niye ağlatıldığı, eli kanlı katillerin artık vazgeçme noktasından bu duruma neden getirildiği, İmralı’nin bir parti genel merkezine hangi sebeple dönüştürüldüğü aklı eren herkesin malumudur.

SÖZLERİNİ YUTMAK ZORUNDA KALIYORLAR

AKP, BOP’un Türkiye ayağıdır. Saddam bahanesiyle Irak’da, Mübarek maskesiyle Mısır’da, Kaddafi’yi kullanarak Libya’da, Esad’ı öne sürerek Suriye’de ne yapılmışsa, AKP üzerinden de Türkiye’de aynı şey yapılmaktadır. Başka hiçbir belgeye ve bilgiye gerek kalmadan sadece ABD Başkanı Obama ve son bir ayda iki defa Türkiye’ye gelen Dışişleri Bakanının yaptıklarına ve söylediklerine bakmak yeterlidir. Tam da bu noktada MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasına özellikle ve altını çizerek dikkat çekmek istiyorum. Grup konuşmasının ilk cümlesinden son kelimesine kadar çok çarpıcı ve çok net tespitler yapılmıştır. AKP’nin ayrıntılı ve tartışmasız bir profili ortaya çıkarılmış ve Türk milletinin önüne konulmuştur. Zaten bu yüzden sayın Başbakan MHP ve özellikle sayın Bahçeli’ye son derece kızgındır. Bu kızgınlıkla akıllara durgunluk verecek yakıştırmalar yapmakta ve gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan sözler söylemektedir. Ancak, bu sözleri daha üzerinden bir gün bile geçmeden dönüp, kendini vurmaktadır. Kızgınlıkla ve farkında olmadan kendini, kendi partisini, kendi yaptıklarını anlattığı ortaya çıkmaktadır.

HEDEF TÜRKİYE

Eğer başka türlü olsaydı, AKP yaptıklarının doğruluğuna ve haklılığına inansaydı, karalamak ve altından kalkamayacağı suçlamalarla gerçekleri çarpınmak, kerameti kendinden menkul her biri sorunlu 63’lerden imdat beklemek yerine, sayın Bahçeli’nin her grup toplantısında yaptığı tespitlere, sorduğu net ve açık sorulara cevap verilirdi. Bugüne kadar tek bir soruya dahi cevap verilememiş, bunun yerine her sözcü kendi yeteneği ve çapına göre çarpıtarak, saldırarak gündem değiştirmeye çalışmışdır. Bütün bu çırpınış, sayın Bahçeli’nin, “BOP’un Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki totaliter yönetimlerden işe başlaması, hızla sınırlarımıza kadar dayanması şaşırtıcı görülmemelidir. Nihayetinde hedef Türkiye ve Türk milletidir. BOP’un ana argümanı, ana savı ve başlıca iddiası arasında da çözüm, barış, özgürleşme ve demokratikleşme ziyadesiyle yer tutmuştur. İşte bu kanlı ve insanlık dışı yeni sömürgeciliğin senaristi ABD, Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, paralı lejyonerleri de AKP, PKK, BDP ve teröristbaşından ibaret olmuştur.” Tespitinin doğruluğunu ve haklılığını kanıtlamaktan ileri gidemiyor.

MÜSLÜMANA REVA GÖRÜLENLER

Sayın Başbakanın partisinin grup konuşmasında İmam-Hatip mezunu olduğuna vurgu yaparak, kendine haklılık kazandırmaya çalışmasını ibretle izledik. Sayın Başbakanın Eşbaşkan olduğu BOP’un İslam dünyasına reva gördükleri, bırakın bir Müslümanı, insanlıktan nasibini almış herkesi derinden yaralamaktadır. Sayın Bahçeli’de ABD Dışişleri Bakanının ziyareti ve sözlerini hatırlatarak, AKP’nin şifrelerini ifşa etmiştir: “Şu çelişkiye bakınız ki, Müslüman coğrafyasını şiddet, vahşet ve harabeye çeviren bir ülkenin bakanı barışı alkışlamaktadır. Şu cürete bakınız ki, Irak’ta, Afganistan’da milyonlarca masumu katleden, tecavüz eden, yetim bırakan bir ülkenin bakanı bize sözde insanlık dersi verir bir hale gelmiştir. Üstelik bu bakan, Anıtkabir Özel Defteri’ne “Türkiye vatandaşları” tabirini yazarak, Türk milletini yok farz etmiş, AKP’nin kimin izinden ve yolundan gittiğini de yeniden açık etmiştir. Bize göre, ABD’li Dışişleri Bakanı, önce yıktıkları, yaktıkları, öldürdükleri, yok ettikleri, kıydıkları milyonların hesabını vermeli, kaderiyle oynadıkları ülkeler için özürler dilemeli ve arkasından da binlerce kilometreden ordularıyla niçin geldiklerini izah etmelidir. Yabancı siyasetçilerin tenkit veya övgülerinin milletimizin umurunda bile olmadığını ve hiçbir değerinin de bulunmayacağını en başta AKP ve sonrasında da arkasına saklandığı yabancı güçler kesinlikle anlamalıdır.”

EDEPTEN BAHSEDENE BAK !

Hadi, başta sayın başbakan olmak üzere, bir AKP sözcüsü çıksın ve bu tespitin doğru olmadığını, Müslüman coğrafyasının şiddet, vahşet ve harabeye çevrilmediğini söylesin. Söyleyemedikleri gibi, milyonlarca masum Müslümanı katleden, tecavüz eden, yetim bırakan bir ordunun askerlerinin ülkelerine sağ-salim dönmeleri için dua ettiklerini açıklamışlardır. Varlık sebebiniz, siciliniz bu olacak, Türkiye devri iktidarınızda bölünmenin eşiğine gelecek, sonrada dönüp edepten bahsedecek, MHP’nin 11 yıl önceki iktidar ortağı olduğu dönemi karalayarak kendinizi haklı çıkarmaya uğraşacaksınız. İktidarda kalabilmek için feda edemeyeceği hiçbir değerin olmadığını defalarca ispat etmiş olanların edepten bahsetmesi gerçekten trajikomik bir durumdur. Sayın Bahçeli, bu konuda da unutulmayacak bir ders vermiştir.

PKK ÜNİVERSİTELERDE KAMP KURDU

Sayın Bahçeli’nin çok hayati önemdeki bir uyarısını hatırlatarak bitirelim: “Başbakan Erdoğan, PKK’lıların sınırlarımızdan silahlı mı silahsız mı çıkacağına dair papatya falı açarken militanlar değil sınırdan çıkmak, yığınlar halinde içeri girerek şehirlere ve üniversitelere kamp kurmuştur. Başbakan’ın karşıt görüşlü genç dedikleri dağ eğitimini tamamlamış, canilik stajını icra etmiş alçaklardan başkası değildir. Bu zihniyetin teröristlerle düşe kalka aklı durmuş, zekası körelmiş ve feraseti tükenmiştir. İlle de terörist görmek istiyorsa, sürekli el ele gezdiklerine zahmet edip bakmayı denemelidir. Sormak isterim ki, Başbakan PKK’lıları milliyetçi-ülkücü gençlerin üzerine kışkırtmak için İmralı canisiyle birlikte özel bir talimat mı vermiştir? Polis nerededir? Güvenlik tedbirleri neden alınmamıştır? Bayrak sallayanlara göz açtırmayanlar, PKK’ya neden yumuşak ve anlayışlıdır? Başbakan Erdoğan PKK’yı silah gibi kullanmayı bırakmalı, üniversiteleri karıştırarak sözde çözümün alt yapısını kurmaktan vazgeçmeli, milliyetçi-ülkücü gençleri terörist olarak gösterme küstahlığından uzaklaşmalıdır. Yoksa bunun vebali ağır olacaktır.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.