SON DAKİKA

BOP’un kokusu çıktı

Bu haber 05 Ekim 2012 - 12:34 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

“Akçakale’ye top mermisi düştü ve 5 vatandaşımız hayatını kaybetti. Türkiye anında cevap verdi.” Bu iki cümle Türkiye’nin AKP eliyle BOP’a saplanmasının doğal ve ne hazindir ki beklenen sonucudur. Asla tesadüf değildir ve BOP’un artık gizlenemeyen, bastırılamayan pis kokusudur.

Tesadüfün böylesi!

Patlayan topların BOP’un beklenen sonucu olması bizim iddiamız değildir. Zira, bugün yaşananlar birkaç ay önceden zaten duyurulmuştu. Hürriyet Gazetesi 24 Ağustos’da Washington Temsilcisi Tolga Tanış’a dayandırdığı haberde ABD’nin en önemli üç düşünce kuruluşunun, liberallerin kalesi olarak bilinen Brookings Enstitüsü’nde bir araya gelerek Suriye kriziyle ilgili bir savaş oyunu oynadığını yazmıştı. ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan’ı temsilen üç takım halinde yürütülen simülasyon bugün yaşananlarla bire bir örtüşüyordu. Oyundaki senaryo şöyleydi: Suriye’deki olaylarda ölenlerin sayısı giderek arttı. Türkiye yine müdahaleden uzak durdu. Bu kez Suriye’den kaçan mültecilerin sayısı arttı. Bu da Türkiye’nin müdahalesine yetmedi. Senaryonun ilerleyen kısımlarında ne zaman ki Türkiye’de bombalama olayları başladı. Tüm dengeler değişti. Ve sonunda Türkiye, Suriye’ye tek başına girmek zorunda kaldı. Böylece ABD ve Suudi Arabistan ekiplerinin istediği oldu, Türkiye Suriye’ye bir askeri müdahaleye başladı.

Vicdanlarda cevap arayan soru

Şimdi çok basit, ama özellikle AKP’ye oy verenlerin ellerini vicdanlarına koyarak mutlaka cevaplandırmaları gereken bir soru soruyorum. Şu anda ister sağ, ister sol, ister koalisyon bir başka parti iktidarda olsaydı. Bugün yaşananlar aynıyla yaşansaydı. Yani Türk askerinin başına çuval geçirilseydi, İsrail uluslararası sularda 9 Türk vatandaşını kaybetseydi ve o hükümet, bunların üstünü örtseydi. “Hiç olmazsa bir nota verseydiniz” diyenlerle, “müzik notası mı” diye alay edilseydi. Ve üzerine de BOP Eşbaşkanlıkları, Libya tiyatroları, Esad kardeşlikleri, Barzani’den şeref bulmalar ve Suriye ile yaşananlar eklenseydi. Ne söyler ve ne yapardınız? Gökkubbeyi şimdiye kadar çoktan yere indirmez miydiniz? Cami önlerinde, şehir meydanlarında kalabalıkları toplayıp tekbir getirerek protestolar en son sınırına taşımaz mıydınız?

Obama’nın sopası

Hadi bu soruya cevap veremediniz, başka bir soru sorayım. Eskiler, hatta rahmete kavuşmuş olanlar da dahil, her hangi bir parti liderinin başbakan olarak yaptığı telefon görüşmesinde Obama elindeki beyzbol sopasıyla poz verseydi, nasıl karşılar, ne söyler, ne yapardınız? İsterseniz BOP Eşbaşkanlığı’nın ne olduğunu, ne anlama geldiğini ve hangi görevler üstlendiğini de bunlara ekleyelim. Her şey son derece net, son derece planlı ve son derece göz önünde değil mi? İşte BOP, işte Obama, işte oyun, işte AKP ve işte sonuç. Hiçbir yerinde zerre kadar bir eksik var mı? Nasıl da birbirlerini tamamlamışlar. Hadi birisi çıksın elini vicdanına koysun ve bunların aslının olmadığını söylesin. Söyleyemez, söyleyen de komik duruma düşer.

Göz göre göre felaket

Türkiye göz göre göre AKP eliyle içeride ve dışarıda bir felakete sürüklenmektedir. Ustalık dönemiyle birlikte 10 yıllık AKP iktidarının eserleri boy vermektedir. Bu eserler içeride bölünme, dışarıda itibarsızlaşma ve taşeronluktur. Artık saklayacak, gizleyecek, kandıracak, hazmettirecek bir şey kalmadı. Birleşmiş Milletler, NATO, ABD bu kadar açık bir saldırıda, bu kadar ihtiyaç duyuldukları bir ortamda bile ikili oynadılar. Net bir destek yerine tavsiye ve nasihat verdiler. “Siz gidin biz arkanızdayız” gibi, hiçbir şartta kabul edilemez bir tavırla Türkiye’yi nasıl gördüklerini, ne beklediklerini acı biçimde ortaya koydular. Obama’nın elindeki sopa tam da bunun içindir ve ne yazık ki, AKP mesajı alıp, üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmek için amadedir.

Yanlış olan gereğini yapmamak

TBMM’den bir tezkere geçirildi. MHP bu tezkereye destek verdi. Şimdi bir takım aklı evveller çıkıp bunu başka yerlere çekecek ve AKP’ye destek vermek olarak değerlendireceklerdir. Hemen belirtelim, AKP’nin ülkeyi felakete sürüklemesi ile Türkiye’nin savunma refleksini birbirine karışıtırmamak gerekiyor. MHP’nin bu tezkereyi desteklemesi, hatta Suriye’ye anında cevap verilmesini doğru bulması şimdiye kadar söyledikleriyle paraleldir. Yanlış olan topraklarımıza yapılan bir saldırıya karşılık verilmesi değildir. Yanlış olan askerimizin başına çuval geçirilirken, 9 vatandaşımız uluslararası sularda terörist bir saldırı ile hayatını kaybederken, uçağımız düşürülürken sessiz kalınmasıdır. TBMM tezkeresine rağmen yıllardır sınırımızın bir metre dışına çıkılamaması ve bunun sonucunda yanıbaşımızdaki ihanet kamplarından gelen katillerin kalleş saldırılar düzenleyip, sonra da tekrar buralara kaçmalarına göz yumulmasıdır. Kandil’e Türk bayrağının dikilmemesidir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.